T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 479
KARAR NO : 2018 / 561
KARAR TR : 22.10.2018
ÖZET : Fazlaya dair hakları saklı tutularak adli yargı yerinde açılan ilk davadan sonra açılan ek davanın; imar mevzuatından kaynaklanan tazminat davası olması gözetilerek, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.Ç.
Vekili : Av. A.F. D.
Davalı :İl Özel İdaresi(Adli Yargıda)
Vekili :Av.Y. G.
Milli Eğitim Bakanlığı(İdariYargıda)
Vekili :Av. G.T.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; Bursa ili, Nilüfer ilçesi,Ataevler Mahallesi, 1207 ada, 1 parsel sayılıtaşınmazın 67/2400 hissesi ile Nilüfer ilçesi,Ertuğrul Mahallesi, 3408 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın171/2400 hissesinin müvekkiline ait olduğunu; bu taşınmazlaraEğitim Tesis Alanı olarak davalı idarece el atılmasısebebi ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ileaçtıkları 7.800,00 TL.’likkamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat davasının,5.200,00.TL. üzerinden Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2011/575, K:2012/492 sayılı ilamı ile hüküm altına alındığını; davada fazlaya dair hakları saklı tutulmak kaydıyla toplamtazminat miktarının 680.264,39 TL olarak belirlendiğini;anılan kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin onayındangeçerek kesinleştiğini; bu nedenle ek tazminat bedeli bulunan675.064,39 TL’nin hüküm altına alınmasıiçin başvuru zorunluluğu doğduğunu ifade ederek; ek tazminatmiktarı bulunan 675.064,39 TL’nin ilk dava tarihi olan 28/09/2011’denitibaren yasal faizi ile ile birlikte davalı idareden tahsili istemiyle 31.1.2013tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
Bursa5.Asliye Hukuk Mahkemesi; 14.2.2013 gün ve E:2013/65, K:2013/39 sayıile, uyuşmazlığın esasını inceleyerekdavanın kabulüne karar vermiş; temyiz edilmesi üzerine
Yargıtay18.Hukuk Dairesi: 21.10.2013 gün ve E:2013/13097, K:2013/13509 sayıile, “(…)Ek davada talep edilen tazminata sebep olarakgösterilen mülkiyet hakkına getirilenkısıtlamanın, dava konusu taşınmazın, genel vedüzenleyici bir işlem olan imar planıyla kamu hizmetineözgülenmesinden ve bu planda öngörülenkamulaştırma işlemlerinin zamanında yapamamasındankaynaklandığının kabulü ile idari işlem veeylemden doğan zarara ilişkin bu davanın, 11.06.2013 tarihindeyürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilenGeçici 6. maddesinin 10.fıkrasında da “Uygulama imarplanlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmaksuretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufukısıtlanan taşınmazlar hakkında 3/5/1985 tarihli ve3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idaribaşvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda davaaçılabilir. Bu madde hükümleri kararabağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tümdavalara uygulanır.” hükmü ve UyuşmazlıkMahkemesi kararları da dikkate alınarak 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarıncaidari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden, 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-b ve 115/2. maddeleriuyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinindüşünülmemesi…” nin doğrugörülmediği gerekçesiyle hükmünbozulmasına karar vermiş; karar düzeltme istemindebulunulması üzerine Yargıtay 18.Hukuk Dairesi; 21.4.2014gün ve E:2014/1143, K:2014/7293 sayı ile, “(…)6360sayılı Yasa hükümleri uyarınca il özelidarelerinin tüzel kişiliği sona erdiğinden davalısıfatının devam edip etmeyeceği hususu araştırılarakdevir ve tasfiye işlemlerinin ardından il özel idaresi yerinegeçecek ilgili idareye husumetin yönlendirilmesi gerektiğinindikkate alınmaması" sözcüklerininyazılmasına, Yargıtay ilamının bu şekildedüzeltilmesine, ilamdaki diğer hususların aynenmuhafazasına…” karar vermiştir.
BURSA5.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 18.12.2014 gün ve E:2014/572,K:2014/636 sayı ile, “(…)bozma ilamı üzerinedosyanın yeniden esasa kaydı yapılarak Yargıtay bozmailamı da eklenmek sureti ile taraflar adına meşruhatlıdavetiye çıkarılmış ve bozma ilamıdoğrultusunda ayrıca 6360 sayılı yasa ileBüyükşehir belediyesi bulunan illerdeki il özelidarelerinin tüzel kişiliğinin 30/03/2014 tarihi itibariyle sonaermiş olması bir takım yetkilerin ilgisi nedeniyle yasagereğince Milli Eğitim Bakanlığını temsilen Bursaİl Milli Eğitim Müdürlüğüne devredilmişolması itibariyle, davaya il özel idaresi yerine il milli eğitimmüdürlüğü ve Milli EğitimBakanlığı husumetiyle devam edilmesi gerektiği nazaraalınarak Milli Eğitim Bakanlığı vekilinden bu konudadiyecekleri ve taraflardan Yargıtay bozma ilamına karşıdiyecekleri sorularak usulü eksiklik tamamlanmış ve usul veyasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına kararverilmiş ve hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamıdoğrultusunda, Taşınmazın fiili el atmanın bulunmadığı,idari işlem ve eylemlerden kaynaklanan zarar iddialarına ilişkindavanın 2577 sy. İYUK hükümleri gereğince idariyargıda çözümlenmesi gerektiği, yargı yolununcaiz olmasının dava şartı olup resen nazaraalınması gerektiği anlaşıldığından,6100 sy. HMK 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartıyokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE karar vermek gerekmiş veaşağıdaki hüküm tesiskılınmıştır.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
1-Taşınmazınfiili el atmanın bulunmadığı, idari işlem veeylemlerden kaynaklanan zarar iddialarına ilişkin davanın 2577sy. İYUK hükümleri gereğince idari yargıdaçözümlenmesi gerektiği, yargı yolunun caizolmasının dava şartı olup resen nazara alınmasıgerektiği anlaşıldığından 6100 sy HMK 114/1-b ve115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyleUSULDEN REDDİNE(…)” karar vermiş; temyiz edilenkarar Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 4.6.2015 gün ve E:2015/7380,K:2015/9509 sayılı ilamıyla onanarak kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez; müvekkilinin Bursa İli,Nilüfer İlçesi, Ertuğrul Mahallesi, 3408 ada 2 parselsayılı taşınmaza hissesi oranında malik olduğunu,söz konusu taşınmazın kullanım amacınınuygulama imar planında eğitim tesisleri alanı olarakayrıldığını, aradan uzunca bir süre geçmesinekarşın kamulaştırma yapılmayarak hukuken elatıldığından bahisle taşınmazın bedeli olan 630.000,00-TL’nin,kesin hüküm ve delil teşkil eden ilk dava tarihinden itibarenyasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleMilli Eğitim Bakanlığı'na karşı idari yargıyerinde dava açmıştır.
Bursa3.İdare Mahkemesi: 22.11.2016 gün ve E:2015/1113, K:2016/1484sayı ile, yeni yasal düzenleme uyarınca bu aşamada hukukenuyuşmazlığın esası hakkında karar vermeolanağının bulunmadığı gerekçesiyle; konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yerolmadığına karar vermiş; istinaf yolunabaşvurulması üzerine İstanbul Bölge İdareMahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesi: 30.5.2017 gün ve E:2017/1245,K:2017/1813 sayı ile, Danıştay nezdinde temyiz yoluaçık olmak üzere başvuruların reddine kararvermiş; temyiz edilmesi üzerine, Danıştay AltıncıDairesi: 6.11.2017 gün ve E:2017/6139, K:2017/8538 sayı ile,“(…)"İdari dava türleri ve idari yargıyetkisinin sınırı" başlıklı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi, idari dava türlerini;İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları ile idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları olaraksınıflandırmıştır.(…)
Dava konusutaşınmazın imar planında "eğitim tesisialanı" olarak belirlenmesi ve uzun süre herhangi bir uygulamayapılmaması veya kamulaştırılmamasınınhukuka uygunluğunun denetimine ve bu durumun zarar doğurucusonuçlarının giderilmesine ilişkin uyuşmazlık,idari yargının görev alanında bulunduğundan tazminattaleplerinin adli yargı yerlerinde açılacak davalara konuedilmesine hukuken olanak bulunmamakla birlikte, görülmekte olandavanın yukarıda tanımı yapılan idari davatürleri kapsamında bir dava olarakaçılmadığı, daha önce adli yargı merciitarafından karara bağlanmış tazminat talebinin saklıtutulan fazlaya ilişkin kısmına yönelik olduğu,dolayısıyla adli yargı mercii tarafından kararabağlanmış olan davanın devamı niteliğindekiuyuşmazlığın adli yargıda görülmesigerektiği sonucuna varıldığından davanıngörev yönünden reddedilmesi gerekmektedir.
Açıklanannedenlerle, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari DavaDairesince verilen 30/05/2017 tarihli, E:2017/1245, K:2017/1813 sayılıkararının BOZULMASINA…” karar vermiş; dosyanıngönderilmesi üzerine İstanbul Bölge İdare MahkemesiDokuzuncu İdare Dava Dairesi: 11.4.2018 gün ve E:2018/592, K:2018/703sayı ile, “(…)Dava konusu taşınmazın imarplanında "eğitim tesisi alanı" olarak belirlenmesi veuzun süre herhangi bir uygulama yapılmaması veyakamulaştırılmamasının hukuka uygunluğunundenetimine ve bu durumun zarar doğurucu sonuçlarınıngiderilmesine ilişkin uyuşmazlık, idari yargınıngörev alanında bulunduğundan tazminat taleplerinin adliyargı yerlerinde açılacak davalara konu edilmesine hukukenolanak bulunmamakla birlikte, görülmekte olan davanınyukarıda tanımı yapılan idari dava türlerikapsamında bir dava olarak açılmadığı, dahaönce adli yargı mercii tarafından karara bağlanmıştazminat talebinin saklı tutulan fazlaya ilişkin kısmınayönelik olduğu, dolayısıyla adli yargı merciitarafından karara bağlanmış olan davanın devamıniteliğindeki uyuşmazlığın adli yargıdagörülmesi gerektiği sonucuna varıldığındandavanın görev yönünden reddedilmesi gerekmektedir.
(…)adliyargı mercilerinin görevsizlik kararı üzerine idariyargı yerlerinde açılan davalarda, İdare Mahkemesince,uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevli olduğu sonucuna ulaşılmasıhalinde, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereğincegörevli yargı yerinin belirlenmesi için ara kararı ileUyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulması veUyuşmazlık Mahkemesi tarafından verilecek kararın sonucuna görekarar verilmesi gerektiğinden İdare Mahkemesince bu sürecinişletilmesinden sonra bir karar verileceği deaçıktır.
Açıklanannedenlerle; Danıştay Altıncı Dairesinin 06/11/2017 tarih veE:2017/6139, K:2017/8538 sayılı bozma kararına uyulmasına,Bursa 3. İdare Mahkemesi'nin 22/11/2016 günlü ve E:2015/1113,K:2016/1484 sayılı kararının kaldırılmasına,yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınıp yenidenyargılama yapılması amacıyla dosyanın 2577sayılı kanunun 45.maddesinin 5.fıkrası uyarınca mahkemesinegönderilmesine…” karar vermiştir.
BURSA3.İDARE MAHKEMESİ; 12.6.2018 gün ve E:2018/501 sayıile, “(…) 2577 sayılı İdari Yargılama UsulKanunu'nun "idari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı" başlıklı 2. maddesinindeğişik 1. numaralı bendinde; "a) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ilehukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları, c) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar." idari dava türleriolarak sayılmıştır.
Taşınmazaidare tarafından fiili olarak el atılmış olmasıhalinde görevli yargı kolunun belirlenmesine ilişkinUyuşmazlık Mahkemesi'nin 06.04.2015 tarihli, E:2015/223, K:2015/238sayılı kararında;
"Belediyelerin3194 sayılı imar Kanunu 8. maddesi ve 18. maddesinin verdiğiyetki ile arazi ve arsalar üzerinde imar planlarınınhazırlanması ve yürürlüğe konulması, arazive arsa düzenlemesi gibi faaliyetleri kapsamında yaptıklarıimar planlarından kaynaklanan işlemlerin tek yanlı ve kamugücüne dayanan irade açıklamaları ile tesis edilengenel ve düzenleyici işlemler olduğu bu yönü ile deidari eylem ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarınidari yargı yerlerinde çözümlenmesi gerektiği tartışmasızdır.
Bunakarşılık, Belediyece, Kamulaştırma Kanunu’ndaöngörülen usul ve yöntemlere uygun idari nitelikte uygulamaişlemleri yapılmaksızın, dava konusutaşınmazın bir kısmına fiilen el atmasıkarşısında, idarenin bu eyleminin kamulaştırmasızel atma niteliğini taşıdığıaçıktır.
Öteyandan, idarenin yürütmekle yükümlü bulunduğukamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeyegöre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, suşebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmişbulunmaktadır.
Yukarıdabelirtilen genel kabul doğrultusundaki Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kurulunun 11.2.1959 günlü,E: 1958/17, K: 1959/15 sayılı kararının III. bölümünde,“İstimlaksiz el atma halinde amme teşekkülüİstimlak Kanununa uygun hareket etmeden ferdin malını elindenalmış olması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuşdurumdadır. Ve bu bakımdan dava Medeni Kanun hükümlerinegiren mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiilneticesinde meydana gelen zararın tazmini davasıdır. Ve bubakımdan adliye mahkemesinin vazifesi içindedir.”görüşüne yer verilmiştir.
Dosyadakibilgi ve belgelerden, uyuşmazlık konusu taşınmazınuygulama imar planında eğitim tesisleri alanı olarakayrıldığı ve aradan uzunca bir süre geçmesinekarşın kamulaştırma yapılmayarak hukuken elatıldığı görülmekle, idarenin dava konusutaşınmaza kamulaştırmasız el atmasındandoğan zararın tazminine yönelik bulunan davanın haksızfiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göregörüm ve çözümünün adli yargı yeriningörevine girdiği anlaşılmaktadır.
Nitekim;kısmen fiili el atmanın kısmen de hukuki el atmanın mevcutolduğu bir taşınmaza ilişkin benzer biruyuşmazlıkta Uyuşmazlık Mahkemesi'nce verilen 01/06/2015gün ve E:2015/471 ve K:2015/473 sayılı kararda da, hukuki vefiili el atma nedeniyle oluşan zarar kalemi ayrımıyapılmaksızın uyuşmazlığın görüm veçözümünde tümüyle adli yargı yeriningörevli olduğuna karar verildiği görülmektedir.
Açıklanannedenlerle; davanın adli yargının görev alanınagirdiği sonucuna varıldığından, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Bursa 5.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2014/572sayılı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderilmesine, dosya incelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'ncekarar verilinceye kadar ertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 22.10.2018günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, Yasa’nın 14. maddesine göreolumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğunun ilerisürülebilmesi için davanın “tarafları, konusuve sebebinin aynı” olması koşulununöngörülmüş bulunması karşısında,adli ve idari yargı yerleri arasında her iki yargı yerinde ortakolan “Bursa İli, Nilüferİlçesi, Ertuğrul Mahallesi, 3408 ada 2 parsel sayılıtaşınmaza” ilişkin talep yönünden görev uyuşmazlığınındoğduğu; idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacınınhissedar olduğu taşınmazın uygulama imar planında “EğitimTesisleri Alanı” olarak belirlendiği, aradan uzunca birsüre geçmesine karşın kamulaştırma yapılmaksızınel atıldığından bahisle adli yargı yerinde; fazlayadair hakları saklı kalmak kaydı ile açılan tazminatdavasının, kesinleşen Asliye Hukuk Mahkemesi kararıylahüküm altına alındığından dolayı ektazminat bedelinin tahsili; idari yargı yerinde de, el konulantaşınmazın bedelinin ilk dava tarihinden itibaren yasal faiziile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır.
3194 sayılı İmarKanunu’nun “Planların hazırlanması veyürürlüğe konulması” başlıklı 8.maddesinde; “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğekonulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a) Bölgeplanları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmeleringelişme potansiyelini, sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve altyapıların dağılımını belirlemek üzerehazırlanacak bölge planlarını, gerekligördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yaparveya yaptırır.
b) İmarPlanları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Yeniden düzenlemedördüncü cümle: 12/7/2013- 6495/73 md.) Bu planlar onaytarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilenilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir aysüreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilansüresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediyebaşkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlarve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerekkesin karara bağlar.
Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Yeniden düzenlemeüçüncü cümle: 12/7/2013- 6495/73 md.) Onaytarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir.
Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir.
İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülki amirlikler,imar planının tamamını veya bir kısmınıkopyalar veya kitapçıklar haline getirip çoğaltaraktespit edilecek ücret karşılığında isteyenlereverir.
c) (Ek:3/7/2005-5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz…” hükmüne yer verilmiştir.
Öteyandan, taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı”nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarak davacınınAsliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açtığı tazminatdavasında, bu Mahkemece 4.11.1983 günlü, 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6 ncı maddesinin bazıfıkralarının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine yapılanitiraz başvurusunda; Anayasa Mahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K:2013/101 sayılı kararında “… Davacınınmülkü üzerinde tasarruf etme hakkınınkısıtlanması, idarenin bir eyleminden değil, idari birişlem niteliğinde olduğu tartışmasız olan imarplanından kaynaklanmaktadır. Olayda, idarenin fiili el koymaniteliği taşıyan bir eylemi henüz bulunmamakta, aksinekanunen yapması gereken kamulaştırma işlemlerini yapmamakbiçiminde tezahür eden bir eylemsizliği söz konusudur. Öteyandan kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesiiçin taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamalarında taşınmaz zilyetliğimalikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin ilgili mevzuattankaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kalması sözkonusu olmaktadır. Sonuç olarak, davacınıntaşınmazının imar planlarında “dere mutlakkoruma alanı” nda bırakılması nedeniyle, tasarrufhakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. NitekimAnayasanın 158. maddesi ile adli, idari ve askeri yargı mercileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir…”gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyleoybirliğiyle reddedilmiştir.
Yinetaşınmazı imar planında “spor alanı”olarak ayrılan davacının Asliye Hukuk Mahkemesindeaçtığı tazminat davasında, davalı idareleringörev itirazları nedeniyle DanıştayBaşsavcılığınca çıkartılan olumlugörev uyuşmazlığında, UyuşmazlıkMahkemesi’nce olumlu görev uyuşmazlığı talebininkabulü ile ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilikkararının kaldırılması yolunda verilen karar nedeniyle,anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıyla AnayasaMahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesiİkinci Bölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda(Başvuru No: 2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi vebaşvurucunun iddiaları incelendiğinde, iddialarınözünün Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usulşartlarına ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmişolup, başvurucu derece mahkemelerinde kendi delillerini veiddialarını sunma fırsatını bulmuş ve bunlarUyuşmazlık Mahkemesi’nce gereği gibideğerlendirilmiştir… Açıklanan nedenlerle, adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarınınkanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu,Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz bir şekildekeyfilik de içermediği anlaşıldığından,başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönündenincelenmeksizin ‘açıkça dayanaktan yoksunolması’ nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir…” gerekçesiyle, davacının başvurusuoybirliğiyle reddedilmiştir. (Resmi Gazete, 30.10.2013, Sayı:28806)
Son olarak,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503sayılı kararıyla, imar planındaki kısıtlamalardankaynaklanan ‘hukuki el atmalardan’ kaynaklanan tazminat istemlidavaların idari yargının görevinde olduğu hükümaltına alınmıştır.
İdare Mahkemesince, Danıştay6.Dairesinin ve devamında İstanbul Bölge İdare MahkemesiDokuzuncu İdare Dava Dairesinin bozma kararına uymak suretiyleyaptığı başvuru gerekçesi; her ne kadar temyiz veistinaf mercilerinin gerekçelerinden farklı ise de; bozmakararlarındaki hukuki gerekçe bağlamında konu irdelendiğinde;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “KısmiDava’’ başlıklı 109.maddesinde; “Talepkonusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğudurumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ilerisürülebilir.'' hükmü yer almakta olup, bu düzenlemeçerçevesinde, talep konusu niteliği itibariylebölünebiliyor ise kısmi davanın varlığındanbahsedilebilecektir.
Alacağın tamamıaynı hukuki ilişkiden doğup, şimdilik sadece bir kesimidava ediliyorsa kısmi davadan söz etmek gerekecek olup, kısmidava davacı lehine karara bağlandıktan sonra, alacağıngeri kalan kısmı için ek dava açılmasısöz konusu olacaktır. Somut olayda da davacı tarafındanBursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2011/575, K:2012/492sayılı dosyasında görülen ilk davada aynı hukukiilişki ve konudan doğduğu ifade edilen alacağın birkısmı dava edilmiş, iş bu dava kabul ile neticelendiktensonra ise, Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2013/65, K:2013/39sayılı dosyasında görülen ek davaaçılmış olmakla; davacı tarafından ilketapta açılmış olan Bursa 2. Asliye HukukMahkemesi’nin E:2011/575 sayılı dosyasındagörülen davanın 6100 sayılı Yasa kapsamındakısmi dava mahiyetinde olduğu anlaşılmıştır.
Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2013/65 sayılıdosyasında görülen dava, yukarıda izahı yapıldığıüzere, daha önceden fazlaya ilişkin hakları saklıtutulmak suretiyle açılıp karara bağlanan alacakmiktarının kalan kısmı bakımından bir ek davamahiyetindedir. Her ne kadar, bu davaların konuları ve taraflarıbirbirleri ile aynı olsa da, bahse konu ek dava yeni bir dava olup, budava için yeniden dava harcı alınması, yeniden tarafteşkili sağlanarak yargılama yapılması, gerekirseyeniden bilirkişi incelemesi yapılıp delillerin yeniden toplanmasıgerekmekte, dolayısıyla ek davanın ilk aşamasındanitibaren, ilk açılan kısmi davadan bağımsızolarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Tüm bu açıklamalarınışığında; davaya konu olayda, davacınınhissedar olduğu Bursa İli, Nilüferİlçesi, Ertuğrul Mahallesi, 3408 ada 2 parsel sayılıtaşınmaza, imar planında “Eğitim Tesisleri Alanı”olarak ayrılmak suretiyle, hukuken el atıldığıiddiası ile meydana geldiği belirtilen zararın tazminineyönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. Mahkememizin emsal nitelikteki29/12/2014 gün ve E:2014/1006, K:2014/1077;29.01.2018 gün ve E: 2017 / 796, K: 2018 / 27 sayılıkararları da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle, Bursa 3.İdare Mahkemesince yapılan 12.6.2018 gün veE:2018/501 sayılı başvurunun reddi gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Bursa3.İdare Mahkemesince yapılan 12.6.2018 gün ve E:2018/501sayılı BAŞVURUNUN REDDİNE, 22.10.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy