T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 478
KARAR NO : 2018 / 462
KARAR TR : 24.9.2018
ÖZET : Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde usta öğretici olarak çalışırken emekliye ayrılan davacının, kıdem tazminatının ödenmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A. Ç. K.
Vekili :Av.İ.E.
Davalı : Milli Eğitim Bakanlığı Vekili : Av. E. S. O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin, davalıBakanlık bünyesindeki Tonya Halk Eğitim merkeziMüdürlüğüne bağlı olarak 1983-2012 tarihleriarasında, hizmet akdi ile kadrosuz mevsimlik işçistatüsünde usta öğretici olarakçalıştığını; sigortasınınödendiğini, tatil dönemlerinde usta öğreticilerinsigortaları ödenmediğinden müvekkilinindışarıdan da sigorta primi ödeyerek SGK’dan emekliolduğunu, buna rağmen fiilen çalışmışolduğu günler için kıdem tazminatınıalamadığını ifade ederek; fazlaya ilişkin haklarınınsaklı kalması kaydı ile şimdilik 3.000,00.TL kıdemtazminatının emeklilik nedeniyle iştenayrıldığı tarihten itibaren mevduata uygulanan enyüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle 4.10.2017tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır. TONYAASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ MAHKEMESİ SIFATIYLA);12.4.2018 gün ve E:2018/14, K:2018/40 sayı ile,“(…)Trabzon 3. İş Mahkemesi tarafından verilenyetkisizlik kararı neticesinde mahkememiz esasının yukarıdabelirtilen sırasına kaydı yapılan dosyanınincelenilmesinde, davacı vekili dava dilekçesinde özetle,davacının Tonya Halk Eğitim Merkezi bünyesinde ustaöğretici olarak çalıştığı ve emekliolması neticesinde Halk Eğitim MerkeziMüdürlüğünde çalışmışolduğu döneme ilişkin kıdem tazminatını alamadığındanbahisle tazminat isteminde bulunmuştur. Davadilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiş ve davalıtarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmuş olduğuböylelikle dilekçeler teatisinin tamamlanmış olduğuve 12/04/2018 tarihinde ön inceleme duruşmasının yapılmışolduğu görülmüştür. Mahkememizce yapılanön inceleme duruşmasında öncelikle dava şartlarıbakımından 6100 Sayılı HMK'nın 114 vd maddeleri gereğinceyapılan incelemede davacının davasına konu talebin idariyargının görev alanına girmiş olduğu tespit edilerekdosyanın esasına girilmemiştir. Şöyle ki; 5521sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesiuyarınca İş Kanununa göre işçi sayılankimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında işakdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hakiddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarınınçözüm yeri iş mahkemeleridir. Davacınındışarıdan ücretli usta öğretici olarak İlMilli Eğitim Müdürlüğü'nün istemi veValiliğin onayı ile görevlendirildiği, davacıyaücretlerinin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun89.maddesine uygun olarak Bakanlar Kurulunca çıkarılankararlar uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen dersücretleriyle ödendiği anlaşılmaktadır.Davacının sosyal güvenlik hukuku yönünden SosyalSigortalar Kurumu kapsamında olması iş sözleşmesi ileçalıştığını göstermez. Davacı657 sayılı yasanın 89. maddesinde belirtilen statüiçinde ve Valilik onayı ile görevlendirilmiştir.Davacı ile davalı arasında iş sözleşmesibulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ilişkinin statühukukuna tabi olduğunun kabulü gerekir. Aradaki hukuki ilişkiiş sözleşmesi, bir başka anlatımlaişçi-işveren ilişkisi olarak nitelenemez bu hukukiilişkinin çözüm yerinin Yargıtay Hukuk GenelKurulu’nun 18/01/2017 tarihli 2015/9-736 esas 2017/25 kararsayılı Yargıtay ilamı gereği idari yargımahkemeleri olduğu kanaatine varılarak aşağıdakişekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere, 1-Davanınyargı yolu nedeni ile usulden REDDİNE...” karar vermiş, bukarar istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. Davacı vekili bukez, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilininfiilençalıştığı sürelere karşılıkolarak 1.000,00 TL kıdem tazminatının emekli olduğutarihten itibaren en yüksek mevduat faizi uygulanmak suretiyleödenmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. TRABZONİDARE MAHKEMESİ; 14.5.2018 gün ve E:2018/627 sayı ile,“(…) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu'na 8.5.2008 tarihli Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 5754 sayılıKanunun 68. maddesiyle eklenen "5434 sayılı Kanunaİlişkin Geçiş Hükümleri”başlıklı Geçici 4. maddesinin 1. fıkrasında, buKanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla8.6.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun'a göre aylık,tazminat, harp malullüğü zammı, diğer ödemeler veyardımlar ile 8.2.2006 tarihli ve 5434 sayılı Kanun'un 1.maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olanşartlara haiz oldukları müddetçe bunlarınödenmesine devam olunacağı; 5. fıkrasında, bu maddekapsamına girenlerin aylıkların bağlanması,artırılması, azaltılması, kesilmesi, yenidenbağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya veborçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ileemeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıkuralları yer almış "Uyuşmazlıklarınçözüm yeri" başlıklı 101. maddesinde de,"Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür."kuralına yer verilmiştir. 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “...bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “...5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir... Bu bakımdan5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra,prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır...” Davadosyasının incelenmesinden, davacı tarafından 1983-2012yılları arasında Tonya Halk Eğitim Merkezi'nde ustaöğretici olarak görev yaptığından bahisle fiilençalıştığı sürelere karşılıkolarak 1000,00 TL kıdem tazminatının emekli olduğu tarihtenitibaren en yüksek mevduat faizi uygulanmak suretiyle ödenmesiistemiyle bakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır. Bakılandavada, UYAP ortamında yapılan araştırmadadavacının 30.04.2012 tarihine kadar Tonya Halk Eğitim Merkezibünyesinde biçki ve dikiş kurslarında ustaöğretici olarak çalıştığı, 15.06.2012tarihi itibariyle emekli aylığı almaya başladığı,davacının 5510 sayılı Kanunun yürürlüğegirmesinden önce 5434 sayılı Emekli SandığıKanunu kapsamında çalışmasınınbulunmadığı ve 5510 sayılı Kanunun 101. maddesiuyarınca davacının kıdem tazminatı ödenmesitalebinin adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Mahkememizin görevine girmeyen ve Tonya Asliye HukukMahkemesi'nce (İş Mahkemesi sıfatıyla) görevsizlikkararı verilen bu davada görevli mahkemenin belirlenmesi içindava dosyasının 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesiuyarınca Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine,Uyuşmazlık Mahkemesince bir karar verilinceye kadaryargılamanın ertelenmesine…” karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veTurgay Tuncay VARLI'nın katılımlarıyla yapılan24.9.2018 günlü toplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarıncayapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, idari yargıdosyası ile birlikte adli yargı dosyası da temin edilmek suretiile 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen şekilde başvurulduğu ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay SavcısıYakup BAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Tonya Halk Eğitim MerkeziMüdürlüğünde usta öğretici olarakçalışırken emekliye ayrılan davacının, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik1.000,00-TL kıdem tazminatının faizi ile birlikte ödenmesiistemiyle açılmıştır. 506 SayılıSosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde “Bir hizmet akdinedayanarak bir veya birkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar…” denilmiş, aynı Yasanın“Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri”Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasındandoğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür”hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasahükümleri 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kollarıbakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendiadına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olarak tanımlanmış;79.madde ile başlayan Dördüncü Kısmında, primlereilişkin hükümlere yer verilmiş; 101. maddesinde “Bukanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür” denilmiştir. Öte yandan, 4857sayılı İş Kanunu’nun 1.maddesinde, Kanununamacının, işverenler ile bir işsözleşmesine dayanarak çalıştırılanişçilerin çalışma şartları veçalışma ortamına ilişkin hak vesorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş;“İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi” hususunaKanunun 8.maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklananyükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanunun değişikmaddelerinde yer verilmiştir. Diğer taraftan;12.10.2017 gün ve 30221 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren, 7036 sayılı İşMahkemeleri Kanunu’nun; "İşmahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesinde, “(1)İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlugörüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesiderecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülenyerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihlive 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ileBölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve YetkileriHakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. (2) İşdurumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerininbirden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu dairelernumaralandırılır. İhtisaslaşmanınsağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu veniteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımıHâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebilir. Bukararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevziedilen davalara bakmak zorundadır. (3) İşmahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görevalanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, buKanundaki usul ve esaslara göre bakılır." denilmiş, "Davaşartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3/1.maddesinde; " (1) Kanuna,bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçiveya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyleaçılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olmasıdava şartıdır..." denilmiş, "Görev"başlıklı 5. maddesinde; " (1)İş mahkemeleri; a) 5953sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabigemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı TürkBorçlar Kanununun İkinci Kısmının AltıncıBölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari paracezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4üncümaddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçolmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İşKurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatındankaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğerkanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilenuyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar"denilmiştir. Aynı Kanun'un"Geçici Hükümleri" başlıklıGeçici 1. maddesinde; "(1) Mülga5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, buKanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceaçılmış olan davalar, açıldıklarımahkemelerde görülmeye devam olunur. (2) Bu Kanunun davaşartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, buhükümlerin yürürlüğe girdiği tarihitibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ileYargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz. (3) Başkamahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemeleriningörev alanına dâhil edilen dava ve işler, işmahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemelertarafından görülmeye devam olunur. (4) İlk derecemahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanunyoluna ilişkin hükümlere tabidir. " hükmüne yerverilmiştir. Dosya kapsamındayapılan incelemede; davacının Tonya Halk Eğitim MerkeziMüdürlüğü bünyesinde 1983-2012 tarihleri arasında ustaöğretici olarak çalıştığı, 15.6.2012 tarihi itibariyleemekli aylığı almaya başladığı; davanın, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL kıdemtazminatının faizi ile birlikte ödenmesiistemiyle açıldığıanlaşılmıştır. Davacının,idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdemtazminatının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardanolduğu dikkate alındığında,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Trabzon İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile TonyaAsliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla);12.4.2018 gün ve E:2018/14, K:2018/40 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Trabzon İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Tonya Asliye Hukuk Mahkemesinin(İş Mahkemesi Sıfatıyla); 12.4.2018 gün ve E:2018/14,K:2018/40 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,24.9.2018 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye SüleymanHilmi Aydemir TurgayTuncay AYDIN TUNÇ VARLI
Full & Egal Universal Law Academy