T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 263
KARAR NO : 2018 / 284
KARAR TR : 28.5.2018
ÖZET : Halk Eğitim Merkezi, Akşam Sanat Okulu Müdürlüğünde usta öğretici olarak çalışırken emekliye ayrılan davacının, kıdem tazminatının ödenmesi istemiyle açtığı davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : F.Ş.
Vekilleri : Av. Ç.Y. - Av. O. Y.
Davalı : Milli Eğitim Bakanlığı Vekili : Av. E.S. O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin,davalı Bakanlık bünyesindeki Trabzon Halk Eğitim AkşamSanat Okulu Müdürlüğünde (son 5 yılı MilliEğitim Müdürlüğü özel eğitim okulundaolmak üzere ) 16 Ekim 1989 ile 31 Aralık 2015 tarihleriarasında, hizmet sözleşmesi ile kadrosuz mevsimlikişçi statüsünde ücretli usta öğreticiolarak fiilen çalıştığını; 5375gün üzerinden emekli olduğunu, bu gün sayısıdışında fiilen çalışmasınınbulunmasıyla birlikte esasında çalışmasıolmasına rağmen eksik bildirilen gün sayısıolduğundan yasa gereği emeklilik gün sayısınıdoldurmak için dışarıdan 18.300,00-TL sigorta primiödeyerek 31 Aralık 2015 tarihinde emekli olduğunu zira, davalının tatil dönemlerinde müvekkilinin sigorta priminiödememiş olduğunu ifade ederek; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TLkıdem tazminatının, müvekkilinin emekli olduğutarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birliktetahsiline karar verilmesi istemiyle 10.4.2017 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır. TRABZON 3. İŞ MAHKEMESİ; 13.7.2017 günve E: 2017/835, K: 2017/203 sayı ile “(…) Tüm dosyabirlikte değerlendirildiğinde; açılan dava, emekliliknedeni ile kıdem tazminatı talebine ilişkindir. 6100Sayılı HMKnın 114. maddesinde dava şartlarısayılmıştır. Dava şartlarından ikinci sıradayargı yolunun caiz olması şartı yer almaktadır.Davalı Bakanlığa bağlı Halk Eğitim Merkezibünyesinde usta öğretici olarak çalışandavacı ile davalı kurum arasında iş sözleşmesibulunup bulunmadığı, ödenmeyen kıdem tazminatıalacağının tahsili istemi ile açılan davanınadli yargıda mı yoksa idari yargıda mı görüleceğihususunun öncelikli olarak ele alınması gerekir. Yargıtay7. Hukuk Dairesinin 06/06/2016 tarih ve 2016/9369 esas, 2016/12237 kararsayılı kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.01.2017tarih, 2015/9-736 Esas 2017/25 Karar sayılı ilamlarıincelendiğinde; " 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun“Ders Görevi” başlıklı 89. maddesinde“Her derecedeki eğitim ve öğretim kurumları ileÜniversite ve Akademi (Askeri Akademiler dahil), okul, kurs veyayaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlardaöğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halindeöğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğermemurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek dersgörevi verilebilir. Ücretle okutulacak ders saatlerininsayısı, ders görevi alacakların nitelikleri ve diğerhususlar ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulununkararı ile tespit olunur” hükmü yer almaktadır. 1739 sayılı Milli Eğitim TemelKanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, örgün veyaygın eğitim kurumlarında ve hizmet içi yetiştirmekurs, seminer ve konferanslarında uzman ve usta öğreticiler degeçici veya sürekli olarak görevlendirilebilir.Öğretim tür ve seviyelerine göre uzman ve ustaöğreticilerin seçimlerinde aranacak şartlar, görevve yetkileri, yönetmeliklerle tespit edilir. Bu yasal düzenlemeuyarınca çıkarılan “Millî EğitimBakanlığı Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek DersGörevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta ÖğreticilerHakkında Yönetmeliğin” 5. maddesi gereğince“Uzman ve usta öğreticiler aşağıdakişekillerde görevlendirilirler; 1-Geçici personel olarak: Geçici personel olarakgörevlendirilecek uzman ve usta öğreticiler ile yapılacaksözleşme esasları 657 sayılı Devlet MemurlarıKanununun 15/05/1975 gün ve 1897 sayılı Kanunun 1 inci maddesiile değiştirilen 4 üncü maddesine göreBakanlıkça hazırlanır. 2- Ek ders görevi verilmesi yoluyla: 4 üncümaddede belirtilen esaslara göre ek ders görevi verilmesi yoluylagörevlendirilecek uzman ve usta öğreticilere, 657sayılı Devlet Memurları Kanununun 89 uncu maddesi uyarınca1/12/2006 tarihli ve 2006/11350 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıile yürürlüğe konulan Millî EğitimBakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve EkDers Saatlerine İlişkin Kararda belirtilen miktarda ek dersgörevi verilebilir.” Konu ile ilgili olarak; T.C. Çalışma veSosyal Güvenlik Bakanlığı, Sosyal Sigortalar KurumuBaşkanlığı, Sigorta işleri GenelMüdürlüğü, Sigorta Primleri Daire Başkanlığı’ncayayınlanan “Usta Öğreticiler” Konulu 16/02/2004Tarih ve 101572 sayılı 16 -309 Ek sayılı Genelgesindeise,“Çıraklık ve Halk Eğitim Merkezlerinde herhangibir kadroya bağlı olmaksızın ders ücretikarşılığında çalışan ustaöğreticilerin 657 sayılı Kanunun 89. maddesine göreçalıştırıldıkları, geçici personelstatüsünde bulundukları, İş Kanununa tâbiolmadıkları belirtilmiş, bu nedenle anılan kişilereödenen ücretlerden 4447 sayılı İşsizlikSigortası Kanununun (4571 sayılı Kanun iledeğiştirilen) 46. maddesi hükmü gereğinceişsizlik sigortası priminin kesilmemesinin uygungörüldüğü bildirilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 2. maddesinegöre; “işçi” bir iş sözleşmesinedayanarak çalışan gerçek kişi olaraktanımlanmaktadır. İşçi sıfatınınkazanılması iş akdinin varlığınadayandığından, her şeyden önce ortada taraflarınserbest iradeleriyle kabul edilmiş bir sözleşme ilişkisininbulunması zorunludur. İş Kanununa göre işçisayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasındaiş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan hertürlü hak iddialarından doğan hukukuyuşmazlıklarının çözüm görevi 5521sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1.maddesi uyarıncaiş mahkemelerine verilmiştir. Çalışmailişkisinin iş sözleşmesine, idarece yapılan birgörevlendirmeye veya idari sözleşmeye dayalı olupolmadığının tespiti, sonuç itibariyle yargıyolunu da belirleyecektir. Niteliği itibariyle bir özel hukuksözleşmesi olan iş sözleşmesinde taraflar,yasaların öngördüğü sınırlariçinde sözleşmenin konusunu, amacını,biçimini, bağlantı kuracakları kişileriserbestçe seçebilirler. Buna karşılıkistihdamın idari sözleşme, görevlendirme veya atamasuretiyle yapılması durumunda, çalışma ilişkisininçerçevesini oluşturan yasal mevzuat tarafların hareketserbestisini kısıtlamakta ve kişileri statü hukukuna tabikılmaktadır. Bu nedenledir ki, özel hukuksözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar adliyargıda, idarece yapılan görevlendirmelerden ve atamalardandoğan uyuşmazlıklar ise idari yargıdaçözümlenmektedir." açıklamasınıngetirildiği, bu bilgiler doğrultusunda somut olayabakıldığında davacının ders ücretkarşılığı kadrosuz usta öğretici olarakValilik onayı ile davalı Bakanlık bünyesindeki Trabzon HalkEğitim Merkezi Müdürlüğündegörevlendirildiği, ücretlerinin 657 Sayılı DevletMemurları Kanununun 89. maddesine uygun olarak Bakanlar Kuruluncaçıkarılan kararlar uyarınca MaliyeBakanlığınca belirlenen ücretler üzerindenödendiği, taraflar arasında iş sözleşmesibulunmadığı, aralarındaki ilişkinin statühukukuna tabi olduğu anlaşıldığına göre;davacının 506 sayılı Kanun gereğince sosyalgüvenlik hukuku açısından Sosyal Sigortalar Kurumunaprimlerinin yatırılmış olmasının işsözleşmesi ile çalıştığıanlamına gelmeyeceği de dikkate alınarak, taraflararasındaki uyuşmazlığınçözümünün iş mahkemesinin görevalanına girmediği sonucuna varılarak yargı yolunun caizolmaması nedeni ile davanın görev yönünden reddinekarar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesisedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıdaaçıklandığı üzere; 1-Uyuşmazlığınidari yargının görev alanına girmesi nedeniyle davanıngörev yönünden REDDİ ile, mahkememizinGÖREVSİZLİĞİNE…” karar vermiş; istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge AdliyeMahkemesi 7. Hukuk Dairesince 18.1.2018 gün ve E:2017/3777, K:2018/95 sayı ile istinaf başvurusu kesin olarak reddedilen kararkesinleşmiştir. Davacı vekili bukez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. TRABZON İDARE MAHKEMESİ; 27.2.2018 gün ve E:2018/255 sayı ile “(…)506 Sayılı Sosyal SigortalarKanunu’nun 2. maddesinde “Bir hizmet akdine dayanarak bir veyabirkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar...” denilmiş, aynı Yasanın“Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri”Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasındandoğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür”hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasahükümleri 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun 3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kollarıbakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendiadına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olaraktanımlanmış; 79. madde ile başlayan DördüncüKısmında, primlere ilişkin hükümlere yerverilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hükümbulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür” denilmiştir. Öte yandan, 4857 sayılı İşKanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının, işverenler ile biriş sözleşmesine dayanarakçalıştırılan işçilerinçalışma şartları ve çalışmaortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemekolduğu belirtilmiş; aynı zamanda, bakılan davanın dakonusunu oluşturan “İş Sözleşmesi, Türlerive Feshi” hususuna Kanunun 8.maddesi ve devamında; kıdemtazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklananyükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise, Kanunundeğişik maddelerinde yer verilmiştir. Diğer taraftan; 5521 sayılı İşMahkemeleri Kanununun 1. maddesinde, “İş Kanununa göreişçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilenikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilenişlerde çalışanlar hariç) işveren veyaişveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununadayanan her türlü hak iddialarından doğan hukukuyuşmazlıklarının çözülmesi ilegörevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemelerikurulur. Bumahkemeler: A)(Mülga: 18/10/2012-6356/81 md.) B)İşçiSigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan haksahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz vedavalara da bakarlar. İşmahkemesi kurulmamış olan yerlerdeki bu davalara o yerdegörevlendirilecek mahkeme tarafından, temsilci üyeleralınmaksızın, bu kanundaki esas ve usullere görebakılır. Fiilive hukuki imkansızlıklar dolayısıyla iş mahkemesinintoplu olarak görevini yapamadığı hallerde deyukarıdaki fıkra hükmü uygulanır. (Ekfıkra: 2/7/2012-6352/39 md.) Birden fazla iş mahkemesi bulunanyerlerde, sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan davalarıngörüleceği iş mahkemeleri, Hâkimler ve SavcılarYüksek Kurulu tarafından belirlenebilir.” denilmiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemede;davacının 1989-2015 yılları arasında Trabzon HalkEğitim Merkezi Akşam Sanat OkuluMüdürlüğü'nde hizmet akdi ile kadrosuz mevsimlikişçi statüsünde usta öğretici olarakçalıştığı, emekli olması sonrasındaçalıştığı günkarşılığı olarak kıdem tazminatıalamadığından, mahrum kalınan tazminatın ödenmesiyönünde karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmıştır. Davacının, 506 sayılı Kanunyürürlükte iken mahalli mülki amirin tasarrufu ileçalıştığı, idareyle arasında bir hizmetilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdem tazminatınınİş Kanunu'ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkatealındığında, uyuşmazlığın özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Budurumda, davacı tarafından talep edilen kıdem tazminatınailişkin uyuşmazlığın görüm veçözümünde adli yargı görevlibulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, Mahkememizingörevine girmeyen ve Trabzon 3.İş Mahkemesince görevsizlikkararı verilen bu davada görevli mahkemenin belirlenmesi içindava dosyasının 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19.maddesi uyarınca Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine,Uyuşmazlık Mahkemesince bir karar verilinceye kadaryargılamanın ertelenmesine…” karar vermiş; Mahkemece 29.3.2018 tarihli üst yazıyla gönderilen davadosyası 4.4.2018 tarihinde Mahkememiz kayıtlarınagirmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 28.5.2018 günlütoplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, idari yargı dosyasıile birlikte adli yargı dosyası da temin edilmek sureti ile 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülenşekilde başvurulduğu ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığından,adli ve idari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Trabzon Halk Eğitim Merkezi, Akşam SanatOkulu Müdürlüğünde usta öğretici olarakçalışırken emekliye ayrılan davacının, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik1.000,00-TL kıdem tazminatının faizi ile birlikte ödenmesiistemiyle açılmıştır. 506 SayılıSosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde “Bir hizmet akdinedayanarak bir veya birkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar…” denilmiş, aynı Yasanın“Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri”Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasındandoğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür” hükmüneyer verilmiş; 506 sayılı yasa hükümleri 01.10.2008tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 106. maddesi ileyürürlükten kaldırılmıştır. 5510sayılı Kanunun 3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadelisigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gerekenveya kendi adına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olaraktanımlanmış; 79.madde ile başlayan DördüncüKısmında, primlere ilişkin hükümlere yerverilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hüküm bulunmayanhallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür” denilmiştir. Öte yandan, 4857sayılı İş Kanunu’nun 1.maddesinde, Kanununamacının, işverenler ile bir işsözleşmesine dayanarak çalıştırılanişçilerin çalışma şartları veçalışma ortamına ilişkin hak vesorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş;“İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi” hususunaKanunun 8.maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülükve haklara ilişkin hususlara ise Kanunun değişik maddelerindeyer verilmiştir. Diğer taraftan;12.10.2017 gün ve 30221 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren, 7036 sayılı İşMahkemeleri Kanunu’nun; "İşmahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesinde, “(1)İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlugörüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesiderecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülenyerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihlive 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ileBölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri HakkındaKanun hükümlerine göre belirlenir. (2) İşdurumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerininbirden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu dairelernumaralandırılır. İhtisaslaşmanınsağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu veniteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki işdağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulutarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’deyayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır. (3) İşmahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görevalanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, buKanundaki usul ve esaslara göre bakılır." denilmiş, "Davaşartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3/1.maddesinde; " (1) Kanuna,bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçiveya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iadetalebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuşolması dava şartıdır..." denilmiş, "Görev"başlıklı 5. maddesinde; " (1)İş mahkemeleri; a) 5953sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabigemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı TürkBorçlar Kanununun İkinci Kısmının AltıncıBölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari paracezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4üncümaddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçolmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İşKurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatındankaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğerkanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilenuyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar"denilmiştir. Aynı Kanun'un"Geçici Hükümleri" başlıklıGeçici 1. maddesinde; "(1) Mülga5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, buKanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceaçılmış olan davalar, açıldıklarımahkemelerde görülmeye devam olunur. (2) Bu Kanunun davaşartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, buhükümlerin yürürlüğe girdiği tarihitibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ileYargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz. (3) Başkamahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemeleriningörev alanına dâhil edilen dava ve işler, işmahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemelertarafından görülmeye devam olunur. (4) İlk derecemahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanunyoluna ilişkin hükümlere tabidir. " hükmüne yerverilmiştir. Dosya kapsamındayapılan incelemede; davacının Trabzon Halk Eğitim Merkezi, Akşam SanatOkulu Müdürlüğü bünyesinde usta öğretici olarakçalıştığı, 31 Aralık 2015 tarihinde emekli olduğu; davanın, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL kıdemtazminatının faizi ile birlikte ödenmesiistemiyle açıldığıanlaşılmıştır. Davacının,idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdemtazminatının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardanolduğu dikkate alındığında,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Trabzon İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Trabzon 3. İşMahkemesinin, 13.7.2017 gün ve E:2017/835, K:2017/203 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Trabzonİdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Trabzon 3.İş Mahkemesinin, 13.7.2017 gün ve E:2017/835, K:2017/203sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,28.5.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Suna TÜRE Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Turgay Tuncay Varlı
Full & Egal Universal Law Academy