T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2018 / 208 KARAR NO : 2018 / 281 KARAR TR : 28.5.2018 ÖZET :Davacı şirkete ait Enerji İletim Hattının işletmeye alınmasından sonra yapılan Karayolundaki ihlalli durumun ortadan kaldırılması için, direk sökümü/yapımı işi sebebiyle doğan masraf bedelinin davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :Türkiye Elektrik İletim A.Ş. GenelMüdürlüğü Vekili :Av. O.T. Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü Vekilleri :Av. T. B., Av.G.T. O L A Y: Davacı vekilidilekçesinde; Teşekküllerine ait 154 kV.Isparta-Kuleönü E.İ.Hattı’nın 1985yılında tamamlanarak Hatta enerji verildiğini; Hattınyapımından sonra davalı Kurumca geçirilen ve 1996yılında trafiğe açılan Isparta- Atabey Karayolu’nun,Hatta ait 6-7 no.lu direkler arası iletkenleri ile düşeykleransı (Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğimadde 44/h bendi ve madde 46 çizelge 8’ de belirtilenşehirlerarası karayollarındaki mesafe +45 C de minimum 9 metreolma şartını) sağlamadığınınanlaşıldığını; bu ihlalli durumun, can vemal güvenliği açısından mevcut Yönetmeliğeve yürürlükteki prosedüre göre biran evvel giderilmesiiçin Karayolları 13.Bölge Müdürlüğüile Kuruluşları arasında muhtelif zamanlarda bir dizi resmiyazışma ve karşılıklı görüşmeyapılmasına rağmen herhangi bir sonuç eldeedilemediğini; bunun üzerine, Teşekküllerince, taleplerineve açacakları davaya esas olmak üzere, Isparta 2.Asliye HukukMahkemesi’nin E.2007/91 D.İş sayılı dosyasındabilirkişi aracılığı ile tespit yaptırıldığını,02.07.2007 tarihli Rapor ile mevcut ihlalli durumun, yolaçtığı tehlike ve can ve mal kaybına sebebiyetvermemek için biran evvel tedbir alınması gerektiğihususlarının tespit edildiğini; bu aşamadan sonra da,Teşekküllerince, söz konusu klerans probleminin çözümüiçin 7 no.lu direğin sökülerek yerine daha yüksekbir direğin dikilmesi gerektiği ve bu iş için proje vekeşif hazırlama işlemlerinin tamamlanmasından sonra ihaleyeçıkılarak tadilat işleminin yapılacağı,faturasının da Bölge Müdürlüklerine dekontedileceği hususunun resmi bir yazı ile bir kez daha Karayolları13.Bölge Müdürlüğü’ne bildirildiğini;tüm çabalarına rağmen davalı Kurumdan olumlu bircevap alınamadığını; yol açtığıtehlike nedeniyle can ve mal kaybına sebebiyet vermemek için, biranevvel tedbir alınarak bahsi geçen ihlalli durumun giderilmesiamacıyla, 154 kV. Isparta- Kuleönü E.İ.Hattı 7 no.luD2-6 tipi direğin sökülerek yerine D2+6 tipi direkyapımı işinin Kuruluşlarınca ivedilikletamamlandığını, bu işten doğan toplam97.029,02-TL. masraf bedelinin ödenmesi için Karayolları13.Bölge Müdürlüğü’ne 20.04.2012 tarih ve1554 sayılı yazı ile gerekli ihtaryapıldığını; ancak davalı Kurumun, kendilerine ödeme yapmadığı gibi, yazılarınaherhangi bir cevap da vermediğini; davalı Kurumun, 97.029,02-TL.Kuruluş zararının oluşmasına sebep olduğunu ifadeederek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; toplam97.029,02-TL. masraf bedeline dair alacaklarının, her birharcamanın Kuruluşlarınca ayrı ayrı ödenmetarihlerinden itibaren işleyecek Merkez Bankasının kısavadeli avans işlemlerine uyguladığı avans faizi ile birliktedavalı Kurumdan tahsiline karar verilmesi istemiyle, 2.8.2012 tarihindeadli yargı yerinde dava açmıştır. Isparta1.Asliye Hukuk Mahkemesi, 10.2.2015 gün ve E:2012/273, K:2015/110sayı ile uyuşmazlığın esasını inceleyerek davacının davasının kabulüne kararvermiş; temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4.Hukuk Dairesi,9.5.2016 gün ve E:2015/16490, K:2016/6383 sayı ile yargı yolubakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle davadilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken işin esasınınincelenmiş olmasının usul ve yasaya uygundüşmediği gerekçesiyle, kararınbozulmasına karar vermiştir. ISPARTA1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 1.11.2016 gün ve E:2016/468,K.2016/502sayı ile “(...) Gerek tüm dosya kapsamı gerek alınanuzman bilirkişi raporu açıklamalı kapsamlı vedenetlenebilir nitelikte olması göz önünealındığında; davalının sonradanyaptığı yol nedeniyle D2-6 direğinin sökülerekD2+6 direğinin yapılmasına da davalı sebebiyetverdiğinden taleple bağlı kalınarak 97.029,02 TL'nin davatarihi olan 01/08/2012 tarihinden itibaren avans faizi ile birliktedavalıdan alınarak davacıya verilmesine dair 10/02/2015 tarih2012/273 esas 2015/110 karar sayılı ilamının davalıvekilince temyizi üzerine dosya Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin09/05/2016 tarih 2015/16490 esas 2016/6383 karar sayılı ilamıile "Davalı Karayolları Genel Müdürlüğübir kamu kurumu olup; kural olarak, işlem ve eylemleri kamusal niteliktaşır. Somut olayda, davalının yaptığı vetrafiğe açılan karayolunun daha önceden davacıtarafından yapılan ve işletilen elektrik hattıyüksekliği açısından tehlike arz etmesi ve mevzuataaykırı olması sonucu davacının direklerideğiştirmesi nedeniyle maddi zarar oluştuğu iddiaedildiğine göre, istemin idare hukuku kurallarıçerçevesinde ve idari yargı yerinde değerlendirilmesigerekmektedir. Bu yöndeki istemlerin, İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı, idariyargı yerinde tam yargı davası olarak önesürülmesi gerekir. Görev konusu kamu düzenine ilişkinolup taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın heraşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilir (HMK m.114).Şu halde, açıklanan yönler gözetilerek,yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliğinedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken yerindeolmayan yazılı gerekçeyle işin esasınınincelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğindenkararın bozulması gerekmiştir." denilmek suretiyle dosyabozularak mahkememize gelmiş olup usul ve yasaya uygun görülenbozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve yargılamasürdürülmüştür. Gerektüm dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları,taraflar arasındaki sözleşmeler, Yargıtay Bozma ilamıbir bütün halinde değerlendirildiğinde, davalınınbir kamu kurumu olduğu, kural olarak işleri ve eylemlerinin kamusalnitelik taşıdığı, dava konusu olan ve idareninhizmette kusura dayanan istemin idare hukuku çerçevesinde veidari yargı yerinde değerlendirilmesi ve idareye karşı tamyargı davası olarak öne sürülmesi gerektiğikanaati ile dava dilekçesinin yargı yolu bakınındanmahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın reddine kararverilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davadilekçesinin yargı yolu bakımından mahkememizingörevsizliği nedeniyle REDDİNE,...” kararvermiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı vekili aynıistemle idari yargı yerinde dava açmıştır. ISPARTAİDARE MAHKEMESİ: 1.12.2017 gün ve E:2017/648 sayı ile“(...) 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun "İdari Dava Türleri ve İdari YargıYetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinin(1) numaralı bendinde: “a) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları, c) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar" idari dava türleriolarak sayılmıştır. 6098sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "I. İşingörülmesi" başlığı altında vekaletsizişgörmeyi düzenleyen 526. maddesinde "Vekâletiolmaksızın başkasının hesabına işgören,o işi sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun olarakgörmekle yükümlüdür." hükmüne, 529.maddesinde "işsahibi, işin kendi menfaatine yapılmasıhâlinde, işgörenin, durumun gereğine göre zorunlu veyararlı bulunan bütün masrafları faiziyle ödemek vegördüğü iş dolayısıyla üstlendiğiedimleri ifa etmek ve hâkimin takdir edeceği zararı gidermekleyükümlüdür. Bu hüküm, umulan sonuçgerçekleşmemiş olsa bile, işi yaparken gereken özenigöstermiş olan işgören hakkında da uygulanır.İşgören, yapmış olduğu giderlerialamadığı takdirde, sebepsiz zenginleşmehükümlerine göre ayırıp alma hakkınasahiptir." hükmüne yer verilmiştir. (...) 2577sayılı Kanun'un 2. maddesine göre tam yargı davalarıidari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olaraktanımlanmıştır. Bu tanım uyarınca tam yargıdavası açılabilmesi için her şeyden önceortada, idarenin idari nitelikte bir işleminin veya eylemininbulunması gerekmektedir. Olayda ise, davalının onayıolmadan yapılan bir yapım işinden doğan masrafıntazmininin istendiği gözetildiğinde, idarenin bir kamu hukukuna,yasa, tüzük, yönetmelik gibi bir kural işlem veya bir idariişleme dayanmadan eylemde bulunmasının özel hukukhükümleri uyarınca çözümlenmesi gerekenuyuşmazlıklar olduğu kuşkusuzdur. Budurumda, idari nitelikteki işlem ve eylemden kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan ve idareninKamu Hukuku kurallarına göre gerçekleşensorumluluğunu gündeme getirerek doğan zararın tazminine yada hakkın geri verilmesine mahkum edilmesi isteklerini konu edinen idaribir dava olarak nitelendirilemeyecek olan bu davanın adli yargıyerinde görülmesi gerekmektedir. (...) Açıklanannedenlerle; Mahkememizin görevsizliğine, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişHakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için iş bu dosya ile birlikte Isparta 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 01/11/2016 tarih ve E:2016/468, K:2016/502 sayılıdava dosyasının mahkemesinden istenerek temininin ardındandosyaların Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosyaincelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine...” karar vermiş; Mahkemece bila tarihliüst yazı ile gönderilen dava dosyaları, 13.3.2018 tarihindeMahkememiz kayıtlarına girmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 28.5.2018 günlü toplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Davacı şirkete ait 154kV. Isparta-Kuleönü Enerji İletim Hattınınişletmeye alınmasından sonra yapılan Isparta - AtabeyKarayolundaki ihlalli durumun ortadan kaldırılması için,aynı Hattın 7 no.lu D2-6 tipi direğinin sökülerekyerine D2+6 tipi direk yapımı işi sebebiyle doğan, toplam97.029,02-TL. masraf bedelinin, fazlaya dair hakları saklı kalmakkaydıyla ve her bir harcamanın ayrı ayrı ödenmetarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı Kurumdantahsiline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, Davacı Kuruluşa ait 154kV Isparta-Kuleönü Enerji İletim Hattı'nın 1985yılında tamamlanarak işletmeye alınmasından sonra 1996yılında trafiğe açılan Isparta-Atabey karayolu ilehatta ait 6-7 nolu direkler arası iletkenler arasında klerans sorunuyaşandığı, yapılan ölçümlerneticesinde düşey mesafenin 6-7 nolu direkler arası iletkenlerile düşey kleransı sağlamadığınınteknik ekiplerce tespit edildiği, söz konusu ihlalli durumungiderilmesi için davalı İdareyle yazışmalaryapıldığı ancak sonuçalınamadığı, bunun üzerine durumun tespitiamacıyla Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesine E:2007/91 Değişikİş sayılı başvurunun yapıldığı, budosyada ihlalli durumun giderilmesi için tedbir alınmasıgerektiğinin tespit edildiği; bu aşamadan sonra, kleransprobleminin çözümü için 7 nolu direğinsökülerek yerine daha yüksek bir direğin dikilmesi gerektiği, bu işin ihaleye çıkılarak yapılacağı,faturasının da Bölge Müdürlüklerine dekontedileceği, hususunun davalıya bildirildiği, ancak olumlucevap alınamadığı; yol açtığı tehlikenedeniyle can ve mal kaybına sebebiyet vermemek amacıyla ihlallidurumun ortadan kaldırılması içinIsparta-Kuleönü Enerji İletim Hattı 7 nolu D2-6 tipidireğin sökülerek yerine D2+6 tipi direğinyapıldığı, bu yapım işinden doğan toplam97.029,02 TL masraf bedelinin, fazlaya dair hakları saklı kalmakkaydıyla ve her bir harcamanın ayrı ayrı ödenmetarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı Kurumdantahsiline karar verilmesi istemiyle dava açıldığıanlaşılmaktadır. Davacı şirketin elektrikdirekleri altına isabet eden taşınmazlarda 221(Amme HükmiŞahısları Veya Müesseseleri Tarafından Fiilen AmmeHizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanun)sayılı ve 2942 sayılı Kanun hükümleriuyarınca idari irtifak hakkı bulunmaktadır. İdari irtifak haklarıidarenin kamu yararına özel mülkiyete ait taşınmazlarüzerinde tesis ettiği yükümlülüklerdir. Bunedenle sözü edilen yerler, kamu emlaki niteliğitaşımaktadır. 2942 sayılıKamulaştırma Kanununun 30. maddesinde kamu tüzelkişilerinin ve kurumlarının sahip olduklarıtaşınmaz mal, kaynak veya irtifak haklarının diğer birkamu tüzel kişisi veya kurumu tarafındankamulaştırılamayacağı; taşınmaz mala, kaynakveya irtifak hakkına ihtiyacı olan idarenin ödeyeceğibedeli de belirtmek suretiyle mal sahibi idareye yazılı olarakbaşvuracağı, olumsuz yanıt aldığında konununDanıştay İdari dairesince incelenerek kesin olarak kararabağlanacağı, bedelde anlaşmazlık doğduğutakdirde uyuşmazlığın 3533 sayılı Kanunhükümlerine gitmeksizin yetkili asliye hukuk mahkemesindeçözümleneceği belirtilmektedir. Davalı idarenin,TEİAŞ’ın idari irtifak hakkına sahip olduğualanda yol yapımına girişmeden önce bu maddedeöngörülmüş bulunan ve bu uyuşmazlıkta idarinitelikte tek çözüm şekli olan başvuruyu yapmadanbaşka bir deyişle Kanunda öngörülen usul ve esaslarauygun şekilde tasarrufta bulunmadan, davacı kurumun ayni hakkınavaki müdahalesinin haksız fiil niteliğinde bir el atmaolduğunun kabulü gerekmektedir. Hal böyle olunca, bu haksızve kanunsuz el atmayı; “İdari İşlem” ya da“İdari Eylem” sayma olanağı yoktur. Bumüdahalenin, bir kamu hizmetinin ifası nedeniyleyapılmış olması; tarafların kamu kurumu olmaları,yapılan işe bir idari eylem niteliğini kazandırmaz. 6098 sayılıBorçlar Kanununun 49. ve müteakip maddelerinde haksız fiildendoğan davalar düzenlenmiş; Kanunun "Vekâletsizİşgörme” üst başlığınıtaşıyan Onuncu Bölümünde, “A.İşgörenin hak ve borçları/I. İşingörülmesi” başlığını taşıyan526.maddesinde; “Vekâleti olmaksızınbaşkasının hesabına işgören, o işi sahibininmenfaatine ve varsayılan iradesine uygun olarak görmekleyükümlüdür.” hükmüne; “B.İşsahibinin hak ve borçları/I. İşinişsahibinin menfaatine yapılması hâlinde” başlığını taşıyan 529.maddesinde“İşsahibi, işin kendi menfaatine yapılmasıhâlinde, işgörenin, durumun gereğine göre zorunlu veyararlı bulunan bütün masrafları faiziyle ödemek vegördüğü iş dolayısıyla üstlendiğiedimleri ifa etmek ve hâkimin takdir edeceği zararı gidermekleyükümlüdür. Bu hüküm, umulan sonuçgerçekleşmemiş olsa bile, işi yaparken gereken özenigöstermiş olan işgören hakkında da uygulanır. İşgören,yapmış olduğu giderleri alamadığı takdirde,sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ayırıp almahakkına sahiptir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu tür davaların adliyargı düzeninde yer aldığıtartışmasızdır. Öte yandan, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinde, idari davatürleri: a)İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c)Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamuhizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan hertürlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalarolarak sayılmıştır. Budurumda, idari nitelikteki işlem ve eylemden kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan ve idareninKamu Hukuku kurallarına göre gerçekleşensorumluluğunu gündeme getirerek doğan zararın tazminine yada hakkın geri verilmesine mahkum edilmesi isteklerini konu edinen idaribir dava olarak nitelendirilemeyecek olan bu davanın adli yargıyerinde görülmesi gerekmektedir. Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümündeadli yargı görevli olduğundan, Isparta İdareMahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile, Isparta 1.Asliye HukukMahkemesinin 1.11.2016 gün ve E:2016/468, K.2016/502 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Isparta İdare Mahkemesi’ninBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Isparta 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin1.11.2016 gün ve E:2016/468, K.2016/502 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,28.5.2018 gününde Üye Turgay Tuncay VARLI’nınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Suna TÜRE Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Turgay Tuncay Varlı KARŞI OY Dava, davalıKarayolları Genel Müdürlüğü’nün yolyapım faaliyetini kusurlu işlettiği, yolun hatalıyapımı nedeniyle davacı şirketin sorumluluk alanındakielektrik direklerinin yüksekliğinin azalarak tehlike arz eder halegeldiği; bu durumun giderilmesi için davacı şirkettarafından yapılan harcamaların davalı idareden tazminatolarak istenilmesine ilişkin olup, bu haliyle idari eylemden kaynaklananzararın tazmini istemine yönelik davanın idari yargıyerlerinde görülmesi gerektiği oyuyla kararakatılmıyorum. Üye Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy