T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 315
KARAR NO : 2018 / 385
KARAR TR : 25.6.2018
ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka bir kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M.B.
Vekili : Av. N.G.E.
Davalı : Türk Telekomünikasyon A.Ş. İlMüdürlüğü
Vekili : Av. G.Ç.
O L A Y : DavalıŞirkette görev yapmakta iken, 406 sayılı YasanınEk-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasanın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilen davacı7.9.2009 tarihinde, Hatay İl Sosyal GüvenlikMüdürlüğü emrine atanmıştır.
Davacı vekili, davalı tarafındandüzenlenen 07.09.2009 tarihli "Maaş Nakilİlmühaberinin" düzeltilerek 5473 sayılı Kanundabelirtilen 82,50 meblağlı ek zamların eklenmesine;müvekkilinin eksik aldığı zam oranlarının, 5473sayılı Kanun ile Kamu Personeline 01.01.2006 tarihindengeçerli olmak üzere aylık 40+40 TL, 01.07.2006 tarihindenitibaren ise %2.32 oranında artış yapılmasıyla82,50-TL ek zam oranından hesaplanarak, 01.01.2006 tarihinden davalıkurumdan ayrılış tarihine kadar olan yasal faizi ile "farktazminatı" olarak ödenmesine kararverilmesi istemiyle 10.04.2014 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
HATAYİŞ MAHKEMESİ(MÜSTEMİR YETKİLİ); 2.12.2014gün ve E: 2014/252, K:2014/477 sayı ile “(…) Dava; Alacakistemine ilişkindir.
Taraflararasındaki uyuşmazlık konusu; 399 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin Ek ll. cetvelinde yer alan veözelleştirme sonucu hissesi devredilen davalı kurumda TİP 2sözleşmesi ile nakle tabi olarak çalışandavacının davalının özelleştirmeden öncetabi olduğu ve özelleştirme ile bazı hükümlerideğişen 406 sayılı Kanunun Ek. 29. Maddesikapsamındaki düzenleme ve sözleşmedeki hükümnedeni ile 375 sayılı KHK.’un Ek 3 maddesi ve 399sayılı KHK.’un Ek II. cetvelinde yer alan kurumlardaçalışan sözleşmeli personele yapılanartışlardan yararlanıp yararlanmayacağı, nakledilirkenbu artışların yer aldığı ücretigösteren nakil maaş ilmühaberinin buna göredüzenlenmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Gerek yasaldüzenleme ve gerekse sözleşmedeki hükümler dikkatealındığında, davalı kurumda özelleştirmeöncesi kapsam dışı olarak çalışan ve 399sayılı KHK hükümlerine tabi olarak ücreti belirlenendavacının özelleştirme sonrası çalıştıktansonra nakledildiği tarihe kadar kamuda aynı statüdeçalışanlar için getirilen özlükhaklarından yararlandırılarak, nakil edildiklerindehaklarının korunması amaçlanmıştır.Kısaca davacı kapsam dışı olarak kamudaçalışmış gibi sayılmaktadır.
Danıştayİdari Dava Daireleri’nin 07.04.2011 gün ve 2011/55-205sayılı kararına göre “yasal düzenleme ileTürk Telekom A.Ş.'nin özelleştirilmesi sonucunda,işlevsel görevlerde bulunan ve ikamesi kısa süredeimkansız personelin isteklerine bağlı olarak makul bir sürekamu görevlerinden aylıksız izinli sayılarak özelhukuk tüzel kişisinde çalışmalarına olanaksağlandığı, söz konusu personelin, aylıksızizinli olarak geçen sürede kamu personeli statülerinin devamettiği, imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmek hakkını elde eden davalı şirkete, devir sonrasındayetişmiş personel yetersizliği nedeniyle doğabilecekaksaklıkların önüne geçilebilmesi için, 406sayılı Yasa hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukuramlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklendiği, 406 sayılıYasa hükümleri uyarınca davalı şirket tarafından,hak sahibi personelinin Devlet Personel Başkanlığınabildirmesi, bildirim ile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler bulunduğu, bu işlemlerin idare hukukualanında hukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasalhaklarını belirlediği, söz konusu işlemlerin kamupersoneli hakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmiş bireridari işlem niteliğinde oldukları, davalı şirketin,Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasında imzalanan“Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineilişkin imtiyaz Sözleşmesi” ile belli bir kamu hizmetiniyürütmek görev ve yetkisi ile donatıldığı,bu görev ve yetkiler dahilinde bazı kamusalayrıcalıkları ve yükümlülükleribulunduğu, belirtilen statüsü ve özel yasahükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere sahip olması nedeniyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisindenfarklı bir hukuki statü içinde bulunduğu, bu durumda,imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Yasa hükümleri ile, kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğu anlaşılmakla Davacının davasınınyargı yolu yönünden asıl görevli mahkemenin idariyargı olduğu tespit olduğundan Davanın görevyönünden Reddine karar vermek gerekmiş veaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
D)HÜKÜM:
1-Davacınındavasının yargı yolu yönünden asıl görevlimahkemenin idari yargı olduğu anlaşıldığındangörev yönünden REDDİNE…” karar vermiş, bukarar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu defa, 5473 sayılı‘"Değişik Adlar Altında İlave ÖdemesiBulunmayan Memurlar ve Sözleşmeli Personele Ek ÖdemeYapılması ve Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun vebu kanuna göre alınan Yüksek Planlama Kurulu kararlarında,belirtilen ek ödemelerin davalı idareden tazminine ve ek ödemeeklenerek maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
HATAYİDARE MAHKEMESİ; 9.3.2018 gün ve E:2018/102 sayı ile“(…) 406 sayılı Yasa'nın 4502 sayılı Yasaile değişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde "Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görevsözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütülür" denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendinde 12.05.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede "Ancak, Türk Telekom'dakikamu payı % 50'nin altına düştüğünde,Türk Telekom'un tüm tekel hakları 31.12.2003 tarihindenönce de olsa ortadan kalkmış olur." denilmiş; 4502sayılı Yasa'nın Geçici 3. maddesi ile de TürkTelekomünikasyon A.Ş., 233 sayılı KHK.'nin ekindeki"B-Kamu İktisadi Kuruluşları(KİK)"bölümünde yer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır.
406sayılı Yasa'nın Ek 29. maddesinin 03.07.2005 tarih ve 5398sayılı Kanunla değişik birinci fıkrasında"Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.01.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır(...)" hükmüne yer verilmiştir.
Anılan4502 sayılı Yasa'nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa'ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, "a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekiz yıltecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,ünvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafından tayinolunur.” hükmüne yer verilmiş, bu bent hükmü,4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılan değişikliklersonucunda "a) Personelin statüsü:(Ek ibare: 12.5.2001 -4673/6md.) Türk Telekomdaki kamu payı %50'nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenim görme şartları aranır. (Mülga ikincive üçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.)Bunların dışında kalan personel iş mevzuatıuyarınca istihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdamedilenlere ilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulutarafından tayin olunur." hükmünü almış;aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında da işmevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır.
Olayda,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğübünyesinde görev yapmakta iken 4046 sayılı Kanunun 22'ncimaddesi uyarınca, Devlet Personel Başkanlığı'nabildirimi yapılarak Hatay İl SağlıkMüdürlüğünde göreve başlayandavacının, davalı idaredeçalıştığı dönem için 375 ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen haklardan ve5473 sayılı Kanunda belirtilen ek ödemelerin hesaplanarak DevletPersonel Başkanlığına 04.01.2010 bildirim tarihindeki netücrete ek ödeme ile mali haklardan olan (ay başına düşenilave tediye ve ikramiye) net olmak üzere yansıtılması,maaşına yansıtılmayan ek ödemelerin yasal faizi ilefark tazminatı olarak tahsil edilmesine karar verilmesi istemiylebakılan davanın açıldığıanlaşılmıştır.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesiuyarınca kural olarak idari yargıda ancak devlet ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalarabakılabileceği, yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinegöre davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan, davanın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle adli yargının görev alanına giren davadaMahkememizin görevli olmadığına, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine…” kararvermiş; Mahkemece bila tarihli üst yazıyla gönderilen dosya27.4.2018 tarihinde kayıtlarımıza girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY,Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Birgül KURT’unkatılımlarıyla yapılan 25.06.2018 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı şirkette görev yapmakta iken,406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrineatanan davacının, maaş nakil ilmühaberinindüzeltilmesi, eksik ödemelerin, fark tazminatı olaraködenmesi ve maaşlarına yansıtılması istemiyle açılmıştır.
Telekomünikasyon şebekeleri üzerindensunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefonhizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’nin, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten,kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgüstatüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’ninaltına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğu tartışmasızdır.
Ancak, özelleştirme kapsamında bulunanTürk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamı Hazineye aitbulunan hisselerden % 55’i, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile OgerTelekomünikasyon Anonim Şirketine satılmıştır.
Olayda, davalının hisse devir (14.11.2005)tarihinde davalı kuruluşta çalışmakta iken 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında kamu kurumuemrine atanan davacının vekili tarafından; ilk olarak adliyargı yerinde, davalı tarafından düzenlenen07.09.2009 tarihli "Maaş Nakil İlmühaberinin"düzeltilerek 5473 sayılı Kanunda belirtilen 82,50meblağlı ek zamların eklenmesine; müvekkilinin eksik aldığızam oranlarının, 5473 sayılı Kanun ile Kamu Personeline01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere aylık 40+40 TL,01.07.2006 tarihinden itibaren ise %2.32 oranında artışyapılmasıyla 82,50-TL ek zam oranından hesaplanarak, 01.01.2006tarihinden davalı kurumdan ayrılış tarihine kadar olanyasal faizi ile "fark tazminatı" olarak ödenmesine karar verilmesi istemiyle 10.04.2014 tarihinde; idariyargı yerinde ise 5473 sayılı‘"Değişik Adlar Altında İlave ÖdemesiBulunmayan Memurlar ve Sözleşmeli Personele Ek ÖdemeYapılması ve Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun vebu kanuna göre alınan Yüksek Planlama Kurulu kararlarında,belirtilen ek ödemelerin davalı idareden tazminine ve ek ödemeeklenerek maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.
2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari DavaTürleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralı bendinde:
“a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları,
b) İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları,
c) (Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar”idari dava türleri olarak sayılmış olup; kural olarak,idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzel kişilerinekarşı açılan davalara bakılabilir.
Buna göre, dava açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen nedenlerle Hatay İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Hatay İşMahkemesi(Müstemir Yetkili)’nin, 2.12.2014 gün ve E:2014/252,K:2014/477 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Hatay İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Hatay İşMahkemesi(Müstemir Yetkili)’nin, 2.12.2014 gün ve E:2014/252,K:2014/477 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.06.2018gününde Üye Birgül KURT’un KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Birgül
KURT
KARŞIOY
TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi; 406 sayılı Telgraf veTelefon Kanunu’nun, 18/06/1994 günlü, 21964 sayılıResmi Gazete'de yayımlanan 4000 sayılı Yasa’yladeğiştirilen 1. maddesi uyarınca, Posta İşletmesiGenel Müdürlüğünce yürütülentelekomünikasyon hizmetlerinin sermayesinin tamamı kamu kesimine aitolacak bir anonim şirket şeklindeyapılandırılması suretiyle kurulmuş ve 233 ile 399sayılı Kanun Hükmünde Karamame’lere tabi bir kamuiktisadi kuruluşu statüsü verilmişken;özelleştirilmesi amacıyla 4502 ve 4673 sayılıYasa’lar ile yapısı yeniden düzenlenmiş, 233sayılı KHK'nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
TürkTelekomünikasyon A.Ş’nde çalışan personelinhukuki statüsü ise, 406 sayılı Yasa’ya, 4502sayılı Yasa ile eklenen Ek 22.madde ile yenidendüzenlenmiş; aynı Yasa’nın Geçici 4.maddesinde, 4502 sayılı Yasa’nınyürürlüğe girdiği tarihte TürkTelekomünikasyon A.Ş’de 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmelipersonel statüsünde çalışmakta olanlardanisteyenlerin iş mevzuatına tabi personel statüsünegeçirileceği, iş mevzuatına tâbi personelstatüsüne geçmek istemeyenlerin mevcut statü, sosyal veözlük haklarıyla istihdamlarına devam olunacağıkurala bağlanarak, iş mevzuatına geçmek istemeyenlerinmevcut statü, sosyal ve özlük hakları korunmuştur.
Hisselerin fiilendevredildiği ve Telekomünikasyon Kurumu ile imzalanan“Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin İmtiyaz Sözleşmesi” ninimzalandığı 14/11/2005 tarihinden sonra, hisselerinin yüzdeelliden fazlası özel hukuk tüzel kişisine geçenTürk Telekomünikasyon A.Ş kamu kuruluşu niteliğinikaybetmiştir.
Ancak, 406sayılı Yasa'nm Ek 29. maddesinin, 5398 sayılıKanun’un 14. maddesi ile değişik birinci fıkrasında;özelleştirme tarihi itibarıyla Türk TelekomünikasyonA.Ş de çalışmakta olan personelin haklarınınkorunması amacıyla, hukuki statülerini ve kamu kurumlarınanakil olanaklarını belirlenerek; Türk TelekomünikasyonA.Ş’nin özelleştirilmesi sonucunda, işlevselgörevlerde bulunan ve ikamesi kısa sürede imkansızpersonelin isteklerine bağlı olarak makul bir süre kamugörevlerinden aylıksız izinli sayılmasına veaylıksız izin süresinin bitiminden itibaren beş yılsüre ile nakil haklan korunarak özel hukuk tüzel kişisindeçalışmalarına olanak sağlanmıştır.
Diğer yandan,İmtiyaz Sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmekhakkını elde eden Türk Telekomünikasyon A.Ş’ne,devir sonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyledoğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesiiçin, bünyesinde belli süre ile çalışmayadevam eden söz konusu personelin kamu kurumlarına naklenatanmasının sağlanması amacıyla, 406 sayılıYasa hükümleri uyarınca; hak sahibi personelinin Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilmesi, bildirim ile beraber personelinnakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasal haklara esasolmak üzere memur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi,personelin ilişiğinin kesilmesi gibi görevleryüklenmiştir.
Sayılangörevler kapsamında yapılan bu işlemler, idare hukukualanında hukuki sonuçlar doğurmakta ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasalhaklarını belirlenmesine esas oluşturmaktadır.
Bu durumda; 406sayılı Yasa hükümleri ile kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin belirtilengörevleri kapsamında tesis ettiği işleminde, idariişlem niteliğinde olduğu ve bu nitelikte bulunan işlemdenkaynaklanan uyuşmazlığa konu davanın görüm veçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna varıldığından, davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu yolunda verilen karara katılmıyorum.25.6.2018
ÜYE
Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy