T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 336
KARAR NO : 2018 / 390
KARAR TR : 25.6.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.A. TürkSigorta Şirketi
Vekilleri : Av. D.P., Av.H.L.P., Av.A.K.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekilleri : Av. Z.Ö., Av.A.A.M.
O L A Y
:Davacı vekili; müvekkil şirkete sigortalı 07 K... plakalıaracın, 18.10.2011 tarihinde, Antalya şehir merkezi istikametindenAkdeniz Bulvarını takiben Kemer istikametine seyir halinde iken, AsatHurma Arıtma tesisleri karşısına geldiğinde trafikişaretlerinin yetersizliğinden dolayı yapım veçalışma alanına girdiğini, orta refüjtarafına sürüklenip devrilerek beton kütlelereçarpması sonucu hasara maruz kaldığını; trafikkaza tutanağına göre, yolda çalışma olduğunadair, yeterli uyarıcı levha ve tehlike işareti olmaması veeksik olmasından dolayı kazanın meydana geldiğini; davalının,yol üzerinde güvenlik için gerekli işaretlemeleriyapmaması, nitekim, KTK.nun 13. maddesinde, karayolununyapımı, bakımı ile görevli ve sorumlu tümkuruluşların karayolu yapısını, trafikgüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmaklayükümlü olduklarının hükmebağlandığını; hasar nedeniyle aracın pertolduğunu, 6.242,00 TL rayiç bedel ve hasar tespit edildiğini,bu miktarın, 29/11/2012 tarihinde sigortalı vasıta sahibineödendiğini; 2918 sayılı Kanunun 7. maddesi gereği,Kumluca Antalya bölünmüş devlet yolunun emniyetindensorumlu olan davalının, yol çalışmasıesnasında yolun güvenliği için gerekli önlem,bakım ve işaretlemeyi yapmadığını; trafikkazası tespit tutanağında belirtildiği gibi; yoldakidüzenleme/bakım çalışmalarında davalıidare veya yoldaki işi, çalışmayı ihale ettiğişirketin, çalışma yaptığı yolungüvenliği için gerekli levha ve işaretleri yetersizkoyduğunu, levhaların yere devrilmiş olduğununanlaşıldığını; davalının 6/8oranında, sigortalının 2/8 oranında kusurluolduğunu, kusur oranına isabet eden 4.681,50 TL. üzerinden davalarınıaçtıklarını; kasko tazminatını ödeyenmüvekkilinin, TTK. 1301. maddesine göre,sigortalısının hukukuna halef olduğunu ifade ederek; rücuyakonu 4.681,50 TL zararın, davalıya başvuru tarihi olan27.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdanistemiyle 21.5.2012 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANTALYA3.İDARE MAHKEMESİ: 4.6.2013 gün ve E:2012/664, K:2013/548sayı ile “(…) 2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; "Kapsam"başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; Tanımlar başlıklı 3.maddesinde ise,trafik için kamunun yararlanmasına açık olan arazişeridi, köprüler ve alanların karayolu olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir"; Geçici 21. maddesinde de"Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz" denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden, davacı şirketçe sigortalanan 07 K...plakalı aracın 18.10.2011 tarihinde Antalya şehir merkeziistikametinden Akdeniz Bulvarını takiben Kemer istikametine seyirhalinde iken Asat Hurma Arıtma Tesisleri karşısınageldiğinde yol yapım ve çalışma alanına girmesisonucu maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda şehirlerarası yolun bakım ve onarımından sorumlu davalıidarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle sigortalısınaödediği tutarın kusuruna isabet eden 4.681,50 TL'sinin tazminiistemiyle iş bu davanın 21.5.2012 tarihindeaçıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda,2918 sayılı yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile geçici 21. maddesigözetildiğinde, anılan tarihten sonra açılandavanın görüm ve çözümünde adli yargıverinin görevli bulunduğu anlaşılmaktadır.
Nitekim.Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 8.4.2013 tarihli E:2012/306, K:2013/482sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine…” karar vermiş; itirazedilmesi üzerine, Antalya Bölge idare Mahkemesince; 31.1.2014gün ve E:2013/3084, K:2014/318 sayı ile onanan kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle 21.3.2014 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır.
Antalya7.Asliye Hukuk Mahkemesi: 24.12.2015 gün ve E:2014/166, K:2015/390sayı ile davayı 1 -Kadıahmetoğulları Asfaltİnş. Taah. San. ve Tic.A.Ş. ile 2-Eksen Proje İnşaatA.Ş.’ne de ihbar ederek uyuşmazlığınesasını incelemiş ve davanın kabulüne kararvermiştir. Bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay17.Hukuk Dairesi; 6.11.2017 gün ve E:2016/17122, K:2017/10155 sayıile “(…) Dava, trafik kazası nedeniyle ödenentazminatın hizmet kusuru nedeniyle sorumlu belediyeden rücuen tahsiliistemine ilişkindir.
Dosyakapsamına göre, davacı tarafından aynı istemlidavanın öncesinde idari yargıdaaçıldığı, Antalya 3.İdare Mahkemesi'nin2012/664-2013/548 sayılı kararı ile Adli Yargı'nıngörevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verildiği,daha sonra Antalya Bölge İdare Mahkemesi'ne başvurulduğu2013/3084-2014/318 Sayılı ilamıyla kararınonandığı ve böylece kararın kesinleştiğianlaşılmaktadır.
2247Sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesinde, "Adli,idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciidavada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler (Değişik ikinci fıkra: 23.7.2008 -5791/9 md.). Yargı merciince, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvurukararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Yukarıdakiaçıklamalar ışığında H.G.K, kararlarıve Daire uygulamalarına göre mahkemece, idari yargınıngörevli olduğu nazara alınarak 2247 sayılıYasanın 19. maddesi gereğince işlem yaparak UyuşmazlıkMahkemesine başvurması ve sonucuna kadar davayı ertelemesigerekirken yazılı olduğu şekilde verilen hükmünbozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaaçıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyizitirazlarının kabulü ile verilen hükmünBOZULMASINA…” karar vermiştir.
ANTALYA7.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 6.3.2018 gün ve E:2018/53 sayıile bozma ilamındaki gerekçelerin usul ve Yasaya uygunbulunduğundan, uyulmasına karar verildiği, bozma ilamıgereğince davanın niteliği gereği idare mahkemesindegörülüp çözümlenmesinin gerektiği, idare mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararınınkesinleştiği ve adli ve idari yargı arasındagörevle ilgili uyuşmazlık oluştuğugerekçesiyle; uyuşmazlığın giderilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına, Uyuşmazlık Mahkemesinden verilecekkararın sonucunun beklenmesine; Uyuşmazlık Mahkemesindeişin sonuçlanmasına kadar dosyanın duruşmadançekilmesine karar vermiş; daha sonra, Mahkemece 19.4.2018 tarihliüst yazıyla gönderilen dosya, 4.5.2018 tarihinde kayıtlarımızagirmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY,Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Birgül KURT’unkatılımlarıyla yapılan 25.06.2018 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Asliye HukukMahkemesince, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin bozma kararıdoğrultusunda, 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, adli yargıdosyasının Mahkemece, ekinde idari yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda seyir halindeyken meydana gelen maddi hasarlı trafikkazası sonucu hasara uğrayan sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini karşılayan sigortaşirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerineaykırı hareket edenler hakkında suç veya cezatutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerindebelirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemekve gerekli işlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dava dosyasınınincelenmesinden; davacı şirketçe sigorta edilen 07 K...plakalı aracın 18.10.2011 tarihinde Antalya şehir merkeziistikametinden Akdeniz Bulvarını takiben Kemer istikametine seyirhalinde iken Asat Hurma Arıtma Tesisleri karşısınageldiğinde yol yapım ve çalışma alanına girmesisonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği; kazanınoluşumunda şehirler arası yolun bakım veonarımından sorumlu olan ve çalışma yapılanyolun güvenliği için gerekli levha ve işaretleri yetersizkoyan davalı idarenin kusurunun bulunduğu iddia edilerek, sigortalıyaödenen tutarın, kusur oranına göre, 4.681,50 TL'sininrücuen tazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyenAnayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.Öte yandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Antalya 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 6.3.2018 gün ve E:2018/53sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.
SO N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Antalya 7.AsliyeHukuk Mahkemesinin 6.3.2018 gün ve E:2018/53 sayılıBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 25.06.2018 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Birgül
KURT
Full & Egal Universal Law Academy