T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 517
KARAR NO : 2018 / 466
KARAR TR : 24.9.2018
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : P. B.
Vekili : Av. D. A. & Av.E. Y.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. S.A.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin,01.06.2013 tarihinde sevk ve idaresindeki 52 … 396 plakalıaracı ile Çatalpınar İlçesinden Fatsaİlçesi istikametine seyir halindeyken, karayollarınınasfalt yol kaplama çalışmasından ötürüaracını mıcıra kaptırdığını, maddihasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini; trafikkazası tespit tutanağında, yapım ve onarımalanlarına girerken hızını azaltmamak kuralınıihlal etmesi sebebiyle müvekkilinin asli ve tek kusurlu bulunduğunu, ancak yolda çalışma olduğuna dair uyarıcı levhanınmıcır başlangıç noktasından 40 metresonrasına konulmuş olduğunu; müvekkilinin Fatsa Sulh HukukMahkemesinin 2014/42 D.İş dosyası ile meydana gelen kazada kusurdurumlarının tespiti talebinde bulunduğunu, dosyakapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda, davalının2918 sayılı kanunun 13.maddesini ihlal ettiğinden aslikusurlu bulunduğunu; aynı zamanda, 6001 sayılı Kanundaaçıkça belirtildiği gibi, görev alanınagiren karayollarında, uygun göreceği yol işaretlerinibelirlemek, uygun yerlere koymak ve bu kapsama giren işleri yapmak veyayaptırmanın davalının asli görevi olduğunu; kazanedeniyle müvekkilinin aracının hasarlandığını,hasar bedelinin davalı tarafça tazmin edilmediğini; meydanagelen zararın tazmini istemiyle açılan davanın adliyargı yerinde çözümlenmesi gerektiğini, UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümünün kararlarında da budurumun açık bir şekilde vurgulandığınıifade ederek; fazlaya dair hakları saklı tutularak, şimdilik500,00.- TL (belirsiz alacak) maddi zararın kaza tarihinden itibaren yasalfaiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle29.5.2015 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Fatsa 1.AsliyeHukuk Mahkemesi, 18/05/2017 gün ve E:2015/355, K: 2017/287 sayıile uyuşmazlığın esasını inceleyerekdavanın kabulüne karar vermiş; istinaf istemindebulunulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. HukukDairesi, 19/07/2017 gün ve E:2017/1569, K:2017/1580 sayı ile, açılan davada adli yargının yargı yolubakımından görevsiz olduğunu belirtilerek, karar verilmesiiçin dosyayı Fatsa 1.Asliye Hukuk Mahkemesinegöndermiştir.
FATSA1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 7.12.2017 gün ve E:2017/477,K:2017/507 sayı ile, “(…)Davaya konu olayda davalıKarayolları Genel Müdürlüğü tarafındanyapılan asfalt yol kaplama çalışması esnasındazeminin yeni dökülen asfalt mucuru nedeniyle davacınındireksiyon hakimiyetini kaybedip yoldan çıkması sonucu davayakonu kazanın meydana geldiği, yolun bakım ve onarımındansorumlu davalı karayollarının gerekli uyarı levha veişaretlerini koymaması sebebiyle hizmet kusuruna dayalı olarakdavalı kuruma husumetin yöneltildiğianlaşılmıştır.
Görevkonusu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın heraşamasında resen dikkate alınması zorunludur.
Davalıkurumun da içinde bulunduğu kamu tüzel kişilerinin, kamuhizmeti görmekle yükümlü bulunmaları nedeni ile kamuhizmetleri sırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayıoluşan sorumlulukları özel hukuk hükümlerine tabideğildir. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafındankendilerine verilen görev ve yetkileri kullanması sırasındaoluşan zararlar, niteliği itibari ile hizmet kusurundan kaynaklananzararlar olup bu zararların tazminin amacı ile anılan idarelerekarşı hizmet kusurlarına dayalı olarak idari yargılamausulü hakkında kanunun 2.maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası açılmasıgerekmektedir. (Yargıtay 17.HD'sinin 2016/4721 Esas 2016/7256 Kararsayılı ilamı)
Yukarıdayapılan açıklamalar ve istinaf bozma kararıdoğrultusunda; Karayolları Genel Müdürlüğüaleyhine açılan bu davada adli yargının, yargı yolubakımından görevsiz olduğunun anlaşılmasıkarşısında; HMK 114( 1 )b delaleti ile 115/2.bendi gereğiyargı yolunun caiz olması dava şartı eksikliği nedeniile davanın usûlden reddine karar verilerek aşağıdakişekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
1-Yargıyolunun caiz olmaması sebebiyle DAVANIN REDDİNE, yargı yolubakımından MAHKEMEMİZİNGÖREVSİZLİĞİNE…” karar vermiş, bukarar istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ORDUİDARE MAHKEMESİ; 14.6.2018 gün ve E:2018/148 sayı ile,“(…) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1'incimaddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2'nci maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığıve bu kanunun karayollarında uygulanacağı; 10'uncu maddesinde,yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzenive güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öteyandan, 2918 sayılı Yasanın 19/01/2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Kanun'un 14'üncü maddesiyle değişik110'uncu maddesinde; “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğerkamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir.” hükmüne, Geçici21 'inci maddesinde de; “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz.” hükmüneyer verilmiştir.2918 sayılı Kanunun 110'uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurularını inceleyen Anayasa Mahkemesi, 26.12.2013 tarih veE:2013/68, K:2013/165 sayılı kararı ile; (…) anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal isteminioybirliğiyle reddetmiştir.
Anayasa’nın158'inci maddesinin son fıkrasında; “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır. ”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110'uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158'inci maddesiuyarınca tüm yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar durumundadır.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110'uncu maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen karan gözetildiğinde, bahsigeçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Dava konusuolayda; Karayolları Genel Müdürlüğününasfalt yol kaplama çalışmasından ötürüaracını mıcıra kaptırması sebebiyle meydana gelenzararın tazmini istemiyle açılan davanın 2918sayılı Kanun'un 110’uncu maddesi uyarınca görümve çözümü adlî yargının görevalanına girmektedir.
Bu hâlegöre; işbu davaya ilişkin uyuşmazlığınçözümünde adlî yargı yeri görevliolduğundan; aynı anlama gelen istemle açılan davadaverilen Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (kesinleşmiş)görevsizlik kararının kaldırılması için2247 sayılı Kanun'un 19'uncu maddesi uyarıncaUyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerekmiştir.
Açıklanannedenlerle; 2247 sayılı Kanun'un 19'uncu maddesi uyarınca,bakılan davada görevli yargı yerinin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına, bakılan davayaait dosya ile birlikte Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2017/477sayılı dava dosyasının asıllarınınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, UyuşmazlıkMahkemesince bir karar verilinceye kadar bakılan davanın incelenmesininertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER,Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Turgay Tuncay VARLI'nınkatılımlarıyla yapılan 24.9.2018 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli ve idari yargı yerleriarasında görev uyuşmazlığınındoğduğu; idari yargı dosyasının Mahkemece, adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, meydana gelen tek taraflı trafik kazasında davacıyaait aracın hasar görmesi olayında, davalı idarenin hizmetkusuru bulunduğundan bahisle; uğranıldığı ilerisürülen zararın tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğiniilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemekolduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, buKanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır: a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek, c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.) d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında, İçişleriBakanlığının uygun görüşü alınmaksuretiyle, yönetmelikte belirlenen hızsınırlarının üstünde veya altında hızsınırları belirlemek ve işaretlemek, f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak, g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak, i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.) j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafik kuruluşunateslim etmek, k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır. (Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dava dosyalarınınincelenmesinden, 01/06/2013 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki52 … 396 plakalı aracın Çatalpınar istikametindenFatsa ilçesi istikametine seyir halindeyken asfalt yol kaplamaçalışmasından ötürü aracınımıcıra kaptırması neticesinde araçta hasaroluştuğu, olayda davalı idarenin kusur ve sorumluluğununbulunduğu iddia edilerek, fazlaya dair hakları saklı tutularak,şimdilik 500,00.- TL.nin kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birliktedavalıdan tazmini istemiyle davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen AnayasaMahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasayaaykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıylaoluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, Ordu İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Fatsa1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 7.12.2017 gün ve E:2017/477, K:2017/507 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. SO N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ordu İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Fatsa 1.Asliye HukukMahkemesinin 7.12.2017 gün ve E:2017/477, K:2017/507 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 24.9.2018gününde Üye Turgay TuncayVARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye SüleymanHilmi Aydemir Turgay Tuncay AYDIN TUNÇ VARLI KARŞI OY 3.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/580 K:2015/592 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 24.9.2018 ÜYE TurgayTuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy