T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 362
KARAR NO : 2018 / 468
KARAR TR : 24.9.2018
ÖZET : Karayolunda seyir halindeyken meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan sürücü polis memuruna yapılan ödemenin, zararın oluşmasında kusurlu olduğu iddia edilen davalı idarece giderilmesi istemiyle açılan rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :İçişleri Bakanlığı (Emniyet GenelMüdürlüğü)
Vekili :Av. H.V.
Davalı : Batman İl Özelİdaresi
Vekili :Av. E. T.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; Siirt EmniyetMüdürlüğü Bölge Trafik Denetleme ŞubeMüdürlüğü kadrosunda görevliyken 06.08.2013tarihinde saat 11:40 sıralarında radar ekip aracı ile hızkontrolü yapıldığı sırada, dur ihtarınauymayarak kaçan ve sürücülüğünü B. E.'inyaptığı 06 … 330 plaka sayılı aracıyakalamak için, sürücülüğünü Polismemuru A. T.' in yaptığı 56 A 0104 plaka sayılı resmiekip otosu ile yapılan takip sırasında, virajda direksiyonhakimiyetinin kaybedilmesi sonucu meydana gelen kazada yaralanarak sakat kalanpolis memuru M. T.' ye 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve AylıkBağlanması Hakkında Kanun gereğince 11.12.2015 tarihliÖdeme Emri Belgesiyle 19.732,50 TL ödeme yapılmışolduğunu; adı geçen polis memurunun yaralanmasınaneden olan kaza ile ilgili hazırlanan bilirkişi raporu ve Batman CumhuriyetBaşsavcılığınca verilen 28.01.2015 tarihli/ ve 2013/10420soruşturma no.lu kararda; meydana gelen kazada 56 … 0104 plakasayılı resmi ekip otosu sürücüsü polis memurununtali kusurlu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Trafikİşaretleri başlıklı 15'inci maddesinde"Trafiği düzenlemede kullanılan işaret levhaları,ışıklı ve sesli işaretler, yer işaretlemeleri ilebenzeri trafik işaretleri, karayolunun yapımı, bakımı,işletilmesi ile görevli kuruluşlarca temin ve tesis edilereksürekliliği ve işlerliği sağlanır." maddesiniihlal eden davalı kuruluşun ise asli kusurlu olduğunun belirlendiğini;dava konusu olayda, kazanın gerçekleştiği yer Batmanİl Özel İdaresi sorumluluğu alanı içinde olduğunu, kazaya sebebiyet veren trafik işaret ve levhalarının teminve tesis hususunda sorumluluğunu yerine getirmeyen davalı idareninsorumluluğunun bulunduğunu; bu olay neticesinde, Polis Memuru M. T.’yeverilen Sağlık Kurulu Raporu ile iş ve güçkaybının mevcut olduğu belirtildiğinden; 2330sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık BağlanmasıHakkında Kanun ve bu kanuna dayalı çıkartılanYönetmelik gereğince; İçişleriBakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü NakdiTazminat Komisyonunun 08.12.2015 tarih ve 2015/1189 sayılıkararı ile 19.732,50 TL tutarında nakdi tazminat ödenmesinekarar verildiğini ve 11.12.2015 tarihli Ödeme Emri Belgesiyleödeme yapıldığını ifade ederek; haksızfiilliyle idarelerinin tazminat ödemesine ve zarara uğramasınasebebiyet veren davalıdan, ödenen tazminat miktarı olan19.732,50 TL'nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte rücuan tazminine karar verilmesi istemiyle 30.9.2016 tarihindeadli yargı yerinde dava açmıştır.
BATMAN2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 18.10.2017 gün ve E:2016/456, K:2017/483 sayı ile, “(…) Dava rücuen tazminat talebindenibarettir. Davacı 06.08.2013 tarihinde dava dışı B.E.'inhız kontrolü yapıldığı sırada durihtarına uymayarak kaçtığı, polis memuru A. T.'in 56A 0104 plakalı resmi ekip otosuyla takip sırasında virajdadireksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yaptığı ve bu kazadapolis memuru M. T.’nin yaralandığı, BatmanC.Başsavcılığının 2013/10420 soruşturma noludosyasında aldırılan bilirkişi raporundasürücü memurun tali kusurlu olduğu, davalı kurumun iseasli kusurlu olduğunun belirlendiği, bu kapsamda davacınınpolis memuru M. T.'ye ödemiş olduğu tazminatı talepettiği anlaşılmıştır.
Tümdosya kapsamı değerlendirildiğinde davalı kurumun hizmetkusuruna dayanılarak açılmış olan davanın idariyargının görev alanına girdiği anlaşılmaktaolup, görevin kamu düzenine ilişkin olduğu ve davaşartı olduğu anlaşıldığındanHMK'nın 114/1-b ve 115/2.maddeleri uyarınca usulden reddine kararverilmiş olup aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
Açılmışbulunan davanın HMK 114/1-b, 115/2 maddeleri uyarınca davanınUSULDEN REDDİNE…” karar vermiş; istinaf yolunabaşvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi4.Hukuk Dairesince, 21.3.2018 gün ve E:2018/243, K:2018/272 sayı ile,başvurunun reddine kesin olarak karar verilmesi suretiyle görevsizlikkararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
BATMANİDARE MAHKEMESİ; 26.4.2018 gün ve E:2018/205 sayı ile,“(…) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde;“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.”hükmüne, geçici 21. maddesinde de; “Bu Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'ndeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz.”hükmüne yer verilmiştir.
Diğertaraftan, 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin 1.fıkrasının iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurularını inceleyen Anayasa Mahkemesi, 26/12/2013 tarih veE:2013/68, K:2013/165 sayılı kararı ile; (…)anılankuralı Anayasa'ya aykırı görmemiş ve iptal isteminioybirliğiyle reddetmiştir.
Anayasa’nın158. maddesinin son fıkrasında; “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesininbirinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun'dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158. maddesi uyarınca tüm yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir karardurumundadır.
Bu durumda,2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; olayda, 56 A 0104 plakalı resmi ekip aracı ileyapılan takip esnasında direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sonucumeydana geldiği belirtilen trafik kazasının, davalıidarenin trafik işaret ve levhaların temin ve tesisi hususundasorumluluğunu yerine getirmediği ileri sürülerek meydanagelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adliyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Nitekim, adlive idari yargı kollan arasındaki görevuyuşmazlıklarını çözmekle görevli Anayasalkurum olan Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 2918 sayılı Kanun'un110. maddesinin yürürlüğe girdiği 19/01/2011tarihinden itibaren benzer uyuşmazlıklarda istikrarlı olarakverdiği kararlarda adli yargının görevli olduğunaişaret edilmektedir.
Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'ninKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi amacıylaUyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına ve bakılmaktaolan davanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nin konuhakkında karar vermesine kadar ertelenmesine, dava dosyası ile Batman2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2016/456 sayılı dosyasınınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine…” kararvermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER,Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Turgay Tuncay VARLI'nınkatılımlarıyla yapılan 24.9.2018 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda seyir halindeyken meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanansürücü polis memuruna yapılan ödemenin, zararın oluşmasındakusurlu olduğu iddia edilen davalı idarece giderilmesi istemindenibaret bulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; ancakaksine bir hüküm yoksa; karayolu dışındaki alanlardankamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcuve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolutaşıt trafiği için faydalanılan yerlerde de bu Kanunhükümlerinin uygulanacağı; Kanunun, 4.maddesi vedevamında, Karayolu güvenliği konusunda hedefleri tespit etmek,uygulatmak ve koordinasyonu sağlamak amacıyla oluşturulanKuruluşlar ve, Komisyonlar ile bunların görev ve yetkilerine,Kanunun 5 ila 12 maddelerinde; Emniyet GenelMüdürlüğünün, merkez, bölge, il veilçe trafik kuruluşlarının; Jandarma GenelKomutanlığı trafik kuruluşlarının, Trafik zabıtası ve genelzabıtanın, Karayolları GenelMüdürlüğünün, Millî EğitimBakanlığı, Sağlık Bakanlığı veUlaştırma, Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığının, Tarım Orman ve KöyişleriBakanlığının, Belediye trafik birimlerinin, İl veilçe trafik komisyonlarının bu Kanunla ilgili görev veyetkilerinin sayıldığı; bu kapsamda da, Kanunun 10.maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafikdüzeni ve güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafikışıklı işaretleri, işaret levhaları koymakve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimleriningörev ve yetkileri arasında olduğu; 13.maddesinde, karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ilegörevli ve sorumlu bütün kuruluşların, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmaklayükümlü oldukları belirtilmiş; Kanunun “Trafik işaretleri” başlıklı 15.maddesinde“ (Değişik birinci fıkra: 25/6/2010-6001/34 md.)Trafiği düzenlemede kullanılan işaret levhaları,ışıklı ve sesli işaretler, yer işaretlemeleri ilebenzeri trafik işaretleri, karayolunun yapımı, bakımı,işletilmesi ile görevli kuruluşlarca temin ve tesis edilereksürekliliği ve işlerliği sağlanır.”hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dava dosyalarının incelenmesinden; davacıidareye ait 56 … 0104 plakalı resmi ekip aracı ileyapılan takip esnasında, sürücü polis memurunundireksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu trafik kazası meydanageldiği, araçta bulunan diğer polis memurununyaralandığı, alınan rapora istinaden kendisine 2330sayılı Yasaya istinaden 19.732,50-TL tutarında ödemeyapıldığı; zararın oluşmasında vekazanın meydana gelmesinde, 2918 sayılı Kanunun 15.maddesikapsamında davalı idarenin sorumlu bulunduğu iddiaedilerek; ödenen 19.732,50-TL’nin rücuan tazminiistemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemekolanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetiminebağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Batman İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Batman2.Asliye Hukuk Mahkemesinin; 18.10.2017 gün ve E:2016/456, K:2017/483 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
SO N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Batman İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Batman 2.Asliye HukukMahkemesinin; 18.10.2017 gün ve E:2016/456, K:2017/483 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 24.9.2018gününde Üye Turgay TuncayVARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir TurgayTuncay
AYDIN TUNÇ VARLI
KARŞI OY
3.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/580 K:2015/592 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyorum.24.9.2018
ÜYE
TurgayTuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy