T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 444
KARAR NO : 2018 / 551
KARAR TR : 24.09.2018
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : R. A.
Vekili : Av. H. Y.
Davalı : Tokat Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. E. B. B.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 06.01.2015tarihinde saat 22.30 sıralarında Tokat ili, BüyükBeybağı Mahallesi, 613 Sokak, Doğukent Sitesi istikametinedoğru aracı ile ilerlerken aracının karla kaplıeğimli ve su birikintili toprak yoldan kayarak 9 metre yüksekten sitebahçesine düşmesi sonucu müvekkilinin ve yanındabulunan H. A. ağır şekilde yaralandıklarını,müvekkilinin halen tedavisinin devam ettiğini, kazada müvekkilininhiçbir kusuru olmadığını, alkolsüzolduğunu, aracının hızının yavaşolduğunu, bu halde aracın kayarak yoldançıktığını, yolun kenarında herhangi birkoruyucu önlem olmadığından aracın sitebahçesine uçtuğunu, yolda görevli ve yetkili TokatBelediyesi tarafından herhangi bir güvenlik önlemialınmadığını, yolun kenarında korkuluk, yayakaldırımı ve istinat duvarıbulunmadığını, yine herhangi bir trafik işareti levhası,ışıklı trafik işareti veya herhangi biraydınlatma olmadığını, olay tarihinden 2 yıl önceTokat Belediyesinin yolda çalışma yaparak yola toprak dolguyapıp duvar seviyesini 3 metre yukarıçıkardığını, ancak duvarıyükseltmediğini, kaza sonrasında müvekkilinin omzundan veomurgalarından sakat kaldığını, ekonomikgeleceğinin sarsıldığını, psikolojisininbozulduğunu, kazanın oluşmasına davalı belediyeninsebebiyet verdiğini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve davahakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ve75.000,00 TL manevi tazminat istemiyle davalı Tokat BelediyeBaşkanlığı’na karşı 21/08/2015 tarihindeadli yargı yerinde dava açmıştır.
TOKAT 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 01.02.2016 gün ve E:2015/614,K:2016/184 sayılı dosyada "Dava, trafik kazasınabağlı yaralanmanın davalı idarenin kusurundankaynaklandığı iddiasına dayalı maddi ve manevitazminat istemine ilişkindir.
Somutolayda, tazminata konu olayın davalı idarenin bakım veonarımından sorumlu olduğu yolun güvenliğinisağlamamasından kaynaklandığı iddiasıyla maddi vemanevi tazminat talep edilmiştir.
Davalıbelediye kamu yasalarının kendisine verdiği yetkiçerçevesinde yol yapım çalışmasıyapmaktadır. Bu görevin hiç veya gereği gibi yerinegetirilmemesi, hizmet kusuru niteliğindedir. İdarenin eylemi ya daişlemi nedeni ile doğan zararlardan dolayı İdariYargılama Usulü Yasası'nın 2/1-b maddesi gereğinceidareye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davasıaçılması gerekmektedir.(11/02/1959 tarih ve 17/15sayılı Yargıtay İçtihadı BirleştirmeKaran) Görev sorunu, açıkça veya hiç ilerisürülmesine de kendiliğinden (re'sen) dikkatealınacağından, davanın idari yargı yerindegörülmesi gerektiği" şeklindeki gerekçesiyleDava Dilekçesinin Görev Yönünden Reddine dairverdiği temyiz edilmeyen kararın 31/05/2016 tarihindekesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacılarvekili aynı taleple 23/06/2016 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
TOKATİDARE MAHKEMESİ: 17.05.2018 gün ve E:2016/391 sayı ile"2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı, 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğuyolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara veyerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymanın ve yer işaretlemeleri yapmanın belediyetrafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan, 2918 sayılı Kanun'un 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde;“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.”hükmüne, Geçici 21. maddesinde de; “Bu Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz.”hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı tarafından, 60 HG 301 plakalı aracıile 06.01.2015 tarihinde Tokat ili Merkez BüyükbeybağıMahallesi 613.Sokak'tan 2504.Sokak istikametine seyir halinde iken yoldankayarak site bahçesine düşmesi sonucu meydana gelen trafikkazasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisleuğranıldığı ileri sürülen zararlarakarşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam51.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiylegörülmekte olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110. maddesinin 1. fıkrasının iptaliistemiyle yapılan itiraz başvurularını inceleyen AnayasaMahkemesi, 26.12.2013 tarih ve E:2013/68, K:2013/165 sayılıkararı ile; “... Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. itiraz konusu kural,trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir, itiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde deifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adliyargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2,125 ve 155. maddelerine aykırı değildir...”gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir.
Anayasa’nın158. maddesinin son fıkrasında; “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110. maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158. maddesiuyarınca tüm yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar durumundadır.
Bu durumda,2918 sayılı Kanun'un 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıylaoluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu; Belediye'nin yapım vebakım sorumluluğunda olduğu ileri sürülen yoldameydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın adli yargının görev alanınagirdiği sonucuna varıldığından, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Tokat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin2015/614 esas sayılı dosya örneği ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine, dosya incelemesininUyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceye kadar ertelenmesine"karar vererek her iki dava dosyasını 08.06.2018 tarih ve 2016/391 E.Sayılı üst yazı ile Mahkememize göndermiş,başvuru 18.06.2018 tarihinde kaydedilmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Başkan Hicabi DURSUN, Üyeler; ŞükrüBOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN Aydemir TUNÇve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 24.09.2018 günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME:
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının, ekindekiadli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davadavalı Belediyenin sorumluluk alanında meydana gelen vedavacının yaralanması ile sonuçlanan kaza sebebiyle,davalı Belediyenin kusurlu olduğu ileri sürülerek maddi vemanevi tazminat istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevine girenbir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Tokat İdareMahkemesinin Başvurusunun Kabulü ile Tokat 2. Asliye HukukMahkemesi’nin 01.02.2016 gün ve E:2015/614, K:2016/184sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Hatay İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Kırıkhan1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.03.2017 gün ve E:2016/412,K:2017/149 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 24.09.2018gününde Üye Turgay Tuncay VARLI’nın KARŞI OYU veOY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Hicabi
DURSUN
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Turgay Tuncay Varlı
KARŞIOY
03.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/670, K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 24.09.2018
ÜYE
Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy