T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/389
KARAR NO : 2018/429
KARAR TR: 25.06.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedeliniödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : L. Sigorta A.Ş.
Vekilleri: Av. S.I. Av. E.C.
Davalı:Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. M.Ş.H.
OL A Y: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacışirkete kasko poliçesi ile sigortalı bulunan 33 B... plakasayılı aracın Batman İli, Merkez Kuyubaşı Tokiistikametinde seyir halinde iken yaptığı maddîhasarlı trafik kazasında idarenin hizmet kusuru bulunduğundanbahisle, sigortalısına ödediği toplam 12.127,00-TL maddîzararın 15/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birliktetazmini istemiyle 07/07/2014 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA19. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 27/11/2014 gün E:2014/350,K:2014/541 sayılı dosyasında "Davacı davasında;davalının idarenin hizmet kusuruna dayanmıştır. Kamuhizmeti görmekte yükümlü olan davalı idare kamuhizmeti sırasında verdiği zarardan dolayı Özel HukukHükümlerine tabi değildir, idari karar ve eylemlerden doğanzararlar niteliğinde bulunan zararın ödetilmesi istekleri11/02/1959 günün ve 17/15 sayılı Yargıtay'ıniçtihadı birleştirme kararında belirtildiği gibi tamyargı davasının konusunu oluşturmaktadır.İşbu davalara bakmak görevi 2577 sayılı yasanın2.maddesi gereğince idari yargı yerine aittir. Adli Yargı yerigörevli mahkeme değildir" görüşüyle"H.M.K'nun 114 ve 115.maddesi gereğince dava şartıyokluğu nedeniyle davacının davasının görevnedeniyle usulden reddine" karar vermiş, tarafların temyizyoluna başvurmaması sebebiyle 16/02/2015 tarihi itibarıylakararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacıvekili 06/09/2017 tarihinde aynı taleple bu kez idari yargı yerindedava açmıştır.
BATMANİDARE MAHKEMESİ: 14/09/2017 gün, E:2017/1382, K:2017/1109sayılı dosyasında "2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartlan, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde;“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarındada bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir.” hükmüne, Geçici21. maddesinde de; “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz.”hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı şirketin sigortalısının sevkve idaresindeki 33 B... plakalı aracın, 21.12.2012 günüsaat 16:30 sıralarında Batman İli, Merkez KuyubaşıToki istikametinde seyir halinde iken Kuyubaşı Toki'yeyaklaştığında asfalt yolun bittiğini fark etmeyerekyolun bitiminde başlayan toprak alana girerek direksiyon hakimiyetinikaybetmesi sonucu şarampole yuvarlanması sonucu oluşanyaralamalı trafik kazası neticesinde, sigortalının kusuruoranındaki 12.127,00 TL'nin sigortalıya ödenmesi nedeniyle,anılan miktarın tarafına tazmini istemiyle yapılanbaşvurunun reddedilmesi üzerine, bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110. maddesinin 1. fıkrasının iptaliistemiyle yapılan itiraz başvurularını inceleyen AnayasaMahkemesi, 26.12.2013 tarih ve E:2013/68, K:2013/165 sayılıkararı ile; Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir, itiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir...”gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir.
Anayasa’nın158. maddesinin son fıkrasında; “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin pirincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158. maddesiuyarınca tüm yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar durumundadır.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; davacı şirketçe sigortalı 33 B...plakalı aracın, Batman İli, Merkez Kuyubaşı Tokiistikametinde seyir halinde iken yaptığı maddîhasarlı trafik kazasında idarenin hizmet kusuru bulunduğundanbahisle, sigortalısına ödediği toplam 12.127,00-TLmaddî zararın; meydana gelen trafik kazasının, davalıidarenin hizmet kusurundan dolayı meydana geldiği ilerisürülerek 15/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Nitekimadli, idari ve askeri yargı kolları arasındaki görevuyuşmazlıklarını çözmekle görevli Anayasalkurum olan Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 2918 sayılıYasa'nın 110. maddesinin yürürlüğe girdiği19.01.2011 tarihinden itibaren benzer uyuşmazlıklarda istikrarlıolarak verdiği kararlarda, adli yargının görevliolduğuna işaret edilmektedir.
Açıklanannedenlerle, davanın görev yönünden reddine" dairverdiği karar, istinaf başvurusu Gaziantep Bölge İdareMahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 30/03/2018 gün, E:2018/267,K:2018/554 sayılı kararıyla reddedilerekkesinleşmiştir.
Davacıvekilinin 19/04/2018 tarihli dilekçesi üzerine her iki davadosyası Batman İdare Mahkemesinin 22.05.2018 gün, 2017/1382 E.sayılı üst yazısı ile Mahkememizegönderilmiş, başvuru 29.05.2018 tarihinde kayıt altınaalınmıştır.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY,Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Birgül KURT’unkatılımlarıyla yapılan 25.06.2018 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME:
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli ve idari yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen maddihasarlı kaza nedeniyle davacı şirket tarafından evvelceödenen hasar bedelinin olayda kusurlu olduğu ileri sürülendavalı Kurumdan rücuan tahsili istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş, aynıKanunun,“Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafik kuruluşunateslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleriyapmaktır.”hükmüne yer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığıve bunun söz konusu davaların adli yargıdagörüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmişbir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca,başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Ankara 19. Asliye HukukMahkemesi’nin 27.11.2014 gün ve E:2014/350, K:2014/541sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
SO N U Ç: Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin27.11.2014 gün ve E:2014/350, K:2014/541 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.06.2018gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Nuri Şükrü Mehmet Ahmet Tevfik
NECİPOĞLU BOZER AKSU ERGİNBAY
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Birgül
AYDIN TUNÇ KURT
Full & Egal Universal Law Academy