T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 351
KARAR NO : 2018 / 391
KARAR TR : 25.6.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.A. TürkSigorta Şirketi
Vekilleri : Av. D.P., Av.Z.A.A.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. Y.P.
O L A Y
:Davacı vekili; müvekkil şirkete sigortalı 21 A...plakalı aracın, 25.01.2016 tarihinde Diyarbakır,Şanlıurfa Bulvarı üzerinden Kantar Kavşak istikametineseyir halinde iken Yeni Hal Köprülü kavşak altgeçide yaklaştığı esnada, yolun aşırıbuzlanması nedeniyle aracın manevra kabiliyetini kaybederekkayması ve orta refüjde bulunan aydınlatma direğineçarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasınınoluştuğunu; trafik kaza tutanağına göre, bukazanın oluşumunda, yolun yapımı ve bakımındansorumlu olan davalının KTK'nın 7/A (Yapım vebakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak) maddesiniihlal ettiğini ve bu nedenle kazanın oluşumunda sorumlu vekusurlu olduğunun ifade edildiğini; ayrıca, davalınınKTK. 13. maddesine (Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesiile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlüdür) göre de oluşan kazadansorumlu olduğunu; kaza nedeniyle saptanan 7.614,10 TL hasarbedelinin araç sahibine 22.07.2016 tarihinde ödendiğini;ödenen bu miktarın davalıdan talep edildiğini ancak rücutaleplerinin reddedildiğini; Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. Maddesigereğince bu davanın açıldığını ifadeederek; 7.614,10 TL zararın, davalıya başvuru tarihindenitibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tazmini istemiyleidari yargı yerinde dava açmıştır.
DİYARBAKIR3.İDARE MAHKEMESİ; 4.8.2016 gün ve E:2016/854, K:2016/864sayı ile, “(…) 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 13. maddesinde; "Karayolunun yapımı,bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütünkuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür.Çeşitli kişi, kurum ve kuruluşlar, karayoluyapısında yapacakları ve esasları yönetmeliktebelirtilen çalışmalarda; a) Yolun yapım vebakımı ile görevli kuruluştan izin almak, b)Çalışmaları, gerekli önlemleri alarak,aldırarak ve devamlılığını sağlayarak,trafik akımını ve güvenliğini bozmayacak tarzdayapmak, c) Zorunlu nedenlerle meydana gelen arıza, engel ve benzerlerinien kısa zamanda ortadan kaldırarak karayolunu kullananlara vearaçlara zarar vermeyecek duruma getirmek, d) Şehiriçikarayolu kenarında çeşitli tesislerin yapımısüresince; kaldırımlarda, tünel, tünelaydınlatılması ve benzerlerini yaparak güvenligeçiş sağlamak ve yaya yollarını trafiğeaçık bulundurmak, zorundadırlar. Buçalışmalar sırasında meydana getirilen tehlikelidurum ve engeller bütün sorumluluk, bunları yaratan kişilereait olmak üzere zabıtaca kaldırılır, yapılanmasraflar sorumlulara ödetilir." hükmüne, 110. maddesindeise; "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne yerverilmiştir.
Davadilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; davalı idareye tazministemli olarak yapılan başvurunun reddi üzerine davacışirket tarafından, şirketlerine sigortalı olan 21 A...plakalı aracın, 25.01.2016 tarihindekarıştığı kazada sorumluluğununbulunmadığı, kaza sonrası tutulan tespittutanağından da anlaşılacağı üzere kazadakisorumluluğun 2918 sayılı Kanun'un 13. maddesindekiyükümlülüğünü yerine getirmeyen davalıidarede olduğu ileri sürülerek ödenen 7.614,00-TL'nindavalı idareye başvurma tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle tazminine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda,bakılmakta olan davanın, davacı şirkete sigortalı olanaracın, davalı idarenin yapımı, bakımı veişletilmesi ile görevli ve sorumlu olduğu yolda trafikdüzeni ve güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle meydanagelen trafik kazasından dolayı ödenen tutarın tazminiisteminden kaynaklandığı ve bu nedenle de işbuuyuşmazlığın 2918 sayılı Kanun'dan doğan birsorumluluk davası niteliğinde olduğu anlaşılmakla,uyuşmazlığın görüm veçözümünde anılan Kanun'un yukarıdaaktarılan 110. maddesi uyarınca adli yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine…” karar vermiş; istinafyoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge İdareMahkemesi, 4.İdari Dava Dairesince; 3.5.2017 gün ve E:2016/3406,K:2017/815 sayı ile istinaf başvurusu kesin olarak reddedilen kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle 12.6.2017 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır.
DİYARBAKIR1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 27.2.2018 gün ve E:2017/138,K:2018/197 sayı ile “(…)Davacının davası trafikkazası nedeniyle oluşan maddi hasara ilişkin rücuentazminat davasıdır.
Her ne kadardavacı sigorta şirketi davalı Karayolları GenelMüdürlüğüne karşı işbu davayıMahkememizde açmış ise de, emsal Yargıtay 17. HukukDairesi'nin 2015/5045 Esas 2017/10919 Karar sayılı ilamında dabelirtildiği üzere "Kamu hizmeti görmekleyükümlü olan kuruluşlar, kamu hizmeti sırasındaverdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabideğildirler. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafındankendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılmasısırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmetkusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıylahizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemecekendiliğinden (re'sen) dikkate alınması zorunludur.
YargıtayHukuk Genel Kurulu'nun 04.11.2015 tarih ve 2015/17-731, 2015/2366 K.sayılı kararı ile de; davalının hizmet kusurunadayalı zararın tazmini için açılan eldekidavanın bir tam yargı davası olması nedeniyle davada idariyargı mercileri görevli olduğundan davacınındavasının yargı yolu caiz olmadığından davaşartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş veaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacınındavasının dava şartı yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Kararınkesinleşmesi halinde dosyanın yargı yolunun belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine…”karar vermiş, istinaf yoluna başvurulmaması üzerine kararkesinleşmiş; davacı vekilinin 8.5.2018 tarihli talebi,Mahkemenin aynı tarihli üst yazısı ile gönderilendosya, 11.5.2018 tarihinde kayıtlarımıza girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY,Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Birgül KURT’unkatılımlarıyla yapılan 25.06.2018 günlütoplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; Olay kısmında belirtildiği üzere,tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada; idari yargıyerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyleverilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararıbulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargıyerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği kararbakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
1- 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.
2- 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki “Adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurma olanağına sahiptir.Şu kadar ki, başvuru kararının,görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilmesinedeğin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesigerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağını tanımıştır.
Olayda, adliyargı yerince, öncelikle görevsizlik kararı verilmeklebirlikte, bununla yetinilmemiş ve görevli merciin belirtilmesiiçin re’sen Uyuşmazlık Mahkemesi’nebaşvurulmasına da karar verilmiştir.
Bu haliyle,Diyarbakır 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce re’sen yapılanbaşvuru, 2247 sayılı Yasa’da öngörülenyönteme uymamaktadır.
Ancak,adli ve idari yargı yerleri arasında olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının, davacı vekilinin dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesi istemine ilişkin dilekçesi ilebirlikte son görevsizlik kararını veren MahkemeceUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği; idariyargı kararının kesinleşme durumunu gösterenonaylı bir örneğinin Mahkemesinden istenildiği vesonuçta usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda seyir halindeyken meydana gelen maddi hasarlı trafikkazası sonucu hasara uğrayan sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini karşılayan sigortaşirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veyaaldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dava dosyasınınincelenmesinden; davacı şirketçe sigorta edilen 21 A...plakalı aracın, 25.01.2016 tarihinde, Diyarbakır,Şanlıurfa Bulvarı üzerinde Kantar Kavşak istikametindeseyir halindeyken, aşırı buzlanma sonucu Yeni HalKöprülü Kavşak Alt Geçidi yakınlarındakiaydınlatma direğine çarpması sonucu hasarauğradığı; kazanın meydana gelmesinde, 2918sayılı Kanun'un 13. maddesindekiyükümlülüğünü yerine getirmeyen davalıidarenin sorumluluğu bulunduğu iddia edilerek; araç hasarbedeli olarak ödenen 7.614,00-TL'nin davalı idareye başvurmatarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte rücuentazminine karar verilmesi istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracınaskeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Diyarbakır 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun reddiile aynı Mahkemece ayrıca verilen 27.2.2018 gün ve E:2017/138,K:2018/197 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
SO N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır 1.AsliyeHukuk Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN REDDİ ile aynı Mahkemeceayrıca verilen 27.2.2018 gün ve E:2017/138, K:2018/197sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,25.06.2018 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Birgül
KURT
Full & Egal Universal Law Academy