T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 530
KARAR NO : 2018 / 467
KARAR TR : 24.9.2018
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı lar : M. A., M. A.
Vekili : Av. H.E. A.
Davalı : UlaştırmaDenizcilik ve Haberleşme Bakanlığı-Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. M. Ş. H.,Av.N. B.
O L A Y
:Davacılar vekili dilekçesinde; 08.08.2013 günüsürücü M. A.’nın sevk ve idaresindeki 68 … 677plaka sayılı araç ile plakası tespit edilemeyenyabancı plakalı aracın çarpışmasıneticesinde, 68 … 677 plakalı aracın şarampoleyuvarlandığını, sürücü ilearaçta yolcu olarak bulunan M. A.’nın ağırşekilde yaralandığını; kazaya ilişkinİstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdindeki 2015/759 E.sayılı dosya üzerinden alınan bilirkişi raporunda,otomobilin korkuluksuz şarampole yuvarlanması kazanınşiddetini artırdığından, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunun Karayolu Trafik Güvenliği Madde 3,7ve 11 uyarınca, Karayolları 3.BölgeMüdürlüğü’ne bağlı 38.ŞubeŞefliğinin kazada tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini;6001 sayılı Yasa kapsamında Karayolları GenelMüdürlüğünün sorumluluğunda olan;karayollarının emniyetle kullanılmalarınısağlayacak şekilde sürekli bakım altında bulundurmak,bakımını yaptırmak, onarmak, onarımınıyaptırtmak, işletmek, işlettirmek, temizliğini yapmak,yaptırmak ve trafik güvenliğini sağlamak şeklindeöngörülen görevlerinin tam ve eksiksiz yerinegetirilmediğini, dolayısıyla yürütülen hizmetlerinkusurlu işletildiğinin anlaşıldığını ve meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğunu; kaza sonucundamüvekkillerinin sürekli ve geçici maluliyete uğradığını,iş gücü kaybı ve ayrıca kazadan sonraçalışamamasından dolayı maddi kazançkaybına uğradıklarını; söz konusu zararıntazmini için Ulaştırma Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığı Karayolları GenelMüdürlüğü’ne başvurulduğunu, cevabengelen yazıda “...söz konusu trafik kazasının meydanageldiği yol olayın meydana geldiği tarihte kurumumuzun yapımve bakım sorumluluğunda bulunmadığından herhangi birtazminat ödenmesi söz konusu değildir.” denmek suretiyletaleplerinin reddedildiğini ifade ederek; davanın kabulü iledavalı idarenin müvekkillerine şimdilik, her müvekkiliçin ayrı ayrı 5.500 TL olmak üzere toplamda 11.000,00 TLmaddi tazminat ile her müvekkil için ayrı ayrı 10.000 TLolmak üzere toplamda 20.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplamda31.000 TL tazminat ödemesinin hüküm altınaalınmasına, bu miktara olay tarihinden itibaren yasal faizişletilmesine karar verilmesi istemiyle 15.9.2017 tarihinde idari yargıyerinde dava açmıştır.
AKSARAYİDARE MAHKEMESİ; 13.11.2017 gün ve E:2017/1264, K:2017/1619sayı ile, “(…) 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; "Kapsam" başlıklı2.maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
Yine 2918sayılı Kanun'un "Görevli ve Yetkili Mahkeme"başlıklı 110.maddesinde "İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, buKanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir"', Geçici 21.maddesinde de"Bu Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz"hükümlerine yer verilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110.maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesi'nce yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: (…) (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih veE.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.03.2014, Sayı:28954, s.136-147.)
Öteyandan Anayasa'nın 158.maddesinin son fıkrasında"Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi'nin kararı esasalınır." denilmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin yukarıdagerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110.maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen,bu Kanun'dan doğan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa'yaaykırı bulunmadığına dair olup, esas itibariylegörev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa'nın158.maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğeryargı organları bakımından da uyulması zorunlu birkarar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi'ninişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı, diğerbir deyişle yukarıda yer alan 2918 sayılı Yasa'nın110.maddesi uyarınca, aksine hüküm olmadığısürece, anılan yasadan kaynaklanan sorumluluk davalarınailişkin uyuşmazlıkların görüm veçözümünün adli yargının görevinde olduğuaçık olduğundan, meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan iş bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nin 20.02.2017 günlü E:2016/710,K:2017/62 ve E:2017/93, K:2017/135 sayılı kararları da buyöndedir.
Açıklanannedenlerle davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine…” karar vermiş; istinafyoluna başvurulması üzerine Konya Bölge İdareMahkemesi, 4.İdari Dava Dairesince; 2.2.2018 gün ve E:2018/127, K:2018/167sayı ile istinaf başvurusu kesin olarak reddedilen kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
AKSARAY4.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 3.5.2018 gün ve E:2018/60, K:2018/188sayı ile, “(…) Davacı taraf, davalı idareninbakımından sorumlu olduğu yola ilişkinsorumluluklarını yerine getirmeyerek müvekkillerinin zarargörmesine neden olduğunu ileri sürerek tazminat talebindebulunmaktadır. Davacının talebi hizmet kusuruna dayanmaktadır.
Yargıyolu kavramı, bir hukuk sisteminde, herhangi bir davaya o hukuk sisteminedâhil yargı mercilerinden hangisindebakılacağını ifade eder. Uyuşmazlığa hangiyargı kolunda bakılacağı hususu, davaşartlarından olup mahkemece re'sen dikkate alınmasıgerekir.
Bir kamuhizmeti görmekle yükümlü davalı idareye 2918sayılı KTK.nın 7/a maddesinde; karayollarında mal ve cangüvenliği yönünden gerekli işaretlemeleri yaparakönlemleri almak ve aldırma görevleri verilmişbulunmaktadır. Bu görevin 2918 sayılı Yasada verilmişolması bunun ihlali nedeniyle oluşacak zarardan dolayı idareninÖzel Hukuk hükümlerine tabi olacağı sonucunudoğurmaz. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden idarealeyhine tam yargı davasının idari yargı yerindeaçılması gereklidir. Esasen 2918 sayılı Yasanınhukuki sorumluluğa ilişkin 85. vd. maddelerinde araçişletenin sorumluluğu bu yasa kapsamı dışındatutulmuştur. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/2616 Esas, 2017/10094Karar sayılı kararı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. HukukDairesi'nin 2018/507 Esas, 2018/392 Karar sayılı kararı)
2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'nin Kuruluşu veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesinde “Adli,idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'nebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesi'nin karar vermesine değin erteler. Yargı merciince,önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası datemin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilir”düzenlemesi yer almaktadır.
Davacıtarafça Aksaray İdare Mahkemesi'nin 2017/1264 Esas sayılıdosyası ile açılan tam yargı davasında davanıngörev yönünden reddine karar verilmiş ve kararkesinleşmiştir. Bu nedenle davanın yargı yolunun caizolmaması nedeniyle usul yönünden reddi gerektiğidosyanın 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'ninKuruluşu ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesigereğince yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderilmesi gerektiği kanaatine varılmışve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanınyargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Yargıyolu uyuşmazlığı ortayaçıktığından kararın kesinleşmesinden sonradosyanın UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ'NEgönderilmesine…” karar vermiş, bu karar istinaf yolunabaşvurulmaksızın kesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER,Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Turgay Tuncay VARLI'nınkatılımlarıyla yapılan 24.9.2018 günlütoplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; Olay kısmında belirtildiği üzere,tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada; idari yargı yerinceadli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyleverilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararıbulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen adliyargı yerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği kararbakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
1- 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilir” hükmünegöre, idare mahkemesinin kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine adli yargı yerince de görevsizlikkararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, olumsuzgörev uyuşmazlığı doğmuş olacak;doğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.
2- 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki “Adli ve idariyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurma olanağına sahiptir.Şu kadar ki, başvuru kararının,görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilmesinedeğin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesigerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurma olanağınıtanımıştır.
Olayda, adliyargı yerince, öncelikle görevsizlik kararı verilmeklebirlikte, bununla yetinilmemiş ve görevli merciin belirtilmesiiçin re’sen Uyuşmazlık Mahkemesi’nebaşvurulmasına da karar verilmiştir.
Bu haliyle, Aksaray4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce re’sen yapılan başvuru, 2247sayılı Yasa’da öngörülen yönteme uymamaktadır.
Ancak,adli ve idari yargı yerleri arasında olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının, idari yargı dosyası ile birlikte songörevsizlik kararını veren Mahkemece UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve sonuçta usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, meydana gelen trafik kazasında davacılarınyaralanması olayında, davalı idarenin hizmet kusurubulunduğundan bahisle; uğranıldığı ilerisürülen maddi ve manevi zararların tazmin edilmesiistemiyle açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hakve yükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunla ilgiligörev ve yetkileri şunlardır: a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek, c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.) d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak, g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak, i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.) j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek, k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır. (Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dava dosyasınınincelenmesinden, 08.08.2013 günü davacılardansürücü M. A.’nın sevk ve idaresindeki 68 … 677plaka sayılı araç ile plakası tespit edilemeyenyabancı plakalı aracın çarpışmasıneticesinde, 68 … 677 plakalı aracın şarampoleyuvarlandığı, sürücü ile araçta yolcuolarak bulunan diğer davacı M. A.’nınyaralandığı; davacıların maddi ve manevizararının oluşmasına neden olan trafik kazasında,yasayla kendisine verilen görevleri tam ve eksiksiz yerine getirmeyendavalı idarenin kusur ve sorumluluğunun bulunduğu iddiaedilerek, uğranılan zarara karşılık toplam 11.000,00TL maddi ve toplam 20.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 31.000TL tazminat ödemesi istemiyle dava açıldığıanlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığıve bunun söz konusu davaların adli yargıdagörüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılıkararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Aksaray 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun reddi ileaynı Mahkemece ayrıca verilen 3.5.2018 gün ve E:2018/60,K:2018/188 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. SO N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Aksaray 4.AsliyeHukuk Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN REDDİ ile aynı Mahkemeceayrıca verilen 3.5.2018 gün ve E:2018/60, K:2018/188 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 24.9.2018gününde Üye Turgay TuncayVARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye SüleymanHilmi Aydemir Turgay Tuncay AYDIN TUNÇ VARLI KARŞIOY 3.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/580 K:2015/592 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyorum.24.9.2018 ÜYE Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy