T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 596
KARAR NO : 2018 / 671
KARAR TR : 22.10.2018
ÖZET : Davalı idareye aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle davacıda oluştuğu öne sürülen maddi ve manevi zararın tazmin edilmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARA R
Davacı :S. L.
Vekili :Av. M. F. K.
Davalı :İnönü Üniversitesi Rektörlüğü
Vekilleri :Av. S. Ç. Av. M. T.
OL A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; DavalıÜniversitede hemşire olarak çalışanmüvekkilinin, 28.01.2016 tarihinde ekmo cihazına bağlı birhastanın ambulansla sevkinin yapıldığı sırada,kaza yapması sonucu yaralandığı, çeşitlitarihlerde yapılan muayenelerde servikal disk bozukluğu ve periferikvertigo tanısı konulduğu ve istirahat raporlarıaldığı, bu olay nedeniyle idarenin kusursuz sorumluluğununolduğu, bu durumun müvekkiline maddi ve manevi zarar verdiği vekalıcı sakatlık durumunun dahi söz konusu olabileceğiiddia edilerek 100.00 TL. maddi ve 20.000.00 TL. manevi tazminatınödenmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
Davalıvekili süresi içinde verdiği savunma dilekçesinde; 2918sayılı Kanunun 110 ncu maddesi gereği,uyuşmazlığın çözüm vegörümünde Adli Yargının görevli olduğugörüşüyle davanın görev yönünden reddigerektiğini savunmuştur.
MALATYAİDARE MAHKEMESİ : 20.11.2017 tarih ve E:2017/505 sayılıkararı ile “…2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2.maddesinin 4001 sayılı Kanunun 1.maddesiyledeğişik 1.fıkrasının, 4577 sayılı Kanunun5.maddesiyle yeniden düzenlenen (a) bendinde, idari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları, (b) bendinde,idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, (c) bendinde de, genel hizmetlerden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri arasındasayılmıştır.
İdariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davalarının; idari dava türlerindenbiri olduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
İdare,idare hukuku alanında kamu gücüne dayalı olarak re'sen vetek yanlı irade açıklaması sonucu tesis etmişolduğu işlemlere, hukuk alanında yeni durumlaroluşturmasıyla idari işlem kimliği kazandırmakta vekural olarak bu işlemler özel yasal düzenlemelerdışında, idari yargı denetimine tabi bulunmaktadır.
Davadosyasının incelenmesinden; davacının Turgut ÖzalTıp Merkezinde hemşire olarakçalıştığı, 28.01.2016 tarihinde ekmocihazına bağlı bir hastanın ambulansla şevkininyapıldığı sırada, hasta Sevkini sağlayanaracın kaza yapması sonucu yaralandığı,çeşitli tarihlerde yapılan muayenelerde servikal diskbozukluğu ve periferik vertigo tanısı konulduğu veistirahat raporları aldığı, bu olay nedeniyle idareninkusursuz sorumluluğunun olduğu, bu durumun davacıya maddi vemanevi zarar verdiği ve kalıcı sakatlık durumunun dahisöz konusu olabileceği iddia edilerek bakılmakta olandavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Davakonusu olayda, davacının tazminini istediği zararındoğmasına neden olan eylemin kamu hizmetininyürütülmesi safhasında kaynaklandığı vekusursuz sorumluluk ilkesi gereği idarenin tazmin sorumluluğununolduğu ileri sürüldüğüne göre, bu husustakitazminat isteminin özel hukuk ilişkisi kapsamındadeğerlendirilmesine olanak yoktur.
Budurumda, idare hukuku çerçevesindeyürüttüğü hizmetten kaynaklandığı ilerisürülen zararın tazmini istemiyle açılandavanın görüm ve çözümünde Mahkememizgörevli ve yetkili bulunmaktadır.
Açıklanannedenlerle davalı idarenin görev itirazının reddine”karar vermiştir.
Davalıvekili tarafından,süresi içinde verilen dilekçe ileolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir.
YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI; "...Bilindiği gibi, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinin birincifıkrasında;
"Birmotorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veyayaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebepolursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veyaişletme adı altında veya bu teşebbüs tarafındankesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni vebağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğanzarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."hükmüne, beşinci fıkrasında ise"İşleten ve araç işleticisiteşebbüsün sahibi, aracınsürücüsünün veya aracın kullanılmasınayardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur."hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 106. maddesinde ise''Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeliidarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisaditeşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorluaraçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanununişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleriuygulanır.'' hükmü getirilmiştir.
Öteyandan, 2918 sayılı Kanunun 6099 sayılı Kanunun 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde, “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. / Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir. ” hükmübulunmaktadır.
UyuşmazlıkMahkemesinin 02/03/2015 tarih ve 2014/834 Esas ve 2015/79 Kararsayılı, 02/02/2015 tarih ve 2015/1 Esas 2015/43 Kararsayılı, 15/02/2016 tarih ve 2016/29 Esas ve 2016/65 Kararsayılı kararlarında da "2918 sayılı Yasanın19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ileAnayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararları ve konuyailişkin Uyuşmazlık Mahkemesi kararları gözönünde bulundurulduğunda, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, olayda; davacının yaralanmasına sebepolan kazanın karayolundaki eksikliklerden (tek yön, azami hıztabelası ile girilmez işaretinin bulunmamasından ve yayageçişini düzenleyen işaret, ışık velevhaların bulunmamasından) kaynaklandığı ve budurumun trafik güvenliği ve denetimi kapsamındabulunduğu" denilmek suretiyle bu tür davalarıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu vurgulanmıştır.
Yukarıdakiaçıklamalara göre, somut olaya ilişkin davanın daadli yargı yerinde görülmesi gerektiğidüşünülmektedir” şeklindeki gerekçe ile2247 sayılı Yasanın 10'uncu maddesi uyarınca olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasınave dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Başkan Hicabi DURSUN, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman HilmiAYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ'un katılımlarıylayapılan 22.10.2018 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME :
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; davalıİnönü Üniversitesi vekilinin anılan Yasanın 10/2maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde Davalı vekilince başvurudabulunması üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısınca, 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ : Raportör-Hakim Engin SELİMOĞLU'nun, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ veDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davalı idareye aracın karıştığı trafikkazası sırasında araçta görevli olarak bulunandavacıda oluştuğu öne sürülen maddi ve manevizararın tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 19.01.2011 günlüResmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
SO N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın başvurusunun kabulü ileMalatya İdare Mahkemesince verilen 20.11.2017 tarih ve E:2017/505sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 22.10.2018gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy