T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 337
KARAR NO : 2018 / 456
KARAR TR : 24.9.2018
ÖZET : Davacıya ait taşınmazın, herhangi bir idari karar alınmadan, davacının bilgisi dışında yıktırılması nedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde ADLİ YARGI YERİNİN görevli bulunduğu hk.
K A R A R
Davacı :Ş. Ü.
Vekili :Av. İ. H. B.
Davalı :Bismil Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. M. Ö.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde, müvekkilinin Bismil ilçesi,Esentepe Mahallesi 373 ada 5 nolu parselde (262,62 m2) bulunan evininin,kendisinin evde olmadığı bir sırada, yokluğundanistifade edilerek davalı kurumca yıktırıldığını;gerekçesi ne olursa olsun evin yıktırılmasınınhukuka aykırı olduğunu, haksız fiile dayalımülkiyet hakkının ihlali olduğunu; evin içindemüvekkiline ait tüm eşyaları ile birlikteyıktırıldığını, maddi zararın miktarınınşu aşamada belli olmadığını; müvekkilininevsiz kalması nedeniyle psikolojik olarak bunalıma girdiğini;müvekkilinin yaşlı bir bayan olduğunu, hiçbirmaddi gelirinin bulunmadığını ifade ederek; fazlaya veıslaha ilişkin hakları saklı kalmak kaydıylaşimdilik 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL de manevi tazminatındava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle19.4.2016 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
BİSMİLASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 26.5.2017 gün ve E:2016/451, K:2017/258sayı ile, “(…) Dava idarenin haksız ve hukukaaykırı eylem ve işlemleri nedeni ile açılan tazminatdavasıdır. Açılan davanın idari yargı yolunatabi olduğu zira 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 2/1-b maddesinde yer alan " idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları " kapsamında idariyargının görevi içerisinde olduğu,yargılamasının mahkememizin görev alanınagirmediği, görevin kamu düzenine ilişkin olup resen dikkatedilmesi gereken husus olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-bmaddesine göre "yargı yolunun caiz olması" davaşartı olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olupolmadığını, davanın her aşamasındakendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartınoksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme,dava şartı noksanlığını tespit edersedavanın usulden reddine karar verir. " hükmü gereğincedava şartı yokluğu ve 2577 sayılı yasanın 2/1-bmaddesi gereğince uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevalanında kaldığı anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş veaşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DavacınınDAVASININ HMK 114/1-c Maddesi ve 115/2 Maddesi gereğince REDDİNE…”karar vermiş, istinaf yoluna başvurulması üzerine GaziantepBölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesince, 21.9.2017 gün veE:2017/630, K:2017/613 sayı ile başvurunun reddine kesin olarak kararverilmiş ve görevsizlik kararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
DİYARBAKIR1.İDARE MAHKEMESİ; 1.2.2018 gün ve E:2017/3017 sayı ile,“(…) idari yargının görev alanı; idare hukukukuralları içinde kamu hizmetinin yürütülmesiamacıyla, kamu gücü kullanılarak tesis edilen idariişlemler, idari eylemler ve idari sözleşmelerden doğanuyuşmazlıklar nedeniyle açılan davalarıngörüm ve çözümüylesınırlıdır.
Davadosyasının incelenmesinden; davacıya ait Diyarbakırİli, Bismil İlçesi, Esentepe Mahallesi 373 ada 5 nolu parseldebulunan evin, davacının Diyarbakır il merkezinde bulunanoğlunun evinde bulunduğu bir sırada, boş olduğu vemadde bağımlısı çocuklar tarafındankullanıldığı gerekçesiyle davalı idareceyıktırıldığından bahisle, meydana gelenzararın idarece tazmin edilmesi istemiyle Bismil Asliye HukukMahkemesi'nde tazminat davası açıldığı,açılan davada Mahkemenin 26/05/2017 tarih ve E:2016/451, K:2017/258sayılı kararı ile idari yargının görevliolduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, bukararın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin20/09/2017 tarih ve E:2017/630, K:2017/613 sayılı kararı ileonanarak kesinleştiği; bunun üzerineuğranıldığı ileri sürülen zararınkarşılığı olarak, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla 1,000,00-TL maddi ve 5.000,00-TL manevitazminatın ödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
T.C.Anayasası'nın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem veişlemlerine karşı yargı yolunun açıkolduğu belirtildikten sonra son fıkrasında, idarenin kendi eylemve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 12. maddesinde;ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlemdolayısıyla Danıştay'da ve idare ve vergi mahkemelerindetam yargı davası açabilecekleri, 13. maddesinde ise; idarieylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari davaaçmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerineveya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yılve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgiliidareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerigerektiği, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bukonudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istekhakkında altmış gün içinde cevap verilmediğitakdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresiiçinde dava açabilecekleri kuralabağlanmıştır.
Genelanlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerindenötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idarealeyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu türdavalarda, öncelikle zarara yol açtığı önesürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunundenetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu vezararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olupolmadığının araştırılması, hizmetkusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıpuygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken deher halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesigerekmektedir.
İdarekural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellikbağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup;idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kurallarıçerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerigereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmeklegörevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda,düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel niteliklibozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmetkusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veyahiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenintazmin yükümlülüğünün doğmasınayol açmaktadır.
2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 1.maddesiyle TürkiyeCumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli, idari veaskeri yargı mercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkeme olan Uyuşmazlık Mahkemesi'nin bu konudakikararlarının irdelenmesi de yararlı olacaktır.
UyuşmazlıkMahkemesi'nin 01/07/2013 tarih E:2013/812, K:2013/1092 sayılıkararında; "Tüm bu belirlemelerışığında davanın; hakkında herhangi birkamulaştırma ve yıkım kararı olmayantaşınmaz üzerindeki yapıların, baraj inşasısırasında yıkılmasından doğan zararın tazminedilmesi istemi ile açıldığı ve bu niteliğigereği haksız fiili neticesinde meydana gelen zararın tazminineyönelik olduğu açıktır. İdareninyürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetineilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projenin hukukaaykırı olduğu gerekçesi ile iptali içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak davalar ileidarenin aynı plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal,baraj, suyolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması,işletilmesi ve bakımı sırasında “kişilereverdiği zararların tazmini istemiyle idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacakdavaların görüm ve çözümünün, iptalve tam yargı; davaları kapsamında yargısal denetim yapanidari yargı yerine ait olduğu, idarece herhangi bir ayni hakkamüdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümleneceği, yerleşikyargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır."denilmek suretiyle idarenin herhangi bir karar almaksızınyıkım yaparak bir zararın doğmasına neden olduğuiddiasına dayanılarak açılan tazminat davalarındaadli yargının görevli olduğuna karar vermiştir.
Olayda,davalı idarece bahse konu evin yıkılmasıyla ilgiligerçekleştirilen bir idari işlem veya eylem olupolmadığının tespit edilebilmesi amacıyla, Mahkememizin03/01/2018 tarihli ara kararı ile evin hangi mevzuat kapsamındayıkıldığının davalı idareden sorulmasıüzerine, davalı idarenin 23/01/2018 havale tarihli cevabiyazısında; "Belediyeye 04/02/2017 tarihinde kayyumatandığı, bu tarihten sonra yapılan tümyıkım işlerinin encümen kararı ileyapıldığı, yıkımına karar verilen veyıktırılan binaların encümen kararıdoğrultusunda yıktırıldığı,yıkımı yapılan binalar içerisinde Esentepe Mahallesi373 ada 5 nolu parseldeki yapının bulunmadığı, BismilBelediyesi'ne kayyum atanmadan önceki dönem içerisinde deyıkımlara ilişkin kurumda yapılan inceleme vearaştırma sonucunda bahse konu parselde yıkımyapıldığını gösterir herhangi bir bilgi, belge vetutanağa rastlanılmadığının"bildirildiği görülmektedir.
Bu durumda,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararıgözetildiğinde; dava konusu zararın idarece tesis edilen birişlemden veya idarenin doğrudan yürüttüğü kamuhizmeti faaliyetinden kaynaklanmadığı ve idarenin zarara yolaçtığı iddia edilen eyleminin haksız fiilniteliğinde olduğu açık olduğundan, davacıyaait evin davalı idarece yıkıldığından bahisleuğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevizararın tazminine ilişkin davanın görüm veçözümünde adli yargı mahkemelerinin görevliolduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır
Bunagöre, uyuşmazlığı çözmekte adli yargımahkemelerinin görevli olduğu sonucunaulaşıldığından, yukarıda metnine yer verilen 2247sayılı Yasanın 19. maddesi uyarınca görevli mahkemeninbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulması gerekmiştir.
Açıklanannedenlerle; 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesiuyarınca Bismil Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2016/451 sayılıdava dosyası da temin edilerek görevli yargı yerininbelirlenmesi için dava dosyasının Bismil Asliye HukukMahkemesi'nin E:2016/451 sayılı dava dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine…” kararvermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veTurgay Tuncay VARLI'nın katılımlarıyla yapılan 24.9.2018günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevli olduğuyolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacıyaait evin yıktırılması nedeniyle uğranılan zararakarşılık şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 5.000,00-TL manevitazminatın ödenmesi istemiyle açılmıştır.
5393sayılı Belediye Kanununun “Amaç”başlıklı 1.maddesinde; “Bu Kanunun amacı, belediyeninkuruluşunu, organlarını, yönetimini, görev, yetki vesorumlulukları ile çalışma usûl veesaslarını düzenlemektir.” denilmiş; Kanunun 14.maddesinde“Belediyenin görev ve sorumlulukları”; 15.maddesinde ise, “Belediyenin yetkileri veimtiyazları” hususlarına yer verilmiştir.
İdarenin yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu planve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları,su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazmini davalarınınise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksızfiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adliyargı yerince çözümleneceği, yerleşikyargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Nitekim yukarıda belirtilen genel kabuldoğrultusundaki Yargıtay İçtihadı BirleştirmeKurulu’nun 11.2.1959 günlü, E:1958/17, K:1959/15sayılı kararının, III. Bölümünde,“İstimlâksiz el atma halinde amme teşekkülüİstimlâk Kanununa uygun hareket etmeden ferdin malınıelinden almış olması sebebiyle kanunsuz bir harekettebulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan dava Medeni Kanunhükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesiveya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazminidavasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesiiçindedir.
Bundan başka, bir amme teşekkülütarafından bir tesisin yaptırılması sırasındaDevlet malı olmayan yerlerden toprak alınması veya böyleyerlere toprak veya moloz yığılması neticesinde meydanagelen zararların tazmini davası da başkasınınmalına amme teşekkülünün dilediği gibi el atmahakkı bulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılan işlerin plan veya projeyeaykırı olarak yapılması hali de idari kararaaykırı bir hareket bulunması itibariyle yine idari kararıntatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ileaçılmış bir dava haksız fiilden doğan bir davadanibaret olacaktır.
Bu bentte anılan davalar,içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur” denilmektedir.
Davacı vekili; müvekkiline aitDiyarbakır İli, Bismil İlçesi, Esentepe Mahallesi 373 ada5 nolu parselde bulunan evin, müvekkilinin Diyarbakır il merkezindebulunan oğlunun evinde bulunduğu bir sırada, boşolduğu ve madde bağımlısı çocuklartarafından kullanıldığı gerekçesiyledavalı idarece yıktırıldığından bahisle; bunun haksız fiile dayalı mülkiyet hakkının ihlaliolduğu iddiasıyla, uğranılan zararakarşılık maddi ve manevi tazminat davasıaçmıştır.
Davadosyalarının incelenmesinden; idarece Bismil Asliye hukuk Mahkemesinegönderilen 27.5.2016 gün ve 2016/1458 sayılı yazıda;dava konusu eve ait belediyelerinin almış olduğu yıkımkararının ekte sunulduğu, ilgili evin yıkılacakderecede tehlikeli ev kapsamına girdiğinden 3194 sayılıİmar Kanununun 39.maddesine istinaden belediyelerine verilen yetkiçerçevesinde yıktırıldığınınifade edildiği ancak yazı ekinde yıkıma ilişkin olarakalınmış bir karara rastlanmadığı; bunakarşılık, davalı idarece bahse konu evinyıkılmasıyla ilgili gerçekleştirilen bir idariişlem veya eylem olup olmadığının tespit edilebilmesiamacıyla, Diyarbakır 1.İdare Mahkemesince, 03/01/2018tarihli ara kararı ile evin hangi mevzuat kapsamındayıkıldığının davalı idareden sorulmasıüzerine, davalı idarenin 23/01/2018 havale tarihli cevabiyazısında; "Belediyeye 04/02/2017 tarihinde kayyumatandığı, bu tarihten sonra yapılan tümyıkım işlerinin encümen kararı ileyapıldığı, yıkımına karar verilen veyıktırılan binaların encümen kararıdoğrultusunda yıktırıldığı,yıkımı yapılan binalar içerisinde Esentepe Mahallesi373 ada 5 nolu parseldeki yapının bulunmadığı, BismilBelediyesi'ne kayyum atanmadan önceki dönem içerisinde deyıkımlara ilişkin kurumda yapılan inceleme vearaştırma sonucunda bahse konu parselde yıkımyapıldığını gösterir herhangi bir bilgi, belge vetutanağa rastlanılmadığının"bildirildiği anlaşılmaktadır.
Mülkiyeti davacıya aittaşınmazın, herhangi bir idari karar alınmadan,davacının bilgisi dışındayıktırılması nedeniyle meydana gelen zararın tazminisöz konusu olduğundan, davanın haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılacağı kuşkusuzdur.
Belirtilen duruma ve davanınniteliğine göre, idarenin ayni bir hakka müdahalesinin hukukauygunluğunun yargısal denetimi işin esasınıteşkil etmekte olup, açılan dava ile bir idari tasarrufuniptalinin ya da böyle bir tasarruf nedeniyle uğranılanzararın tazmininin istenilmemiş bulunmasıkarşısında, haksız fiilden doğan zararlarıntazmini davasının, özel hukuk hükümlerine göregörüm ve çözümünde adli yargı yerigörevli bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Diyarbakır 1.İdare Mahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile, Bismil Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.5.2017 gün ve E:2016/451,K:2017/258 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Bismil Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.5.2017 gün veE:2016/451, K:2017/258 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 24.9.2018 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Turgay Tuncay
AYDIN TUNÇ VARLI
Full & Egal Universal Law Academy