T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 554
KARAR NO : 2018 / 653
KARAR TR : 22.10.2018
ÖZET: Kaçakçılık soruşturması kapsamında el koyma kararı verilerek idareye teslim edilen otomobil sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARA R
Davacı :M. E.
Vekili :Av.T. E.
Davalı :Gümrük ve Ticaret Bakanlığı (ŞanlıurfaGümrük Müdürlüğü)
Vekili :Av. S. Y.
OL A Y :Davacı vekili dilekçesinde özetle; MüvekkilininŞanlıurfa 6. Noterliği’ nin düzenlediği18.12.2014 tarihli araç satış sözleşmesiylesatın aldığı WAUZZZ4LX8D036527 şasi numaralı Audimarka aracın gümrük kaçağı olduğu tespitedildiğinden bahisle el konulması ve mülkiyetin kamuyageçirilmesi nedeniyle davalı idarelerin hizmet kusuruişlediği ileri sürülerek uğranılan zararınkarşılığı olarak şimdilik 1.000-TL'ninödenmesine karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
DavalıGümrük ve Ticaret Bakanlığı vekili süresiiçinde verdiği savunma dilekçesinde; Araçüzerindeki el koyma kararının Ankara CumhuriyetBaşsavcılığının 2013/119583 soruşturmadosyasında Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliğince verildiğini,idarenin görevinin el konulan araçların muhafazasınısağlamak olduğunu, davacının iddia ettiği zararınaracı davacıya satanların fiilinden meydana geldiği ilerisürülmekle, uyuşmazlığın çözümve görümünde Adli Yargının görevli olduğugörüşüyle davanın görev yönünden reddigerektiğini savunmuştur.
ŞANLIURFA2. İDARE MAHKEMESİ : 31.10.2017 gün ve E:2016/1348sayılı kararında; “…22577 sayılıYasanın 2. maddesinde; "İdari dava türleri, idariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı açılan iptal davaları; idari işlem veeylemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları; kamuhizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan hertürlü idari sözleşmelerden dolayı açılandavalar olarak sayılmış; idari yargının idari eylem veişlemlerin hukuka uygunluğunun denetimini yapmakla görevli olduğukurala bağlanmıştır.
İdariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerindenbiri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davalarının; idari dava türlerinden biri olduğu idarehukukunun bilinen ilkelerindendir.
İdare,idare hukuku alanında kamu gücüne dayalı olarak re-sen vetek yanlı irade açıklaması sonucu tesis etmişolduğu işlemlere, hukuk alanında yeni durumlaroluşturmasıyla idari işlem kimliği kazandırmakta vekural olarak bu işlemler özel yasal düzenlemelerdışında, idari yargı denetimine tabi bulunmaktadır.
Dosyanınincelenmesinden, Şanlıurfa 6. Noterliği ‘nindüzenlediği 18.12.2014 tarihli araç satışsözleşmesiyle satın aldığı WAUZZZ4LX8D036527şasi numaralı Audi marka aracın gümrükkaçağı olduğu tespit edildiğinden bahisle elkonulması ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi nedeniyledavalı idarelerin hizmet kusuru işlediği ilerisürülerek uğranılan zararınkarşılığı olarak şimdilik 1.000-TL'ninödenmesine karar verilmesi istemiyle Mahkememizde davaaçıldığı, davalı idare tarafından ise davadilekçesine karşı sunulan cevap dilekçesinde görevitirazında bulunulduğu görülmüş olup dava konusuolayda, davacının araç satış sözleşmesiylesatın aldığı aracına idarece el konulması vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin olduğuyapılan işlemin idarenin kamu gücüne dayalı olarakresen ve tek yanlı irade açıklaması niteliğindeolduğu dolayısıyla idari işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı açılan iptal ve idari işlem veeylemlerden dolayı kişisel haklan doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davalarının hukukauygunluğunun denetiminin idari yargının görev alanındaolduğu hususu da dikkate alındığındauyuşmazlığın görümü veçözümünün idari yargının görevinegirdiği sonucuna ulaşılmaktadır” şeklindekigerekçe ile davalı idarenin görev itirazının reddinekarar vermiştir.
Davalıvekili tarafından,süresi içinde verilen dilekçe ileolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir.
YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI; “(…) Bilindiği gibi,Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem veişlemlerine karşı yargı yolunun açıkolduğu, aynı maddenin son fıkrasında ise idarenin kendieylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kuralına yer verilmiş; 129/5maddesinde, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerinikullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminatdavalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunungösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idarealeyhine açılabileceğine işaret edilmiş; 657sayılı Devlet Memurları Kanununun 13. maddesinde de,kişilerin kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarakuğradıkları zararlardan dolayı, bu görevleri yerinegetiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine davaaçacakları ve kurumun genel hükümlere göre sorumlupersonele rücu hakkının saklı olduğu hükmebağlanmıştır.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” kenar başlıklı 2. maddesinde, idaridava türleri: a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları b) İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalarolarak sayılmıştır.
Öteyandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun “EmniyetGenel Müdürlüğünün, merkez, bölge, il veilçe trafik kuruluşları, görev ve yetkileribaşlıklı 5. maddesinin 'kuruluş' başlıkla (a) altbendinde, araçlara ve sürücülere ilişkinişlemleri yapmak, plaka ve belgelerini vermek ve bu amaca yönelikhizmetleri yürütmek üzere her ilde ve gerekli görülenilçelerde tescil şube veya büroları kurulacağıbelirtilmiş; aynı maddenin ‘görev ve yetkiler' altbaşlıklı (b) bendinin 7. fıkrasında'''’Araçların tescil işlemlerini yaparak belge veplakalarını vermek”, 8. fıkrasında “Ülkeçapında taşıtların ve sürücülerinsicillerini tutmak, bunlara ilişkin teknik ve hukukîdeğişiklikleri işlemek, işlettirmek, istatistikselbilgileri toplamak ve değerlendirmek” görevleri,oluşturulacak bu şube ve bürolara bırakılmıştır.
2918sayılı Kanunun “Araçların satış, devir vetescili ile bu işlemlerle ilgili yetki ve sorumluluk”başlıklı 20. maddesinde, ülkeye gümrükkanalı ile giriş yapan araçların ilk tescilişlemlerinin, araç sahiplerinin gümrüktengeçişi yapılan araçların tescili içingümrükten çekme tarihinden itibaren üç ayiçinde tescili için; ilgili trafik tescil kuruluşuna veyaEmniyet Genel Müdürlüğünün belirleyeceğikamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veya özel hukuktüzel kişilerine başvurmaları gerektiği, busırada araçların giriş işlemlerini yapangümrük idarelerinin bu durumu 15 gün içinde araçsahiplerinin beyan ettikleri tescil kuruluşuna bildirmekleyükümlü oldukları, tescil edilmişaraçların her çeşit satış ve devirlerinin,satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlutaşıtlar vergisinin, gecikme faizinin, gecikme zammının,vergi cezası ve trafik idari para cezası borcubulunmadığının tespit edilmesi ve taşıtüzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcıherhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araçsahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescilkayıtları esas alınarak noterler tarafındanyapılacağı ve araç satın alıp, bu maddeninbirinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendineuymayanlar ile (d) bendinin sekizinci paragrafı hükümlerinegöre bir ay içerisinde tescil belgesi almayan alıcılara130,00 TL, (d) bendi hükümlerine uymayan noterlere ise her birişlem için 1.000,00 TL idari para cezası verileceği vetescil yapılmadan trafiğe çıkarılanaraçların tescil yapılıncaya kadar trafikten menedileceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun“Belge ve plaka vermeye yetkili kuruluşlar”başlıklı 22. maddesinde ise, 1. fıkrada bentler halindesayılan istisnalar haricinde kalan araçlara ilişkin tescileyönelik işlemlerin Emniyet Genel Müdürlüğüveya bağlı trafik tescil kuruluşlarıncayapılacağı, Emniyet GenelMüdürlüğünün ilk tescili yapılacakaraçların tesciline esas teşkil edecek işlemlerielektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluyla yapacağıdüzenlenmiştir.
Budüzenlemeler kapsamında dava konusu olay elealındığında, davaya konu ve ilk kez kaydıyapılacak aracın, kaçak yollarla ülkeye sokulduğu,trafiğe tescili için gerekli işlemlerin 2918 sayılıKanunun 5, 20, 22 ve bu kanunun uygulanmasına yönelikKarayolları Trafik Yönetmeliğinin 29, 30 ve 31. maddelerine aykırışekilde yapıldığı, emniyet ve gümrükgörevlilerinin hukuka aykırı işlemleri nedeni ile hukukaaykırı şekilde trafiğe tescil edilen dava konusu aracakaçakçılıkla mücadele kapsamındabaşlatılan soruşturma sırasında el konulduğu,söz konusu aracı alan davacının bu nedenle maddi zararauğradığını iddia ederek zararını olaydakusuru bulunan davalı idareden tazmin etmek için eldeki davayıaçtığı anlaşılmıştır. Buaçıklamalar ışığında, kanunun veyönetmeliğin emredici hükümlerine aykırışekilde gerçekleştirilen işlemler nedeni ileuğranıldığı ileri sürülen zararıntazmini istemi ile açılan davada, yine aynı kanunungöreve ilişkin düzenlemesinin dikkate alınması vegörevli yargı yerinin bu kapsamda belirlenmesi gerekmektedir.
Bilindiğigibi, 2918 sayılı Kanunun 6099 sayılı Kanunun 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde, “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır./... ” denilmek sureti ile 2918 sayılı Kanununuygulanmasından kaynaklanan zararların tazmini istemi ile açılacaksorumluluk davalarında adli yargı yerlerinin görevliolacağı açıkça belirtilmiştir.
Herne kadar, dava konusu olayda davacının zararına sebebiyet vereneylemler, Gümrük Müdürlüğünde görevlimemurlar tarafından araç ithalat ve tescil işlemlerinin hukukaaykırı şekilde gerçekleştirilmesi sebebiyle, kamugörevlilerinin kusurundan kaynaklanan ve idari hizmetin kötüişlemesi kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte eylemler isede, davaya konu zarardan doğan sorumluluğun 2918 sayılıKanunun 5, 20, 22 ve bu kanunun uygulanmasına yönelikKarayolları Trafik Yönetmeliğinin 29, 30 ve 31. maddelerindedüzenlenen araçların tesciline ilişkinhükümlere aykırı hareket edilmesindenkaynaklandığı, 2918 sayılı Kanunun 110. maddesinde de,madde ayrımı yapılmaksızın 2918 sayılıKanundan kaynaklanan sorumluluk davalarının adli yargı yerindeçözümleneceğinin açıkçabelirtildiği; bu düzenlemenin, genel idare esaslarınailişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyen diğerkanunlara nazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenle kamugörevlilerinin eylemlerinden kaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğisonucuna varılmıştır.
UyuşmazlıkMahkemesinin 02/03/2015 tarih ve 2014/834 Esas ve 2015/79 Kararsayılı, 15/02/2016 tarih ve 2015/926 Esas 2016/50 Kararsayılı, 15/02/2016 tarih ve 2016/29 Esas ve 2016/65 Kararsayılı kararlarında da "2918 sayılı Yasanın19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ileAnayasa Mahkemesi'nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin 2918 sayılı Kanununuygulanmasından kaynaklanan sorumluluk davalarınıkapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ileçalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun uygulanmasındandoğan sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu" denilmek suretiyle bu tür davaların görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu vurgulanmıştır.
Yukarıdakiaçıklamalara göre, somut olaya ilişkin davanın daözel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerindegörülmesi gerektiği düşünülmektedir”şeklindeki gerekçe ile 2247 sayılı Kanunun 10 ve 13.maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmesine karar vererek26/04/2018 gün ve 2018/6340 sayılı görüşyazısı ile Mahkememize başvurmuş, başvuru 13/08/2018tarihinde kayıt altına alınmıştır.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Başkan Hicabi DURSUN,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER,Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ'unkatılımlarıyla yapılan 22.10.2018 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME :
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; davalı Gümrükve Ticaret Bakanlığı vekilinin anılan Yasanın 10/2maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerineYargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca 10. maddedeöngörülen biçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ : Raportör-Hakim EnginSELİMOĞLU'nun, davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonraGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıncayürütülen kaçakçılık suçunailişkin soruşturma kapsamında el koyma kararı verilerekidareye teslim edilen otomobilin yurda sokulması ve trafik tescilişlemleri sırasında usulsüzlüğün farkedilmemesi sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemineilişkindir.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Emniyet GenelMüdürlüğünün, merkez, bölge, il veilçe trafik kuruluşları, görev ve yetkileri”başlıklı 5. Maddesinin ‘kuruluş’başlıkla a alt bendinde; “(Değişik: 17/10/1996 -4199/3 md.) Bu Kanunla, Emniyet Genel Müdürlüğüneverilen görevler, Emniyet Genel Müdürlüğünebağlı olarak kurulan Trafik HizmetleriBaşkanlığınca yürütülür. TrafikHizmetleri Başkanlığı, Emniyet Genel MüdürYardımcısı tarafından yürütülür.Emniyet Genel Müdürlüğünün merkez bölge, ilve ilçe trafik zabıta kuruluşları Trafik HizmetleriBaşkanlığına bağlı olarakçalışır.
Araçlarave sürücülere ait işlemleri yapmak, plaka ve belgelerinivermek ve bu amaca yönelik hizmetleri yürütmek üzere herilde ve gerekli görülen ilçelerde tescil şube veyabüroları kurulur.
Tescilşube veya bürolarında emniyet hizmetleri sınıfıpersonelinden ayrı olarak teşkilat ve kadrolarındagösterilen sayıda genel idare ve teknik hizmetlersınıfında personel ile sözleşmeli personelçalıştırılabilir.” denilmek sureti ilearaçlara ve sürücülere ilişkin işlemleriyapmak, plaka ve belgelerini vermek ve bu amaca yönelik hizmetleriyürütmek üzere her ilde ve gerekli görülenilçelerde tescil şube veya büroları kurulacağıbelirtilmiş;
Aynımaddenin ‘ görev ve yetkiler ‘ alt başlıklı bbendinin 7. fıkrasında “Araçların tescilişlemlerini yaparak belge ve plakalarını vermek”, 8.Fıkrasında “ (Değişik: 25/6/2010-6001/35 md.)Ülke çapında taşıtların vesürücülerin sicillerini tutmak, bunlara ilişkin teknik vehukukî değişiklikleri işlemek, işlettirmek,istatistiksel bilgileri toplamak ve değerlendirmek” görevlerioluşturulacak bu şube ve bürolarabırakılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun “Araçlarınsatış, devir ve tescili ile bu işlemlerle ilgili yetki vesorumluluk” başlıklı 20.maddesinde,
“Tescilsüreleri, satış ve devirler, noterlerin sorumluluğu ileilgili esaslar şunlardır:
a)Araç sahipleri,
1.(Değişik: 13/2/2011-6111/55 md.) Tescili zorunlu ve ilk tesciliyapılacak olan araçların satın alma veyagümrükten çekme tarihinden itibaren üç ayiçinde tescili için; bunların hurda durumuna gelmesihâlinde ise bir ay içinde tescilin silinmesi için ilgilitrafik tescil kuruluşuna veya Emniyet GenelMüdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veyakuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzelkişilerine başvurmak,
2.(Değişik: 2/4/1998 - 4358/3 md.) Tescilin yapılması veyasilinmesi için vergi kimlik numarası ile yönetmeliktebelirtilen bilgi ve belgeleri sağlamak,
Zorundadırlar.
b)Araçların giriş işlemlerini yapan gümrükidareleri bu durumu 15 gün içinde araç sahiplerinin beyanettikleri tescil kuruluşuna bildirmekle yükümlüdürler.
c)Tescil belgesi, aracın başkasına satış veya devrine,hurdaya çıkarılmasına veya araçta,yönetmelikte belirtilen niteliklerin değişmesine kadargeçerli sayılır.
d) (Değişik: 24/12/2009-5942/1 md.) Tescil edilmişaraçların her çeşit satış ve devirleri,satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlutaşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergicezası ve trafik idari para cezası borcubulunmadığının tespit edilmesi ve taşıtüzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcıherhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araç sahibiadına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescilkayıtları esas alınarak noterler tarafındanyapılır. Noterler tarafından yapılmayan herçeşit satış ve devirler geçersizdir.
Satışve devir işlemi, siciline işlenmek üzere üçişgünü içerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu ilevergi dairesine bildirilir. Bu bildirimle birlikte alıcı adınatrafik tescil işlemi gerçekleşmiş sayılır.Satış ve devir tarihi itibariyle, 197 sayılı MotorluTaşıtlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca eskimalikin vergi mükellefiyeti sona erer, yeni malikin vergimükellefiyeti başlar.
Yapılansatış ve devir işlemi üzerine noterler tarafından yenimalik adına bir ay süreyle geçerli tescile ilişkingeçici belge düzenlenir.
197sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde yer alan sorumlulukhükümleri saklı kalmak kaydıyla, anılan maddede ve bubentte yer alan isteme ve bildirmeleri elektronik ortamda yaptırmaya ve bukonuda yükümlülük getirmeye, elektronik bildirmelereilişkin usul ve esasları belirlemeye Gelir İdaresiBaşkanlığı ve Emniyet GenelMüdürlüğü yetkili olup, bu kurumlar satış,devir ve tescile ilişkin işlemlerin gerçekleştirilmesiiçin gerekli elektronik veri akışını sağlarlar.Satış ve devir işlemlerini yapanlar, bu işlemlersırasında edindikleri bilgileri ifşa ettikleri takdirdeTürk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi uyarıncacezalandırılırlar.
Satışve devir işlemlerinin bildiriminden itibaren bir aylık süreiçerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu veya Emniyet GenelMüdürlüğünün uygun gördüğükamu kurum veya kuruluşları tarafından yeni malik adınatescil belgesi düzenlenerek elden veya postaaracılığıyla teslim edilir. Tescil belgesinin bir ayiçerisinde teslim edilememesi halinde yeni malike sorumlulukyüklenemez.
Bubentte düzenlenen satış ve devir işlemleri hertürlü harçtan, bu işlemlere ilişkin düzenlenenkâğıtlar damga vergisi ve değerli kâğıtbedellerinden istisnadır. Trafik tescil kuruluşunda yeni malikadına yapılacak tescil nedeniyle düzenlenmesi gerekendeğerli kâğıtların bedelleri, satış vedevir esnasında noterler tarafından tahsil edilir ve 1512sayılı Noterlik Kanununun 119 uncu maddesi uyarınca beyanedilerek ödenir. Bu bentte yer alan işlemler sebebiyle noterlereherhangi bir pay veya aidat ödenmez.
1512sayılı Kanunun 112 nci maddesi uyarınca belirlenen ücretuygulanmaksızın satış ve devre ilişkin hertürlü işlem karşılığında toplam 20Türk Lirası maktu ücret alınır. Söz konusuücret, her takvim yılı başından geçerli olmaküzere önceki yılda uygulanan ücret tutarının oyıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarıncatespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranındaartırılması suretiyle hesaplanır.
Haciz,müsadere, zapt, buluntu, trafikten men gibi nedenlerle; icramüdürlükleri, vergi dairesi müdürlükleri, milliemlak müdürlükleri ile diğer yetkili kamu kurum vekuruluşları tarafından satışı yapılanaraçların satış tutanağının birörneği aracın kayıtlı olduğu trafik tescilkuruluşlarına üç işgünü içerisindegönderilir. Aracı satın alanlar gerekli bilgi ve belgelerisağlayarak ilgili trafik tescil kuruluşundan bir ay içerisindeadlarına tescil belgesi almak zorundadırlar.Alıcıların tescil belgesi almak için süresindebaşvurmamaları halinde bu araçlarıalıcıları adına re’sen kayıt ve tescil ettirmeyeEmniyet Genel Müdürlüğü yetkilidir.
Bubendin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeyeİçişleri ve Maliye Bakanlıkları yetkilidir.
e)(Değişik: 24/12/2009-5942/1 md.) Araç satın alıp, bumaddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı altbendine uymayanlar ile (d) bendinin sekizinci paragrafı hükümlerinegöre bir ay içerisinde tescil belgesi almayan alıcılara130 Türk Lirası, (d) bendi hükümlerine uymayan noterlereise her bir işlem için 1.000 Türk Lirası idari paracezası verilir. Tescil yapılmadan trafiğeçıkarılan araçlar, tescil yapılıncaya kadar trafiktenmen edilir.” denilmek sureti ile ülkeye gümrük kanalıile giriş yapan araçların ilk tescil işlemlerininaraç sahiplerinin gümrükten geçişi yapılanaraçların tescili için gümrükten çekmetarihinden itibaren üç ay içinde tescili için; ilgilitrafik tescil kuruluşuna veya Emniyet GenelMüdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veyakuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzelkişilerine başvurmaları gerektiği, bu sıradaaraçların giriş işlemlerini yapan gümrükidarelerinin bu durumu 15 gün içinde araç sahiplerinin beyanettikleri tescil kuruluşuna bildirmekle yükümlüoldukları, tescil edilmiş araçların her çeşitsatış ve devirlerinin, satış ve devri yapılacakaraçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisinin, gecikmefaizinin, gecikme zammının, vergi cezası ve trafik idari paracezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi vetaşıt üzerinde satış ve/veya devrikısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıtbulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiştescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterlertarafından yapılacağı ve araç satın alıp,bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralıalt bendine uymayanlar ile (d) bendinin sekizinci paragrafıhükümlerine göre bir ay içerisinde tescil belgesi almayanalıcılara 130 Türk Lirası, (d) bendi hükümlerineuymayan noterlere ise her bir işlem için 1.000 TürkLirası idari para cezası verileceği ve tescil yapılmadantrafiğe çıkarılan araçların tescilyapılıncaya kadar trafikten men edileceği hükmebağlanmıştır.
AynıKanunun “Belge ve plaka vermeye yetkili kuruluşlar:”başlıklı 22. Maddesinde;
Yönetmeliktegösterilen esaslara göre:
a)Askeri maksatlarla kullanılan Türk Silahlı Kuvvetlerine aitbütün araçlar ile çeşitli anlaşmalaragöre askeri amaçla yurdumuzda bulunan kuruluşlara aitaraçların tescilleri Türk Silahlı Kuvvetlerince,
b)Raylı sistemle çalışan araçların tescilleri,kullanıldığı yerlere göre ait olduğukuruluşlarca,
c)İş makinesi türünden araçların tescilleri;
1.Kamu kuruluşlarına ait olanlar ilgili kuruluşlarınca,
2.(Değişik: 17/10/1996 - 4199/10 md.) Özel veyatüzelkişilere ait olanlardan; tarım kesiminde kullanılanlarziraat odalarınca, tarım kesiminde kullanılanlarındışında kalan ve sanayi, bayındırlık vediğer kesimlerde kullanılanların tescilleri, üyesioldukları ticaret, sanayi veya ticaret ve sanayi odalarınca,
d)Tarım kesiminde kullanılanlar hariç, İl TrafikKomisyonlarından karar alınmak şartı ile motorsuztaşıtlardan gerekli görülenlerin tescilleri belediyelerce,
Yapılır,belge ve plakaları verilir.
(Ekfıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Birinci fıkrada sayılanlardışında kalan bütün araçların tescilleri,araca ait belgelerin düzenlenmesi, kişiselleştirilmesi,kişiselleştirilen belgelerin basımı ve ilgililerine eldenveya posta aracılığı ile teslimi işlemleri EmniyetGenel Müdürlüğü veya bağlı trafik tescilkuruluşlarınca yapılır. Emniyet GenelMüdürlüğü; ilk tescili yapılacakaraçların tesciline esas teşkil edecek işlemlerielektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluyla yapmak üzere,elektronik ortamda oluşturduğu bir ay süre ile geçerlitescile ilişkin geçici belgeyi basmak ve araç sahibinevermek üzere kamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veyaözel hukuk tüzel kişilerini yetkilendirebilir. Yetkilendirilenbu gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri,yapacakları işlemleri aralarında düzenleyecekleri protokolçerçevesinde başka gerçek veya özel hukuktüzel kişilerine de yaptırabilirler. Araca aitkişiselleştirilen belgelerin basımı ve ilgililerine eldenveya posta yoluyla teslimi, Emniyet Genel Müdürlüğütarafından belirlenen kamu kurum veya kuruluşları ile özelhukuk tüzel kişilerine de yaptırılabilir. Buişlemlerin yapılmasına dair usul ve esaslar yönetmeliktebelirlenir.
(Ekfıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Tescil belgesinin bir ay içindeteslim edilememesi hâlinde, buna ilişkin olarak araç sahibinesorumluluk yüklenemez.
(Ekfıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Genel hükümlerden kaynaklanansorumlulukları saklı kalmak üzere, ikinci fıkrahükmüne göre yetkilendirilmiş gerçek veya özelhukuk tüzel kişilerine, belirlenen usul ve esaslara aykırıhareket etmeleri halinde tespitin yapıldığı yerinmülki amiri veya bu konu ile ilgili olarak yetkilendireceği trafiktescil birim amiri tarafından on bin Türk Lirası idarîpara cezası verilir.
(Ekfıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Tescile ilişkin geçici belge,5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanmasında resmîbelge sayılır” denilmek sureti 1. Fıkrada bentler halindesayılan istisnalar haricinde kalanaraçlara ilişkin tescileyönelik işlemlerin Emniyet Genel Müdürlüğüveya bağlı trafik tescil kuruluşlarıncayapılacağı, Emniyet GenelMüdürlüğünün ilk tescili yapılacakaraçların tesciline esas teşkil edecek işlemlerielektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluylayapacağıdüzenlenmiştir.
Davanınaçıldığı 11.11.2016 tarihindeyürürlükte bulunan 01.05.2010 gün ve 27568 sayılıresmi gazetede yayınlanan yönetmelikle değişik 18.07.1997tarih ve 23053 sayılı resmi gazetede yayınlanarakyürürlüğe giren Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin“Yeni Kayıt” başlıklı 31. Maddesinde;
İlkdefa tescili yapılacak araçların tescil işlemi,sahiplerinin Nüfus ve Vatandaşlık İşleri GenelMüdürlüğü Adres Kayıt Sisteminde belirtilenyerleşim yerinin bulunduğu yerdeki trafik tescil şube veyabürosunda yapılır. Kamu kurum veya kuruluşlarıncafinansal kiralama yoluyla kiralanan ve ilk defa tescili yapılacakaraçlar, kiracının bulunduğu yerin trafik tescilkuruluşunda da tescil ettirilebilir.
Araçlarınilk tescilleri, araç sahiplerinin, kanuni temsilcilerinin, vekillerininveya kamu kurum veya kuruluşları ile tüzel kişiliklerce yetkilendirilenkişilerin ibrazı mecburi belgeleri göstererek üzerindekibilgiler tam, okunaklı, örneğine uygun olarak doldurulmuş,bu Yönetmeliğin ekinde yer alan "Araç Trafik TescilMüracaat ve İşlem Formu” (Ek-1)’nu veya işlemiyapan trafik tescil kuruluşunca elektronik ortamda düzenlenen“Araç Tescil İşlem Formu” (Ek-43/A,Ek-43/B)’nu trafik tescil şube veya bürolarında yetkilimemurun önünde imzalaması suretiyle yapılır.
Trafiktescil kuruluşlarına müracaat sırasında sahiplikbelgesi, uygunluk belgesi, zorunlu mali sorumluluk sigortasıpoliçesi ile özel tüketim vergisi ödeme belgesininaslının ibraz edilmesi zorunludur. Ancak, bu belgelere ait bilgilerintrafik tescil kuruluşlarınca, ilgili kamu kurum veya kuruluşlarıile gerçek veya diğertüzel kişilerinden elektroniksistemle alınabilmesi halinde, ibraz zorunluluğu aranmaz.
Araçsahibince beyan edilen bilgilerden araca ait olanlar ibraz edilen belgelerle,kişiye ait olanlar ise nüfus hüviyet cüzdanı veNüfus ve Vatandaşlık İşleri GenelMüdürlüğü Merkezi Nüfus İdaresi Sistemikayıtlarından karşılaştırılarak yetkilimemurca tasdik edilir.
Aracaait ibraz edilen belgelere "............... plakaya tescilyapılmıştır" kaşesi vurulur ve bu belgelermuhafaza edilmek üzere araç sahibine iade edilir.
Yaşıitibariyle Araç Muayene İstasyonlarınınAçılması, İşletilmesi ve Araç MuayenesiHakkında Yönetmelikte belirtilen ilk muayene süresinigeçirmiş araçların muayenesininyaptırılması zorunludur.
AraçTescil Belgesi ile Motorlu Araç Trafik Belgesi araç sahibine veyakanuni vekiline veya kamu kurum veya kuruluşları ile tüzelkişiliklerce yetkilendirilen kişiye elden teslim edilir.
AraçTescil Belgesinin Emniyet Genel Müdürlüğünceelektronik sistemle gönderilen bilgiler esas alınarak Darphane veDamga Matbaası Genel Müdürlüğüncedüzenlenmesi halinde, belge gerçek kişiler içinaraç sahibinin Nüfus ve Vatandaşlık İşleriGenel Müdürlüğü Adres Kayıt Sisteminde belirtilenyerleşim yeri adresine, tüzel kişiler için ticaret sicilgazetesi, tüzük veya diğer resmi kayıt belgelerindebelirtilen adreslerine posta aracılığı ile teslim edilir.Yabancılar için ise belgelerin gönderileceği adreseilişkin hususlar Emniyet Genel Müdürlüğüncebelirlenir ve Darphane ve Damga Matbaası GenelMüdürlüğüne bildirilir.
Aracave tesciline dair bilgiler Emniyet Genel Müdürlüğünceelektronik ortamda tutulur. Ayrıca, tescile dair müracaatformları (Ek-1, Ek-43/A, Ek-43/B) ve gerekli diğer belgelerinsaklanacağı dosya oluşturularak, tescil plaka numarasınagöre arşivlenir.
Tesciliyapılan araçların tescille birlikte aynı anda trafiktençekilmesi talebinde bulunulması halinde, öncelikle tescilişlemi yapılır, ancak motorlu araç trafik belgesidüzenlenmez ve tescil plakası bastırılmaz. Tescilişlemini takiben 41 inci madde hükümleri doğrultusunda trafiktençekme işlemi yapılır.” denilmek sureti ile, ilkkaydı yapılacak araçlara ilişkin usuli prosedürayrıca düzenlenmiş, bu maddede de tescil işlemlerinin 2918sayılı Kanun’un 5. Maddesi gereğince oluşturulacaktrafik tescil şube ve büroları aracılığıyla gerçekleştirileceğibir kez daha ortaya konulmuştur.
Tümbu yasal mevzuat ve yargı kararları kapsamında dava konusu olayele alındığında, davayakonu aracın 2008yılında dava dışı kişilerin hukukaaykırı işlemleri ile idare yanıltılarak ülkeyesokulduktan sonra, trafiğe tescilleri için gerekli işlemlerin2918 sayılı Kanun’un 5, 20, 22 ve bu kanunun uygulanmasınayönelik Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 29, 30 ve31. Maddelerine aykırı şekilde Trafik Tescil Denetleme BüroAmirliği görevlileritarafından gerçekleştirildiği,bir kaç kez el değiştirip davacı tarafından notersatış sözleşmesiyle satın alındıktan sonra,hukuka aykırı şekilde trafiğe tescil edilen dava konusuaraca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 5607sayılı Yasa kapsamında başlatılan soruşturmasırasında el konulduğu,söz konusu aracı alandavacının olayda kusuru bulunan davalı idareden rücuentazmin etmekiçin davayı açtığıtespitedilmiştir. Bu açıklamalar ışığında,kanunun ve yönetmeliğin emredici hükümlerineaykırı şekilde gerçekleştirilen işlemler nedeniile uğranıldığı ileri sürülen zararıntazmini istemi ile açılan davada, yine aynı kanunungöreve ilişkin düzenlemesinin dikkate alınması vegörevli yargı yerinin bu kapsamda belirlenmesi gerekmektedir.
Nitekim2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde “…buKanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür”Geçici21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz” denilmeksureti ile 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasındankaynaklanan zararların tazmini istemi ile açılacak sorumlulukdavalarında adli yargı yerlerinin görevli olacağıayrıca ve açıkça belirtilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin 2918 sayılı Kanun’unuygulanmasından kaynaklanan sorumluluk davalarını kapsadığıve Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla 2918 sayılı Kanun’unuygulanmasından doğan sorumluluk davalarınıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Herne kadar, dava konusu olayda davacının zararına sebebiyet vereneylemler, dava dışı kişilerin hileli işlemleri ileidare yanıltılarak ülkeye sokulduktan sonra, trafiğetescilleri için gerekli işlemlerin hukuka aykırışekilde gerçekleştirilmesi sebebiyle, idareçalışanlarının kusurundan kaynaklanan ve idarihizmetin kötü işlemesi kapsamındadeğerlendirilebilecek nitelikte eylemler ise de; davayakonu zarardandoğan sorumluluğun 2918 sayılı Kanun’un ve bu kanununuygulanmasına yönelik Karayolları TrafikYönetmeliği’nin araçların tesciline ilişkin hükümlerineaykırı hareket edilmesinden kaynaklandığı, 2918sayılı Kanun’un 110. Maddesinde de, madde ayrımıyapılmaksızın 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanansorumluluk davalarının adli yargı yerindeçözümleneceğinin açıkça belirtildiği;bu düzenlemenin, genel idare esaslarına ilişkin sorumlulukhükümlerini düzenleyen diğer kanunlara nazaran özelnitelikte olduğu ve bu nedenle idare ajanlarınıneylemlerindenkaynaklansa dahi davaya konu uyuşmazlıkta öncelikliolarak uygulanması gerektiği kanaatineulaşılmıştır.
Ayrıcadavaya konu araca ilişkin olarak hukuka aykırı olarakgümrük kabul ve trafik tescil işlemleriningerçekleştirildiği 2008 yılında 2918sayılı Kanun’un 110.maddesi yürürlüktedeğil ise de; görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
SO N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın başvurusunun kabulü ileŞanlıurfa 2. İdare Mahkemesince verilen 31.10.2017 gün veE:2016/1348 sayılı GÖREVLİLİK KARARININKALDIRILMASINA, 22.10.2018 gününde, Üyeler Süleyman HilmiAYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ'un KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
KARŞIOY
UyuşmazlıkMahkemesinin 15/02/2016 gün, E:2015/926, K:2016:50 sayılıkararındaki karşı oy gerekçesinde belirtildiği gibi;"Uyuşmazlık, davacıya ait araca, gümrükmevzuatına aykırı olarak yurda sokulduğundan bahisleemniyet yetkililerince el konulması üzerine uğranıldığıileri sürülen maddi zararın yasal faizi ile birlikte tazminiisteminden doğmuştur.
Adlive İdari yargı yerlerince verilen görevsizlik kararlarınedeniyle oluşan olumsuz görev uyuşmazlığıüzerine sayın çoğunluk görüşüdoğrultusunda “Uyuşmazlığınçözümünün 2918 sayılı yasanın 110.maddesi gereğince adli yargının görev alanında bulunduğu”gerekçesiyle adli yargının görevli olduğuna kararverilmiştir.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110. maddesine 6099sayılı Kanunla eklenen 1. fıkra ile "İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır."hükmü getirilmiştir.
Eldekiuyuşmazlık ise anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır.
Zira,2918 sayılı Kanunun 85. maddesinde açıkçabelirtildiği üzere yasa motorlu araçlarınişletilmesinden doğan zararlar nedeniyle araç işletenininhukuki sorumluluğunu düzenlemektedir. Oysa ki somutuyuşmazlıkta davacı, noter yoluyla satınaldığı araca gümrük mevzuatına aykırıolarak yurda sokulduğundan bahisle emniyet yetkililerince elkonulduğunu ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi sebebiyleuğradığı zararda davalı idarenin hizmet kusurubulunduğunu ileri sürmektedir.
Anayasanın125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerinekarşı yargı yolunun açık olduğu belirtildiktensonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerindendoğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmıştır.
İdarekural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellikbağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup;idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar İdare Hukukukuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuzsorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdareninyürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda,düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel niteliklibozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmetkusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veyahiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenintazmin yükümlülüğünün doğmasınayol açmaktadır.
DavalıGümrük ve Ticaret Bakanlığı kamu tüzelkişiliği olup; kural olarak, işlem ve eylemleri idari niteliktaşır. Somut olayda, bu davalının yasa ile kendilerineverilmiş bulunan görevleri gereği gibi yerine getirmedikleriileri sürülmüştür. Görevin hiç veyagereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir.İdare’nin hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı,İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesigereğince İdare’ye karşı idari yargı yerinde tamyargı davası açılması gerekir.
Trafiktescil ve büro amirliği tarafından araç tescilineilişkin olarak yapılan işlemlerin idari nitelikte oluphiç yapılmaması, geç yapılması ya dagereği gibi yapılıp yapılmadığı hususununidari yargı yerinin denetimine tabi bulunmasına göre 2577sayılı İ.Y.U.K 2/1- b maddesinde sayılan davaçeşitlerinden olan eldeki tam yargı davasındauyuşmazlığın çözümünde idariyargı görevlidir.
Bugerekçelerle uyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevlikabul eden sayın çoğunluğun görüşünekatılmıyoruz.
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy