T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 264
KARAR NO : 2018 / 297
KARAR TR : 28.5.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.Sigorta Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. C.M. E.
Davalı : Bornova Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. N.Y.
O L A Y : Davacıvekili dilekçesinde; müvekkili şirkete sigortalı 35 AY...plakalı aracın, sürücüsünün sevk veidaresinde 16/01/2015 tarihinde Bornova 209 Sokak içinde bulunan otobanköprü altından geçerken, yolda hafif şekildeyükselen yokuş olması sebebi ile üstkısmının köprüye çarpmasıyla meydanagelen tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını;hasarın meydana gelmesinde, trafik tespit tutanağındagörüleceği üzere “köprü altındangeçen araçlar için, yol üzerinde bulunan yokuşailişkin bir uyarı levhası bulunmadığından”davalı belediyenin tam kusurlu bulunduğunu; kaza sonrasısigortalı araçta 10.030,00-TL.si zarar belirlendiğini, bununsigortalıya ödendiğini; bununla müvekkilinin mukaveleşartlarına ve TTK.m. 1472 ve BK m. 183 vd. hükümlerinegöre sigortalısının yerine kaim(halef) olduğunu;ödenen miktarın tazmini için Bornova Belediye’sineihtar çekildiğini ancak “kusura ilişkin mahkemekararı olmadığından” bahisle taleplerininreddedildiğini ifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla;10.030,00-TL.si alacağın ödeme tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle 18.8.2015 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesince, 03/05/2016gün ve E:2015/647, K:2016/348 sayı ileuyuşmazlığın esasını inceleyerek; davanın kabulü ile, 10.030,00 TL maddi tazminatın dava tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili iledavacıya verilmesine, fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine kararverilmiş; temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. HukukDairesince; 19.6.2017 gün ve E: 2016/13720, K:2017/6918 sayıile Mahkemece, HMK 114/b maddesi gereğince yargı yolu caizolmadığından HMK 115/2.maddesi gereğince davaşartı yokluğundan davanın usulden reddine kararıverilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hükümverilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle BornovaBelediye Başkanlığı vekilinin temyizitirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına kararverilmiştir.
İZMİR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ;5.12.2017 gün ve E:2017/921, K:2017/1132 sayı ile “(…)Tüm dosya kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde;Yargı yolu kavramı, bir hukuk sisteminde herhangi bir davanın ohukuk sistemine dahil yargı kollarından hangisindebakılacağını ifade ettiği, Uyuşmazlığahangi yargı kolunda bakılacağı hususu, davanın genelkoşullarından olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği,Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan (…)Büyükşehir Belediye Başkanlığı, kamu hizmetisırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi olmadığı, Hizmet kusurundandolayı açılan davaların İdari YargılamaUsulü Hakkındaki Kanun'un 2.maddesi uyarınca tam yargıdavası olarak ikame edilmesi gerektiği, görev kuralları,kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden dikkatealınmasının zorunlu olduğu, 2918 Sayılı KTK'nunhukuki sorumluluğa ilişkin 85. ve devamı maddelerindearaç işletenin sorumluluğu düzenlenmiş olup,idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğu bu yasa kapsamıdışında tutulduğu, davacı vekili, davalı BornovaBelediye Başkanlığı'na karşı hizmet kusurunadayanarak işbu davayı açtığı, HMK 114/b maddesigereğince yargı yolu caiz olmadığından HMK115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanınusulden reddine kararı verilmesi gerekmiş aşağıdakişekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanannedenlerle;
HMK 114/b Maddesi gereği yargı yolu caizolmadığından HMK 115/2. Maddesi gereği dava şartıyokluğundan davanın usulden reddine…” karar vermiş,bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle idariyargı yerinde dava açmıştır.
İZMİR 5. İDARE MAHKEMESİ: 15.3.2018gün ve E:2018/274 sayı ile “(…) 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun 7.maddesinde,Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkilerine; 8.maddesinde Millî Eğitim Bakanlığı,Sağlık Bakanlığı ve Ulaştırma, Denizcilik veHaberleşme Bakanlığının; 9.maddesinde Tarım Ormanve Köyişleri Bakanlığının; l0.maddesinde belediyetrafik birimlerinin; 12. maddesinde il ve ilçe trafikkomisyonlarının görev ve yetkilerine yer verilmiş;aynı Kanunun 13.maddesinde, karayolunun yapımı,bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütünkuruluşların, karayolu yapısını, trafikgüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmaklayükümlü oldukları belirtilmiştir.
2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik"Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir” hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacışirket tarafından sigortalanan 35 AY... plakalı aracın16.01.2015 tarihinde Bornova 209 sokak içinde bulunan otobanköprü altından geçişi sırasında yoldahafif şekilde yükselen yokuş nedeniyle aracın üstkısmı ile köprüye çarpması ile meydana gelentrafik kazası sonucu uğranılan ve sigortalıya ödenen10.030,00 TL tutarında ki hasar bedelinin,kazaya hizmet kusur nedeniyledavalı idarenin sebep olduğu gerekçesiyle 09.03.2015 olanödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte rücuen tazminiistemiyle bakılmakta olan dava açıldığıanlaşılmaktadır..
2918 sayılı kanunun 110.maddesihükmünün iptali istemiyle idare mahkemesince yapılanbaşvuruyu, mahkemesinin yetkisizliği nedeniyle reddeden, AnayasaMahkemesinin 8/12/2011 tarih ve E:2011/124, K:2011/160 sayılıkararında yer verilen; "2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 110. maddesinin birinci fıkrasında, buKanun’dan doğan sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceği öngörülmektedir. İtirazbaşvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davaya bakmaktagörevli ve yetkili mahkeme değildir." yolundaki gerekçedikkate alındığında, anılan yasada yer alan görevkuralının idarelerin hizmet kusurundan kaynaklanan davaları dakapsadığının kabulü zorunlu kılmaktadır.
Kaldı ki, Uyuşmazlık Mahkemesi; 24.12.2012tarih ve E:2012/628, K:2012/498 sayılı, 09.05.2016 tarih veE:2016/258, K:2016/298 sayılı ve 30/11/2015 tarih ve E:2015/786,K:2015/801 sayılı kararları ile bunun gibi birçok emsalnitelikli kararında; 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 110. maddesi çerçevesinde, ''Sigortalıaraç için araç sahibine ödemede bulunan sigortaşirketince, zararın giderilmesi istemiyle idare aleyhineaçılan davanın, adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği" belirterek, bu konudakigörev uyuşmazlıkları nihai olarakçözümlenmiştir.
Bu durumda; 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesindeyapılan söz konusu değişiklik sonrası,Karayolları Trafik Kanunu'na dayalı olarak Kanundeğişikliğinin yürürlüğe girdiği19.01.2011 tarihi sonrasında açılan sorumlulukdavalarında adli yargı mercileri görevli olduğuhükmü karşısında işbu davanıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İzmir l. AsliyeHukuk Mahkemesi'nin 05.12.2017 tarih, ve E:2017/921,K:2017/1132sayılı kararı ile davanın idari yargı yerindegörülmesi gerektiğinden bahisle davanın, davaşartı yokluğundan usulden reddedilerek, 10.02.2018 tarihindekesinleşmesi üzerine Mahkememizde eldeki bu davaaçıldığından, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'nebaşvurulmasına, işin incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesi'nce karar verilmesine değin ertelenmesine…” kararvermiş; Mahkemece 2.4.2018 sayılı üst yazıylagönderilen dava dosyaları, 5.4.2018 tarihinde Mahkememiz kaydınagirmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 28.5.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu,idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasındasigortalı aracın uğradığı hasar bedeliniödeyen sigorta şirketinin, zararının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacışirket tarafından sigortalı 35 AY... plakalıaracın, sürücüsünün sevk ve idaresinde 16/01/2015tarihinde Bornova 209 Sokak içinde bulunan otoban köprüaltından geçerken, yolda hafif şekilde yükselenyokuş olması sebebi ile üst kısmınınköprüye çarpmasıyla meydana gelen tek taraflıtrafik kazasında hasarlandığı; hasarın meydanagelmesinde, köprü altından geçen araçlariçin, yol üzerinde bulunan yokuşa ilişkin bir uyarılevhası bulundurmayan davalı belediyenin kusurlu bulunduğuiddia edilerek; sigortalı araç için ödenen 10.030,00-TL.nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte davalıdan rücuen tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır.Bu durumda, idari yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridiüzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisindehareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlararasında özel-kamu ayırımı yapılmasınıgerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusukural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, İzmir 5.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, İzmir 1. AsliyeHukuk Mahkemesinin 5.12.2017 gün ve E:2017/921, K:2017/1132 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İzmir 5.İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, İzmir 1. AsliyeHukuk Mahkemesinin 5.12.2017 gün ve E:2017/921, K:2017/1132sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 28.5.2018 gününde Üye TurgayTuncay VARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Suna TÜRE Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Turgay Tuncay Varlı KARŞIOY 03.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/670, K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 28.5.2018 ÜYE Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy