T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/372
KARAR NO : 2018/422
KARAR TR : 25.06.2018
ÖZET: Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : S.A.
Vekili : Av. A.T.
Davalı : TürkTelekomünikasyon A.Ş.
Vekili : Av. K.S.
O L A Y : İl Telekom Müdürlüğündegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasanın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasanın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen davacı kamu kurumuemrine atanmıştır.
Davacı vekili maaş nakil ilmühaberinin iptali vedüzeltilmesi ile fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmakkaydıyla eksik yapılan ödemelerkarşılığının hüküm altınaalınması istemiyle 14.10.2015 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara 44. İş Mahkemesi: 6.4.2017 gün veE:2016/797, K:2017/233 sayı ile, uyuşmazlığın 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek II. cetvelinde yeralan ve özelleştirme sonucu hissesi devredilen davalı kurumdaTİP 2 sözleşmesi ile nakle tabi olarak çalışandavacının davalının özelleştirmeden öncetabi olduğu ve özelleştirme ile bazı hükümlerideğişen 406 sayılı Kanunun Ek.29.Maddesi kapsamındakidüzenleme ve sözleşmedeki hüküm nedeni ile 375sayılı KHK.’un Ek 3 maddesi ve 399 sayılıKHK.’un Ek II.cetvelinde yer alan kurumlarda çalışansözleşmeli personele yapılan artışlardan yararlanıpyararlanmayacağı, nakledilirken bu artışların yeraldığı ücreti gösteren nakil maaşilmühaberinin buna göre düzenlenmesi gerekip gerekmediğinoktasında toplandığı, mahkemelerince, gerekçeli vedenetime açık bulunarak hükme esas alınan bilirkişiraporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne kararvermiş, bu karara karşı davalı vekili tarafındanistinaf isteminde bulunulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi: 7.12.2017gün ve E:2017/2080, K:2017/2783 sayı ile, mahkemece davanın 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-b maddesi uyarınca"yargı yolunun caiz olmaması" sebebiyle aynı Kanun'un115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde esasa girilerek davanın kabulüne kararverilmesinin hatalı olduğu;Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun353/l-a-3 maddesi gereğince davanın esası incelenmeksizinkararın kaldırılması ve davanın aynı Kanunu'nun114/1-b maddesi uyarınca "yargı yolunun caiz olmaması"sebebiyle aynı Kanun'un 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine kararverilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
ANKARA 44. İŞ MAHKEMESİ: 1.2.2018 gün veE:2017/720, K:2018/56 sayıile, davanın konusu hakkında kararverme görevi idari yargıya ait olduğundan yargı yolununcaiz olmaması nedeni ile HMK'nun 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarıncadavanın usulden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle idari yargı yerindedava açmıştır.
ANKARA 17. İDARE MAHKEMESİ: 1.3.2018 gün veE:2018/355 sayı ile, 406 sayılı Kanunun değişik 1.maddesinin 9. fıkrasında “Türk Telekomun, bu kanun veözel kanun hükümlerine tabi bir anonim şirketi olduğu,bu kanun hükümleri saklı kalmak üzere kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz” hükmüne yerverilerek Türk Telekom’a özgü farklı bir statüoluşturduğu, aynı Kanunun 4673 sayılı Yasayladeğişik Ek 22. maddesinde de Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarınınaranacağı, bunların dışında kalan personeliniş mevzuatı uyarınca istihdam edileceği ve işmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartların Yönetim Kurulu tarafından tayinolunacağının hükme bağlandığı,ayrıca, Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ninözelleştirme kapsamında iken %55 oranındaki hissesinin blokolarak satışı suretiyle özelleştirilmesi için01.07.2005 tarihinde yapılan ihale sonucunda 2005/9146 sayılıBakanlar Kurulu Kararı doğrultusunda şirketin %55oranındaki hissesi satılarak 14.11.2005 tarihinde Oger firmasınadevredildiği, şirketin kamusal niteliğinin ortadankalktığı buna göre, iptali istenilen işlemin tesisedildiği ve davanın açıldığı tarihtedavalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon A.Ş.’nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle davanın adli yargının görevalanına girdiği sonucuna varıldığından, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine, dosyaincelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiş, dava dosyası 27.4.2018 tarih veE:2018/355 sayılı üst yazısı ile Mahkememizegönderilmiş olup, 22.5.2018 tarihinde kaydagirmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Süleyman Hilmi AYDIN, AydemirTUNÇ ve Birgül KURT'un katılımlarıyla yapılan25.06.2018 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, idari yargı dosyası ile birlikteadli yargı dosyası da temin edilmek sureti ile 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesinde öngörülen şekildebaşvurulduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı şirkette görev yapmakta iken, 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrineatanan davacı tarafından; maaş nakil ilmühaberinindüzeltilmesi istemiyle açılmıştır.
Telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan TürkTelekom’un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, ancak kuruluşyasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgü statüyesahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Ancak, özelleştirme kapsamında bulunan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’deki tamamı Hazineye ait bulunanhisselerden % 55’i, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile Oger Telekomünikasyon Anonim Şirketinesatılmıştır.
Olayda, davalının hisse devir (14.11.2005) tarihindeçalışmakta iken 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesiile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen ve sonrasında kamukurumu emrine atanan davacı tarafından; maaş nakililmühaberinin düzeltilmesi istemiyle davaaçılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde:
a) (Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları,
b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları,
c) (Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar” idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalara bakılabilir.
Buna göre,iptal istemi tarihinde davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözetmekolanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Ankara 17. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile Ankara 44. İş Mahkemesince verilen1.2.2018 gün ve E:2017/720, K:2018/56 sayılı görevsizlikkararınınkaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara17. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 44.İş Mahkemesince verilen 1.2.2018 gün ve E:2017/720, K:2018/56sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,25.06.2018 gününde Üye Birgül KURT’un KARŞI OYUVE OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Nuri Şükrü Mehmet Ahmet Tevfik
NECİPOĞLU BOZER AKSU ERGİNBAY
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Birgül
AYDIN TUNÇ KURT
KARŞI OY
Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi; 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun, 18/06/1994günlü, 21964 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesiuyarınca, Posta İşletmesi GenelMüdürlüğünce yürütülentelekomünikasyon hizmetlerinin sermayesinin tamamı kamu kesimine aitolacak bir anonim şirket şeklindeyapılandırılması suretiyle kurulmuş ve 233 ile 399sayılı Kanun Hükmünde KaramameTere tabi bir kamu iktisadikuruluşu statüsü verilmişken; özelleştirilmesiamacıyla 4502 ve 4673 sayılı Yasa’lar ile yapısıyeniden düzenlenmiş, 233 sayılı KHK’nin ekindeki“B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır.
Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ndeçalışan personelin hukuki statüsü ise, 406sayılı Yasa’ya, 4502 sayılı Yasa ile eklenen Ek22.madde ile yeniden düzenlenmiş; aynı Yasa’nınGeçici 4. maddesinde, 4502 sayılı Yasa’nınyürürlüğe girdiği tarihte TürkTelekomünikasyon A.Ş’de 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmelipersonel statüsünde çalışmakta olanlardanisteyenlerin iş mevzuatına tabi personel statüsünegeçirileceği, iş mevzuatına tâbi personelstatüsüne geçmek istemeyenlerin mevcut statü, sosyal veözlük haklarıyla istihdamlarına devam olunacağıkurala bağlanarak, iş mevzuatına geçmek istemeyenlerinmevcut statü, sosyal ve özlük hakları korunmuştur.
Hisselerin fiilen devredildiği ve Telekomünikasyon Kurumu ileimzalanan “Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi” nin imzalandığı 14/11/2005tarihinden sonra, hisselerinin yüzde elliden fazlası özel hukuktüzel kişisine geçen Türk Telekomünikasyon A.Ş.kamu kuruluşu niteliğini kaybetmiştir.
Ancak, 406 sayılı Yasa'nın Ek 29. maddesinin, 5398sayılı Kanun’un 14. maddesi ile değişik birincifıkrasında; özelleştirme tarihi itibarıyla TürkTelekomünikasyon A.Ş. de çalışmakta olan personelinhaklarının korunması amacıyla, hukuki statülerini vekamu kurumlarına nakil olanaklarını belirlenerek; TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin özelleştirilmesi sonucunda,işlevsel görevlerde bulunan ve ikamesi kısa süredeimkansız personelin isteklerine bağlı olarak makul bir sürekamu görevlerinden aylıksız izinli sayılmasına veaylıksız izin süresinin bitiminden itibaren beş yılsüre ile nakil hakları korunarak özel hukuk tüzelkişisinde çalışmalarına olanak sağlanmıştır.
Diğer yandan, İmtiyaz Sözleşmesi ile bir kamuhizmetini yürütmek hakkını elde eden Türk TelekomünikasyonA.Ş.’ne, devir sonrasında yetişmiş personelyetersizliği nedeniyle doğabilecek aksaklıklarınönüne geçilebilmesi için, bünyesinde bellisüre ile çalışmaya devam eden söz konusu personelinkamu kurumlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla, 406 sayılı Yasa hükümleri uyarınca; haksahibi personelinin Devlet Personel Başkanlığınabildirilmesi, bildirim ile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi görevler yüklenmiştir.
Sayılan görevler kapsamında yapılan buişlemler, idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurmakta ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdakistatülerini, özlük ve parasal haklarını belirlenmesineesas oluşturmaktadır.
Bu durumda; 406 sayılı Yasa hükümleri ile kamukurumlarına nakil hakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazıkamusal görevler yüklenen Türk TelekomünikasyonA.Ş.’nin belirtilen görevleri kapsamında tesis ettiğiişleminde, idari işlem niteliğinde olduğu ve buişlemden kaynaklanan uyuşmazlığa konu davanıngörüm ve çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucuna varıldığından,davanın çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu yolunda verilen karara katılmıyorum.
Üye
BirgülKURT
Full & Egal Universal Law Academy