T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 489
KARAR NO : 2018 / 527
KARAR TR : 24.09.2018
ÖZET : Toptancı hallerinde sebze-meyve nakliyeciliği yapan davacının hal kayıt sistemine bildirimde bulunmadan toptan mal alıp satması nedeniyle kendisinden cezalı hal rüsumu alınmasına ilişkin olarak tesis edilen Mersin Büyükşehir Belediyesi Encümen Kararının iptali isteminin İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :N. G.
Vekili :Av. Ö. G.
Davalı :Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı
OL A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; 5957 sayılı Sebze VeMeyveler İle Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan DiğerMalların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile, Sebze veMeyve Ticareti ve Toptancı Halleri Hakkında Yönetmeliğin47. maddesi 1. fıkrası a bendi hükmü uyarınca HalKayıt Sistemine bildirimde bulunmadan toptan mal alıp sattığındandolayı 7.488,00 TL cezalı hal rüsumu alınmasına ilişkinolarak tesis edilen 20.04.2016 gün ve 360 sayılı MersinBüyükşehir Belediyesi Encümen Kararının iptaliistemiyle 25/01/2017 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Tarsus2. Sulh Ceza Hâkimliği: 16/11/2017 gün ve 2016/507 D.İş sayılı dosyada; "usul ve yasayaaykırılık bulunmadığı" gerekçesiyleitirazın reddine karar vermiş, karara davacı vekili itirazetmiştir.
TARSUS1. SULH CEZA HÂKİMLİĞİ: 16/01/2018 gün, 2018/60D. İş sayılı dosyada; Dava konusu işlem ile ilgilimevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, itirazedene verilen cezanın idari para cezası olmadığı,idari para cezalarının 5957 sayılı kanunda farklımaddelerde düzenlendiği, İtiraz eden hakkında yasa veyönetmelik hükümleri uyarınca malların toptansatış bedeli üzerinden hesaplanan hal rüsumunun cezalıolarak istenilmesi ve söz konusu tutarın belediyeye ait bir gelirniteliğinde olması nedeniyle, davaya konu edilen MersinBüyükşehir Belediyesi Encümen kararının iptaliistemiyle açılan davanın görüm veçözümünün 2577 Sayılı İdariYargılama Usulü Kanunun 2. Maddesinin 1. Fıkrasının(a) bendi hükmü uyarınca idari yargı yerinin görevalanına girdiği, ayrıca benzer bir davada UyuşmazlıkMahkemesinin 2016-307 E. Ve 2016/608 K. sayılı ilamı ile idariyargının görevli olduğuna karar verdiği, bu haliyleitiraza konu davada da idari yargı yerinin görevli olduğu"gerekçesiyle İtiraz edeninSulh Ceza Hâkimliğine yapmış olduğuitirazının görev yönünden kabulü ile itiraza konuedilen Tarsus 2. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 2016/507Değ.İş. sayılı kararınınkaldırılmasına, itiraza konuidari yaptırımın, idari yargı görev alınmagirmesi ve sulh ceza hâkimliğince incelenebilecek kararlardanolmaması sebebi ile 5237 sayılı CMK'nm 3 ve 4. Maddeleri ile5326 sayılı Kabahatler Kanunu 28/1 -b maddesi gereğincebaşvurunun reddine karar vermiş, karar 24/01/2018 tarihiitibarıyla kesinleşmiştir.
Davacıvekili aynı taleple bu kez 12/02/2018 tarihinde idari yargı yerinebaşvurmuştur.
MERSİN1. İDARE MAHKEMESİ: 02/03/2018 gün, 2018/185 esas, 2018/301karar sayılı dosyada; "Umuru Belediyeye MüteallikAhkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 (1924) Tarih ve 486 NumaralıKanunun Bazı Maddelerini Muadil 15.5.1930 tarih ve 1608 sayılıKanun’un, 3.1.1940 tarih ve 3764 sayılı Kanun Tadeğişik 1. maddesinde, “Belediye meclis ve encümenlerininkendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyetdairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanunve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlereveya yapmayanlara elli lira kadar hafif para cezası tertibine veüç günden onbeş güne kadar ticaret ve sanaticrasından men’e ve Türk Ceza Kanununun 536,538,557,559 ve 577.maddeleriyle 553. maddesinin birinci fıkrasında yazılıcezaları tayine belediye encümenleri salahiyettardır.Şubelere ayrılan belediyelerde bu cezaları encümennamına ve yerine şube müdürleri tayin ederler”;5.7.1934 tarih ve 2575 sayılı Yasa ile değişik 5.maddesinin birinci fıkrasında, “Ceza kararlarınatebliğ tarihinden itibaren beş gün içinde mahsushâkimlere ve bulunmayan yerlerde sulh hâkimliğinemüracaatla şifahi veya yazılı itiraz olunabilir.İtiraz şifahi ise bir zabıt tutularak muterize imzaettirilir” denilmekte; 6. maddesinde de, itiraz üzerinetetkikatın evrak üstünde yapılacağı, itirazlarvarit ise hâkimin ceza kararını iptal ve para cezasıalınmış ise belediyenin geri vermesine hükmedeceği,itiraz varit görülmezse kararın tasdik olunacağı,itirazın otuz gün içinde neticelendirilmesinin mecburiolduğu, Hâkimin izahat almak üzere lüzum görürsemuterizi veya vekilini celbederek dinleyebileceği belirtilmekte ve 7.madde ile, yazılı emir ile bozma yolu saklı kalmakkaydıyla, itiraz sonucunda hâkim tarafından verilecekkararların kesin olduğuna ve temyiz edilemeyeceğine işaretedilmekte iken Uyuşmazlık Mahkemesi, Yasada sözü edilen“mahsus hâkim” ibaresinden, sadece belediye işleriyleilgili cezalara yapılan itirazları çözümlemeklegörevli olacak özel hâkimlerinamaçlandığı; ancak, mahsus hâkiminbulunmadığı yerlerde sulh hâkimliğine başvurulacağınınaçıkça belirtilmiş olmasıkarşısında, bu tür cezalara karşı yapılanitirazın görüm ve çözümünün adliyargı yerinin görevine girdiği sonucunavarmıştır.
1608sayılı Yasa’nın, 8.2.2008 tarihli Resmi Gazete’deyayımlanan 23.1.2008 gün ve 5728 sayılı Kanun’un 66.maddesi ile değişik 1. maddesinde, “Belediye meclis veencümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiğivazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareketedenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiğifiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediye encümeninceKabahatler Kanununun 32 nci maddesi hükmüne göre idari paracezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir. Bu kararda ilgilikişiye bir süre de verilebilir.
Belediyeencümeni kararında belli bir fiilin muayyen bir sürezarfında yapılmasını da emredebilir. Emredilen fiilinilgili kişi tarafından yapılmaması hâlinde,masrafları yüzde yirmi zammı ile birlikte tahsil edilmeküzere belediye tarafından yerine getirilir.
Bumadde hükümleri ilgili kanunda ayrıca hüküm bulunmayanhâllerde uygulanır” denilmiş; 5728 sayılıKanun’un 578. maddesinin (g) bendi ile 15.5.1930 tarihli ve 1608sayılı Kanun’un 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, ek 1 ve ek 2 ncimaddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.5728 sayılı Kanun hükümleri 8.2.2008 tarihindeyürürlüğe girmiştir.
Buhaliyle, 1608 sayılı Yasa’da idari para cezasınakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenleme yeralmamaktadır.
1.6.2005tarihinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nunyürürlüğe girmesi üzerine UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nce, sözü edilen Kanunundiğer kanunlarda düzenlenen idari yaptırımlar ile bunlarakarşı yapılacak itirazlara ilişkin görevhükümleri üzerindeki etkisinin incelenmesi sonucunda; diğerkanunlarda düzenlenen idari yaptırımın, dayanağıolan yasanın amacı dikkate alınarak; Kabahatler Kanunu’nun1., 2., 16. ve 19. maddelerinde belirtilen koşullantaşıması, 27. maddenin (1) numaralı bendinde belirtilenidari yaptırımlardan olması halinde, idari para cezaları vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin olanlarınakarşı 1.6.2005 tarihinden sonra yapılacak itirazlarda sulh cezamahkemelerinin genel görevli kılındığına ve bunedenle doğan görev uyuşmazlıklarında adli yargıyerinin görevli bulunduğuna karar verilmiştir.
Dahasonra, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Genel kanunniteliği” başlıklı 3. maddesi, AnayasaMahkemesi’nin 1.3.2006 gün ve E.2005/108, K:2006/35 sayılıkararıyla iptal edilmiş ve gerekçeli karan 22.7.2006 günve 26236 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış veiptal hükmünün, kararın Resmi Gazetedeyayımlanmasından başlayarak altı ay sonrayürürlüğe girmesine karar verilmiş; Yasama organıtarafından iptal hükmü doğrultusunda yasal düzenlemeyapılmaması sürecinde, anılan madde hükmününyürürlükte bulunduğu düşüncesiyle, aynıdoğrultuda karar verilmeye devam edilmiş; Yasama organıtarafından, Anayasa Mahkemesi’nce verilen altı aylıksüre içinde iptal hükmü doğrultusunda yasaldüzenleme yapılması halinde ise, işaret edilen yargıyerinin yeni düzenlemenin yürürlüğe girdiğitarihten itibaren görevli olacağı belirtilmiştir.
Sonolarak, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun3 üncü maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a)İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,
b)Diğer genel hükümleri, İdarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında uygulanır”denilmiştir.
19.12.2006 tarihindeyürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, KabahatlerKanunu’nun; idari yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğerkanunlarda görevli mahkemenin gösterildiği durumda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Davadosyasının incelenmesinden; 13/04/2016 tarihinde Tarsus Hal ŞubeMüdürlüğü Zabıta Ekibi tarafındanyapılan denetimde 47 .. … plakalı Kupa ve 47 .. …plakalı Dorse aracın üzerinde davacı N. G. adına24.960 Kg patates bulunduğu, Hal Kayıt Sistemine bildirimininyapılmadan satılmak üzere sevk edildiğinin tespitedildiği, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nınSebze ve Meyveler ile Toptancı Halleri HakkındaYönetmeliğin 47. maddesinin l/a bendine istinaden BelediyeEncümeninin 20/04/2016 tarihli 2016/360 sayılı kararı ilepara cezası verildiği, anılan cezanınkaldırılması istemiyle Tarsus 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 2016/507D.iş sayılı esasına kayıtlı davanınaçıldığı, bu davada verilen karara yapılanitiraz üzerine Tarsus 1. Sulh Ceza Mahkemesi Hâkimliğincegörevsizlik kararı verilmesi üzerine bakılmakta olandavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 1608 sayılıKanun’da idari para cezasına itiraz konusunda görevlimahkemenin gösterilmediğinin anlaşıldığı, budurumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Diğertaraftan, dava konusu edilen uyuşmazlıkla ilgili olarak ilk olarakaçılan davada adli yargı merciince verilen görev retkararı üzerine Mahkememizde açılan davada da, adliyargının görevli olduğu gerekçesiyle görevyönünden reddine karar verildiği gözönündebulundurulduğunda, Mahkememiz kararının kesinleşmesiüzerine 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 14. maddesi uyarıncaortada bir olumsuz görev uyuşmazlığıçıkacağından, davacı tarafındanuyuşmazlık hakkında son görevsizlik kararınıveren Mahkememize başvurarak, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 15.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesininisteyebileceği açıktır.
Açıklanannedenlerle davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine" dair verdiği istinaf edilmeyenkararın 02/06/2018 tarihinde kesinleştiğianlaşılmıştır.
Davacıvekili oluşan olumsuz görev uyuşmazlığınınçözümü için idare mahkemesine verdiği15/08/2018 tarihli dilekçeyle başvurmuş, dilekçe ve davadosyaları Mersin 1. İdare Mahkemesinin 18/06/2018 gün ve2018/185 esas sayılı üst yazısı ekinde Mahkememizegönderilmiş, başvuru 25/06/2018 tarihinde kayıt altınaalınmıştır.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Başkan Hicabi DURSUN, Üyeler; ŞükrüBOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN Aydemir TUNÇve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 24.09.2018 günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME:
Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, adli ve idari yargı dosyalarının 15. maddedebelirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerineson görevsizlik kararını veren mahkemece UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerdeherhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,toptancı hallerinde sebze-meyve nakliyeciliği yapandavacının hal kayıt sistemine bildirimde bulunmadan toptan malalıp satması nedeniyle kendisinden 7.488,00 TL cezalı halrüsumu alınmasına ilişkin olarak tesis edilen MersinBüyükşehir Belediyesi Encümen Kararının iptaliistemiyle açılmıştır.
5957sayılı Sebze ve Meyve ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği BulunanMalların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun“Amaç ve kapsam” başlıklı 1. Maddesinde;“(1) Bu Kanunun amacı, sebze ve meyveler ile arz ve talepderinliğine göre belirlenecek diğer malların ticaretininkaliteli, standartlara ve gıda güvenilirliğine uygun olarakserbest rekabet şartları içinde yapılmasını,malların etkin şekilde tedarikini,dağıtımını ve satışını,üretici ve tüketicilerin hak ve menfaatlerinin korunmasını,meslek mensuplarının faaliyetlerinin düzenlenmesini,toptancı halleri ile pazar yerlerinin çağdaş bir sistemekavuşturulmasını ve işletilmesini sağlamaktır.
(2)Bu Kanun, sebze ve meyveler ile arz ve talep derinliğine görebelirlenecek diğer malların her ne şekilde olursa olsunalımı, satımı ve devri ile toptancı halleri ve pazaryerlerinin kuruluş, işleyiş, yönetim ve denetimineilişkin usul ve esasları, uygulanacak yaptırımları vebakanlıklar, belediyeler ile diğer idarelerin görev, yetki vesorumluluklarını kapsar.” denilmiş,
“Tanımlar”başlıklı 2. maddesinde, Hal rüsumunun Mallarısatın alanlarca toplam satış bedeli üzerinden ödenenmeblağı ifade ettiği belirtilmiş,
“Halrüsumu” başlıklı 8. maddesinde; “(1)Toptancı halinde satılan mallardan yüzde bir, toptancı halidışında satılan mallardan yüzde iki oranında halrüsumu tahsil edilir. Ancak, Bakanlar Kurulunca aksikararlaştırılmadıkça, üreticiörgütlerince toptancı halinde satılan mallar iletoptancı haline bildirimde bulunmak şartıyla 4 üncümaddenin birinci fıkrasının (a), (b), (ç), (d), (e) ve(f) bentlerinde belirtilen mallardan hal rüsumu alınmaz. BakanlarKurulu, Bakanlığın teklifi üzerine hal rüsumuoranlarını, değişen piyasa şartlarına göre,genel olarak veya mal bazında uygulanmak üzere yüzdedoksanına kadar azaltmaya veya artırmaya yetkilidir.
(2)4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendindebelirtilen malların sınai üretimde kullanılmayan, (b)bendinde belirtilen malların ise ihraç edilmeyenkısmından birinci fıkraya göre hal rüsumualınır.
(3)Gıda güvenilirliği ve kalitesi analizleri, Gıda, Tarımve Hayvancılık Bakanlığınca yetkilen-dirilmişkamu laboratuvarlarında veya özel laboratuvarlardayapıldığı belgelenen mallar üzerinden alınacakhal rüsumu, yarısı oranında alınır.
(4)(Değişik: 28/3/2013-6455/71 md.) Hal rüsumunun tahakkuk, tahsilve paylaşımına ilişkin usul ve esaslarBakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
(6)Dördüncü fıkra uyarınca belediye toptancı halininbağlı olduğu belediye hesabında biriken tutarlar, ilgilibelediyeye gelir olarak kaydedilir ve bu şekilde gelir olarak kaydedilentutarların en az yüzde onu toptancı halinin temizlik,güvenlik, aydınlatma, bakım ve onarımihtiyaçlarının karşılanması ve kapasitesininarttırılması, ihtiyaç duyulan bilgi işlem sistemininkurulması ve lüzumlu diğer teknik donanımınsağlanması, soğuk hava deposu, laboratuvar, tasnif veambalajlama ile diğer ortak tesislerin kurulması ve işletilmesiiçin harcanmak üzere, izleyen yıl belediyebütçesine ödenek olarak konulur. Bu şekilde ayrılan ödenekleramacı dışında kullanılamaz.
(7)Dördüncü fıkra uyarınca özel toptancı haliişletmecisi hesabında biriken tutarların yarısıaylık olarak izleyen ayın beşinci gününe kadar ilgilibelediyeye ödenir.
(8)Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak;
a)Toptancı haline bildirilmeden toptancı hali dışındatoptan alınıp satılan ya da toptancı halinde satılmaküzere bildirimde bulunulup toptancı hali dışındatoptan satılan,
b)Sınaî üretimde kullanılmak veya ihraç edilmeküzere satın alınıp bu maddenin ikinci fıkrasınaaykırı olarak iç piyasada satışa sunulan,
c)Toptancı halinden satın alınmadan veya toptancı halinebildirilmeden perakende satılan,
ç)Miktarına, değerine, üretim şekline veya künyesindebelirtilen diğer hususlara ilişkin gerçeğeaykırı beyanda bulunulan, mallar için hal rüsumu,tespitin yapıldığı yerdeki toptancı halinde birönceki gün o mallar için oluşan birim fiyatların enyükseği esas alınarak belirlenen toptan satışbedelinin yüzde yirmi beşi oranında cezalı olarak alınır.Hal rüsumunun cezalı olarak alınmasına belediyeencümenince karar verilir. Cezalı hal rüsumu tahsil edilenmallar için önceden ödenen hal rüsumu varsa cezalıtahsil edilecek hal rüsumundan mahsup edilir.
(9)Cezalı hal rüsumundan, malları taşıyan nakliyeciler yada depolayanlar mal sahibiyle birlikte müteselsilen sorumludur.
(10)Cezalı tahsil edilen hal rüsumları belediyece ayrı birhesapta tutulur. Bu hesapta toplanan tutarın yarısı herayın sonunda tespit ve/veya yakalama eylemine bizzat ve fiilenkatılan kamu görevlilerine ikramiye olarak ödenir. Ancak, kamugörevlisine ödenen ikramiyenin tutarı olay başına(2.000) ve yılda (90.000) gösterge rakamının memuraylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacaktutarı geçemez. Hesapta kalan kısım ise belediyeye gelirolarak kaydedilir.” denilmiştir.
AynıKanunun “Cezalar” başlıklı 14. maddesinde DiğerKanunlara göre daha ağır bir ceza gerektirmediği takdirde,bu Kanunun 13,5,6,15 ve 17. madde hükümlerine aykırıhareket edenlere idari para cezası uygulanacağı ve idari paracezalarının uygulanmasının bu Kanundaöngörülen diğer müeyyidelerin uygulanmasına engelteşkil etmeyeceği hüküm altınaalınmıştır.
7.7.2012gün ve 28346 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren Sebze ve Meyve Ticareti ile ToptancıHalleri Hakkında Yönetmeliğin 23/2. maddesinde;“Belediyeler, ilgili yönetmelik hükümleri saklıkalmak ve yetki alanları içinde olmak kaydıyla, toptancıhali dışında bu Yönetmelik hükümleriçerçevesinde hal zabıtaları aracılığıyladenetim yapma yetkisini haizdir. Sınırı ve mücaviralanları içinde toptancı hali bulunmayan belediyeler, budenetimi belediye zabıtaları aracılığıyla yerinegetirir.” denilmiş, aynı yönetmeliğin 47/1/amaddesinde ise; “1) Kanun, bu Yönetmelik ve ilgili mevzuathükümlerine aykırı olarak; a) Sisteme bildirilmeden toptanalınıp satılan ya da toptancı halinde satılmaküzere bildirimde bulunup toptancı hali dışında toptansatılan mallar için mal rüsumu tespitinyapıldığı yerdeki toptancı halinde o mallariçin oluşan bir önceki gün birim fiyatının enyükseği, bir önceki gün fiyat oluşmamışsa omallar için oluşan en son birim fiyatının enyükseği esas alınarak belirlenen toptan satışbedelinin yüzde yirmibeşi oranında cezalı olarakalınır” denilmiştir.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2 ncimaddesinin (a) bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları, (b) bendinde, idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,(c) bendinde ise, tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar idari dava türleriarasında sayılmıştır.
Dosyanınincelenmesinden; 5957 sayılı Sebze Ve Meyveler İle Yeterli ArzVe Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların TicaretininDüzenlenmesi Hakkında Kanun ve 7.7.2012 tarih ve 28346sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sebze Ve Meyve Ticareti VeToptancı Halleri Hakkında Yönetmeliğin 23 üncümaddesinin 2 nci fıkrası hükmü uyarınca yapılandenetimde davacının toptancı hali dışında ve halkayıt sistemine bildirimde bulunmadan toptan mal alıpsattığının 13.04.2016 tarih ve 0316 seri nolu CezalıHal Rüsum Tutanağı ile tespit edildiği, bunun üzerine20.04.2016 tarih ve 360 sayılı Mersin BüyükşehirBelediyesi Encümen Kararı ile Yönetmeliğin 47 ncimaddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca davacışirketten 7.488,00 TL cezalı hal rüsumu alınmasınakarar verildiği anlaşılmaktadır
Davakonusu işlem ile ilgili mevzuat hükümleri birliktedeğerlendirildiğinde, davacı şirkete verilen cezanınbir idari para cezası olmadığı, idari paracezalarının gerek yukarıda sözü edilen Kanunda vegerekse ilgili Yönetmelikte farklı maddelerde düzenlendiğigörülmektedir.
Budurumda, yukarıda anılan Yasa ve Yönetmelik hükümleriuyarınca malların toptan satış bedeli üzerindenhesaplanan hal rüsumunun cezalı olarak istenilmesi ve söz konusututarın belediyeye ait bir gelir niteliğinde olması nedeniyledavaya konu edilen Mersin Büyükşehir Belediyesi EncümenKararının iptali istemiyle açılan davanıngörüm ve çözümünün 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2 nci maddesinin 1 incifıkrasının (a) bendi hükmü uyarınca idariyargı yerinin görev alanına girdiğiaçıktır.
Mahkememizinbenzer olaya ilişkin 26/12/2016 gün ve 2016/307 esas, 2016/608 kararsayılı ilamı da bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümü idari yargı yerinin görevinegirdiğinden, Mersin 1. İdare Mahkemesince verilen 02.03.2018 günve E:2018/185 K:2018/301 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Mersin 1.İdare Mahkemesince verilen 02.03.2018 gün ve E:2018/185 K:2018/301 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 24.09.2018gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Hicabi
DURSUN
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Turgay Tuncay Varlı
Full & Egal Universal Law Academy