T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/704 KARAR NO: 2018/639 KARAR TR: 22.10.2018 ÖZET: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14. maddesine aykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarınca Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce verilen idari para cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerek-tiği hk. K A R A R Davacı : G.F. Turkey Ambalaj San ve Tic.A.Ş. Vekili : Av. N. K. Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Vekili :Av. E. Y. O L A Y : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı, İstanbul Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü Çatalca Sosyal GüvenlikMerkezinin 1.8.2016 gün ve …..10.521.950 sayılı işlemi ile, davacı G.F. Turkey Ambalaj San. ve Tic.A.Ş. unvanlı işyerinde S.E. isimliçalışanın yaralanması ile sonuçlanan işkazasının, 6331 sayılı İşSağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14.maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen süredebildirilmediğinden bahisle, söz konusu Kanun’aaykırılık nedeniyle, aynı Kanun’un 26. maddesininbirinci fıkrası (e) bendi uyarınca davacı şirketadına 3.253,00 TL idari para cezası verildiği adıgeçen şirkete bildirilmiş, yapılan itiraz aynıKurumun 22.8.2016 gün ve ….E.4622046 sayılı kararıile reddedilmiştir. Davacı vekili, idari paracezasının iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. İSTANBUL 6. İDAREMAHKEMESİ: 22.6.2017 gün ve E:2016/1864, K:2017/1107 sayı ile, 6331sayılı Kanun’da bu Kanun uyarınca verilen idari paracezalarına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemebulunmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102. maddesi hükümlerinin uygulanacağı,açıkça kanun yoluna yönelik olarak bir atıftabulunulmadığından, 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 3 ve 27. maddeleri gereğince davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kesinolarak karar vermiştir. Davacı vekili, bu kezaynı istemle adli yargı yerine itirazda bulunmuştur. İSTANBULANADOLU 4.SULH CEZA HAKİMLİĞİ: 10.7.2018 gün veD.İş: 2018/5698 sayı ile; 6331 sayılı Yasa’da,Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından verilen para cezalarınakarşı açılan davalarda, 5510 sayılıYasa’nın 102. maddesine atıf yapıldığı ve5510 sayılı Yasa uyarınca yapılan başvuru konusundakarar verme görevinin idari yargı yerine ait olduğununaçıkça düzenlendiği açıklanarak,yapılan başvuru konusunda karar verme görevinin idari yargıyerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş,ayrıca dosyanın görev uyuşmazlığınınçözümlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesinin HicabiDURSUN’un başkanlığında, ÜyelerŞükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman HilmiAYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ’unkatılımlarıyla yapılan 22.10.2018 tarihlitoplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; Olay kısmındabelirtildiği üzere tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş birgörevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelendavayı inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğuseçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir. 1-2247 sayılıYasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsizgörmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilir.” hükmünegöre, idare mahkemesinin kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine adli yargı yerince de görevsizlikkararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, olumsuzgörev uyuşmazlığı doğmuş olacak; hukukalanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi ise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir. 2- 2247 sayılıYasanın 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerindenbirisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararıüzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayan veyaincelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlikkararı veren merciin görevli olduğu kanısınavarırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindekiişin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinedeğin erteler ” hükmüne göre ise, adli yargıyeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlik kararıveren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli birkarar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daihtiva etmesi gerekir. Yasakoyucu, 14. maddeye görehukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması halinde her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurma olanağını tanımıştır. Olayda, adli yargı yerince,görevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş,ayrıca görevli merciin belirtilmesi için davadosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar verildiğianlaşılmıştır. Bu haliyle, her ne kadar 2247sayılı Yasada öngörülen yönteme uymamakta ise de,davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığıgözetilerek, Sulh Ceza Mahkemesince re’sen yapılan başvurunun 2247 sayılı Yasanın 19. maddesi kapsamında olduğununkabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin önünegelmiş bulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekUyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygunolacağından görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 6331 sayılıKanun’un 14. maddesine aykırılık nedeniyle aynıKanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarıncaverilen idari para cezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır. 6331sayılı İş Sağlığı veGüvenliği Kanunu’nun “İş kazası ve meslekhastalıklarının kayıt ve bildirimi”başlığı altında düzenlenen 14. maddesinde,“(1) İşveren; a)Bütün iş kazalarının ve meslekhastalıklarının kaydını tutar, gerekli incelemeleriyaparak bunlar ile ilgili raporları düzenler. b)İşyerinde meydana gelen ancak yaralanma veya ölüme nedenolmadığı halde işyeri ya da iş ekipmanınınzarara uğramasına yol açan veya çalışan,işyeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeliolan olayları inceleyerek bunlar ile ilgili raporları düzenler. (2)İşveren, aşağıdaki hallerde belirtilen süredeSosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunur: a) İşkazalarını kazadan sonraki üç iş günüiçinde. b)Sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimitarafından kendisine bildirilen meslek hastalıklarını,öğrendiği tarihten itibaren üç işgünü içinde. (3)İşyeri hekimi veya sağlık hizmeti sunucuları; meslekhastalığı ön tanısı koyduklarıvakaları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilensağlık hizmeti sunucularına sevk eder. (4)Sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal eden işkazalarını, yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularıise meslek hastalığı tanısı koyduklarıvakaları en geç on gün içinde Sosyal GüvenlikKurumuna bildirir. (5) Bu maddeninuygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, SağlıkBakanlığının uygun görüşü alınarakBakanlıkça belirlenir” denilmiş; “İdaripara cezaları ve uygulanması” başlığıaltında düzenlenen 26. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanunun; (……) e)14üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her biryükümlülük için ayrı ayrı bin beş yüzTürk Lirası, ikinci fıkrasında belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyen işverene iki binTürk Lirası, dördüncü fıkrasında belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyen sağlık hizmetisunucuları veya yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularınaiki bin Türk Lirası, (……) idari paracezası verilir.” denilmiş; aynı maddenin ikincifıkrasında, “(Değişik:4/4/2015-6645/4 md.) BuKanunda belirtilen idari para cezaları, 14 üncü maddedebelirtilen bildirim yükümlülüğünü yerinegetirmeyenlere uygulanacak idari para cezaları hariçgerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve İşKurumu il müdürünce verilir. 14 üncü maddedebelirtilen bildirim yükümlülüğünü yerinegetirmeyenler için uygulanan idari para cezaları hariçtahsil edilen idari para cezaları genel bütçeye gelirkaydedilir. 14 üncü maddede belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlere uygulanacakidari para cezaları ise doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumuncaverilir. Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102nci maddesi hükümleri uygulanır. Verilen diğeridari para cezaları tebliğinden itibaren otuz gün içindeödenir. İdari para cezaları tüzel kişiliğibulunmayan kamu kurum ve kuruluşları adına dadüzenlenebilir.” hükmü yer almış; 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun 102. maddesinde ise, “(.......) İdarîpara cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğtarihinden itibaren on beş gün içinde Kuruma ya da Kurumunilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süreiçinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumcaitirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihindenitibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesinebaşvurabilirler. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde, idari para cezasıkesinleşir. İdarîpara cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yolunabaşvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren on beşgün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtteüçü tahsil edilir. Peşin ödeme idari paracezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkınıetkilemez. (.......)” denilmiştir. Olayda, davanın, SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı İstanbul SosyalGüvenlik İl Müdürlüğü Çatalca SosyalGüvenlik Merkezinin 1.8.2016 gün ve …../10.521.950 sayılıişlemi ile, davacı şirkette meydana gelen ve S.E. isimliçalışanın yaralanması ilesonuçlanan iş kazasının, 6331 sayılıİş Sağlığı ve GüvenliğiKanunu’nun 14. maddesinde belirtilen sürede Kurumabildirilmediğinden bahisle, aynı Kanun’un 26. maddesininbirinci fıkrası (e) bendi uyarınca İstanbulSosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ÇatalcaSosyal Güvenlik Merkezi tarafındandavacı şirket adına, 6331 sayılı Kanun uyarıncaverilen idari para cezasının iptali istemiyleaçıldığı, 6331 sayılı Kanun’da idaripara cezası verilecek hususların düzenlendiği, bunakarşın idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, ancak bu Kanunuyarınca, daha açık bir ifadeyle, Kanunun 14üncü maddesinde belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlereuygulanacak idari para cezalarının doğrudan Sosyal GüvenlikKurumunca verileceği ve Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102nci maddesi hükümlerininuygulanacağı anlaşılmıştır. Öteyandan, 30.3.2005 gün ve 25772 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğişik 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin1. fıkrasında ise “idari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir.” düzenlemeleri yer almıştır. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer Kanunlarda görevlimahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının6331 sayılı İş Sağlığı veGüvenliği Kanunu uyarınca, İstanbul SosyalGüvenlik İl Müdürlüğü Çatalca SosyalGüvenlik Merkezitarafından verildiği, 5326 sayılı Kanun’un 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biriolduğu, 6331 sayılı Kanun’da bu Kanun uyarınca SosyalGüvenlik Kurumunca verilen idari para cezalarının tebliğ,itiraz ve tahsilinde 5510 sayılı Kanunun 102. maddesi hükümlerinin uygulanacağı, 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun 102. maddesinde ise, idari para cezalarınakarşı idari yargı yerine itiraz edileceğidüzenlenmiş olup, itiraz konusunda görevli mahkemeningösterildiği anlaşılmıştır. Budurumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, Sosyal GüvenlikKurumunca verilen idari para cezasına karşı açılandavanın görüm ve çözümünde idariyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbulAnadolu 4. Sulh Ceza Hakimliğince yapılanbaşvurunun 2247 sayılı Kanun’un 19. madde kapsamındakabulü ile, İstanbul 6. İdare Mahkemesince verilen 22.6.2017gün ve E:2016/1864, K:2017/1107 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ:Davanın çözümünde İDARİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle, İstanbulAnadolu 4. Sulh Ceza Hakimliğince yapılan BAŞVURUNUN2247 sayılı Kanun’un 19. madde kapsamında KABULÜ ile,İstanbul 6. İdare Mahkemesince verilen 22.6.2017 gün veE:2016/1864, K:2017/1107 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 22.10.2018 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye SüleymanHilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy