T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2018 / 236 KARAR NO : 2018 / 381 KARAR TR : 25.6.2018 ÖZET : Orman İşletme Müdürlüğü/Şefliği hudutları dâhilinde bulunan çöplük alanında meydana gelen orman yangını nedeniyle idare zararının oluşmasında, gerekli tedbiri almayan, gözetim ve denetimi yapmayan davalı Belediyenin kusuru bulunduğundan bahisle, zarar miktarının tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : Orman GenelMüdürlüğünü izafeten Fethiye Ormanİşletme Müdürlüğü Vekili :Av. B.G. Davalı : Fethiye BelediyeBaşkanlığı Vekili : Av. B.G. O L A Y : Davacı vekilidilekçesinde; Kemer Orman İşletmeMüdürlüğü Orman İşletme Şefliğihudutları dahilinde bulunan Kayacık Köyü,Düzçam-Çırpı çöplüğümevkiinde, 274 numaralı bölmede 29/10/2003 günü meydanagelen Orman yangını nedeniyle 25.735.954.000.TL. İdarezararı oluştuğunu; davalılar hakkında; gereklitedbirli almayarak, gerekli gözetim ve denetimi yapmamaktan, düzensizçöp dökerek Orman yangınına sebebiyet vermektendolayı cezalandırılmak üzere 13.11.2003 tarihinde FethiyeC.Savcılığına ihbar niteliğinde yazılısuç duyurusunda bulunulduğunu; Kurumun, orman yangınsöndürme giderleri( işçilik prim gideri, iaşegiderleri, akaryakıt gideri, arazöz, dozer, treyler ve helikoptergiderleri vb.) olarak 10.594.474.000. TL. zarara uğradığını;Borçlar Kanununun 41. maddesine göre, haksız surette kurumaverilen bu zararın, haksız fiil/ suç tarihinden itibarentespit ve tahsilinin gerektiğini; orman yangınındamüvekkili kurumun 11 yaşında 4980 kızılçamfidanının yandığını; 6831 Sayılı OrmanYasasının 112/B maddesine göre, 7.599.480.000.-TL. fidanbedelinin tahsilinin gerektiğini; ayrıca yangında, 3.0 hektar alanın yandığını, müvekkilinin 6831 sayılıyasanın 114 madde kapsamında 7.542.000.000.TL.ağaçlandırma gideri zararının oluştuğuifade ederek; davalının sorumlu olduğu Orman yangınınedeniyle doğan toplam 25.735.954.000.-TL. idare zararının olanolay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdantahsiline; fazlaya ilişkin haklarının saklıtutulmasına karar verilmesi istemiyle, 22.10.2004 tarihinde hakemsıfatıyla, adli yargı yerinde davaaçmıştır. Fethiye 1. ve 2. Asliye HukukMahkemelerinin, birbirlerini karşılıklı olarak görevligördüklerinden dolayı gönderme kararı vermeleriüzerine; Yargıtay 17.Hukuk Dairesi: 25.12.2009 gün veE:2009/5106, K:2009/8925 sayı ile “(…) 3533 SayılıMecburi Tahkim Yasasının 4. maddesinde, kamu kuruluşlarıarasında çıkan uyuşmazlıkların, o yerdekiyüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimitarafından çözümleneceği hüküm altınaalınmıştır. Bu durumda, uyuşmazlığınyapılan araştırmaya göre yüksek dereceli Asliye HukukMahkemesi Hakimi olan Rukiye Özer'in (38581) yetkili olduğu Fethiye1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp,sonuçlandırılması gerekmekte olup, kıdemli hakimindeğişmesi durumunda mahkemeler arasında göndermekararı yerine o yerdeki kıdemli hakimin davaya girmesisağlanarak yargılamaya devam edilmelidir. SONUÇ: Yukarıdabelirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.'nın 25. ve 26. maddeleri gereğinceFethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAKBELİRLENMESİNE…” karar vermiştir. Fethiye 1.Asliye Hukuk Mahkemesi,18.5.2012 gün ve E:2010/125, K:2012/276 sayı ile uyuşmazlığınesasını inceleyerek; mevcut dosya kapsamına göre davayakonu yangın olayının davalınınkullandığı çöp döküm yerindenkaynaklandığının sabit olduğu, YerleşikYargıtay uygulamasına göre Borçlar Kanununun 58.maddesindeki sorumluluğun, objektif özenyükümlülüğüne aykırılıktandoğan "ağırlaştırılmış" birkusursuz sorumluluk hali olduğu, davalı belediyenin çöpdöküm yerinin bu madde kapsamında imal olunan şeylerkapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve tehlike arzedençöp döküm işinin yapılmasındaki veçöplerin döküldüğü yerin bakım veişletilmesindeki eksikliklerden dolayı davalı belediyenin anılanmadde uyarınca kusura dayanmayan (objektif) sorumluluğununbulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 27.341,09 TLdavacı orman idaresi zararının 25.735,95 TL' sinin haksızfiil tarihinden, 1.605,14 TL' sinin ise ıslah tarihi olan 19.12.2011tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdanalınarak davacıya verilmesine karar vermiş; kararındavalı tarafça temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi; 21.4.2016 gün ve E:2015/16302, K:2016/5437 sayıile 3533 sayılı Kanun'un 6. maddesine göre, bu Kanunuyarınca verilen kararların temyiz edilebilme niteliği olmayıp,sadece itirazının mümkün bulunduğu, bu nedenledilekçenin itiraz niteliğinde olduğunun kabulüyleisteğin hakemce incelenmesi gerektiğinden bahisle dosyanın geriçevrilmesine karar vermiştir. FETHİYE 1.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ HAKEM SIFATI İLE: 24.8.2016 gün ve E:2010/125,K:2012/276 sayı ile “(…)Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin2013/2227 esas 2013/19952 karar sayılı ilamı "Dava,haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yerelmahkemece açılan davanın kısmen kabulüne kararverilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyizedilmiştir. Davacı, Mersin ili, Çamlıyaylaİlçesi, Sebil Beldesi, Körüklük mevki 175 ve 188nolu bölmede bulunan devlet ormanında yangınçıktığını, yapılan incelemelerdeyangının davalı Belediyece çöplük olarakkullanılan arazide çöplerin gaz sıkışmasısonucu yanması ve rüzgarın etkisiyle ormanlık alanaateş sıçraması neticesinde meydana geldiğininanlaşıldığını ve davalı idareceyangının önlenmesi için etkin önlemleralınmadığını iddia ederek uğranılanzararın davalıdan tazminini talep etmiştir. Davalı idare,yangının çöplüktençıktığına dair hiçbir emareolmadığını beyanla açılan davanın reddinisavunmuştur. Davaya konu zarar, kamu hizmeti niteliğindeki idarifaaliyetlerin yürütülmesi sırasında meydanagelmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu 2. maddesi hükmünce talep bir tam yargı davasıniteliğindedir ve bu davalara bakma görevi idari yargı yerineaittir. 6100 sayılı HMK. 114 maddesinde de yargı yolu davaşartları arasında sayılmış olup davaşartlarının mevcudiyeti mahkemece yargılamanın heraşamasında kendiliğinden gözetilecektir. Bu durumda,mahkemece dava dilekçesinin yargı yolu bakımındanreddedilmesi gerekirken uyuşmazlığın esastan incelenmesiusul ve yasaya uygun değildir. Kararın bu nedenle bozulmasıgerekmiştir" şeklindedir. Yargı yeri konusundaYargıtay tarafından verilen kararlara mahkemece uyulmuşolması taraflar yönünden usulü kazanılmışhak oluşturmaz. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olduğundanyargılamanın her aşamasında re’sengözetilebilir. Davacının iddia ettiği zarar davalıbelediyenin kamu hizmeti niteliğindeki idari faaliyetlerinyürütülmesi sırasında meydana gelmişbulunduğundan niteliği itibariyle idari yargıdagörülmesi gereken hizmet kusuruna dayanmaktadır. Bu nedenledavaya idari yargı yerinde bakılması gerektiğindenitirazın kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesigerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesiaçıklandığı üzere, İtirazın kabulüile Mahkememizin Hakem sıfatı ile verdiği 2010/125 esas 2012/276karar sayılı 18/05/2012 tarihli kararının KALDIRILMASINA Davanın usulden reddine…”kesin olarak karar vermiştir. Davacı vekili bu kezaynı istemle(miktarı 27.341,09 TL göstererek), 15.11.2016tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır. MUĞLA 2.İDAREMAHKEMESİ: 1.3.2018 gün ve E:2016/1678 sayı ile “(…)6831 sayılı Orman Kanununun 112.maddesinde "Bu Kanunlayasaklanan; dikiliden ağaç kesilmesi dışındakifiillerin işlenmesi nedeniyle meydana gelen zarar için ayrıcagenel hükümlere göre hukuk mahkemesinde gerçek zararüzerinden tazminat talebinde bulunulabilir." hükmüne yerverilmiş maddenin devamı eden hükümlerinde zararhesabına ilişkin değerlendirme yöntemleri belirtilmiş,114.maddenin son fıkrasında ise "Bu Kanunun 112 ve 113üncü maddeleri ile bu madde hükümleri uyarıncaaçılacak tazminata ve ağaçlandırma giderineilişkin davalar hukuk mahkemesinde görülür. Bu davalardaorman idaresi harçtan muaftır." düzenlemesi yeralmıştır. Orman Kanununun aktarılanhükümlerine göre; dikiliden ağaç kesilmesidışında ormanlarda meydana gelen zararın tazminininherhangi idari işlem tesisi ile sağlanmayacağı, Ormanidaresinin genel hükümlere göre hukuk mahkemelerindezararın tazminini uyuşmazlık konusu edebileceği,açıktır. Öte yandan 2577sayılı İdari Yargılama Usul Kanununun 2.maddesinin2.fıkrasında, idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davalarının idari yargıdaaçılabilecek dava türleri arasında sayıldığıgörülmüştür. Dosyadaki bilgi belgelerinincelenmesinden, davalı belediyece çöplük olarak kullanılanarazide, çöplerin gaz sıkışması sonucu alevalması ve çıkan yangının rüzgarın daetkisiyle ormanlık alana sıçraması neticesinde meydanagelen zararın tazmini istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı, meydana gelen zararın, yukarıdahükmü verilen mevzuat uyarınca dikiliden ağaçkesilmesi dışında meydana gelen bir zarar şeklinde ortayaçıktığı anlaşılmıştır. Yukarıdaki mevzuathükümlerinin değerlendirilmesinden, idarelerin hizmetörgütlenmesindeki aksaklıktan veya hizmetin gereği gibiişlememesi hallerinde doğacak zararların idarenin eylemlerindendoğmuş olacağının ve bu sebeple çıkacaktazminat uyuşmazlıklarının 2577 sayılı Kanungereğince idari yargı mercilerince çözümekavuşturulacağının açık olduğu, ancakgenel ve soyut betimlemesi itibariyle idarenin hizmetörgütlenmesinden kaynaklanan bir zarar meydana gelmiş olsa dahi,2577 sayılı Kanun ile çelişen ve uyuşmazlıközelinde daha tipik bir Kanun hükmü ile uyuşmazlıkyolunun gösterilmiş olması halinde, nispeten özelhükümlerin, soyut ve genel hükümler yerineuygulanmasının gerekeceği sonucunavarılmıştır. Olayda, idarece verilmekte olanbir kamu hizmetinin ifası kapsamında, idari bir eylemden zararınmeydana gelmiş olup olmadığına ilişkinuyuşmazlığın görüm ve çözüm yerininidari yargı mercileri olduğu açıksa da, davalıbelediyenin yetkili bulunduğu çöp toplama ve bertaraf etmehizmeti kapsamında dökmüş olduğu çöplerinorman yangınına sebebiyet verdiği iddiasıyla tazminatisteminde bulunulduğu, yukarıda aktarılan Orman mevzuatıuyarınca, idari veya özel tasarruflar ile ormana zarar verilmesihalleri için herhangi ayrıma gidilmediği, eğer davakonusu olayda da bulunduğu üzere dikiliden ağaçkesilmesinden başka şekillerde ormana zarar verilmesi halindezararın tazmini istenecekse bu istemin genel hükümleruyarınca yapılması gerektiği veuyuşmazlığın da hukuk mahkemelerindeçözümleneceğinin hükmebağlandığı göz önünealındığında, tipleştirilmiş biruyuşmazlık için getirilen özel bir Kanun hükmüvarken, zarar meydana getiren eylemin idariliğinin açık mevzuathükmü karşısında görevli yargı kolununbelirlenmesinde kriter olarak değerlendirilemeyeceği kanaatinevarılmıştır. Nitekim Danıştay8.Dairesinin 14/09/2009 tarihli E:2009/5421 ,K:2009/4744 sayılı kararile 01/07/2009 tarihli E:2009/4277, K:2009/4406 sayılı kararı dabu yöndedir. Bu itibarla; davalı idareninifa ettiği kamu hizmeti sırasında ormana verdiğizararın tazmin edilmesi istemine ilişkinuyuşmazlığın çözümünde adlîyargı yeri görevli olduğundan; aynı anlama gelen istemleaçılan davada verilen Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (kesinolan) görevsizlik kararının kaldırılmasıiçin 2247 sayılı Kanun'un 19'uncu maddesi uyarıncaUyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle;2247 sayılı Kanun'un 19'uncu maddesi uyarınca, bakılandavada görevli yargı yerinin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına, bakılan davayaait dosya ile birlikte Fethiye 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2010/125sayılı dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesince bir karar verilinceyedeğin bakılan davanın incelenmesinin ertelenmesine…”karar vermiş, Mahkemece 20.3.2018 tarihli üst yazıylagönderilen dava dosyası 26.3.2018 tarihindekayıtlarımıza girmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Süleyman Hilmi AYDIN, AydemirTUNÇ ve Birgül KURT’un katılımlarıylayapılan 25.06.2018 günlü toplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyasının onaylı örneği ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Kemer Ormanİşletme Müdürlüğü Orman İşletmeŞefliği hudutları dâhilinde bulunan KayacıkKöyü, Düzçam-Çırpıçöplüğü mevkiinde, 274 numaralı bölmede29/10/2003 günü meydana gelen orman yangını nedeniyle idarezararının oluşmasında, gerekli tedbiri almayan, gerekligözetim ve denetimi yapmayan davalı Belediyenin kusurubulunduğundan bahisle, 25.735.954.000.-TL(idari yargıda 27.341,09TL)’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birliktetazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanununun“Belediyenin görev ve sorumlulukları”başlıklı 14. maddesinde, “Belediye, mahallîmüşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon,ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgisistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlikve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma veambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar;ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut;kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spororta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (BuKanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özelidareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesioldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştaydenetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yükseköğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait herderecedeki okul binalarının yapım, bakım veonarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet veyardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi veticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır.(Mülga son cümle: 12/11/2012-6360/17 md.) (…) (Ekcümleler: 12/11/2012-6360/17 md.) Büyükşehir belediyeleriile nüfusu 100.000’in üzerindeki belediyeler, kadınlar veçocuklar için konukevleri açmak zorundadır.Diğer belediyeler de mali durumları ve hizmet önceliklerinideğerlendirerek kadınlar ve çocuklar için konukevleriaçabilirler.(…)”; “Belediyeninyetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15. maddesinde“Belediyenin yetki ve imtiyazları şunlardır(…) g) Katı atıklarıntoplanması, taşınması,ayrıştırılması, geri kazanımı, ortadankaldırılması ve depolanması ile ilgili bütünhizmetleri yapmak ve yaptırmak. (…)”; “Gelecek yıllarayaygın hizmet yüklenmeleri” başlıklı 67. maddesindede; “Belediyede belediyemeclisinin, belediyeye bağlı kuruluşlarda yetkili organınkararı ile park, bahçe, sera, refüj, kaldırım vehavuz bakımı ve tamiri; araç kiralama, kontrollük,temizlik, güvenlik ve yemek hizmetleri; makine-teçhizat bakımve onarım işleri; bilgisayar sistem ve santralleri ile elektronikbilgi erişim hizmetleri; sağlıkla ilgili destek hizmetleri;fuar, panayır ve sergi hizmetleri; baraj, arıtma ve katıatık tesislerine ilişkin hizmetler; kanal bakım ve temizleme,alt yapı ve asfalt yapım ve onarımı, trafik sinyalizasyonve aydınlatma bakımı, sayaç okuma ve sayaçsökme-takma işleri ile ilgili hizmetler; toplu ulaşım vetaşıma hizmetleri; sosyal tesislerin işletilmesi ile ilgiliişler, süresi ilk mahallî idareler genel seçimlerini izleyenaltıncı ayın sonunu geçmemek üzere ihale yoluylaüçüncü şahıslara gördürülebilir.”denilmiştir. Öte yandan, 6831sayılı Orman Kanunu’nun 8.2.2008 tarihindeyürürlüğe giren 23.1.2008 gün ve 5728 sayılıKanunun 217. maddesi ile değişik 110. maddesinin üçüncüfıkrasında; “ Dikkat ve özenyükümlülüğüne aykırı olarak ormanyangınına sebebiyet verenler iki yıldan yedi yıla kadarhapis cezası ile cezalandırılır. Ancak failinyangının söndürülmesine ve etkilerininazaltılmasına yönelik çabaları veya meydana gelenzararın azlığı göz önünde bulundurularak,verilecek ceza yarısına kadar indirilir. Zararın belirlenmesindeyangın sonucu tamamen yanan ağaç veağaççıkların değeri, kısmen yananağaç ve ağaççıkların değerindemeydana gelen azalma, alt tabaka orman örtüsününyanması nedeniyle oluşan zarar ve toprağın humuslutabakasının yanması nedeniyle meydana gelen verim kaybıdikkate alınır.”; 112. maddesinin birincifıkrasında; “Bu Kanunla yasaklanan; dikiliden ağaçkesilmesi dışındaki fiillerin işlenmesi nedeniyle meydanagelen zarar için ayrıca genel hükümlere göre hukukmahkemesinde gerçek zarar üzerinden tazminat talebindebulunulabilir.”; 114. maddesinde; “(Değişik: 23/9/1986 - 2896/56 md.) Her türlü ormansuçları ile tahrip olunan veya yakılan sahalar için, buKanunda yazılı tazminattan başka ayrıca, ağaçcinsine göre cari yıl içindeki mahalli birim sahaağaçlandırma gideri esas tutularakağaçlandırma masrafına da hükmolunur. 112 nci maddenin sonfıkrası hükmü bu madde için de aynen uygulanır. (Ek fıkra: 23/1/2008-5728/221md.) Bu Kanunun 112 ve 113 üncü maddeleri ile bu maddehükümleri uyarınca açılacak tazminata veağaçlandırma giderine ilişkin davalar hukuk mahkemesindegörülür. Bu davalarda orman idaresi harçtanmuaftır.” denilmiştir. Anayasa’nın 125. maddesininson fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış; 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun 2/1-b maddesinde, idari eylem ve işlemlerdendolayı hakları ihlal edilenler tarafından açılan tamyargı davaları, idari dava türleri arasındasayılmıştır. Dava, Kemer Orman İşletmeMüdürlüğü Orman İşletme Şefliğihudutları dâhilinde bulunan Kayacık Köyü,Düzçam-Çırpı çöplüğü mevkiinde,274 numaralı bölmede 29/10/2003 günü meydana gelen ormanyangını nedeniyle davacı orman idaresinin zararınınoluşmasında, gerekli tedbiri almayan, gerekli gözetim vedenetimi yapmayan davalı Belediyenin kusuru bulunduğundan bahisle,25.735.954.000.-TL(idari yargıda 27.341,09 TL)’nin olay tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesiistemiyle açılmıştır. Davadosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davalı Belediyenin2004 yılında verdiği cevap dilekçesinde,Çırpı çöp toplama alanının 15yıldır kullanılmakta olduğu, dava konusu alanınBelediyelerince izinsiz kullanılmadığı, orman idaresininizni ve bilgisi dahilinde bu alanın çöp toplama alanıolarak kullanıldığı; orman idaresince, 2000yılında alınan Katı Atık Düzenli Deponiye Tesisiön izninin iptal edilmesine karşılık, bu alanaçöp dökme izninin iptal edilmediğininsavunulduğu; diğer taraftan, davalı BelediyeEncümenin 31.1.2002 tarih, 122 no.lu kararına göre, belediyetarafından toplanarak Çırpı Mevkiindekiçöplük sahasına nakledilen çöplerin biryıllık kullanım ve değerlendirme haklarının ihaleile verildiği; süregelen bu uygulamanın, çöplükalanındaki yangının olduğu tarihi de kapsayıpkapsamadığı yönünde olumlu ya da olumsuz bir bilgiyerastlanılmadığı; ancak, davalı idaresavunmasında, alanın 15 yıldır kullanılmaktaolduğunun ifade edilmesi nedeniyle, yangınınçıktığı zamanda da çöpalanının kullanılmasında idarenin irade vekararının mevcut olduğunun varsayılması gerektiğianlaşılmıştır. OrmanKanununun 112. maddesinin gerekçesinde de “112. maddenin birincifıkrasında yapılan değişiklikle, 5271 sayılıCeza Muhakemesi Kanununda ceza yargılamasında şahsi hak talebive tazminat istemine ilişkin usulü hükümlere yerverilmemesi sebebiyle, bu Kanunla yasaklanan; dikiliden ağaçkesilmesi dışındaki fiillerin işlenmesi nedeniyle meydanagelen zararın genel hükümlere göre ve hukuk mahkemelerindenistenebileceği hükme bağlanarak Ceza Muhakemesi Kanunuyla uyumsağlanmıştır” denilmiştir. Orman Kanunuhükümleri uyarınca yasaklanan ve orman suçu teşkileden dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırıolarak orman yangınına sebebiyet veren şahıslarıneylemleri nedeniyle ortaya çıkan zararın tazmini istemiyleaçılacak olan tazminata ve ağaçlandırmagiderlerine ilişkin davaların genel hükümlere görehukuk mahkemelerinde görüleceği açıktır. Dava dosyalarındakibilgi ve belgeler ile yasal düzenlemeler gözetildiğinde, 6831sayılı Yasanın sözü edilen maddelerinde yer verilentedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ormanda yangına neden olunması veormana zarar verilmesi eyleminden farklı olarak bu davada, Belediyenin çöpdepolama hizmetini yürüttüğü sıradaki eylemindendoğan zararın giderilmesi için davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, kamu hizmetiyürüten Belediyenin bu hizmeti yürüttüğüsırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılandava, olayda kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetinyürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idareninsorumluluğu bulunup bulunmadığınınsaptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması iseidare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577sayılı Yasa’nın 2/1-b maddesi kapsamında bulunan tamyargı davasının görüm veçözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, Muğla 2.İdareMahkemesince, 1.3.2018 gün ve E:2016/1678 sayı ile yapılanbaşvurunun reddi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Muğla 2.İdare Mahkemesince, 1.3.2018gün ve E:2016/1678 sayı ile yapılan BAŞVURUNUNREDDİNE, 25.06.2018 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Aydemir TUNÇ Üye Birgül KURT .
Full & Egal Universal Law Academy