T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 467
KARAR NO : 2018 / 530
KARAR TR : 24.09.2018
ÖZET : Davacının davalı idarede 1986 yılından emekli olduğu 2011 yılına kadar davalı idare nezdinde fiilen çalıştığı günler karşılığı ödenmediğini ileri sürdüğü kıdem tazminatının tahsiline karar verilmesi isteminin ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :N. Ç.
Vekilleri :Av. İ. E.
Davalı : Milli EğitimBakanlığı
Vekili :Av. E. S.
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; müvekkilinin davalı Milli EğitimBakanlığı bünyesinde T. H. E. M.Müdürlüğünde 1983-2011 tarihleri arasında hizmetakdi ile usta öğretici olarakçalıştığını, belirtilen tarihlerarasında sigortasının ödendiğini, tatildönemlerinde usta öğreticilerin sigortasıödenmediğinden müvekkilinin dışarıdan sigortaprimi ödeyerek emekli olduğunu, SGK'dan emekli olmasınarağmen fiilen çalışmış olduğu günleriçin kıdem tazminatı alamadığınıbelirterek. 3.000,00 TL kıdem tazminatının iştenayrılarak emekli olduğu tarihten itibaren mevduata uygulanan enyüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesiistemiyle 26/03/2018 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. TONYA ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ: 11/04/2018gün, E:2018/24, K:2018/41 sayılı dosyasında “5521sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarıncaİş Kanununa göre işçi sayılan kimselerleişveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veyaiş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğanhukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri işmahkemeleridir. Davacının dışarıdan ücretli ustaöğretici olarak İl Milli EğitimMüdürlüğü’nün istemi ve Valiliğinonayı ile görevlendirildiği, davacıya ücretlerinin 657Sayılı Devlet Memurları kanununun 89.maddesine uygun olarakBakanlar Kurulunca çıkarılan kararlar uyarınca MaliyeBakanlığınca belirlenen ders ücretleriyleödendiği anlaşılmaktadır. Davacının sosyalgüvenlik hukuku yönünden Sosyal Sigortalar Kurumukapsamında olması iş sözleşmesi ileçalıştığını göstermez. Davacı657 sayılı yasanın 89. maddesinde belirtilen statüiçinde ve Valilik onayı ile görevlendirilmiştir.Davacı ile davalı arasında iş sözleşmesibulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ilişkinin statühukukuna tabi olduğunun kabulü gerekir. Aradaki hukuki ilişkiiş sözleşmesi, bir başka anlatımlaişçi-işveren ilişkisi olarak nitelenemez bu hukukiilişkinin çözüm yerinin Yargıtay Hukuk GenelKurulu'nun 18/01/2017 tarihli 2015/9-736 esas 2017 25 karar sayılıYargıtay ilamı gereği idari yargı mahkemeleriolduğu” gerekçesi ile Davanın yargı yoluyanlışlığı nedeniyle usulden reddine kararvermiş, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerinehüküm 21/05/2018 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kezaynı istemle 03/05/2018 günü idari yargı yerinde davaaçmıştır. TRABZON İDAREMAHKEMESİ: 14.05.2018gün ve E:2018/626 sayılı kararı ile “5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’na 8.5.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 5754 sayılı Kanunun 68.maddesiyle eklenen "5434 sayılı Kanuna İlişkinGeçiş Hükümleri" başlıklıGeçici 4. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 8.6.1949tarihli ve 5434 sayılı Kanun'a göre aylık, tazminat, harpmalullüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlarile 8.2.2006 tarihli ve 5434 sayılı Kanun'un 1. maddesine göreek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılıKanunda kendileri için belirtilmiş olan şartlara haizoldukları müddetçe bunların ödenmesine devamolunacağı; 5. fıkrasında, bu madde kapsamınagirenlerin aylıkların bağlanması,artırılması, azaltılması, kesilmesi, yenidenbağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya veborçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ileemeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılıKanun hükümlerine göre işlem yapılacağıkuralları yer almış "Uyuşmazlıklarınçözüm yeri" başlıklı 101. maddesinde de,"Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür."kuralına yer verilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 101nci maddesinde yer alan “...bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.”bölümünün iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K:2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı: 28184) davayıred ile sonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararınMahkememiz önündeki uyuşmazlığa ışıktutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “...5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli,dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir... Bu bakımdan5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra,prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortayaçıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır...” Dava dosyasınınincelenmesinden, davacı tarafından 1986-2011 yıllanarasında T. H. E. Merkezi'nde usta öğretici olarak görevyaptığından bahisle fiilen çalıştığısürelere karşılık olarak l.000,00 TL kıdemtazminatının emekli olduğu tarihten itibaren en yüksekmevduat faizi uygulanmak suretiyle ödenmesi istemiyle bakılmakta olandavanın açıldığıanlaşılmaktadır. Bakılan davada, UYAPortamında yapılan araştırmada davacının 2011yılı Haziran ayına kadar T. H. E. Merkezi bünyesindebiçki ve dikiş kurslarında usta öğretici olarakçalıştığı, 15.08.2011 tarihi itibariyle emekliaylığı almaya başladığı, davacının5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesindenönce 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunukapsamında çalışmasının bulunmadığıve 5510 sayılı Kanunun 101. maddesi uyarınca davacınınkıdem tazminatı ödenmesi talebinin adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır” şeklindeki gerekçeyle 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine, dosyaincelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vererek sehven Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığına başvurmuş, başvuru veekleri Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının13/04/2018 tarih ve 2018/9717 sayılı üst yazısı ileMahkememize gönderilmiş, 04/05/2018 tarihi itibarıyla Mahkememizkayıtlarına girmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Başkan Hicabi DURSUN, Üyeler; ŞükrüBOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN Aydemir TUNÇve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 24.09.2018 günlü toplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu,idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın ise idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacınındavalı idarede 1986 yılından emekli olduğu 2011yılına kadar davalı idare nezdinde fiilençalıştığı günler karşılığıödenmediğini ileri sürdüğü kıdemtazminatının tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 506 Sayılı SosyalSigortalar Kanunu’nun 2. Maddesinde “Bir hizmet akdine dayanarakbir veya birkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar…” denilmiş, aynı Yasanın“Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri”Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasındandoğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür”hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasahükümleri 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun 3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigortakolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veyakendi adına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olaraktanımlanmış; 79. madde ile başlayan Dördüncü Kısmında, primlere ilişkin hükümlereyer verilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hükümbulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür” denilmiştir. Öte yandan, 4857sayılı İş Kanununun 1.maddesinde, Kanununamacının, işverenler ile bir işsözleşmesine dayanarak çalıştırılanişçilerin çalışma şartları veçalışma ortamına ilişkin hak vesorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş;aynı zamanda, bakılan davanın da konusunu oluşturan “İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi” hususunaKanunun 8.maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklananyükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanunundeğişik maddelerinde yer verilmiştir. Diğer taraftan; 5521sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde,“İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle(o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve Efıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlarhariç) işveren veya işveren vekilleri arasında işakdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarındandoğan hukuk uyuşmazlıklarınınçözülmesi ile görevli olarak lüzum görülenyerlerde iş mahkemeleri kurulur. Bu mahkemeler: B) İşçiSigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan haksahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz vedavalara da bakarlar. İş mahkemesikurulmamış olan yerlerdeki bu davalara o yerde görevlendirilecekmahkeme tarafından, temsilci üyeler alınmaksızın, bukanundaki esas ve usullere göre bakılır. Fiili ve hukukiimkânsızlıklar dolayısıyla iş mahkemesinin topluolarak görevini yapamadığı hallerde de yukarıdakifıkra hükmü uygulanır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/39md.) Birden fazla iş mahkemesi bulunan yerlerde, sosyal güvenlikhukukundan kaynaklanan davaların görüleceği işmahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafındanbelirlenebilir.” denilmiştir. Dosya kapsamındayapılan incelemede; davacının 1986-2011 yıllarıarasında Tonya Halk Eğitim MerkeziMüdürlüğünde usta öğretici olarakçalıştığı; davanın, davacınınfiilen çalıştığı günler için hakettiğini iddia ettiği kıdem tazminatının ödenmesiistemiyle açıldığıanlaşılmıştır. Davacının, mahallimülki amirin oluru ve tasarrufu ileçalıştığı, idareyle arasında bir hizmetilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdem tazminatınınİş Kanunundan kaynaklanan haklardan olduğu dikkatealındığında, uyuşmazlığın özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle, Trabzon İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüyle,Tonya Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.2018 gün, E:2018/24, K:2018/41sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Trabzon İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Tonya Asliye HukukMahkemesinin 11.04.2018 gün, E:2018/24, K:2018/41 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 24.09.2018 günündeOY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Hicabi DURSUN Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Birol SONER Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Aydemir TUNÇ Üye Turgay Tuncay Varlı
Full & Egal Universal Law Academy