T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 483
KARAR NO : 2018 / 566
KARAR TR : 22.10.2018
ÖZET : Davacı tarafından işletilen ve davalı Belediyeye ait büfenin kapalı olduğunun tespit edildiğinden bahisle, taşınmaz mal kira sözleşmesi gereği kiracılık haklarının feshine ilişkin Belediye Encümeni Kararının iptali istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :R. O. Vekili :Av. A. K. Ü. Davalı :Nazilli Belediyesi Vekilleri : Av. S.A., Av. B.B. Ş. O L A Y : Davacı vekilidilekçesinde; Nazilli Belediyesi Encümeninin 21.8.2014tarihli, 1091 no.lu kararı gereğince; 191 icar nolu park ve 217icar nolu büfenin kiracısı olan A. O. 24.7.2014 tarihinde vefatettiğinden, mirasçılarından eşi (Davacı) R. O.’unişletmeleri devam ettirmesine karar verildiğini; davacının 5.9.2014tarihli kira sözleşmesi ile, bu tarihten itibaren kiracıolduğunu; davalı Belediyenin, 27.7.2017 tarihli Belediye Encümenikararı ile “Devlet Karayolu üzeri Turunç Park doğukapısı üzerinde yer alan 217 icar nolu büfe kapalıolduğu bu durumun 25.4.2017 tarihinde tutanak altınaalındığı, taşınmaz mal kirasözleşmesinin 18. mad.de yer alan (Kiracıkiraladığı yeri sürekli olarak açık ve temiztutmak zorundadır. Kiralanan yerin terk edilmesi veya en fazla 30 günkapalı tutulması halinde Belediye tek taraflı olaraksözleşmeyi fesih edebilir.” hükmüne dayanarak tektaraflı olarak kiracılık haklarının feshine karar verdiğini;Nazilli Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlakMüdürlüğü Sayı 224/5457, 16.8.2017tarihli, Tahliye hakkında yazısı ile, “Tebliğtarihinden itibaren en geç 30 gün içindetaşınmazı boşalmanız aksi takdirde taşınmazmal kira sözleşmesinin 3. Maddesi gereğince işlembaşlatılacağı”nın ihtar olunduğunu; davakonusu işlem, davalı İdarece alınmış kirasözleşmesindeki fesih hakkının tek taraflı olarakkullanılmasına ilişkin idari bir işlem olmakla beraber birön işlem niteliğinde olup, kesin ve yürütülebilirnitelikte işlem olmadığından ve idarece bu işlemüzerine adli yargıda tahliye davasınınaçılması gerekeceğinden, İdare mahkemesince,davanın yürütülmesi gerekli bir idari işlemniteliğinde olmadığı nedeniyle reddinin gerektiğini(Danıştay8. Dairesi Esas:2002/5518, Karar:2003/2950, Karar tarihi: 17.6.2003); taraflararasında düzenlenen dava konusu yerin bedelikarşılığı davacı tarafındankullanılmasına ilişkin sözleşmenin özel hukukhükümlerine tabi bir sözleşme olduğundan,ihtilafın adli yargı mahkemelerinde görülmesinin gerektiğini(YargıtayHukuk Genel Kurulu Esas 2012/13-1580 Karar:2013/705 Karar Tarihi: 15.5.2013); Danıştayve Yargıtay kararı gereği adli yargıda davaaçılmış olduğunu; usulüne uygun düzenlenenkira akdinin tek yanlı karar ile feshinin söz konusu olamayacağını;bu nedenle dava tarihine göre davacı tarafındanaçılan davanın kabulü ile kiracılığıntespitine karar verilmesinin gerektiğini; Belediyenin fesih nedeniningerçeği yansıtmadığını,çünkü müvekkilinin büfenin işletmeciliğinidevam ettirdiğini; kiralanan yerin terk edilmesi veya en fazla 60 günkapalı tutulmasının söz konusu olmadığını,müvekkili ile Belediye arasında özel hukuk hükümlerinegöre akdedilmiş kira sözleşmesi bulunduğundan,idarenin kamu gücüne dayanarak tek taraflı iradesi ile sona erdirilmesininhukuka uygun olmadığını ifade ederek; davalıtarafından tek taraflı feshinin geçersizliğinintespitine, feshin iptaline ve kira sözleşmesininyürürlükte olduğunun tespiti ile kiralananın tesliminekarar verilmesi istemiyle 5.9.2017 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. NAZİLLİ 2.SULH HUKUKMAHKEMESİ; 29.11.2017 gün ve E:2017/785, K:2017/1107 sayı ile, dava ve cevap dilekçesinin özetlerine yer verdikten sonra;“Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe/ Danıştay8.Dairesi E:2013/9628 K:2013/9295 sayılı ilamında "Dava,davacının davalı idareyle arasında akdedilen 01.01.2010tarih ve 10 yıl süreli kira sözleşmesinin 3. Maddesineaykırı hareket ettiğinden bahisle sözleşmeninfeshedilmesine ve kiracısı olduğu Zeytinbağı Beldesi,Talatbey Mahallesi, Liman mevkiindeki işyerinden tahliye edilmesiiçin Kaymakamlık makamına başvurulmasınailişkin 26.10.2010 tarih ve 109 sayılı encümenkararının iptali istemiyle açılmıştır.İdare Mahkemesince, dava konusu uyuşmazlık taraflarınserbest iradelerine dayanılarak özel hukuk hükümlerinegöre yapılan kira sözleşmesinin feshine ilişkinbulunduğundan, kira sözleşmesinden kaynaklananuyuşmazlığın da özel hukuk hükümlerinegöre çözümlenmesi gerektiği bu nedenle dava konusuEncümen kararının kira sözleşmesinin feshineilişkin kısmının görüm veçözümünün adli yargının görevindebulunduğu, davacının kiracısı olduğuişyerinden tahliye edilmesi için Kaymakamlık makamınabaşvurulmasına ilişkin kararın ön işlemmahiyetinde olup, kesin ve yürütülebilir işlemolmadığı gerekçesiyle dava konusu Encümenkararının kira sözleşmesinin feshine ilişkinkısmının görev yönünden, tahliyeye ilişkinkısmının ise incelenmeksizin reddine karar verilmiş, bukarar Danıştay Sekizinci Dairesinin 30.4.2013 gün veE:2011/2562, K:2013/3409 sayılı kararı ileonanmıştır. Kararın, davanın görevyönünden reddine ilişkin kısmı bakımındanise; Davalı idarenin, davacı ile özel hukuk kapsamındayaptığı kira sözleşmesinin feshi iledavacının tahliyesi için ancak adli yargıdaaçılacak olan davada verilecek karardan sonra işlem tesisedilebileceğinden, böyle bir yol izlenmeden, söz konusuhususlarda doğrudan kamu gücü kullanılarak alınan davakonusu encümen kararının idari işlem niteliğindeolduğu açıktır. Bu durumda; idari işlem olduğutartışmasız olan encümen kararının yargısaldenetiminin idari yargı yerlerince yapılması gerektiğinden,davanın görev yönünden reddedilmesinde hukuka uyarlıkgörülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; kararınsözleşmenin feshine ilişkin kısmı yönünden;kararın düzeltilmesi istemi kabul edilerek Bursa 1. İdareMahkemesinin 3.12.2010 günlü, E:2010/1223, K:2010/813sayılı kararının davanın görev yönündenreddine ilişkin kısmının bozulmasına, diğer hususlarbakımından kararın düzeltilmesi isteminin reddine, bozulankısımla ilgili yeniden bir karar verilmek üzere dosyanınanılan Mahkemeye gönderilmesine 03.12.2013 tarihindeoybirliğiyle karar verildi." şeklinde; Danıştay 8.Dairesinin E:2010/9682 K:2011/1735 sayılı ilamında "2576sayılı Yasanın 5. maddesinde, İdare Mahkemelerinin, Vergi Mahkemeleriile ilk derece Danıştay’da çözümlenecekolanlar dışındaki iptal davalarına bakmakla görevliolduğu düzenlenmiştir. Dosyanın incelenmesinden;mülkiyeti davalı idareye ait olan büfede yapılandenetimlerde gümrük kaçağı sigarasatışının yapıldığının tespitedildiğinden bahisle büfenin kira sözleşmesininfeshedilmesine ve ruhsatının iptal edilerek kendilerine tesliminedair belediye encümeni kararının iptali istemiyleaçılan davada, idare Mahkemesince, uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevli olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararverildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık,davacı ile davalı idare arasındaki kira sözleşmesidevam ederken, idarenin kamu gücü kullanmak suretiyle tektaraflı olarak tesis ettiği fesih işleminden kaynaklanmaktadır.Bu durumda; davalı idarece kira sözleşmesinin feshi içinadli yargıda açılacak olan davada bir karar aldıktansonra işlem tesisi yoluna gidilmesi gerekirken, böyle bir kararalınmadan doğrudan sözleşmenin feshi ve ruhsat iptalisonucunu doğuran davaya konu encümen kararınınyargısal denetiminin idari yargı yerlerince yapılmasıgerektiğinden davanın görev yönünden reddedilmesindehukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanannedenlerle; Aksaray idare Mahkemesi kararının bozulmasına,dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere adı geçenMahkemeye gönderilmesine 22.03.2011 gününde oybirliğiylekarar verildi." şeklinde hüküm kurulmuştur.İlgili Danıştay ilamlarındaki açıklamalarışığında, somut olayda davalı belediyenin, birmahkeme kararı bulunmaksızın, kamu gücü kullanarak,tek taraflı olarak yapmış olduğu fesih işlemimahkememizce kesin ve yürütülebilir bir işlem olarak kabuledilmiştir. 2577 sayılı İYUK Madde 2'ye göre,İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları, idariyargının sınırları içerisindesayılmıştır. HMK 114. maddesinde yargı yolunun caizolması dava şartlarından sayıldığından ve bueksikliğin sonradan giderilmesi mümkünolmadığından, HMK 115. maddesi uyarınca davanınusulden reddine yönelik aşağıdaki şekildehüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın HMK 115/2gereği dava şartı noksanlığı sebebi ile usuldenREDDİNE…” karar vermiş, bu karar istinaf yolunabaşvurulmaksızın kesinleşmiştir. Davacı vekili, bu kezaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. Aydın 1.İdareMahkemesi: 8.3.2018 gün ve E:2018/300, K:2018/325 sayı ile,“(…)Bakılan uyuşmazlıkta, müvekkilinin NazilliBelediyesi'nin mülkiyetindeki 217 icar nolu taşınmazailişkin kiracılık sıfatının tespiti, kirasözleşmesinin idarece tek taraflı feshi işleminingeçersizliğinin tespiti, kira sözleşmesininyürürlükte olduğunun tespiti gibi istemleribakımından, yukarıda anılan Kanunun 2. maddesinde davatürleri arasında "tespit davası" şeklinde birdava türü bulunmadığından, anılan"tespit" taleplerinin idari yargılama usulüneaykırı olduğu açıktır. Öte yandan, muarazanınmeni, anılan taşınmazın teslimi şeklindeki istemleribakımından ise, yine idari Mahkemelerce idari eylem ve işlemniteliğinde yargı kararı veremeyeceği gözönünde bulundurulduğunda, anılan taleplerinin de usule vemevzuata uygun olmadığı açıktır. Davacı tarafındanherhangi bir idari işlemin iptali talep ediliyor ise, anılanişlemin tarih ve sayısı ile tebliğ tarihi deaçıkça belirtilmek ve işlemin bir örneği dedava dilekçesine eklenmek suretiyle dava açılmasıgerekirken, bu usule uyulmadan düzenlenen dava dilekçesinin 2577sayılı Yasa'nın 3. maddesine uygun olmadığısonuç ve kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 15.maddesinin 1. fıkrası (d) bendigereğince bu kararın tebliğ tarihini izleyen gündenitibaren (30) gün içinde bizzat veya bir avukatvasıtasıyla 3.maddeye uygun şekilde düzenlenerek yenidendava açılmak üzere reddine(…)” kararvermiştir. Davacı vekili bu defadilekçesini yenileyerek; müvekkili tarafından işletilenNazilli Belediyesi'ne ait Devlet Karayolu-Turunç Park DoğuKapısı üzerinde yer alan 217 icar nolu büfenin 25.04.2017tarihinde kapalı olduğunun tespit edildiğinden bahisletaşınmaz mal kira sözleşmesinin 18. maddesi gereğikiracılık haklarının feshine ilişkin 27.07.2/17 tarihve 937 sayılı Nazilli Belediyesi Encümeni Kararının vekiracılık haklarının feshedilmesi sebebiyle en geç30 gün içerisinde taşınmazın tahliye edilmesigerektiğini bildiren 16.08.2017 tarih ve 5457 sayılı NazilliBelediye Başkanlığı işleminin iptali istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır. Aydın 1.İdareMahkemesi: 24.4.2018 gün ve E:2018/479, K:2018/585 sayı ile,“(…) Olayda farklı hukuki değerlendirme ve irdelemeyigerektiren nitelikte idari işlemler olan Nazilli Belediyesi'ne ait DevletKarayolu-Turunç Park Doğu Kapısı üzerinde yer alan217 icar nolu büfenin 25.04.2017 tarihinde kapalı olduğununtespit edildiğinden bahisle taşınmaz mal kirasözleşmesinin 18. maddesi gereği kiracılıkhaklarının feshine ilişkin 27.07.2/17 tarih ve 937sayılı Nazilli Belediyesi Encümeni Kararının iptaliiçin ayrı, kiracılık haklarının feshedilmesisebebiyle en geç 30 gün içerisinde taşınmazıntahliye edilmesi gerektiğini bildiren 16.08.2017 tarih ve 5457sayılı Nazilli Belediye Başkanlığı işlemininiptali için ayrı ayrı dava açılmasıgerekmektedir. Bu durumda aralarında hukukiyönden bağlılık bulunmayan ve farklı hukukideğerlendirme ve irdelemeyi gerektiren söz konusu işlemlerekarşı düzenlenecek iki ayrı dilekçe ile ayrıayrı dava açılması gerekirken, anılan işlemlerekarşı tek bir dava dilekçesi ile davaaçıldığı anlaşıldığından,2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 5.maddesineuygun bulunmayan dilekçenin reddi gerektiği sonuç vekanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun5’nci madde hükümlerine uygun bulunmayan davadilekçesinin, aynı yasanın 15’nci maddesinin 1’ncifıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın bildirimtarihinden itibaren 30 gün içinde belirtilen noksanlıklargiderilerek ve her işleme karşı ayrı ayrı dava açmaktaserbest olmak üzere reddine(…)” karar vermiştir. Davacı vekilidilekçesini bir kez daha yenileyerek bu defa; müvekkilitarafından işletilen Nazilli Belediyesi'ne ait DevletKarayolu-Turunç Park Doğu Kapısı üzerinde yer alan217 icar nolu büfenin 25.04.2017 tarihinde kapalı olduğunun tespitedildiğinden bahisle taşınmaz mal kira sözleşmesigereği kiracılık haklarının feshine ilişkin27.07.2017 tarih ve 937 sayılı Nazilli Belediyesi EncümeniKararının iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. AYDIN 1.İDAREMAHKEMESİ: 28.5.2018 gün ve E:2018/616 sayı ile,“(…)2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri,İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve GörevleriHakkında Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasında; idaremahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecedeDanıştayda çözümlenecek olanlardışındaki a) iptal davalarını, b) tam yargıdavalarını, c) tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklardan hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesiiçin yapılan İdarî sözleşmelerden dolayıtaraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavaları, d) diğer kanunlarla verilen işleriçözümleyeceği, aynı maddenin 2.fıkrasında; özel Kanunlarda Danıştayıngörevli olduğu belirtilen ve İdari Yargılama UsulüKanunu ile idare mahkemelerinin görevli kılınmışbulunduğu davaları çözümleyeceğihükmüne yer verilmiştir. İdari yargınıngörev alanı; idare hukuku kuralları içinde, kamuhizmetinin yürütülmesi amacıyla, kamu gücükullanılarak tesis edilen idari işlemler, idari eylemler ve idari sözleşmelerdendoğan uyuşmazlıklar nedeniyle açılan davalarıngörüm ve çözümüyle sınırlıdır. Bir sözleşmenin idarisözleşme sayılabilmesi için sürekli bir kamuhizmetinin görülmesi amacını taşıması,taraflardan birinin idare olması ve kamu hukukuna özgü, kamu hukukundandoğan şart ve hükümlerin sözleşmede yeralması zorunludur. İdarenin genel ehliyetini kullanarak,sözleşme serbestisi ve tarafların eşitliğinigözeterek gerçekleştirdiği sözleşmeler tamamenözel hukuk hükümlerine tabidir ve dolayısıyla bu sözleşmelerdendoğan uyuşmazlıkların görüm veçözümü görevi de adli yargı yerlerine aittir. Dava konusu olayda, davacıile Nazilli Belediyesi arasında davalı idarenin mülkiyetindekiYeni Sanayi, Devlet Karayolu üzeri Turunç Park DoğuKapısı karşısında bulunan 197 ve 217 İcar Nolutaşınmazların park ve büfe olarak kullanılmaküzere davacıya kiraya verilmesi hususunda kira sözleşmesiimzalandığı, davalı idare yetkililerince 25/04/2017tarihinde yapılan kontrollerde 217 İcar Nolu büfenin kapalıolduğunun tespit edildiğinden bahisle, anılansözleşmenin 19 nolu maddesi doğrultusunda 27.07.2017 tarih ve937 sayılı Encümen Kararı ile davacınınkiracılık haklarının feshine dair karar verildiği,anılan Encümen Kararının iptali istemiyle Nazilli 2. SulhHukuk Mahkemesi nezdinde 2017/785 Esasına kayden davaaçıldığı, yapılan yargılama neticesindeanılan Mahkemenin 29/11/2017 tarih ve K:2017/1107 sayılıkararıyla davanın idari yargının görev alanınagirdiği gerekçesiyle usulden reddine karar verildiği vekararın 30/01/2018 tarihinde kesinleşmesi üzerine davacıtarafça bu kez Mahkememiz nezdinde huzurdaki davanınaçıldığı görülmektedir. Bakılanuyuşmazlıkta, davacı ile davalı idare arasındaimzalanan sözleşmenin, bir kamu hizmetininyürütülmesine ilişkin idari sözleşmeniteliğinde bulunmadığı, bu sözleşmenin özelhukuk hükümlerine tabi kira sözleşmesi olduğu,uyuşmazlığın da esas itibariyle sözleşmeninuygulanmasından kaynaklandığı dikkatealındığında, sözleşme hükümlerigereği davacının kiracılık haklarınınfeshine ilişkin uyuşmazlığın görüm veçözümü adli yargının görev alanınagirmektedir. Nitekim UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü'nün 05.06.2017 tarih ve E:2017/355,K:2017/397 sayılı kararı da bu yöndedir. Açıklanan nedenlerle,Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19.maddesi uyarınca görevliyargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesi'ne başvurulmasına, dava dosyasının ve Nazilli2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/785 Esas sayılı dosyasınınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine, dosyanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nin karar vermesine değinertelenmesine…” karar vermiştir. İNCELEME VEGEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER,Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ'unkatılımlarıyla yapılan 22.10.2018 günlütoplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, Yasa’nın 14. maddesinegöre olumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğununileri sürülebilmesi için davanın “tarafları,konusu ve sebebinin aynı” olması koşulununöngörülmüş bulunması karşısında,adli ve idari yargı yerleri arasında İdare Mahkemesinin dilekçeret kararlarıyla şekillenen ve her iki yargı yerinde ortak talepolan “davacı tarafından işletilen Nazilli Belediyesi'neait Devlet Karayolu-Turunç Park Doğu Kapısı üzerindeyer alan 217 icar nolu büfenin 25.04.2017 tarihinde kapalıolduğunun tespit edildiğinden bahisle taşınmaz mal kirasözleşmesi gereği kiracılık haklarınınfeshine ilişkin 27.07.2017 tarih ve 937 sayılı NazilliBelediyesi Encümeni Kararının iptali istemi” yönünden görevuyuşmazlığının doğduğu; idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı tarafındanişletilen Nazilli Belediyesi'ne ait Devlet Karayolu-Turunç ParkDoğu Kapısı üzerinde yer alan 217 icar nolu büfenin25.04.2017 tarihinde kapalı olduğunun tespit edildiğinden bahisle,taşınmaz mal kira sözleşmesi gereğikiracılık haklarının feshine ilişkin 27.07.2017 tarihve 937 sayılı Nazilli Belediyesi Encümeni Kararınıniptali isteminden ibarettir. 2886 sayılı Devletİhale Kanununun 1.maddesinin birinci fıkrasında, genelbütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin,özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım,kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşımaişlerinin, bu Yasa'da yazılı hükümlere göreyürütüleceği belirtilmiş; aynı Yasa'nın4.maddesinde, “Kira:Taşınır ve taşınmaz malların ve haklarınkiralanmasını veya kiraya verilmesi”; “İhale: bu Yasa'da yazılı usul veşartlarla, işin istekliler arasından seçilecek birisiüzerinde bırakıldığını gösteren veyetkili mercilerin onayı ile tamamlanan sözleşmeden öncekiişlemler” şeklinde tanımlanmış ve"İhalenin sözleşmeye bağlanması"başlığını taşıyan 53. maddeden önce yeralan hükümlerde, ihale aşaması düzenlenmiştir. Kanunun1. maddesinde sayılan işlerle ilgili olarak yapılacakihalelerde, idarede kanunilik ilkesi gereğince, idareninçeşitli usul kurallarına uyması zorunlu olup, bu Yasakapsamına giren bir işin veya ihtiyacın belirlenmesi, ihaleyönteminin tespiti, ihale ilanı ve ihale kararıalınması sürecinden geçilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda,2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun kamu hukukunu ilgilendiren birkanun olması nedeniyle, öğreti ile adli ve idari yargıuygulamasında sözleşme aşamasına kadar kanunadayanılarak idarece alınan karar ve yapılan işlemleriniptali istemiyle açılan davaların idarî yargıyerinde, sözleşme yapıldıktan sonra sözleşme hükümlerininuygulanması nedeniyle ortaya çıkanuyuşmazlıkların ise sözleşme ve özel hukukhükümlerine göre adlî yargı yerindegörülmesi gerektiği hususu genel kabul görmektedir. 6098sayılı Türk Borçlar Kanununun 1. maddesinde;‘‘Sözleşme, tarafların iradelerinikarşılıklı ve birbirine uygun olarakaçıklamalarıyla kurulur. İradeaçıklaması, açık veya örtülüolabilir.’’ hükmüne yer verilmiş, 299. maddesindeözel sözleşme türlerinden kira sözleşmesi,‘‘…kiraya verenin bir şeyinkullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondanyararlanılmasını kiracıya bırakmayı,kiracının da buna karşılıkkararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiğisözleşmedir.’’ şeklinde tanımlanmış;Yasanın devam eden maddelerinde de kiracıya, kiralayana,bunların haklarına ve borçlarına ilişkinayrıntılı hükümlere yer verilmiştir. Diğer taraftan, 5393sayılı Belediye Kanunu’nun “ Belediyenin görev vesorumlulukları” başlıklı 14. maddesinde: “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon,ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgisistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlikve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma veambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar;ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut;kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spororta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (BuKanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özelidareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesioldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştaydenetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yükseköğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait herderecedeki okul binalarının yapım, bakım veonarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet veyardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi veticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır.…”hükmü ile ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetleribelediyenin görevleri arasında sayılmış; “BelediyeMeclisi” başlıklı 17. maddesinde, “Belediye meclisi,belediyenin karar organıdır ve ilgili kanunda gösterilen esas veusûllere göre seçilmiş üyelerdenoluşur.” hükmüyle belediye meclisinin tanımı vekimlerden oluşacağı; “Meclisin görev veyetkileri” başlıklı 18. maddesinin ( e) bendinde“Taşınmaz mal alımına, satımına,takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veyatahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaçduyulmaması hâlinde tahsisin kaldırılmasına;üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuzyılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerindesınırlı aynî hak tesisine karar vermek.”hükmü ile de taşınmaz mal alımsatımının belediye meclisinin görev ve yetkileriarasında olduğu açıklanmış; aynı Kanunun“Belediye Encümeni” başlıklı 33. maddesindeBelediye Encümeninin kimlerden oluştuğu ve kimlerinçağrılacağı belirtilmiş, “ Encümeningörev ve yetkileri” başlıklı 34. maddesinin ( g)bendinde ise; “Taşınmaz mal satımına, trampasınave tahsisine ilişkin meclis kararlarını uygulamak; süresiüç yılı geçmemek üzere kiralanmasınakarar vermek.” şeklindeki düzenleme ile, taşınmaz malalım ve satımına ilişkin Belediye Mecliskararlarının uygulanmasının encümenin görev veyetkisi içinde olduğu vurgulanmıştır. Belediyelerin kamu hizmetigören kuruluş oldukları; tüzel kişilik olarakkendilerine kanunlarla verilen görev ve yetkileri kullanırken,kanunla düzenlenmiş organları ile bu işlemlerigerçekleştirmeleri gerektiğitartışmasızdır. Dava dosyalarınınincelenmesinden; mülkiyeti Nazilli Belediyesine ait 191 nolu park ile 217icar nolu büfenin kiracısı olan A. O.’un 24.07.2014tarihindeki vefat etmesi üzerine mirasçısı( eşi )olan davacının talebi üzerine Nazilli Belediyesinin 21.08.2014tarih 1091 sayılı Encümen kararı ile davacı R. O. ile05.09.2014 tarihli kira sözleşmesi imzalandığı, hersene yine belediye encümeninin kararları ile kira ücretibelirlenerek sözleşmenin devam ettiği; davalı İdareceyapılan denetimlerde kiraya konu işletmenin uzun süredirkapalı olduğunun ve büfenin üzerine “KiralıkBüfe” yazısının saptanması üzerine,davalı Belediye Encümeninin 27.07.2017 tarih ve 937 sayılıkararı ile, kira sözleşmesinin 18. maddesinde yer alan “Kiracı kiraladığı yeri sürekli olarak açıkve temiz tutmak zorundadır. Kiralanan yerin terk edilmesi veya en fazla 30gün kapalı tutması halinde Belediye tek taraflı olaraksözleşmeyi fesih edebilir. Kiracı hiçbir tazminat ve haktalebinde bulunamaz.(Geçici kapatmalarda ölüm, hastalıkvs. Belediyeye dilekçe vermek zorunludur.)” hükmügereği sözleşmenin feshine karar verildiği; davalıİdarenin cevap dilekçesinde; davacının mecuru kiraakdi süresi içinde başka sahsa devretmesininsözleşmeye aykırı olduğu, Sözleşmenin19 / a maddesinde yer alan “mecuru kira süresi içindeveya sonunda başka sahsa devredemez aksi hal akde aykırılıksayılır.” hükmü gereğince davacınınişletmeyi kapatarak devir ilanını asmasınınsözleşmenin feshi sebebi olduğu iddia edilerek, alınankarar ve işlemlerin sözleşmeye ve mevzuat hükümlerineuygun olduğunun savunulduğu anlaşılmıştır. İdari yargınıngörev alanı, idare hukukunun uygulanmasından doğanuyuşmazlıklardır. İdare hukuku kurallarıiçinde, kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla, kamugücü kullanılarak tesis edilen idari işlemler, idari eylemve idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarıngörüm ve çözümü idari yargınıngörev alanına girmektedir. Davanın idari yargıdagörülebilmesi için taraflar arasında yapılansözleşmenin bir idari sözleşme olması gerekir. Birsözleşmenin idari sözleşme sayılabilmesi içinise, sürekli bir kamu hizmetinin görülmesi amacınıtaşıması, taraflardan birinin idare olması ve kamu hukukunaözgü, kamu hukukundan doğan şart ve hükümlerinsözleşmede birlikte yer alması gerekir. Bu türsözleşmelerin, idarenin tek taraflı ayrıcalıklıüstün hak ve yetkilerini içermesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanantüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde;taşınmazın kiralanması işlemi idari usuller kullanılaraktesis edilmesine karşın; kiralama işlemigerçekleştikten, belediyenin özelmülkiyetinde bulunan taşınmazın kiracısı olandavacı ile davalı idare arasında düzenlenmiş bulunankira sözleşmesi yoluyla Borçlar Kanununda ifadesini bulan kiracı-kiralayanilişkisinin kurulduğu anlaşıldığından;taraflar arasındaki kira sözleşmesinin uygulanmasındandoğan davanın, özel hukuk hükümlerine göre adliyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle,davanın görüm ve çözümünde adli yargıgörevli olduğundan Aydın 1.İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile, Nazilli 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin; 29.11.2017 gün veE:2017/785, K:2017/1107 sayı sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Aydın 1.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile, Nazilli 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin; 29.11.2017 gün ve E:2017/785,K:2017/1107 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 22.10.2018 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy