T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 534
KARAR NO : 2018 / 534
KARAR TR : 24.09.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Z. Sigorta Anonim Şirketi
Vekili : Av. M. A.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. Y. P. Av. Z. D.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili şirkettarafından sigortalı 06 .. …1 plaka sayılıaracın 07/06/2012 tarihinde Diyarbakır Viranşehir Karayolunun48. km. yol yapımında uyarı levhasınınbulunmaması nedeniyle tek taraflı maddi hasarlı kazayaptığını, kaza nedeniyle hak sahibine pert totalişlemi uygulanarak 23.000,00 TL ödendiğini, kaza tespittutanaklarına göre yol yapımını yapan davalıidarenin kusurlu olduğunu keza aracın sovtaj bedelidüşüldükten sonra davalıya düşen 12.247,50TL ’nin davalı idareden talep edildiğini ancaködenmediğini belirterek müvekkili şirketinuğradığı 12,247,50 TL ’nin ödeme tarihi olan30/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikteödenmesi istemiyle Karayolları GenelMüdürlüğü’ne karşı 08/11/2012tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
Diyarbakır4. Asliye Hukuk Mahkemesi: 12.05.2014 gün ve E:2012/375, K:2014/629sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne kararvermiş, karar temyiz edilmiştir.
Yargıtay17. Hukuk Dairesi:25/01/2016 gün, E:2015/10854, K:2016/830sayılı ilamında "Eldeki dava Karayolları GenelMüdürlüğünün hizmet kusuru iddiasınadayalı olarak açılmış olup idari yargılamausulü hakkındaki Kanunun 2.maddesi uyarınca tam yargıdavası olarak açılması gerekli olup, idari yargıgörevlidir" gerekçesiyle kararın bozulmasınahükmederek dosyayı mahal mahkemesine iade etmiştir.
DİYARBAKIR4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 13/07/2016 gün, E:2016/651,K:2016/866 sayılı dosyada "Tüm dosya kapsamı hepbirlikte değerlendirildiğinde açılan davanınidarenin hizmet kusurundan kaynaklanan tam yargı davası olduğu,HMK 114/1-b maddesi gereğince açılan davada yargı yolununcaiz olmadığı, yargı yolunun HMK 115/2 maddesigereğince dava şartı olduğu"görüşüyle davanın Usulden Reddine karar vermiş,temyiz edilen kararın Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 05/02/2018gün, E:2016/1379, K:2018/575 sayılı ilamıyla onanarak12/04/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacıvekili aynı taleple 18/04/2018 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
DİYARBAKIR2. İDARE MAHKEMESİ: 12.07.2018 gün ve E:2018/550 sayıile "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110.maddesinde : "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları adli, yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez.
Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalınızda da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesiniyapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceğigibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir” hükmüne yer verilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden, davacı şirketin sigortalı06 BY 5501 plaka sayılı aracın Diyarbakır iliViranşehir karayolunun 48. Km. yol yapımında uyarılevhası bulunmaması sebebiyle geçirdiği tek taraflımaddi hasarlı trafik kazasında davalı idarenin kusurluolduğundan bahisle sigortalısına ödediği meblağkarşılığı kusur nispetinde 12.247,50 TL ve alacakfer’ ilerinin davalı taraftan tahsili, alacağa temerrüttarihi olan 30.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek bankareeskont avans faizi uygulanması istemiyle açılandavanın, Diyarbakır 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13/07/2016 tarih,E.2016/651, K.2016/866 sayılı idari yargının görevalanlına giren uyuşmazlık olduğundan bahisle davanındava şartı yokluğundan usulden reddine dair kesinleşenkararı üzerine işbu bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. |
2918sayılı Yasa'nın 110. maddesinde yer alan hükümnedeniyle öncelikle görevli yargı yerinin belirlenmesigerekmektedir.2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 1. maddesiyleTürkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli,idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev vehüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapanbağımsız bir yüksek mahkeme olan UyuşmazlıkMahkemesi'nin bu konudaki kararlarının irdelenmesi de yararlıolacaktır.
18/06/2012gün ve 28327 sayılı Mükerrer Resmi Gazete'deyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarınabakıldığında, köprüde trafik kazası yaparakyaşamını yitiren şahsın yakınlarıtarafından, yolun ve köprünün yol bakım, onarımve yapımının uygun olmadığı, hiçbirişaretlemenin bulunmadığı, bu eksiklerin oluşan kazayabüyük ölçüde sebebiyet verdiği; kazanınhizmet kusuru nedeniyle meydana geldiği ileri sürülerekaçılan tazminat davasında çıkan görevuyuşmazlığı sonucu Uyuşmazlık Mahkemesi'nin04/06/2012 gün ve E.2012/107, K.2012/134 sayılı kararı iledavanın adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği" ne karar verilmiştir.
Bu durumda,karayolları sorumluluk davaları niteliğindekiuyuşmazlığı çözmekte, adliye mahkemeleriningörevli olduğu sonucuna ulaşıldığından,2247; sayılı Yasanın 19. Maddesi uyarınca görevlimahkemenin belirlenmesi için, Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulması gerekmiştir" gerekçesiyle 16.07.2018tarih ve 2018/550 E. sayılı üst yazı ile Mahkememizeyaptığı başvuru 24.07.2018 tarihinde kayıt altınaalınmıştır.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Başkan Hicabi DURSUN, Üyeler; ŞükrüBOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN Aydemir TUNÇve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 24.09.2018 günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME:
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının, ekindekiadli yargı dosyası evrakı ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davadavalı Karayollarının sorumluluk alanında meydana gelen,davacı şirket tarafından sigortalanan aracın hasargörmesiyle sonuçlanan kaza sebebiyle, davalı kurumun kusurluolduğu ileri sürülerek rücuen tazminat istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
AynıKanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a) Yapımve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek,
d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veyaaldırmak,
g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek,
k) BuKanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır”hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçittemeydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ileçalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Diyarbakır 2.İdare Mahkemesinin Başvurusunun Kabulü ile Diyarbakır 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 13.07.2016 gün ve E:2016/651, K:2016/866sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır 2. İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Diyarbakır 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 13.07.2016 gün ve E:2016/651, K:2016/866sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 24.09.2018 gününde Üye TurgayTuncay VARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Hicabi
DURSUN
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Turgay Tuncay Varlı
KARŞIOY
03.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/670, K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 24.09.2018
ÜYE
Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy