T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/348
KARAR NO : 2018/436
KARAR TR: 25.06.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. Y.S.
Davalı : Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. S.S.
O L A Y: Davacıvekilidavadilekçesindeözetle;müvekkilince sigortalanan 34 B... plaka sayılı aracın10.11.2013 tarihinde GMK bulvarının doğudan batıya seyirhalinde iken, aracının hakimiyetini kaybederek karşışeride geçip demir bariyere çarpması ve bariyerininkırılarak yan yola düşmesi sonucu yaralamalı ve maddihasarlı tarfık kazasının meydana geldiğini; kazasonucu oluşan hasarlardan dolayı 22.000,00-TL tazminat bedeliiçin ödeme yapıldığını; araç hurdahaline gelmiş olmakla hurda bedelinden 100,00-TL sovtaj eldeedildiğini ve tazminat bedelinden mahsup edildiğini; %25 kusuroranı karşılığı 5.475,00 TL tazminattan davalıidarenin sorumlu bulunduğunu; söz konusu kusurun idarenin hizmet kusurundankaynaklandığını ileri sürerek, hizmetkusurlarından kaynaklanan 5.475,00 TL maddi zararın ödeme tarihiolan 3.1.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan tazminini istemiyle 13.6.2014 tarihinde idariyargı yerindedava açmıştır.
MERSİN 2. İDARE MAHKEMESİ: 16.7.2014 gün veE:2014/883, K:2014/696 sayı ile,2918 sayılı Yasanın 110.maddesi uyarınca, Karayolları Trafik Kanunundan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceği öngörülmüşolup, dava konusu tazminata sebep olan hasarın da, karayolunda meydanageldiği anlaşıldığından, bu davanın adliyargıda görülmesi gerektiği sonucunavarıldığı gerekçesiyle, davanın 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun15/1-a maddesi hükmüuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kezaynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi: 23.5.2017 gün veE:2016/522, K:2017/437 sayı ile, 6102 sayılı TTK’nun 1472.maddesine göre hasar bedelini ödeyen davacı şirketsigortalısına halef olup, ödenmeyen hasar bedelini kusuruoranında davalıdan talep hakkı bulunmakta olup, davanınkabulüne karar vermiş, bu karara karşı davalı idarevekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi: 17.1.2018gün ve E:2017/1310 K:2018/23 sayı ile, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesi'nin Kuruluşu ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19. maddesinde mahkemenin, eldeki uyuşmazlıkyönünden idari yargı yolunun görevli olduğunugözeterek, derdest bulunan dava dosyasındaki yargılamayıdurdurmak suretiyle (UMKm.19/1) dosyayı kül halinde yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiaçısından Uyuşmazlık Mahkemesine göndermesi, bumahkemece verilecek kararı bekleyerek sonucuna göre karar vermesigerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde kararvermiş olmasının doğru bulunmadığı; bunedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüile, İlk Derece Mahkemesinin kararınınkaldırılmasına, belirtilen şekilde işlem yaparakuyuşmazlığın çözümünden sonra gereklikararın verilmesi için dosyanın HMK 353/l-a-4 maddesiuyarınca ilk dereceye gönderilmesine karar vermiştir.
MERSİN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 3.5.2018gün ve E:2018/90 sayı ile, bozma kararına göre; davayabakma görevinin İdari Yargıya ait olması ve İdareMahkemesince verilen kararla, Adli Yargının görevliolduğuna dair verilen kararın kesinleşmiş olmasınedeniyle yargı yolu yönünden görevuyuşmazlığı ortaya çıktığından;2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bukonuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesinekarar vermiş, 7.5.2018 tarih ve E:2018/90 sayılı üstyazısı ile Mahkememize gönderilmiş olup, 11.5.2018tarihinde kayda girmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇve Birgül KURT'un katılımlarıyla yapılan 25.06.2018günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli yargı dosyasınınMahkemece, ekinde idari yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, sigortalı aracın uğradığıhasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın birkısmının idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan birrücuen tazminat davasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava dosyasında mevcut bilgi vebelgelerin incelenmesi sonucunda; Şirkete sigortalıvasıtanın geçirdiği trafik kazası neticesindehasarlandığı, bahis konusu olay neticesinde vasıtada maddihasarın meydana geldiği; tespit edilen hasar bedelinin sigortalıvasıta sahibine ödendiği, olayın meydana gelişindedavalı idarenin yol kusurunun tespit edildiği, meydana gelen hasarnedeniyle sigortalısına tazminat ödeyen şirketin kusurnispetine göre faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyledavanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan 3.5.2018 gün ve E:2018/90 sayılı başvurusununreddi gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Mersin 1.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan 3.5.2018 gün ve E:2018/90sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 25.06.2018 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Nuri Şükrü Mehmet Ahmet Tevfik
NECİPOĞLU BOZER AKSU ERGİNBAY
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Birgül
AYDIN TUNÇ KURT
Full & Egal Universal Law Academy