T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 214
KARAR NO : 2018 / 379
KARAR TR : 25.6.2018
ÖZET : 1994-1999 tarihleri arasında Belediye Başkanı olarak görev yapan davacıya makam ve görev tazminatı ödenmesi istemiyle açılan davanın; davacının talebinin, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra yapılması ve davacının 5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 5434 sayılı Kanuna tabi iştirakçiliği ya da emekliliğinin söz konusu olmaması nedeniyle; 5510 sayılı Kanunun 101. maddesinin hükmü gözetilerek, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.A.
Vekili : Av. E.K.
Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı
Vekili : Av.H.H.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde;müvekkilinin, Sosyal Sigortalar Kurumundan emekli olduğunu, 29.03.1994'ten18.04.1999 tarihine kadar Göynükkışla Belediye'sindeseçilmiş Belediye Başkanlığı yaptığını;5510 sayılı yasanın geçici 4. maddesi ve 5434sayılı Emekli Sandığı Kanununun 39 ve ek madde 68hükümlerine göre Makam Temsil Tazminatı verilmesiiçin yaptıkları taleplerine Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığınca olumlu veya olumsuz yönde bir cevapverilmediğini, müvekkilinin 2008 tarihinden çok önceSosyal Sigortalar Kurumundan emekli olduğunu, bu münasebetlemüvekkilinin talebi hak ettiğini ifade ederek; davalı idarenin, makamtemsil tazminatı alamayacaklarına ilişkin kararınıniptali ile anılan tazminatın verilmesine karar verilmesi istemiyle 12.11.2012tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır.
Konya1.İdare Mahkemesi; 9.1.2013 gün ve E:2012/1375, K:2013/8 sayıile bu davanın görüm ve çözümünün,2577 sayılı Kanun'un 32.maddesi uyarınca, dava konusuişlemi tesis eden idarenin bulunduğu yer idare mahkemesi olan Ankaraİdare Mahkemesi'nin yetkisine girdiği gerekçesiyle, aynıKanunun 15. maddesinin l/a bendi uyarınca davanın yetkiyönünden reddine, dava dosyasının yetkili Ankara İdareMahkemesi'ne gönderilmesine karar vermiştir.
ANKARA6.İDARE MAHKEMESİ: 28.2.2013 gün ve E:2013/255, K:2013/500sayı ile “(…) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu'nun 101. maddesinde; "Bu Kanundaaksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür." kuralına, aynıKanun'un Geçici 4. maddesinin 11. fıkrasında da ; "BuKanunun yürürlük tarihinden önce, seçimlerneticesinde belediye başkanı olarak görev yapmış olup,bu Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılıKanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ek 68 incimaddesine göre makam tazminatı ve buna bağlı olarak temsilveya görev tazminatı ödenenler hariç olmak üzere,sosyal güvenlik kanunlarına göre emeklilik veyayaşlılık aylığı almakta olanlardan; 5434sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan 39 uncu maddesine göre aylıkbağlanması şartlarını haiz olanlara, bu Kanununyürürlük tarihinden itibaren, bu kişilerden bu Kanunun yürürlüktarihi itibarıyla 5434 sayılı Kanunun bu Kanunlayürürlükten kaldırılan 39 uncu maddesine göreaylık bağlanması şartlarını haiz olmayanlara isebu şartları haiz oldukları tarihten itibaren 5434sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan ek 68 inci maddesinde belirtilen şartlar da dikkatealınarak, emsali belediye başkanının almakta olduğumakam tazminatı ve buna bağlı olarak temsil veya görevtazminatı tutarı, almakta oldukları emeklilik veyayaşlılık aylıklarına ilâve edilmek suretiyleödenir. Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce seçimlerneticesinde belediye başkanı olarak görev yapmış olup,bu Kanuna göre sigortalı iken yaşlılıkaylığı bağlananlardan; 5434 sayılı Kanunun buKanunla yürürlükten kaldırılan 39 uncu maddesinegöre aylık bağlanması şartlarını haizolanlara bu Kanunun geçici 2 nci ve geçici 4 üncümaddeleri hükümleri de dikkate alınarak bu fıkradabelirtilen şartlar dahilinde söz konusu tazminatlaraylıklarına ilâve edilmek suretiyle ödenir. Bu Kanununyürürlük tarihinden önce seçimler neticesindebelediye başkanı olarak görev yapmış olanlardanölenlerin bu Kanunun 32 nci maddesinde belirtilen şartlara sahipolmaları halinde, 5434 sayılı Kanunun bu Kanunlayürürlükten kaldırılan ek 68 inci maddesindebelirtilen şartlar da dikkate alınarak, hak sahiplerine bu Kanunun 34üncü, geçici 1 inci, geçici 2 nci ve geçici 4üncü maddeleri hükümlerine göre söz konusutazminatlar bu Kanunun yürürlük tarihinden önceölenler için bu Kanunun yürürlük tarihindenitibaren, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra ölenler içinise ölüm tarihinden itibaren ölüm aylıklarınaeklenmek suretiyle ödenir. Bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce seçimler neticesinde belediyebaşkanı olarak görev yapmış olanlardan;malûllük aylığı almakta olanlar ilemalûllük aylığına hak kazanacaklar 5434sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan 39 uncu maddesinde belirtilen aylık bağlamayailişkin şartlar dikkate alınmaksızın yukarıdabelirtilen tazminat haklarından yararlandırılır. Bufıkraya göre tazminat tutarları ödendikçe Hazinedentahsil edilir." kuralına yer verilmiştir.
Yukarıdayer verilen mevzuat hükümlerinin ve dosyanın incelenmesinden,davacının 5510 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesiuyarınca makam ve görev tazminatından yararlandırılmakistemiyle 30.07.2012 tarihinde davalı idareye başvurduğu vebaşvurusunun dava konusu işlem ile reddedildiği,davacının başvurusundan önce, 1.10.2008 tarihiitibarıyla 5434 sayılı Kanun'un ilgili kurallarınınyürürlükten kalktığı ve anılan tarihtenitibaren 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddelerininyürürlüğe girdiği görülmektedir.
Bu durumda,5510 sayılı Kanun'un 101. maddesinde bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıkların iş mahkemelerindegörüleceğinin kurala bağlandığı gözönüne alındığında; 5510 sayılı Kanun'unuygulanması isteminden kaynaklanan uyuşmazlığıngörüm ve çözüm yerinin adli yargı olduğuanlaşılmaktadır.
Açıklanannedenlerle, davanın 2577 sayılı Kanunun 15/1-a maddesiuyarınca görev yönünden reddine…” kararvermiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu defa aynı istemle 21.6.2013 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır.
ANKARA3.İŞ MAHKEMESİ; 20.1.2015 gün ve E:2013/1159, K:2015/35sayı ile “(…) Taraflar arasındaki uyuşmazlık:Belediye Başkanlığı makam Tazminatı ve bunabağlı görev tazminatına ilişkindir. Davanın yasaldayanağı: 5510 S.K. Geçici Madde 4, 5434 S.K. Madde 39, ekmadde 68’dir. Dosyadaki belgelerden. Davacının 1949doğumlu olduğu, SSK Aylık bağlama kararına göredavacıya SSK’ca 5055 gün prim ödeme günsayısına göre 01.05.1996 tarihinden itibarenyaşlılık aylığı bağlandığı, Konyaİli Hadim Kaymakamlığının 27.12.2010 tarihliyazısına göre, davacının 29.03.1994 de yapılanMahalli İdareler Genel Seçimlerinde Hadim İlçesiGöynükkışla Belediye Başkanlığınıkazandığı ve 29.03.1994- 18.04.1999 tarihleri arasındaBelediye Başkanlığı görevi yaptığıtaraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. DavacıBelediye başkanlığı yaptığı içindavalı kuruma kendisine makam tazminatı ve buna bağlıgörev tazminatı verilmesi ve maaşına eklenmesi için24.02.2011 ve sonraki dilekçelerine karşılık SGKB SSGenel Müdürlüğü Sigortalı Emeklilikİşlemleri Daire Başkanlığı 21.10.2011 tarihlicevabı yazısında, 5510 S.K. Geçici madde 2,4, T.C Emekli Sandığı5434 S.K. Madde 39 ek 68 göre 60 yaş 9000 gün prim ödemegün sayısı en az 2 yıl BelediyeBaşkanlığı veya 61 yaş 5400 gün prim ödemegün sayısı 2 yıl Belediye Başkanlığıgörevi yapma şartları arandığı, 61 yaşşartı varsa da ve 2 yıldan fazla belediye başkanlığıvarsa da 5055 gün prim ödeme gün sayısıolduğundan tarafınıza Makam tazminatı bağlanmasımümkün değildir, denilerek davacının talebi rededilmiştir. 5434 S.K. Madde 39 / b- k maddesine göreyaşlılık aylığı bağlanması içinen az 15 yıl 15x360 = 5400 gün prim ödeme şartıaranmakta olup davacının prim ödeme gün sayısı5055 gündür. 5400 günden azdır. Yargıtay 10 'cu HukukDairesinin 13.12.2012 tarih 2011/15379 Esas, 2012/25646 karar sayılıkararında da makam tazminatı verilmek için yukarıdakişartlar aranmıştır.
Mahkememizceidari mahiyetli olan Belediye Başkanlığının makamtazminatı ve buna bağlı görev tazminatına ilişkintalepleri değerlendirilmesinin mahkememizin görevliolmadığı ve idari yargının görevli olduğudeğerlendirildiğinden aşağıdaki şekildehüküm kurulmuştur.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlere dayanılarak,
1-Mahkememizingörevli olmadığının tespitine, idariyargının görevli olduğunun tespitine, ve 6. İdareMahkemesinin 28/02/2013 tarihli 2013/255 Esas 2013/500 Karar sayılıdosyasında görev yönünden reddine karar verilmişolduğundan dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafındangörevli yargı yolunun tespitine…” karar vermiş, bukarar temyiz edilmeksizin kesinleşmiş; daha sonra davacıvekilinin 28.1.2015 tarihli dilekçesi üzerine İş Mahkemesince22.6.2015 günlü üst yazıyla(Posta İdaresininkayıt damgasına göre sevk tarihi 1.3.2018’dir)gönderilen dava dosyası 7.3.2018 tarihindekayıtlarımıza girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY,Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Birgül KURT’unkatılımlarıyla yapılan 25.06.2018 günlütoplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; Olay kısmında belirtildiği üzere,tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada; idari yargıyerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyleverilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararıbulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen adliyargı yerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği kararbakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
1- 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davadakendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararlarınkesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.
2- 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki “Adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurma olanağına sahiptir. Şu kadarki, başvuru kararının, görev konusundaUyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilmesine değin işinincelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağını tanımıştır.
Olayda, adliyargı yerince, öncelikle görevsizlik kararı verilmeklebirlikte, bununla yetinilmemiş ve görevli merciin belirtilmesiiçin re’sen Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurulmasınada karar verilmiştir.
Bu haliyle,Ankara 3.İş Mahkemesince re’sen yapılan başvuru, 2247sayılı Yasa’da öngörülen yöntemeuymamaktadır.
Ancak, adli veidari yargı yerleri arasında olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının, davacı vekilinin de dilekçesi üzerineson görevsizlik kararını veren mahkemece, ekinde idariyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin başka bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,1994-1999 tarihleri arasında Göynükkışla BeldesindeBelediye Başkanı olarak görev yapan davacının makam vegörev tazminatlarının hesaplanarak ödenmesi istemiyleyaptığı başvurusunun reddine ilişkin işleminiptali ile ödenmeyen makam ve temsil tazminatlarının ödenmesinehükmedilmesi istemiyle açılmıştır.
Davadosyaları ile işlem dosyasının incelenmesinden; davacıya506 sayılı yasaya tabi sigortalı olarak, prim ödemegün sayısına göre 01.05.1996 tarihinden itibarenyaşlılık aylığı bağlandığı, davacının29.03.1994 de yapılan Mahalli İdareler Genel SeçimlerindeHadim İlçesi Göynükkışla Belediye Başkanlığınıkazandığı ve 29.03.1994-18.04.1999 tarihleri arasındaBelediye Başkanlığı görevini sürdürdüğü; Belediye Başkanlığı yaptığındanbahisle kendisine makam tazminatı ve buna bağlı görevtazminatı verilmesi ve maaşına eklenmesi için 24.02.2011ve sonraki dilekçelerine karşılık davalıİdarece; 5510 sayılı Kanuna göre Kurumdanyaşlılık aylığı alanlara bu tazminatınödenebilmesi için, 2008/Ekim tarihinden önce belediyebaşkanı olarak görev yapmaları, görevlerineseçimle gelmeleri ve bu görevlerini en az iki yılsürdürmeleri şartıyla; 5434 sayılı Kanunun39’uncu maddesinde yer alan şartlardan, kadın ise 58, erkek ise60 yaş ve 9000 gün veya kadın ve erkeklerin 61 yaş ve 5400gün şartını yerine getirmeleri, belediyebaşkanlığı görevine seçimle geldiklerini,görev yaptıkları süreyi ve belediyebaşkanlığı türünü(Büyükşehir, il, ilçe ve ilk kademe ve belde belediyebaşkanı gibi) gösterir, mülki amirliklerden (valilikler,kaymakamlıklar) veya İçişleriBakanlığının ilgili biriminden alacakları belgeyigöndermelerinin gerektiği; davacı A.A.’in, 5434sayılı Kanunun 39’uncu maddesindeki 61 yaşşartını yerine getirmesine rağmen (toplam prim ödemegün sayısının 5055 olması nedeni ile) 5400 günprim ödeme şartını yerine getiremediğigörüldüğünden, ilgili Kanun gereğincetarafına tazminat ödenmesine de imkan bulunmadığı gerekçesiyle talebinin karşılanmadığı;SGK Tescil ve Hizmet Dökümüne göre, davacının 4ctescil bilgilerinin bulunmadığı; Sigorta Tescil Hizmet DaireBaşkanlığının 6.2.2009 tarih, …/AR 021 544sayılı yazısına göre; davacının EmekliSandığı ile ilgilendirme talebinin reddedilmesi üzerineaçtığı davada Ankara 5.İdare Mahkemesininverdiği 3.5.2007 gün ve E:2006/1803, K:2007/814 sayılıiptal kararı gereğince 1994-1999 tarihleri arasında Sandıkile ilgilendirildiği, bu kararın İdarece temyiz edilmesiüzerine Danıştay 11.Dairesince 24.6.2008 gün veE:2007/8633, K:2008/1920 sayı ile kararın bozulduğu;Ankara 5.İdare Mahkemesinin 10.10.2008 gün ve E:2008/1987,K:2008/1920 sayılı kararının, davacı vekilinin davadanferagat etiğini bildirmesi nedeniyle, karar verilmesine yerolmadığı şeklinde sonuçlandığı; bununüzerine davacının 1994-1999 tarihleri arasında EmekliSandığı ile kurulan ilgisinin ithal edildiğianlaşılmıştır.
5434 sayılı T.C. EmekliSandığı Kanunu’nun (5510 sayılı Kanunun 106.maddesi ile mülga) Ek 68.maddesinde; “(Değişik madde: 24/11/1994 - 4049/7 md.)
(Değişik fıkra:23/02/1995 - KHK - 547/13 md.) Makam tazminatı ile Yüksek Hakimlik vetemsil veya görev tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde bulunanlardan, 10/10/1984 tarihli ve 3056 sayılıKanunun 36 ncı maddesine göre istihdam edilenlere,Başbakanlıkta da makam tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde en az 6 ay çalışmış olmalarıkaydıyla bu tazminatlardan yüksek olanı esas alınaraködeme yapılır. (Ek cümle: 04/07/2001 - 631 S.KHK/1. md.)Makam veya yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde toplam en az iki yıl bulunmadan veya bu görevlerdehiç bulunmadan emekliye ayrılanlara ise, en az altı aysüreyle bulundukları en üst görevleri içinbelirlenen görev tazminatı veya hizmet yıllarıitibarıyla belirlenen görev tazminatından yüksek olanıödenir. Bu halde de iki yıllık süreyi doldurmaşartı aranır. (Ek cümle: 12/02/2000 - 4505/3 md.) Ancak butazminatların ölenlerin dul ve yetimlerine ödenmesinde ikiyıl görev şartı aranmaz.
(…)
(Ek fıkra:07/12/2004 - 5272S.K./86.mad) Sandıkça emekli aylığı bağlananbüyükşehir belediye başkanlarına 7000, il belediyebaşkanlarına 6000, ilçe belediye başkanlarına 3000,diğer belediye başkanlarına 1500 gösterge rakamıüzerinden, bu Maddede belirtilen usul ve esaslar dahilinde makamtazminatı, buna bağlı olarak temsil veya görevtazminatı ödenir. Bu tazminatlar ilgililere ödendikçe ikiay içinde faturası karşılığında Hazinedentahsil olunur. Birinci fıkrada öngörülen ikiyıllık sürenin hesabında iştirâkçi olupolmadıklarına bakılmaksızın belediye başkanıolarak geçen sürelerin tamamı dikkate alınır.
(Ek fıkra: (12/02/2000 -4505/3 md.) Temsil ve görev tazminatları; yönetim ve denetimkurulu üyelikleri dahil olmak üzere kamu kesiminde her ne suretleolursa olsun aylık veya ücret alıp almadıklarınabakılmaksızın görev alanlara bu durumları devamettiği sürece ödenmez. Tazminattan yararlanırken,yararlanma şartlarını kaybedenler en geç bir ayiçinde durumu Türkiye Cumhuriyeti Emekli SandığıGenel Müdürlüğüne bildirirler. Bu durumun ortayaçıktığı tarihi takip eden aybaşındanitibaren tazminat ödenmesine son verilir. Zamanında bildirimdebulunmayanlara ödenen tazminat kanuni faizi ile birlikte gerialınır.(...)
Bu tazminatlar, ölenlerin5434 sayılı Kanunun 67 nci maddesinde belirtilen aylığamüstehak dul ve yetimlerine 68 inci maddesindeki oranlar üzerindenödenir.
Bu ödemeler, T.C. EmekliSandığınca ödenmesini müteakip iki ay içindeGenel Bütçeye giren kurumlardan ayrılanlar içinHazineden, diğerleri için son kurumlarından faturasıkarşılığında tahsil edilir.(...) denilmiş;1.1.2007 tarihinde; maddenin “Bu ödemeler, T.C. EmekliSandığınca ödenmesini müteakip iki ay içindeGenel Bütçeye giren kurumlardan ayrılanlar içinHazineden, diğerleri için son kurumlarından faturasıkarşılığında tahsil edilir.” şeklindeki sonfıkra metni yürürlüktenkaldırılmıştır.
Diğertaraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun “5434 sayılı Kanuna ilişkingeçiş hükümleri” başlıklı Geçici4. maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 8/6/1949tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harpmalûllüğü zammı, diğer ödemeler veyardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 incimaddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olanşartları haiz oldukları müddetçe bunlarınödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasındafiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul veyetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğerödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindekişartları haiz oldukları müddetçe devamedilir.” hükmüne, aynı maddenin beşincifıkrasında ise; “Bu madde kapsamına girenlerinaylıklarının bağlanması, artırılması,azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptanödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğerödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında buKanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri dedahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılırve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanunhükümleri ayrıca dikkate alınır. (Ek cümle: 16/06/2010-5797 S.K/10.md.) Ancak, Polis Akademisinde öğrenim görmekte olanöğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimlerisüresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir.”hükmüne yer verilmiştir. 31.5.2006 tarihve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş,beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hak vehükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılı kararıyla,anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, bu Kanununyürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C. EmekliSandığı Kanunu hükümlerine tabi olarak görevyapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerini diğersigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi)hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanundadüzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenenGeçici 1 nci ve Geçici 4 ncü maddelerle, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlarile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir. 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisiolarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunlarınemeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleriuygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıda sözü edilenmevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Uyuşmazlık, davacının 5510sayılı Yasa yürürlüğe girmeden önce, 506sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre sigortalı/emekli ikenbelediye başkanı olarak görev yaptığı; bugörevden dolayı makam tazminatı ödenmesi gerektiğinitalep ettiği; talebinin 5434 sayılı Kanun’un Mülga Ek68. Maddesinde belirtilen koşulları ve 61 yaş koşulunuyerine getirmesine rağmen, prim ödeme gün koşulunu yerinegetirmediğinden bahisle reddine ilişkin işlemin iptali istemineilişkindir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerive Anayasa Mahkemesi kararları birlikte değerlendirildiğinde, davacınıntalebinin, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğündensonra yapılması ve davacının 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce 5434 sayılı Kanunatabi iştirakçiliği ya da emekliliğinin söz konusuolmaması karşısında; 5510 sayılı Kanunun 101 incimaddesinin hükmü gözetilerek, uyuşmazlığınadli yargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Açıklanan nedenlerle, davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yerigörevli olduğundan, Ankara 3.İş Mahkemesininyönteme aykırı başvurusunun reddi ile aynı Mahkemeceayrıca verilen 20.1.2015 gün ve E:2013/1159, K:2015/35sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 3.İş Mahkemesinin yönteme aykırıBAŞVURUSUNUN REDDİ ile aynı Mahkemece ayrıca verilen20.1.2015 gün ve E:2013/1159, K:2015/35 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.06.2018gününde Üye Birgül KURT’un KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Aydemir TUNÇ Üye Birgül KURT KARŞI OY 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanunu'na 8.5.2008 tarihli ResmiGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5754sayılı Kanunun 68. maddesiyle eklenen "5434 sayılıKanuna İlişkin Geçiş Hükümleri"başlıklı Geçici 4. maddesinin 11. fıkrasında;"Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce, seçimlerneticesinde belediye başkanı olarak görev yapmış olup,bu Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılıKanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ek 68 incimaddesine göre makam tazminatı ve buna bağlı olarak temsilveya görev tazminatı ödenenler hariç olmak üzere,sosyal güvenlik kanunlarına göre emeklilik veyayaşlılık aylığı almakta olanlardan; 5434sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan 39 uncu maddesine göre aylıkbağlanması şartlarını haiz olanlara, bu Kanununyürürlük tarihinden itibaren, bu kişilerden bu Kanununyürürlük tarihi itibarıyla 5434 sayılı Kanunun buKanunla yürürlükten kaldırılan 39 uncu maddesinegöre aylık bağlanması şartlarını haizolmayanlara ise bu şartlan haiz oldukları tarihten itibaren 5434sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılanek 68 inci maddesinde belirtilen şartlar da dikkate alınarak, emsalibelediye başkamnın almakta olduğu makam tazminatı ve bunabağlı olarak temsil veya görev tazminatı tutan, almaktaolduklan emeklilik veya yaşlılık aylıklarınailâve edilmek suretiyle ödenir... " kuralı yeralmış, "Uyuşmazlıkların çözümyeri" başlıklı 101. maddesinde; "Bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür." kuralına yer verilmiştir. Öte yandan, 5510 sayılıKanun'un yukarıda metnine yer verilen 101. maddesinin iptali istemiyleAnayasa Mahkemesine yapılan başvuru sonucunda; Anayasa Mahkemesinin22/12/2011 gün ve E:2010/65, K:2011/169 sayılı kararı ileanılan tümcenin Anayasa'ya aykırı olmadığınave itirazın reddine karar verilmekle birlikte, “Bu bakımdan5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra,prim esasına dayalı yeni sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa'ya aykırılıkgörülmemiştir.” gerekçesine yer verilerek, 5510sayılı Kanun'a 5754 sayılı Kanun ile eklenen geçici4. maddenin yürürlüğe girmesinden önce 5434sayılı Kanun kapsamında bulunan memurlar ve diğer kamugörevlileri ile ilgili sosyal güvenlik mevzuatınınuygulanmasından doğan idari işlem ve eylem niteliğindekiuyuşmazlıklarda idari yargının görevinin devamedeceği belirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; dava konusuuyuşmazlığın, 5510 sayılı Yasa'nınyürürlüğe girmesinden önce yaşlılıkaylığı alan davacının, belediyebaşkanlığı görevinde bulunduğu gözönüne alınarak 5434 sayılı Kanunun Ek 68. maddesiuyarınca aylıklarına makam ve görev tazminatıuygulanması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkinişlemden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, 5510 sayılı Yasa ileyeni getirilen “prim esasına dayalı sisteminiçeriği” ile ilgili olmayan ve anılanYasa’nın “5434 sayılı Kanuna ilişkingeçiş hükümleri” başlıklıGeçici 4. maddesi yapılan düzenleme ile atıf yapılanve Sandık tarafından aylık bağlanmasına ilişkinkuralların yer aldığı 5434 sayılı Yasa'nın39. maddesi ile makam ve görev tazminatı ödenmesine ilişkindüzenlemelerin bulunduğu Ek 68. maddesi çerçevesindeçözümlenecek olan uyuşmazlığa konu davanıngörüm ve çözümünün idari yargıyerinin görevli bulunduğu sonucuna varıldığından;davanın çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu yolunda verilen kararakatılmıyorum.25.6.2018 ÜYE Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy