T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 292
KARAR NO : 2018 / 298
KARAR TR : 28.5.2018
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazası sonucunda; sigorta şirketince davalı idareye ödenen hasar bedelinin iadesine, trafik kazasında sigortalı araçta bulunan mağdur kişiye ödenen tazminat bedelinin davalı belediyeden tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : N. Sigorta A.Ş.
Vekilleri : Av. M. A.-Av. M.Ö.T., Av.M.I.
Davalı : İzmir Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. D.T.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilişirkete sigortalı 50 D... plakalı aracınsürücüsünün, 14.01.2011 tarihinde Bucaköprüden Yenişehir istikametine seyir halinde iken,Yeşildere Caddesi, Mehmetçik Parkına 200 mt. kala, asfaltzemin üzerinde orta şeridin sol kısmında yaklaşık70 cm eninde ve 600 m uzunluğunda mazot, yağ veya benzeri birsıvıdan dolayı kaydığını, orta refüj,bordür taşlarına çarptığını vesonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydanageldiğini; kaza sonucu, Belediyeye ait bordür taşları hasargördüğü için davalı Belediye tarafındanmüvekkili sigorta şirketinden 653 00 TL.hasar bedeli talepedildiğini; müvekkilinin parayı 04.03.2011 tarihinde hesabasehven yatırdığını; bu ödemenin iadesiningerektiğini çünkü; 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kânunun madde 7-a bendinde; “a) Yapım vebakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleriyaparak önlemleri almak ve aldırmak,b) Tüm karayollarındakiişaretleme standartlarını tespit etmek, yayınlamak vekontrol etmek” hükmünün yeraldığını; bu maddedekiyükümlülüklerini yerine getirmeyen İzmirBüyükşehir Belediyesi’nin hizmet kusuru bulunduğunu; idarenin,sorumluluk alanında bulunan yol üzerindeki bakım ve gözetimyükümlülüğünü ihmal etmek suretiylekazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini; yine meydana gelenkazada sigortalı araçta bulunan ve yaralanan mağdur N.K.’ın“sağ omuzda humerus boyun kırığı”oluştuğunu, Hastaneden verilmiş olan sağlık kuruluraporunda özür oranının %11 olarak belirtildiğini, İşbukaza nedeniyle sigortalıya da 19.377,00 TL tazminat bedeli ödendiğini;6099 sayılı Kanunun 14 maddesinde; “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. “ denildiğini ifadeederek; müvekkili şirketçe davalı belediyeye sehvenödenen 653,00 TL hasar bedelinin iadesine, trafik kazası sonucuyaralanan mağdur N.K.’a ödenen 19.377,00 TL tazminat bedelininödeme tarihi olan 30.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasalfaizi ile birlikte davalı belediyeden tahsiline karar verilmesi istemiyle7.12.2012 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
DavaKarayolları Genel Müdürlüğüne de ihbarolunmuştur.
İzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi; 15.03.2013 gün ve E:2012/442, K:2013/93 sayıile davada İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğugerekçesi ile görevsizlik kararı vermiş; bu kararüzerine dosyanın tevzi edildiği İzmir 11. Asliye TicaretMahkemesi, 25.04.2013 gün ve E:2013/145, K:2013/241 sayı ileyine görevsizlik kararı vermiş ve dosyayı görev yeritayini için Yargıtay 17. Hukuk Dairesine göndermiş;Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; 12.07.2013 gün ve E:2013/10982,K:2013/11236 sayı ile, İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YargıYeri olarak belirlenmesine karar vermiştir.
İzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi, 10.07.2014 gün ve E:2013/370, K:2014/456 sayıile uyuşmazlığın esasını inceleyerek davanınreddine karar vermiş; temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi, 25.04.2017 gün ve E:2014/22776, K:2017/4521 sayıile “(…)mahkemece, hizmet kusuruna dayanılarakaçılan bu davada adli yargının yargı yolubakımından görevsiz bulunması nedeniyle davadilekçesinin yargı yolu caiz olmadığından davaşartı yokluğu nedeniyle usulden reddine hükmedilmesigerekirken, davanın esasına girilerek yazılı olduğubiçimde karar verilmesi yerinde görülmemiştir
Bozma neden veşekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarınınincelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda(1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmünBOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerledavacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yerolmadığına…” karar vermiştir.
İZMİR1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 31.10.2017 gün ve E:2017/624,K:2017/987 sayı ile “(…)Kaza tespit tutanağıiçeriğine göre; kazanın davacı şirketesigortalı aracın önünde seyir halinde olan motorsikletinzeminden dolayı kayarak yere düşmesi sonucusürücüye çarpmamak için frenyaptığı, direksiyon hakimiyetini kaybettiği, davacışirkete sigortalı 50 D... plaka sayılı araçsürücüsünün yola dökülen kaygansıvı maddeden dolayı aracı kaydırarakkontrolünü kaybettiği, olayda davalı idarenin yola gereklibakım ve özeni göstermediği bu nedenle hizmet kusurubulunduğu ileri sürülmekte ise de davalı idareninsorumluluğundaki tüm yollara, akan trafik içinde zararlıbir madde veya engel bırakıldığı yönündedelil bulunmadığı, dava konusu kazada ise idarenin yoldakikaygan sıvıdan önceden haberdar olduğu yönündebir bilgi ve tespitin bulunmadığı, kazadan hemen önceoradan geçen bir başka aracın da bu duruma sebepolabileceği, dolayısıyla davacı iddialarınınyerinde olmadığı, davalı idareye yükletilebileceksomut bir kusur olmaması nedeni ile davanın reddine kararverilmiştir.
Yargıtay17. Hukuk Dairesinin 25/04/2017 tarihli, 2014/22776 Esas, 2017/4521 Kararsayılı bozma kararının içeriği nazaraalınarak, Davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunun 2/1-b maddesi gereğince İdari Yargı'dagörülmesi gerektiği anlaşıldığındanHMK'nun 114/1-(b) ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartıyokluğundan usulden REDDİNE, karar vermek gerekmişaşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2/1-bmaddesi gereğince İdari Yargı'da görülmesigerektiği anlaşıldığından HMK'nun 114/1-(b) ve115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usuldenREDDİNE…” karar vermiş; bu karar istinaf yolunabaşvurulmaksızın kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle idariyargı yerinde dava açmıştır.
İZMİR5.İDARE MAHKEMESİ; 14.2.2018 gün ve E:2018/104 sayı ile“(…)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun 7.maddesinde,Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkilerine; 8.maddesinde Millî EğitimBakanlığı, Sağlık Bakanlığı veUlaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının;9.maddesinde Tarım Orman ve KöyişleriBakanlığının 10.maddesinde belediye trafik birimlerinin;12. maddesinde il ve ilçe trafik komisyonlarının görev veyetkilerine yer verilmiş; aynı Kanunun 13.maddesinde, karayolununyapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve ilgilibütün kuruluşların, karayolu yapısını,trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmaklayükümlü oldukları belirtilmiştir.
2918sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik "Görevli ve YetkiliMahkeme" başlıklı 110. maddesinde işleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu kanunhükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir” hükmüne yerverilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirket tarafındansigortalanan 50 D... plakalı aracın 14.01.2011 tarihinde Bucaköprüsünden Yenişehir istikametine seyir halinde iken,asfaltzemin üzerinde orta şeridin sol kısmında yaklaşık70 cm eninde ve 600 m uzunluğunda mazot, yağ veya benzeri birsıvıdan dolayı kayarak orta refüj,bordürtaşlarına çarpmak suretiyle yaralamalı ve maddihasarlı yaptığı kaza nedeniyle bordürtaşlarının zarar görmesi nedeniyle davalı idareyeödenen 653,00 TL ve sigortalıya ödenen 19.377,00 TLtutarın, kazaya hizmet kusur nedeniyle davalı idarenin sebepolduğu gerekçesiyle 30.03.2012 olan ödeme tarihinden itibarenyasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle bakılmakta olan davaaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı kanunun 110.maddesi hükmünün iptali istemiyleidare mahkemesince yapılan başvuruyu, mahkemesinin yetkisizliğinedeniyle reddeden, Anayasa Mahkemesinin 8/12/2011 tarih, E:2011/124,K:2011/160 sayılı kararında yer verilen; "2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinin birincifıkrasında, bu Kanun’dan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceği öngörülmektedir.İtiraz başvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davayabakmakta görevli ve yetkili mahkeme değildir." yolundakigerekçe dikkate alındığında, anılan yasada yeralan görev kuralının idarelerin hizmet kusurundan kaynaklanandavaları da kapsadığının kabulü zorunlukılınmaktadır.
Kaldı ki,Uyuşmazlık Mahkemesi’nce; 24.12.2012 tarih ve E:2012/628,K:2012/498 sayılı, 09.05.2016 tarih ve E:2016/258, K:2016/298sayılı ve 30/11/2015 tarih ve E:2015/786, K:2015/801 sayılıkararları ile bunun gibi birçok emsal nitelikli kararında;2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesiçerçevesinde, "Sigortalı araç içinaraç sahibine ödemede bulunan sigorta şirketince, zararıngiderilmesi istemiyle idare aleyhine açılan davanın, adliyargı yerinde 'Çözümlenmesi gerektiği"belirtilerek, bu konudaki görev uyuşmazlıkları nihai olarakçözümlenmiştir.
Bu durumda;2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinde yapılan söz konusudeğişiklik sonrası, Karayolları Trafik Kanunu'nadayalı olarak Kanun değişikliğininyürürlüğe girdiği 19.01.2011 tarihi sonrasındaaçılan sorumluluk davalarında adli yargı mercileriningörevli olduğu hükmü karşısında işbudavanın görüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle; İzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 31.10.2017 tarih veE:2017/624,K:2017/987 sayılı kararı ile davanın idariyargı yerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyleusulden reddedilerek 18.01.2018 tarihinde kesinleşmesi üzerineMahkememizde bu dava açıldığından, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurulmasına, işin incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilmesine değin ertelenmesine,Mahkememize ait dava dosyası ile İzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin31.10.2017 tarih ve E:2017/624,K:2017/987 sayılı davadosyasının Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine…”karar vermiş; Mahkemece 10.4.2018 tarihliüst yazıyla gönderilen dava dosyası, 13.4.2018 tarihindeMahkememiz kaydına girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 28.5.2018 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu,idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın ise idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasısonucunda; sigorta şirketince davalı idareye ödenen653,00 TL. hasar bedelinin iadesine, trafik kazasında sigortalıaraçta bulunan mağdur kişiye ödenen 19.377,00 TL.tazminat bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziile birlikte davalı belediyeden tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacışirket tarafından sigortalanan 50 D... plakalı aracın14.01.2011 tarihinde Buca köprüsünden Yenişehiristikametine seyir halinde iken, asfalt zemin üzerinde orta şeridinsol kısmında yaklaşık 70 cm eninde ve 600 muzunluğunda mazot, yağ veya benzeri bir sıvıdan dolayıkayarak orta refüj, bordür taşlarınaçarptığı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği; kaza nedeniyle bordürtaşlarının zarar gördüğünden bahisle,davalı idareye ödenen 653,00 TL ve sigortalı araçtabulunan mağdur kişiye ödenen 19.377,00 TL tutarın, kazayahizmet kusur nedeniyle davalı idarenin sebep olduğu iddiaedilerek; ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tazminiistemiyle bakılmakta olan davalarınaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımına gidilmemişve idari uyuşmazlıkların çözümünde idareve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, İzmir 5.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, İzmir1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.10.2017 gün ve E:2017/624, K:2017/987 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İzmir 5.İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, İzmir1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.10.2017 gün ve E:2017/624, K:2017/987sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 28.5.2018 gününde Üye TurgayTuncay VARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Suna TÜRE Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Turgay Tuncay Varlı KARŞIOY 03.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/670, K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 28.5.2018 ÜYE Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy