T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2018 / 203 KARAR NO : 2018 / 378 KARAR TR : 25.6.2018 ÖZET : 5754 sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra, 5510 sayılı Kanunun 4/c kapsamında kamu personeli olarak göreve başlayan ve 28.12.2016 tarihinde vefat eden G.D.nin, malulen emeklilik kriterlerini taşıdığından bahisle, ölenin eşi ve kızına malulen emekli aylığı bağlanması/malulen emekli olduğunun tespiti/ istemiyle açılan davanın; 5510 sayılı Kanun’un 101. Maddesi uyarınca ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : Kendisine asaletenkızı C.D.'e velayetten K.D. Vekili : Av. Y.Y. Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı O L A Y : Davacı vekilidilekçesinde; müvekkili K.D.'in eşinin Elazığİl Özel İdare Müdürlüğündeverihazırlama ve kontrol işletmeni memur olarakçalışırken yakalandığı ağırhastalık nedeniyle Pulmoner Hipertansiyon teşhisi ile % 100 Engellikonuma geldiğini, DışişleriBakanlığının oluru ve notası ile Akciğertransplantasyonu yapılması için Amerika BirleşikDevletlerine gönderilmesi gerektiği yönünde 'olur'evrakı verilmesine karşın bu ülkenin Konsolosluğutarafından vize verilmediği için 28.12.2016 tarihinde vefat ettiğini;davalarının G.D.'in malulen emekliliğine karar verilerekyasal mirasçılarına maluliyet maaşı tahsisihakkının tanınması talebine ilişkinolduğunu; zira müvekkillerine, toplamda 750.TL gibiaçlık sınırının dahi altında kalacakoranda ölüm maaşı bağlandığını; çalıştığıdönem itibariyle net 3.200 TL maaş alan müteveffanın buamansız hastalık neticesinde vefat etmesi ilemirasçılarına belirtilen tutarda ölümmaaşı bağlanmasının, evrensel hukuk ilkelerine vevicdani ölçütlere aykırı olduğunu; G.D.’in5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin c bendinde belirtilen kamuçalışanı olduğunu, 25. maddede belirtilenmalulen emeklilik kriterlerini taşıdığını; devamında,Fırat Üniversitesi Hastanesinden alınmış ve aynızamanda Sosyal Güvenlik Kurumu raporunda da hastalığınınmevcut olduğunu; 5510 sayılı Kanunun 26. maddesindeki 1800günü tamamladığını, bakıma muhtaçdurumda olduğundan ötürü 10 yıllıkşartına bakılmaması gerektiğini ifade ederek; davalarınınkabulü ile müteveffa G.D.'in malulen emekliliğiyönünde tesbiti ile davacı yasalmirasçılarının malulen emekli sayılacağıgünden itibaren malulen emeklilik katsayısı oranındaemeklilik hakkının tespitine karar verilmesi istemiyle 10.7.2017tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır. ELAZIĞ İŞ MAHKEMESİ:17.10.2017 gün ve E:2017/389, K:2017/842 sayı ile “(…)Dava, malulen emeklilik tespiti istemine ilişkindir. Yapılan yargılama,tüm dosya kapsamı, belge ve deliller incelendiğinde:müteveffanın davalı işyerinde 657 sayılı DevletMemurları Kanununa tabi olarak veri hazırlama ve kontrolişletmeni memuru olarak çalıştığı,personel ile idare arasındaki ilişkinin bir kamu hukuku ilişkisiolduğu, idari personelin 1475 sayılı iş yasasında yeralmadığı, bu kişiler ile kurumları arasındaki hertürlü anlaşmazlıklarda idari yargı görevliolduğundan bu davaya bakma görevi idari yargı görevalanına girdiğinden, yargı yolu nedeni ile davanın reddinedair aşağıda belirtildiği şekilde hükümkurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesiyukarıda açıklandığı üzere; Dava konusunun idari yargıalanına girdiğinden MahkememizinGÖREVSİZLİĞİNE, dava dilekçesinin usuldenREDDİNE…” karar vermiş, bu karar istinaf edilmeksizinkesinleşmiştir. Davacı vekili bu kezaynı istemle İdari yargı yerinde davaaçmıştır. ELAZIĞ 1.İDAREMAHKEMESİ; 12.2.2018 gün ve E:2018/41 sayı ile “(…)5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu'nun Malûl sayılma başlıklı25.maddesinde, "Sigortalının veya işverenin talebiüzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmetisunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygundüzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerinincelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının(a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar içinçalışma gücünün veya iş kazası veyameslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücününen az % 60'ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılariçin çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslektekazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kuruluncatespit edilen sigortalı, malûl sayılır."denilmiştir. Aynı Kanun'un,"Uyuşmazlıkların çözüm yeri"başlıklı 101. maddesinde de, "Bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür." kuralına yerverilmiştir. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğegiren 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanuna eklenengeçici 1. maddede, bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten önce, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli SandığıKanununa tabi olanların, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edileceğibelirtildikten sonra, 104. maddesinde, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılmayan hükümler saklı kalmak kaydıyla, ...8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlara yapılan atıflarile ilgili mevzuatında emeklilik, malullük, vazife malullük vesosyal sigorta haklarına, yardımlarına veyükümlülüklerine, iştirakçiliğe vesigortalılığa, dul, yetim ve hak sahipliğişartlarına, emekli ikramiyesine, ek ödemelere, sağlıkhizmetleri veya tedavi bedellerinin ödenmesine ilişkin yapılanatıfların bu Kanunun ilgili maddelerine yapılmışsayılacağı düzenlenmiş, 106. maddesinde ise 657sayılı Devlet Memurları Kanununun 107., 209. ve ek 22.maddelerinin yürürlükten kaldırıldığıhususunun hükme bağlandığı görülmektedir. 5510 sayılı Kanunun 101nci maddesinde yer alan “...bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.”bölümünün iptali istemiyle yapılan itiraz başvurusundaAnayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılıkararını Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “...5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun'un yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun ’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir... Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır...” Yukarıda sözüedilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğianlaşılmaktadır. Bu durumda, 5510 sayılıYasanın yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davalarının görüm veçözümünün idari yargı yerinde, Yasa'nınyürürlüğe girdiği tarihten sonra iştirakçisıfatı ile çalışmaya başlayanlartarafından açılan davaların ise görüm veçözümünde İş Mahkemelerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda YüksekMahkeme'ce yapılan değerlendirmelerde de, 5510 sayılıYasa'nın yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlisi olarak çalışmayabaşlayanların 5510 sayılı yasa'nın 4/c maddesiuyarınca bu Kanun hükümlerine tabi sigortalısayılacağı ve haklarında 5434 sayılı Kanunundeğil 5510 sayılı Kanunun öngördüğükural ve esasların uygulanacağı, dolayısıylaihtilafların da adli yargı yerindeçözümleneceği sonucuna varılmıştır.(Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 09.04.2012tarihli, E:2012/64, K:2012/83 sayılı kararı) Dosyanın incelenmesinden;5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiğitarihten sonra (27.12.2011 tarihinde) kamu personeli olan G.D.'in 28.12.2016tarihinde vefat ettiği ve davacı ile kızına ölümaylığı bağlandığı, ancak adıgeçenin 5510 sayılı Kanun'un 4.maddesinin c bendindebelirtilen kamu çalışanı olduğu ve 25.maddedebelirtilen malulen emeklilik kriterlerini taşıdığındanbahisle malulen emekli sayılarak maaş bağlanmasıgerektiği iddiası ile bakılan davanınaçıldığı anlaşılmıştır. Olayda, davacıtarafından daha önceden adli yargı merciindeaçılıp, Elazığ İş Mahkemesitarafından 17/10/2017 tarihli ve E:2017/389, K:2017/842 sayılıGörev Ret kararı ile sonuçlanan ve kesinleşen davasonrasında aynı taleplerle bakılmakta olan davanınaçıldığı görülmekte olup, yukarıdayer verilen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu'nun 101.maddesi ile 5754 sayılı Yasa ileeklenen Geçici 1.maddesi ve Anayasa Mahkemesi ve UyuşmazlıkMahkemesi kararları kapsamında iş buuyuşmazlığın çözümünde Mahkememizingörevli olmadığı, adli yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,davanın görev yönünden reddine, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderilmesine ve dosya incelemesinin 2247 sayılı Kanun'un18.maddede belirtilen usule riayet edilmek kaydıyla bu konudaUyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceye kadar ertelenmesine…”karar verilmiş; Mahkemece 2.3.2018 tarihli üst yazıylagönderilen dosya, 8.3.2018 tarihinde kayıtlarımızagirmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Süleyman Hilmi AYDIN, AydemirTUNÇ ve Birgül KURT’un katılımlarıylayapılan 25.06.2018 günlü toplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının onaylıörneğinin Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasınınonaylı örneği ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacılarıneşi ve annesi olup Elazığ İl Özel İdareMüdürlüğünde memur/veri hazırlama ve kontrolişletmeni olarak çalışırken vefat eden G.D.’in,malulen emekli olduğunun ve yasal mirasçılarınınmalulen emeklilik katsayısı oranında emeklilik hakkınıntespitine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Dava dosyalarınınincelenmesinden; davacıların eşi ve annesi olan G.D.’in, 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiğitarihten sonra, 27.12.2011 tarihinde, 5510 sayılı Kanun'un4.maddesinin c bendi kapsamında memuriyete başladığı; 28.12.2016tarihinde vefat ettiği; davacı ile kızınaölüm aylığı bağlandığı, ancakadı geçenin kamu çalışanı olduğu ve 5510sayılı Kanun'un 25.maddesinde belirtilen malulen emeklilikkriterlerini taşıdığından bahisle, malulen emeklisayılarak maaş bağlanması gerektiği iddiası ilebakılan davaların açıldığıanlaşılmıştır. 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun,“Malûl sayılma” başlıklı 25.maddesinde,“ (Değişik: 17/4/2008-5754/13 md.) Sigortalınınveya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilensağlık hizmeti sunucularının sağlıkkurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar vedayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerikapsamındaki sigortalılar için çalışmagücünün veya iş kazası veya meslek hastalığısonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını, (c)bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışmagücünün en az % 60’ını veya vazifeleriniyapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiğiKurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûlsayılır. Ancak, sigortalıolarak ilk defa çalışmaya başladığıtarihten önce sigortalının çalışmagücünün % 60'ını veya vazifesini yapamayacak derecedemeslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden veyasonradan tespit edilirse, sigortalı bu hastalık veya engelliliği sebebiyle malûllük aylığındanyararlanamaz. Yedek subay veya erolarak ya da talim, manevra, seferberlik veya harp dolayısıylagörevleri ile ilgileri kesilmeksizin silâh altınaalındıkları dönemde malûl olup, bumalûllükleri asıl görevlerini veya işlerini yapmayamani olmayanlar hakkında, bu hastalık veya engellilik hâlleri sebebiyle malûllük sigortasınailişkin hükümler uygulanmaz. 4 üncümaddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındakisigortalıların yazılı talepleri halinde, haklarında bumadde hükümleri uygulanmaksızın malûllüklerininmani olmadığı başka vazife veya sınıflara nakilsuretiyle tayinleri yapılmak üzere istifa etmişsayılırlar. Bunların, istifa etmiş sayıldıktansonra dahi, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını istemehakları mahfuzdur. Ancak, kurumlarında başka vazife vesınıflara nakli mümkün olanlardan özelkanunlarına göre yükümlülük süresine tabiolanlar, bu yükümlülüklerini tamamlamadıkçaveya malûliyetlerinin yeni vazifelerine de mani olduğuna dairusûlüne uygun yeniden rapor almadıkça bu haklarınıkullanamazlar. 4 üncümaddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan,vazifelerini yapamayacak derecede hastalığa uğrayanlar,hastalıkları kanunlarında tayin edilen sürelerden fazladevam etmesi halinde, hastalıklarının mahiyetlerine vedoğuş sebeplerine göre birinci fıkra uyarıncamalûl veya 47 nci madde hükümlerine göre vazifemalûlü sayılırlar. 4 üncümaddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındakisigortalılardan; personel kanunlarına tabi olmayanlarınhastalık sebebiyle malûl sayılmalarına esas alınacakhastalık süresi hakkında kendi özelkanunları yürürlüğe girinceye kadar 657sayılı Devlet Memurları Kanununun hastalık iznineilişkin hükümleri uygulanır. Kanunlarındakiyazılı sürelerden önce geçen hastalığıen çok bir yıl içinde nüksetmesi halinde eski ve yenihastalık süreleri birleştirilmek suretiyle işlemyapılır. Bu maddeninuygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafındançıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”denilmiş; “Malûllüksigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları”Kanunun 26.maddesinde düzenlenmiş; aynı Kanun'un,"Uyuşmazlıkların çözüm yeri"başlıklı 101. maddesinde de, "Bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür." kuralına yerverilmiştir. 31.5.2006 tarih ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabına çalışanlar(Bağ-Kur’lular), tarımda kendi adına ve hesabınaçalışanlar (Tarım Bağ-Kur’luları),tarım işlerinde ücretle çalışanlar, (Tarımsigortalıları), devlet memurları ve diğer kamugörevlilerini (Emekli Sandığı İştirakçileri),geçici maddelerle korunan haklar dışında, sosyalgüvenlik ve sağlık hizmetleri yönünden yeni bir sistemetabi tutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarakhak ve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarak görevyapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerini diğersigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi)hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanundadüzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenenGeçici 1 nci ve Geçici 4 ncü maddelerle, 5754 sayılıKanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihindenönce 5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ilediğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 101nci maddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.” bölümününiptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi,22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla(RG. 25.1.2012, Sayı: 28184) davayı redlesonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararın Mahkememizönündeki uyuşmazlığa ışık tutacak şekildeşu gerekçeye dayandırmıştır: “…5754sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncememur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanlar, evvelce olduğu gibi 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olacaklar ve bunların emeklileribakımından da aynı Kanun hükümleri uygulanmaya devamedecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanın bütünlüğüve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanun hükümlerininuygulanması ile ortaya çıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemelerinin görevlendirilmesindeAnayasa’ya aykırılık görülmemiştir. Ancak,yukarıda açıklandığı üzere 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce statüde bulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ileilgili sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasındandoğan idari işlem ve idari eylem niteliğindekiuyuşmazlıklarda idari yargının görevinin devamedeceği açıktır…” Yukarıda sözüedilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Öteyandan; 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari YargıYetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde; “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b) İdari eylemve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir “ denilmek sureti ile idari yargıdagörülecek dava ve işler sayılmıştır. Uyuşmazlık,5754 sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra, 5510 sayılı Kanunun 4/c kapsamında kamu personeli olarakgöreve başlayan ve 28.12.2016 tarihinde vefat eden G.D.’in,malulen emeklilik kriterlerini taşıdığından bahisle,ölenin eşi ve kızına malulen emekli aylığıbağlanması/malulen emekli olduğunun tespiti/ istemine ilişkindir, Yukarıda yerverilen mevzuat hükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararlarıbirlikte değerlendirildiğinde, G.D.’in, 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra 5510sayılı yasanın 4/1-c maddesi kapsamında memuriyetebaşladığı, adı geçenin 5754 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce 5434sayılı Kanuna tabi iştirakçiliğinin söz konusuolmaması karşısında; 5510 sayılı Kanun’un101 inci maddesinin açık hükmü gözetilerek,uyuşmazlığın çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Elazığ1.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Elazığİş Mahkemesinin 17.10.2017 gün ve E:2017/389, K:2017/842sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Elazığ 1.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Elazığ İş Mahkemesinin 17.10.2017 günve E:2017/389, K:2017/842 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 25.06.2018 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Aydemir TUNÇ Üye Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy