T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 689
KARAR NO : 2018 / 658
KARAR TR: 22.10.2018
ÖZET : Davacının, ceza soruşturması sırasında gözaltı süresinde uğradığını ileri sürdüğü kötü muamele nedeniyle ve manevi tazminat istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARA R
Davacı :B. U.
Davalı :Niğde Maliye Hazinesi (Adli Yargıda)
Vekili :Av. F. S.
Davalı :İçişleri Bakanlığı (İdari Yargıda)
OL A Y :Davacı dava dilekçesinde özetle; FETÖ/PYD terörörgütü soruşturması kapsamındagözaltına alındığını ve ardındantutuklanarak cezaevine konulduğunu, gözaltında tutulduğuTerörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ndegörevli memurların hakaret ve kötü muamelesine maruzkaldığını, burada kendisine karşı darp hakaret veişkence olarak nitelendirebileceği davranışlarsergilendiğini, şahsına vatan haini şeklinde hitapedildiğini, görevli bir memurun elindeki dosyayı alıpkulağının arkasına vurduğunu ve sinkaflıküfürler ederek boğazınısıktığını ileri sürerek, 100.000,00-TL manevitazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyleödenmesi istemiyle 03/10/2017 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
KOCAELİ1. İDARE MAHKEMESİ : 10/10/2017 gün, E:2017/1391,K:2017/1463 sayılı dosyada "2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 5.nci maddesinin l.ncifıkrasında İdare Mahkemelerinin, Vergi Mahkemeleriningörevine giren davalar ile Danıştay da çözümlenecekolanlar dışındaki iptal davaları ile tam yargıdavalarını, tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinin birininyürütülmesi için yapılan idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar ve kanunlarla verilen diğerişleri çözümleyeceği hükmebağlanmıştır.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin3. fıkrasında; dava dilekçelerinin görev ve yetki, idarimerci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin veyürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı,süre aşımı yönlerinden sırasıylainceleneceği, anılan Kanunun 15. maddesinin l/a fıkrasındada, 14. maddenin 3/a bendine göre adli ve askeri yargınıngörevli olduğu konularda açılan davaların reddinekarar verileceği hükme bağlanmıştır.
Anayasa'nın“Genel Esaslar” başlıklı BirinciBölümünde, egemenliğin kayıtsız şartsızMilletinin olduğu ve Türk Milletinin egemenliğini,Anayasa’nın koyduğu esaslara göre Yasama,Yürütme ve Yargı organları eliyle kullanacağıöngörülmüş, 9. maddesinde; yargı yetkisininTürk Milleti adına bağımsız mahkemeler tarafındankullanılacağı; 125. maddesinin 1. fıkrasında ise,idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşıyargı yolunun açık olduğu; aynı maddenin sonfıkrasında da; idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğuhükümlerine yer verilmiştir.
5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Koruma Tedbirleri NedeniyleTazminat" başlıklı yedinci bölümünde yeralan 141. maddesinin 1. fıkrasında, "Suçsoruşturması veya kovuşturması sırasında; a)Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan,tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen, b) Kanunîgözaltı süresi içinde hâkim önüneçıkarılmayan, c) Kanunî haklan hatırlatılmadanveya hatırlatılan haklarından yararlandın İmaisteği yerine getirilmeden tutuklanan, d) Kanuna uygun olaraktutuklandığı hâlde makul sürede yargılama merciihuzuruna çıkarılmayan ve bu süre içindehakkında hüküm verilmeyen, e) Kanuna uygun olarak yakalandıktanveya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yerolmadığına veya beraatlerine karar verilen, f) Mahkûm olupda gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri,hükümlülük sürelerinden fazla olan veyaişlediği suç için kanunda öngörülencezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bucezayla cezalandırılan, g) Yakalama veya tutuklama nedenleri vehaklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemenolanaklı bulunmadığı hâllerde sözleaçıklanmayan, h) Yakalanmaları veya tutuklanmalarıyakınlarına bildirilmeyen, i) Hakkındaki arama karanölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen, j)Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine,koşullan oluşmadığı halde elkonulan veyakorunması için gerekli tedbirler alınmayan ya daeşyası veya diğer malvarlığı değerleriamaç dışı kullanılan veya zamanında geriverilmeyen, k) Yakalama veya tutuklama işlemine karşı Kanundaöngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan,kişiler, maddî ve manevî her türlüzararlarını, Devletten isteyebilirler." hükmü yeralmaktadır. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise "Birincimaddede yazan haller dışında, suç soruşturmasıveya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksızfiil veya diğer sorumluluk halleri de dâhil olmak üzerehâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlarveya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancakDevlet aleyhine açılabilir" düzenlemesi mevcuttur.
AynıKanun'un "Tazminat İsteminin Koşullan"başlıklı 142. maddesinin 1. fıkrasında ise, karar veyahükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğindenitibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerinkesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat istemindebulunulabileceği; istemin, zarara uğrayanın oturduğu yer ağırceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminatkonusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka birağır ceza dairesi yoksa en yakın yer ağır cezamahkemesinde karara bağlanacağı hükümlerine yerverilmiştir.
Davadilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, FETÖ/PYD terörörgütüne yönelik başlatılansoruşturması kapsamında gözaltına alman veardından tutuklanarak cezaevine konulduğu, gözaltındasürede gerçekleştirilen adli kolluk faaliyetleriesnasında uğranıldığı ileri sürülen100.000,00-TL manevi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle ödenmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıdayer alan mevzuat hükümleri gereğince kolluk kuvvetlerince tesisedilen gözaltına alma, gözaltı süresininuzatılması ve salıverme işlemlerin yargılamafaaliyetine bağlı adli kolluk hizmeti kapsamındadeğerlendirilmesi gerekmekte olup; bu süreç nedeniyleuğranıldığı ileri sürülen zararlarıntazmininde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda "KorumaTedbirleri Nedeniyle Tazminat" başlıklı bölümdegösterilen esas ve usullerin izleneceği tabiidir.
Budurumda, suç soruşturması ve kovuşturmasısırasında uğranıldığı ilerisürülen zararların tazmini istemiyle 5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanunu’nun 142. maddesi hükmü uyarıncazararın tazmini istemiyle açılan davanın adliyargının görev alanında bulunduğu sonucunavarılmıştır.
NitekimDanıştay Onuncu Dairesi'nin 21.12.2015 tarih ve E:2014/4425,K:2015/6031 sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine dair verdiği kararın istinafbaşvurusu reddedilerek 26/01/2018 tarihinde kesinleştiğianlaşılmıştır.
Davacı26/02/2018 tarihli dilekçe ile ve aynı taleple bu kez adliyargı yerinde dava açmıştır.
NİĞDEAĞIR CEZA MAHKEMESİ : 10/04/2018 gün, E:2018/146, K:2018/71sayı ile "Kocaeli 1. İdare Mahkemesinin görevyönünden red kararının gerekçesi, kollukkuvvetlerince tesis edilen gözaltına alma gözaltısüresinin uzatılması ve salıverme işlemlerininyargılama faaliyetine bağlı adli kolluk hizmeti kapsamındadeğerlendirilmesi ve bu süreç nedeniyleuğranıldığı ileri sürülerin zararlarıntazmininde 5271 sayılı CMK " Koruma Tedbirleri NedeniyleTazminat" başlıklı bölümde gösterilen esasve usullerin izlenmesi gerektiğine dayandığıanlaşılmaktadır.
DavacıBakıt Uysal'ın dava dilekçesinde gözaltındayaşadığı, davranışlar ve sözlerdenkaynaklanan kötü muamelelerden dolayı idarenin ağırhizmet kusuru nedeniyle tazminat talebinin 5271 sayılı CMK' nın141 ve devamı maddelerinde düzenlenen koruma tedbirleri nedeniyle tazminatnedenleri arasında düzenlenmediği, davalıİçişleri Bakanlığına aleyhine idarenin işve eylemlerinden doğan ağır hizmet kusurundan kaynaklıdavalarda yargılama yapma görevinin idare mahkemelerine aitolduğu" gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş,kararın 08/05/2018 tarihinde kesinleşmesini müteakip her ikidava dosyasını 21.09.2018 tarih ve 2018/146 E. sayılıüst yazı ile Mahkememize göndermiş, başvuru 27.09.2018tarihinde kaydedilmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Başkan Hicabi DURSUN, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman HilmiAYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ'un katılımlarıylayapılan 22.10.2018 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME:
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre;
2247sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki “Adli ve idariyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler” hükmüne göre, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurma olanağına sahiptir. Şu kadarki, başvuru kararının, görev konusunda UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilmesine değin işin incelenmesininertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir.
Yasakoyucu, 14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. madde iledaha önce görevsizlik kararı veren yargı merciinden sonradavayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağını tanımıştır.
Olayda,adli yargı yerince, öncelikle görevsizlik kararı verilmeklebirlikte, bununla yetinilmemiş ve görevli merciin belirtilmesiiçin re’sen Uyuşmazlık Mahkemesi’nebaşvurulmasına da karar verilmiştir.
Buhaliyle, her ne kadar 2247 sayılı Yasa’daöngörülen yönteme uymamakta ise de, davanıntaraflarınca başvuruda bulunulmadığı gözetilerek,Asliye Hukuk Mahkemesi’nce re’sen yapılan başvurunun 2247sayılı Yasa’nın 19.maddesi kapsamında olduğununkabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesi’nin önünegelmiş bulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisinegerekse Uyuşmazlık Mahkemesi’nin kuruluş amacınauygun olacaktır. Sonuçta usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleri arasındadoğan görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim EnginSELİMOĞLU'nun, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargınıngörevli olduğu yolundakisözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,ceza soruşturması sırasında gözaltısüresinde uğradığını ilerisürdüğü kötü muamele nedeniyle ve manevi tazminatistemiyle açılmıştır.
5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi"başlıklı 141. maddesinde;
"...(3) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Birinci fıkrada yazanhâller dışında, suç soruşturması veyakovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiilveya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimlerve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veyayaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancakDevlet aleyhine açılabilir..."
Aynı Kanun'un "Yönetmelikler"başlıklı 99. maddesinde;
"(1) Gözaltına alınan kişilerinbulundurulacakları nezarethanelerin maddî koşulları, bukişinin hangi görevlinin sorumluluğunabırakılacağı, sağlık kontrolününnasıl yapılacağı, gözaltı işlemlerineilişkin kayıt ve defterlerin nasıl tutulacağı,gözaltına alınmanın başlangıcında ve butedbire son verildiğinde hangi tutanakların tutulacağı vegözaltına alınan kişiye hangi belgelerin verileceğiile kolluk tarafından gerçekleştirilen yakalamaişlemlerinin yürütülmesinde uyulacak kurallar,yönetmelikte gösterilir"
Hükümlerine yer verilmiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununa dayanak alınarakhazırlanan 1.6.2005 tarih ve 25832 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren Yakalama, Gözaltına Alma veİfade Alma Yönetmeliğinin "Amaç"başlıklı 1. maddesinde;
"Bu Yönetmeliğin amacı, bütün adlîkolluk görevlileri ile gerektiğinde veya Cumhuriyetsavcısının talebi üzerine adlî kolluk göreviniifa eden diğer kolluk görevlilerinin, Cumhuriyetsavcılarının bilgi ve emirleri doğrultusundayürütecekleri adlî soruşturma sırasında kolluktarafından gerçekleştirilen yakalama, gözaltınaalma, muhafaza altına alma ve ifade alma işlemlerininyürütülmesinde uyulacak usul ve esaslarıdüzenlemektir." denilmiş,
"Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde;
"Bu Yönetmelikte geçen;...
Gözaltına alma: Kanunun verdiği yetkiye göre,yakalanan kişinin hakkındaki işlemlerin tamamlanmasıamacıyla, yetkili hâkim önüneçıkarılmasına veya serbest bırakılmasınakadar kanunî süre içinde sağlığına zararvermeyecek şekilde özgürlüğününgeçici olarak kısıtlanıp alıkonulmasını,
Muhafaza altına alma: Kanunun yetki verdiği hâllerdeyetkili merci önüne çıkarılması gerekenkişilerin ilgili kurumlar veya kişilerce teslim alınana kadarsağlıklarına zarar vermeyecek şekilde ve zorunluolduğu ölçüde özgürlüklerininkısıtlanıp alıkonulmasını, ...
ifade eder."
"Nezarethane işlemleri"başlıklı 11.maddesinde
"Üst araması yapılan kişinin nezarethaneyegirişi, bu Yönetmeliğe ekli "NezarethaneyeAlınanların Kaydına Ait Defter"e (EK-B) kaydedilereksağlanır.
Nezarethane işlemlerinde; ...
g)Gözaltına alınan kişilerin yaşamahaklarını koruyucu gerekli önlemler alınarak, buamaçla ilgili gözetlenebilir. Gözetleme işlemi teknikimkânlar ölçüsünde kayda alınabilir.
h)Gözaltındaki kişinin beslenme, nakil,sağlığının korunması ve gerektiğindetedavisi, yakalandığının yakınlarına haberverilmesi giderleri ilgili birimin bağlı olduğuBakanlığın bütçe ödeneklerindenkarşılanır. " denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, AnayasanınBaşlangıç kısmında öngörülen“Kuvvetler ayrımı” ilkesi ile yargı ile ilgili 9. ve138.maddeleri dikkate alındığında, bağımsızbir erk olan yargının yargılama faaliyeti ile ilgiliişlemlerinin, Anayasanın 125.maddesinde öngörülen“idari işlemler” kapsamında değerlendirilmesimümkün olmayıp, bu “yargısal işlemler”nedeniyle idari yargı yoluna başvurulabilmesine imkân yoktur.Esasen bu durum, kuvvetler ayrılığı ilkesinin tabii birsonucudur. Yukarıda işaret edildiği üzere, Hâkim veCumhuriyet Savcılarıyla onlar adına işlem yapan kollukpersonelinin yargılamadaki fonksiyonu geniş çerçevedebir kamu hizmeti olarak değerlendirilse de, somut olarak, ifa edilenyargı faaliyetinin bir parçası olduğunda ve yargısalişlem mahiyetini taşıdığında kuşkubulunmamaktadır. Yargılama sürecine katkıda bulunanişlemler ya da faaliyetler nedeniyle Devletin sorumlu tutulmasındada, bu sorumluluğun denetiminin aynı yargı düzeniiçinde yapılması ve yargısal nitelikli bir işleminidari yargı denetimi dışında tutulması gerekmektedir.
Bu durumda Cumhuriyet savcısının talimatıylayürütülen ceza soruşturması nedeniylegözaltına alınan ve bu süreçte nezarethanede tutulandavacının işlemlerinin Cumhuriyet savcısısorumluluğunda sürdürüldüğü, bu sıradauğradığını ileri sürdüğükötü muamele iddialarıyla açıldığıanlaşılan tazminat davasının görüm veçözümünün adli yargı yerine ait olduğuaçıktır.
Mahkememizin emsal nitelikteki 26/03/2018 gün, 2018/154 esas,2018/182 karar sayılı ilamı da bu yöndedir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Niğde 1.Ağır Ceza Mahkemesince verilen 10.04.2018 gün ve E:2018/146,K:2018/71 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,22.10.2018 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy