T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 486
KARAR NO : 2018 / 557
KARAR TR : 22.10.2018
ÖZET : 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk. K A R A R Davacı : H.Y. Vekilleri : Av A.D.& Av K.A. Davalı : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekili : Av. O.S. O L A Y : Davacıvekili dilekçesinde; müvekkilinin sol ayağınıdiz altından kaybederek gazi/malul olduğunu; 3713sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21.maddesinin1.fıkrasında “Kamu görevlilerinden yurtiçinde veyurtdışında görevlerini ifa ederlerken veyasıfatları kalkmış olsa bile bu görevleriniyapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan,engelli hâle gelen, ölen veya öldürülenlerhakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve AylıkBağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.Ayrıca" dendikten sonra devamla E bendinde aynen “Malulolanların eksilen vücut organları, yurt içi veya yurtdışında en son teknik usullere göre yapılmasımümkün sunileriyle tamamlatılır ve gerekirse tamirettirilir veya yenisi yaptırılır.” denildiğini; 5510sayılı Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun 73. maddesinin 10.bendinde “3713 sayılı Kanunagöre aylık bağlanmış maluller, 5434 sayılıKanunun 56 ncı maddesi veya 2330 sayılı Kanunun 2 nci maddesininbirinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlardan3713 sayılı Kanun kapsamına giren olaylar sebebiyle aylıkbağlananlar ile 3713 sayılı Kanun kapsamına girmese dahibaşkasının yardımı ve desteğiolmaksızın yaşamak için gereken hareketleri yapamayacakderecede malul olan vazife ve harp malullerinin sağlık kuruluraporuyla ihtiyaç duydukları her türlü ortez/protez vediğer iyileştirici araç ve gereçler herhangi birkısıtlama getirilmeksizin Kurumca karşılanır.” denildiğini;belirtilen mevzuat hükümleri doğrultusunda aldığıHeyet raporuna göre müvekkilinin Sol mikroişlemciliprogramlanabilen uzaktan kumanda kontrollü ayaklı dizaltı protezikullanmasının uygun bulunduğunu; müvekkilin raporundatanımlanmış olan protezi fatura ile 95.313,90 TL bedel ilesatın ve teslim aldığını, daha sonraödemenin yapılması için kuruma başvuruda bulunduğunuancak bugüne kadar sadece 54.000,00 TL.sinin ödendiğini; bakiyekalan 41.313,90TL için davalı tarafa Ankara 1.İcraMüdürlüğünün 2015/1054 esas sayılıdosyası üzerinden ilamsız icra takibine başlandığını,ancak davalı tarafın yapılan icra takibine itirazla takibindurmasını sağladığını ifade ederek; davalıtarafından Ankara 1.İcra Müdürlüğünün2015/1054 esas sayılı dosyasına yapılan itirazınkaldırılarak takibin devamına karar verilmesi istemiyle12.3.2015 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. 1-Ankara 25.İşMahkemesi: 31.10.2017 gün ve E:2016/618, K:2017/343 sayı ile,“(…)Uyuşmazlık çözüm yerinin adliyargı mı yoksa idari yargı mı olduğudur. Yargı yolu kamudüzenidir. Mahkeme her aşamada resen dikkate alabilir. Buradadavacı idareye başvurmuş ve 3713 SY kapsamında protezbedelini talep etmiş, idare talebini reddetmiştir. Konu idari işlemniteliğindeki kararın iptalidir. Bu nedenlerle mahkememizceuyuşmazlığın çözüm yeri idari yargıolduğu ve yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle görevsizlikverilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdakişekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Yukarıdaaçıklanan nedenlere dayanılarak, 1-Mahkememizgörevsizliğine, idari yargının görevli olduğununtespitine, talep halinde dosyanın İdare Mahkemesinegönderilmesine, (…) 4-Tebliğden itibarendavacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşıiki hafta içinde İstinaf yolu açık olmaküzere…” karar vermiştir. 2-Davacı vekili, 10.11.2017tarihli dilekçe ile, karar kesinleştiğinde dosyanın idaremahkemesine gönderilmesini talep etmiştir. 3-Davalı İdare vekili,vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin olarak istinaftalebinde bulunmuştur. 4-Ankara Bölge AdliyeMahkemesi 11.Hukuk Dairesi:20.3.2018 gün ve E:2018/418, K:2018/528sayı ile, “(…)İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININÖZETİ : Dava konusuuyuşmazlığın 2330 ve 3713 Sayılı Yasalardankaynaklandığı, kurum işleminin idari işlemniteliğinde olduğu gerekçesiyle " 1 - Mahkememizgörevsizliğine, idari yargının görevli olduğununtespitine, talep halinde dosyanın İdare Mahkemesinegönderilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLENİSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinafbaşvurusunda; 6100 sayılı HMK 331/2. Maddesinde yargı yoluyanlışlığından bahsedilmediğini, bu nedenle 2017AAÜT'ne göre lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesigerektiğini ileri sürmüştür. GEREKÇE: Görev konusu kamudüzeni ile ilgili olup, mahkemelerce resen gözetilmesi gerekir. İş Mahkemeleri, 5521sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özelmahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu’nun 106’ncı maddesi ilemülga 506 sayılı Kanun'un 134. maddesinde bu Kanunlarınuygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili işmahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un101’inci maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerindegörüleceği düzenlenmiştir. 5510 sayılı Kanunun,"5434 sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümleri" başlıklı geçici 4. Maddesinin4. Fıkrasında, "Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığıtakdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, buKanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olarakçalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yenidençalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimlerihakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılır.." düzenlemesi yeralmaktadır. Yukarıdakiaçıklamalar ile somut olayda 2330 sayılı Yasauyarınca vazife malülü gazi olarak aylık bağlanandavacıya takılan diz altı protez bedelinin tahsili içinyapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindavada taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığınçözümünde 506 veya 5510 sayılı Kanunun uygulamayeri bulunmadığı, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2'nci maddesine göre kimler aleyhinehangi sebeplerle hangi dava türlerinin idari yargıdaaçılabileceği açıklanmış olup, somutolayda idari yargı yerinde de dava açılamayacağı vedava konusu uyuşmazlığın çözümündegenel mahkemelerin görevli olduğu anlaşılmakla, Ankara 25.İş Mahkemesinin 31.10.2017 gün ve 2016/618 - 2017/ 343sayılı kararının kaldırılarak,yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılmasıiçin dosyanın mahalline gönderilmesine ilişkinaşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: 1-Davalı Kurum vekilininistinaf isteminin HMK'nın 353/ 1-a.3 maddesi uyarınca kabulüile, Ankara 25. İş Mahkemesinin 31.10.2017 gün ve 2016/618-2017/343sayılı kararının KALDIRILMASINA, yerine, 2-Kararın taraflaratebliğinden sonra HMK'nın 20.maddesi kapsamında Ankara 25.İş Mahkemesince işlem yapılarak, dosyanın görevliAnkara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzeremahalli mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,(…) Dair, dosya üzerindeyapılan inceleme sonucunda 20.03.2018 tarihinde 6100 sayılıHMK'nın 362/1-c bendi uyarınca temyiz yolu kapalı olmaküzere…” karar vermiştir. 5- Davacı vekili, Ankara25.İş Mahkemesine verdiği 3.5.2018 tarihli dilekçe ile,Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesinin kararıgereğince dosyanın Ankara Nöbetçi Asliye HukukMahkemesine gönderilmesini talep etmiş ancak Mahkemece bu talepkarşılanmamıştır. Davacı vekili bu kez,aynı istemle(ödenmeyen protez bedelinin tahsili içinyapılan takipte Ankara 1.İcraMüdürlüğü'nün 2015/1054 sayılıdosyasında yapılan itirazın iptali ve takibin devamı) 4.1.2018tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır. ANKARA 2.İDAREMAHKEMESİ; 19.1.2018 gün ve E: 2018/101 sayı ile,“(…) Dava dosyasının incelenmesinden; davacınınsol bacağı ve ayağını kaybetmek suretiyle 3713sayılı Kanun kapsamında gazi olduğu, aktif vakumdizaltı protezi eskidiğinden dolayı Gazi ÜniversitesiHastanesi'nde almış olduğu rapor uyarınca "solmikroişlemcili, programlanabilen uzaktan kumanda kontrollüayaklı dizaltı protezi" kullanmasının uygungörüldüğü, davacının firmasından buprotezi 95.313,90 TL'ye satın aldığı, Sosyal GüvenlikKurumu'nca bu bedelin 54.000,00 TL'sinin ödendiği, kalan 41.313,90 TLiçin Ankara 1.İcra Müdürlüğü'nün2015/1054 sayılı dosyasında davalı idare aleyhine takipyapıldığı, davalı idarece anılan borca itirazedilmesi üzerine itirazın iptali ve takibin devamı istemiyleAnkara 25. İş Mahkemesinin E:2016/618 sayılı dosyasınaitirazın iptali davası açıldığı,anılan Mahkemenin 31.10.2017 tarihli ve E:2016/618, K:2017/343sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi bu defaaynı taleplerle Mahkememizde iş bu davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. Bakılan davada; dava konusuişlemin davalı idarenin protez bedelinin ödememesi işlemiolmadığı, davanın icramüdürlüğünce yapılan takip üzerineyapılan itiraza karşı açılmışitirazın iptali davası olduğu, 2004 sayılı İcrave İflas Kanunu'nun yukarıda yer verilen hükümleriirdelendiğinde, İcra ve iflas dairelerinin muamelelerinekarşı yapılan itirazlara ilişkin incelemenin icra mahkemesihakimi yahut kanun gereğince bu görev kendisine verilmiş olanhakim tarafından yapılacağı, icra mahkemesi bulunmayanyerlerde ise bu itirazların icra yetkisini haiz sulh mahkemeleritarafından inceleneceği, bu kapsamda Mahkeme kararı ilehükmedilen alacağın tahsili amacıyla İcra Dairesiaracılığı ile gönderilen ödeme emrine idareceyapılan itirazın adli yargı yerinde açılacakitirazın iptali davasında görüleceği açıkolup, itirazın kaldırılması için idari yargıdadava açma imkanı bulunmadığından;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim, benzer uyuşmazlıklardaUyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün vermişolduğu 02.02.2015 tarihli ve E:2015/47, K:2015/688 sayılı kararile 04.05.2015 tarihli ve E:2015/313, K2015/329 sayılı karar da bu doğrultudadır. Açıklanan nedenlerle,Mahkememizin görevsizliğine, 2247 sayılı Kanunun 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içiniş bu dosya ile birlikte Ankara 25. İş Mahkemesinin E:2016/618sayılı dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosyanın incelemesinin bu konudaUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine…” karar vermiştir. İNCELEME VEGEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER,Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ'unkatılımlarıyla yapılan 22.10.2018 günlütoplantısında: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, 2247 sayılı Yasa’daöngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ınbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; Anayasa’nın 158.maddesinde, Uyuşmazlık Mahkemesinin adli ve idari yargımercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkiliolduğu belirtilmiş; 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un 1. maddesinde, “Uyuşmazlık Mahkemesi;Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli veidari yargı mercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkemedir…”; 14. maddesinde, “Olumsuz görev uyuşmazlığınınbulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli ve idariyargı mercilerinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davadakendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararlarınkesin veya kesinleşmiş olması gerekir. / Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca (…) ileri sürülebilir. ”;19.maddesinde, “Adlive idari yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler. / (Değişik ikinci fıkra:23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince, öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da teminedilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir.”denilmiştir. Aynı Yasanın 27. maddesinde ise,Uyuşmazlık Mahkemesinin, uyuşmazlık çıkarmayaveya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleriönce şekil ve süre açısından inceleyeceği;yöntemine uymayan veya süresi içinde ilerisürülmemiş istemleri reddedeceği kuralına yerverilmektedir. Dava dosyalarınınincelenmesinden; Ankara 25.İş Mahkemesince idari yargınıngörevli olduğundan bahisle verilen 31.10.2017 gün ve E:2016/618,K:2017/343 sayılı kararın, istinaf yoluna başvurulmasıüzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesinin 20.3.2018gün ve E:2018/418, K:2018/528 sayılı kararı ilekaldırılmasına, kararın taraflara tebliğinden sonraHMK'nın 20.maddesi kapsamında Ankara 25. İş Mahkemesinceişlem yapılarak, dosyanın görevli AnkaraNöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzeremahalli mahkemesine gönderilmesine karar verildiği ancak İşMahkemesince dosyanın belirtilen Mahkemeye gönderilmediği,dolayısıyla; Ankara 25.İş Mahkemesinin kararınınkaldırılmasıyla, ortada adli yargı yerince verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararınınbulunmadığı anlaşılmıştır. Buna göre; ortada adli yargı yerince idariyargının görevli olduğu gerekçesiyle verilmişve kesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmadığından; adli ve idari yargı yerleri arasında görev uyuşmazlığıoluştuğundan söz etmek mümkün değildir. Bu durumda, olayda, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülenkoşullar gerçekleşmemiştir. Açıklanan nedenlerle,2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen koşulları taşımayan Ankara2.İdare Mahkemesinin 19.1.2018 gün ve E: 2018/101 sayılı başvurusunun,aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca reddi gerekmiştir. S O N U Ç : 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesinde öngörülen koşullarıtaşımayan Ankara 2.İdare Mahkemesinin 19.1.2018 günve E: 2018/101 sayılı BAŞVURUSUNUN, aynı Yasanın 27.maddesi uyarınca REDDİNE, 22.10.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy