T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 52
KARAR NO : 2018 / 278
KARAR TR : 28.5.2018
ÖZET : Davacıların uygulama öncesinde hak sahibi oldukları paya karşılık ıslah imar planı uygulaması sonucunda yapılan tahsisin 2981 sayılı Yasaya uygun olup olmadığının ve bu işlem nedeniyle zararlarının bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin davanın, 2577 sayılı Yasa kapsamında ve imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacılar : 1-H.T.N. 2.H.N.N. 3.S.Y.N. 4.S.S.A. 5-T.A.Adına Vekili S.S.A. 6-M.U.A. Vekilleri : Av.B.K. &Av.B. S.& Av.B.B. Davalı : İzmirBüyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili : Av. N. A. Y. O L A Y : Davacılarvekili dilekçesinde; müvekkillerinin murisi E.N.A.'un, İzmirili, Karşıyaka ilçesi, Turan Mahallesi,Gümüşpala Mevkii 2037 ada 37 parselde kayıtlı484.885,25 metrekare yüzölçümlütaşınmazdan 600/53010 hisse satın aldığını;onun adına kayıtlı bulunan taşınmaz hissesinin karşılığının5.488,2 metrekare olduğunu; ne var ki, davalı İzmirBüyükşehir Belediye Başkanlığıtarafından 1987 yılında 2037 ada 37 parsel üzerinde 2981sayılı İmar Affı Yasasının 3290 sayılıyasa ile değişik 10/C maddesine göre ıslah-imar planıuygulaması yapıldığını;taşınmazın, 36833 ada 13 parsel olarakdeğiştirildiğini ve müvekkillerinin murisine 235/418 hisseverildiğini; hissesine karşılık gelen 5.488,2 metrekarelikyerden 1.921 metrekarelik DOP kesintisi sonrasında 3.567 metrekareverilmesi gerekirken, ıslah-imar planı uygulaması neticesindesadece 235 metrekarelik yer verilmiş olduğunu; davalı belediyetarafından resmi tapu kayıtlarında usul ve yasayaaykırı olarak yapılan hatalı uygulamanın, anayasalgüvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlaledildiğini gösterdiğini; dolayısıyla,davalı belediye tarafından yapılan imar uygulaması sonucumüvekkillerinin taşınmazına karşılık olarakdaha az yer verilmesi nedeniyle eksik verilen kısmın bedelinintahsilinin gerektiğini ifade ederek; davalı belediye tarafındanyapılan ıslah-imar planı uygulaması sonucunda İzmirili Karşıyaka ilçesi Turan Mahallesi GümüşpalaMevkii 36833 ada 13 parseldeki 235/418 hisseli taşınmaza eksik yerverilmek suretiyle kamulaştırmasız el konulması nedeniylemüvekkillerinin murisine verilmeyen 3.332 metrekarelik kısmailişkin eksik yer bedelinin emsal araştırmasıyapılması neticesinde belirlenecek olması nedeniyle işbudava tarihi itibariyle miktar ve değerinin tam ve kesin olarakbelirlenmesinin mümkün olmaması sebebiyle belirsiz alacakdavası olarak şimdilik 10.000-TL olacak şekilde, verilmeyen3.332 metrekarelik kısma ilişkin eksik yer bedelinin dava tarihindenitibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili istemiyle 27.10.2016tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır. Davalı idare vekili, imaruygulamasından kaynaklanan davanın idari yargı yerindegörülmesi gerektiğini ileri sürerek görevitirazında bulunmuştur. İZMİR 1. ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ:13.6.2017 tarihli duruşmasında verdiği veE:2016/944 sayılı ara kararı ile görev itirazınınreddine karar vermiştir. Davalı vekilinin idari yargıyararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolundaki süresi içerisindeverdiği dilekçe üzerine, dava dosyası DanıştayBaşsavcılığına gönderilmiştir. DANIŞTAY BAŞSAVCISI: “(...) 2981 sayılı İmar ve Gecekondu MevzuatınaAykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin DeğiştirilmesiHakkında Kanunun 3290 sayılı Kanun ile değişik 10.maddesinin (c) bendinde, "İmar mevzuatına aykırı binayapılmış, hisseli arsa ve araziler veya özel parselasyonadayalı arazilerde, imar adası veya parseli olabilecekbüyüklükteki alanlarda, binalı veya binasız arsa vearazileri birbirleriyle, yol fazlalarıyla veya Devletin hüküm vetasarrufu altındaki yerlerle birleştirmeye bunları yeniden adave parsellere ayırmaya, yapılara yeniden doğan imar ada veyaparseli içinde kalanları yapı sahiplerine, yapıolmayanları diğer hisse sahiplerine müstakil veya hisseli veyakat mülkiyeti esaslarına göre vermeye, bunlar adına tescilettirmeye ve tescil işlemi dışında kalanların hisselerini2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre tespit edilecekbedeli peşin ödenmek veya parsel sahipleri aleyhine kanuni ipotektesis edilerek, tapu sicilinden terkin ettirmeye belediye veya valilikler resenyetkilidir." hükmü yer almıştır. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesinde, "İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları" idari dava türleri arasındasayılmıştır. Dava dosyasınınincelenmesinden, davacılar tarafından, murislerinin Bayraklıİlçesi, Turan Mahallesi, Gümüşpala mevkii 2037 ada,37 parsel sayılı taşınmazdan 600/53010 pay satınaldığı, 1987 yılında davalı belediyetarafından yapılan ıslah imar planı uygulamasısonucunda taşınmazdaki paylarına karşılık 36833ada, 13 parsel sayılı taşınmazın 235/418payının tahsis edildiği, taşınmazdaki 5.488,2 m2paylarından düzenleme ortaklık payı kesildikten sonra 3.567m2 yer verilmesi gerekirken sadece 235 m2'lik yer tahsis edildiği önesürülerek, eksik verildiği belirtilen miktarın bedelininödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı;davalı idare tarafından ise, davacılarıntaşınmazda sahip olduklarını öne sürdükleripayın ve bu paya ilişkin taşınmaz miktarının hatalıolduğu, bölgede uyuşmazlığa konu taşınmaz ve2051 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda 1954yılından itibaren yapılan hisseli satışlarsırasında hisse oranlarında hatalaryapıldığı, bu konunun Tapu Kadastro GenelMüdürlük Müfettişlerince düzenlenen raporda dabelirtildiği, anılan raporda belirtilen hisse oranları dikkatealınarak yapılan ıslah imar planı uygulamasınınhukuka uygun olduğunun öne sürüldüğüanlaşılmaktadır. Olayda, uyuşmazlık,davacıların uygulama öncesinde hak sahibi oldukları payakarşılık ıslah imar planı uygulaması sonucundayapılan tahsisin 2981 sayılı Yasaya uygun olup olmadığınınve bu işlem nedeniyle zararlarının bulunupbulunmadığının tespitine ilişkin olup, hatalıdüzenlendiği belirtilen tapu kayıtlarınındüzeltilmesi de istenilmediğinden, uyuşmazlığın2981 sayılı Yasa uyarınca tesis edilen parselasyonişleminden kaynaklandığı açıktır. Bu durumda, idarece kamu gücükullanılarak, tek yanlı biçimde yapılan uygulamasonucunda uğranılan zararın tazminine ilişkin bulunandavanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında imar mevzuatı hükümleriçerçevesinde idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ : Açıklanannedenle, 2247 sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca,olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasınave dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine...”karar vermiş, 18.10.2017 tarih ve 2017/87sayılı üst yazısı ile Mahkememize gönderilendosya, 15.1.2018 tarihinde kayda girmiştir. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre YargıtayCumhuriyet Başsavcısı'nın da yazılıdüşüncesi istenilmiştir. YARGITAY CUMHURİYETBAŞSAVCISI: “(...)konuyla ilgili 2981 sayılı"İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı YapılaraUygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmarKanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun",imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşaedilmiş ve inşaatı devam etmekte olan tüm yapılarhakkında uygulanacak işlemleri düzenlemek ve bu işlemleredair başvuru, tespit, değerlendirme, uygulama esaslarınbelirlemek amacını taşımakta olup, valilik veyabelediyelerce yetki ve sorumluluk alanlarında ıslah imardüzenlemeleri yapılmak suretiyle, yeniden gecekonduyapılmasının önlenmesi için temin edilecekarsaların ve korunması mümkün görülengecekonduların Kanunda öngörülen usul ve esaslara uygunolarak hak sahibi olduğu belirlenen kişilere verilmesine olanaksağlamıştır. Söz konusu Kanunun 10. maddesinin(c) bendinde ''İmar mevzuatına aykırı binayapılmış, hisseli arsa ve araziler veya özel parselasyonadayalı arazilerde, imar adası veya parseli olabilecekbüyüklükteki alanlarda, binalı veya binasız arsa vearazileri birbirleriyle, yol fazlalarıyla veya Devletin hüküm vetasarrufu altındaki yerlerle birleştirmeye bunları yeniden adave parsellere ayırmaya, yapılara yeniden doğan imar ada veyaparseli içinde kalanları yapı sahiplerine, yapıolmayanları diğer hisse sahiplerine müstakil veya hisseli veyakat mülkiyeti esaslarına göre vermeye, bunlar adına tescilettirmeye ve tescil işlemi dışında kalanlarınhisselerini 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göretespit edilecek bedeli peşin ödenmek veya parsel sahipleri aleyhinekanuni ipotek tesis edilerek, tapu sicilinden terkin ettirmeye belediye veyavalilikler resen yetkilidir. Belediye veya valiliklerin talebi halinde buyetkiler kadastro müdürlüklerince de kullanılır./..." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava dosyasınınincelenmesinden; davalı idarece, davacıların hisselitaşınmazlarında 2981 Kanun uyarınca ıslah imaruygulaması yapıldığı, davacılar tarafından,bu uygulama sonucu verilmesi gerekenden az miktarda taşınmazıntahsis edildiğinin iddia edildiği, bu uygulama sebebiyletaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla, 10.000 TL’nin faizi ile birlikte davalıidareden tahsili istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmış olmakla,uyuşmazlığın, 2981 sayılı Kanunun 10/c maddesiuyarınca tesis edilen imar uygulaması işlemlerinden kaynaklandığıaçıktır. Bu durumda, idarenin söz konusu uygulamaişleminin, kamu gücüne dayalı, re’sen ve tekyanlı idari işlem niteliğini taşımakta olduğuanlaşılmaktadır. Nitekim UyuşmazlıkMahkemesinin 06/04/2015 gün ve 2015/253-264 sayılı ve 06/04/2015gün ve 2015/238-252 sayılı kararlarında "2981sayılı Yasa hükümlerine göre, idarenin hak sahiplerine"tapu vermek" ya da 10. maddesinin (b) bendinde belirtildiğigibi hak sahibi olmadıkları anlaşılanlara verilmişolan "tapuları resen iptal etmek” şeklindeki buyetkilerini idari nitelik taşıyan uygulama işlemlerinindoğrudan bir sonucu olarak kullanması ve ayrıca bu şekildekurulan mülkiyet, Medeni Kanun hükümleri dışındave özel bir kamın hükmü gereğince idari tesciledayandığı gibi tapuya yapılan tescilin de, bu idari işleminicrası niteliğinde olması karşısında,uyuşmazlığın sözü edilen uygulamaişlemlerinin dayanağı olan yasal düzenlemeçerçevesinde çözümlenmesi gerekeceği"hususları vurgulanmıştır. Yukarıda belirtilen Kanunhükümleri ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararları dikkatealınarak davaya konu olan olay incelendiğinde, davacılarıntaşınmaz üzerindeki iddiaları, gayrimenkulmülkiyetinin kazanılma yollarına ilişkin Medeni Kanunhükümlerine değil, 2981 sayılı Kanundaöngörülen hak sahipliği esasınadayandığı ve hak sahipliğinin tespiti ile gerialınmasının idari usul ve esaslar çerçevesindebelirlendiği de dikkate alındığında, 2981sayılı Kanuna dayanılarak açılan davanıngörüm ve çözümünde de idari yargı yeriningörevli olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle, DanıştayBaşsavcılığının 2247 sayılı Kanunun 10.maddesi gereğince yapmış olduğu başvurunun kabulüile İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/06/2017 tarih ve 2016/944 esassayılı görevlilik kararınınkaldırılmasına karar verilmesi...”nin gerektiğiyolunda 26.4.2018 tarihli düşünce Mahkememize 2.5.2018 tarihinde ulaşmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 28.5.2018 günlütoplantısında: I-İLK İNCELEME: Başvuruyazısı ve dava dosyası üzerinde 2247 sayılıYasa'nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre,davalı vekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilensüre içinde başvuruda bulunması üzerineDanıştay Başsavcısınca, 10. maddedeöngörülen biçimde, davalı yönünden 10.maddede öngörülen biçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacılarınmurisinin paydaşı olduğu taşınmazın dabulunduğu alanda yapılan ıslah imar planı uygulamasısonucunda eksik yer verilmek suretiyle kamulaştırmasız elatıldığından bahisle, eksik verilen miktarakarşılık şimdilik 10.000,00-TL bedelin yasal faizi ilebirlikte tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 3194 sayılı İmarKanunu’nun 18. maddesinde, “İmar hududu içinde bulunanbinalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer haksahiplerinin muvafakati aranmaksızın, birbirleri ile yolfazlaları ile kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerlebirleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veyaparsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyetiesaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescilişlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir” hükmü; 24.2.1984 gün ve 2981sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına AykırıYapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılıİmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi HakkındaKanun’un 22/5/1986 gün ve 3290 sayılı Kanun’un 4.maddesi ile değişik 10. maddesinin (c) bendinde, “İmar mevzuatınaaykırı bina yapılmış, hisseli arsa ve araziler veyaözel parselasyona dayalı arazilerde, imar adası veya parseliolabilecek büyüklükteki alanlarda, binalı veya binasızarsa ve arazileri birbirleriyle, yol fazlalarıyla veya Devletinhüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle birleştirmeyebunları yeniden ada ve parsellere ayırmaya, yapılara yenidendoğan imar ada veya parseli içinde kalanları yapısahiplerine, yapı olmayanları diğer hisse sahiplerinemüstakil veya hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına görevermeye, bunlar adına tescil ettirmeye ve tescil işlemidışında kalanların hisselerini 2942 sayılıKamulaştırma Kanununa göre tespit edilecek bedeli peşinödenmek veya parsel sahipleri aleyhine kanuni ipotek tesis edilerek, tapusicilinden terkin ettirmeye belediye veya valilikler resen yetkilidir. Belediyeveya valiliklerin talebi halinde bu yetkiler kadastromüdürlüklerince de kullanılır. Bu gibi arazilerde hisse sahiplerininmalik olduğu hisse üzerindeki temliki tasurruflar ve bunlarla ilgilitakyitler 11/6/1945 tarih ve 4753, 19/7/1943 tarih ve 4486 sayılıKanunlar, 775 sayılı Gecekondu Kanunundaki hükümler dahil,uygulamayı durdurmaz. Bu gibi işlemlerde takyitler hisse sahibineisabet edecek müstakil parsele aynen nakledilir ve yapılan işlemMedeni Kanunun 927 nci maddesine göre hak sahibine bildirilir. Islah imarplanı ile düzenlemeye tabi tutulan arsa ve arazilerin yenisahiplerine verilmesinde valilik veya belediyelerce arsa ve arazilerin durumunagöre düzenleme ortaklık payı alınabilir. Bu gibi yerlere aityapılmış olan özel parselasyon planı, ıslah imarplanı olabilecek nitelikte olduğu belediye veya valiliklerce uygungörüldüğü takdirde aynen kabul edilerek tescil edilir. Üzerinde yapılanma bulunanDevletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler valiliğintalebi üzerine, belediye veya özel idareler adına resen tapuyatescil edilir. Islah imar planlarında genel bütçeye dahildairelerin ihtiyaçlarını karşılamak üzereayrılan veya ayrılacak olan veya bir kamu hizmeti içinlüzumlu görülen arsa veya araziler eski sahibi kamu idarelerineveya o işe tahsil edilmek üzere hazineye aynı şartlarlageri verilir. Islah imar planıyapılmış ve yapılacak bölgelerde bu Kanunkapsamına giren ve tapu tahsis belgesi verilen hazine arsa ve arazileri,iktisap tarihine bakılmaksızın aynı amaçtakullanılmak üzere ilgili belediyelere devredilir.”hükmü; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun “İdari dava türlerive idari yargı yetkisinin sınırı”başlığını taşıyan 2. maddesinin 1.fıkrasında “ (Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.)İdari dava türleri şunlardır: a) (İptal: Ana.Mah.nin 21/9/1995tarih ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; YenidenDüzenleme: 8/6/2000 - 4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, b) İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar.” hükmü yer almıştır. Dava dosyasınınincelenmesinden, davacılar tarafından, murislerinin Bayraklıİlçesi, Turan Mahallesi, Gümüşpala mevkii 2037 ada,37 parsel sayılı taşınmazdan 600/53010 pay satın aldığı,1987 yılında davalı belediye tarafından yapılanıslah imar planı uygulaması sonucunda taşınmazdakipaylarına karşılık 36833 ada, 13 parsel sayılıtaşınmazın 235/418 payının tahsis edildiği,taşınmazdaki 5.488,2 m2 paylarından düzenleme ortaklıkpayı kesildikten sonra 3.567 m2 yer verilmesi gerekirken sadece 235 m2'likyer tahsis edildiği öne sürülerek, eksik verildiğibelirtilen miktarın bedelinin ödenmesi istemiyle bakılmakta olandavanın açıldığı; davalı idaretarafından mahkemeye sunulan cevap dilekçesinde ise, davacıtarafın belirttiği hisse ve hisseye tekabül edentaşınmaz miktarının hatalı olduğu; idarece,ıslah imar uygulaması yapılmadan önce uygulamaya esas tapubilgilerinin istenildiği Karşıyaka Tapu SicilMüdürlüğünce, verilen cevabi yazıda, Turanmahallesi 2037 ada 37 parsel ve 2051 ada 1 parsel numaralıtaşınmazlarda 1954 yılından itibaren hisseli olaraksatışların yapıldığı, hisse oranlarındahatalar nedeni ile pay ve paydalar toplamınıneşitlenemediği, sözü edilen taşınmazlarıntapuda kayıtlı yüzölçümleriniaştığı bu nedenle haksız iktisaplara sebepolduğu, bu konunun Genel Müdürlük Müfettişlerincedeğerlendirildiği ve rapor hazırlandığı, budurumun düzeltilmesi için tapu maliklerinin muvafakati veya davaaçmasının mümkün bulunmadığı,kesinleşecek olan ıslah imar planlarının ileride iptalimümkün olabileceği ve halen tapuda kayıtlı olanhisselerin hatalı olduğu belirtilerek müfettiş raporundabelirtilenin nazara alınması hususunda encümen kararıalınmasının belirtildiği; bu bildirim nedeniyle, müfettiş raporundaki hisseler dikkate alınarak ıslah imaruygulaması yapıldığı; Karşıyaka BelediyeEncümeni kararı ile onaylanan uygulama planının askıyaçıkarıldığı, yapılan itirazlar değerlendirilerek gerekli düzenlemelerinyapıldığı, tapu sicilmüdürlüğüne bildirildiği; usulüneuygun olarak ilan edildiği, davacı tarafça, askısüresi içinde ıslah-imar planına itiraz edilmediği;söz konusu raporun 32 ve 33. sayfasının (ı) maddesindeözetle, Ahmet Ragıp Üzümcü'ye ait 1440/8640 ifrazhissesinin 03/03/1956 tarih 360 yevmiyeli işlemle satılırken,payın 93 kez büyütülmesi ile 133920/133920 oranınagetirildiği, bu hisseden 10000/133920 hissenin Raşit GÖKKAYA'yasatıldığı, geriye kalan 123920/133920 hisseninsatıcının üzerinde bırakıldığı, bubüyütmede paydanın doğru orandaartırılmadığı, 1440/8640 hissenin 93 kezbüyütüldüğünde 133920/803520 olarak tedavületmesi gerektiği, geriye kalan hissenin de tamamının yineRaşit GÖKKAYA tarafından satın alınmasısonrasında değişik tarihlerde hisse satışlarınınyapıldığı belirtilerek, bu nedenle paydası 133920olarak görülen hisselerin paydalarının gerçekte803520 olması gerektiği ifade edilmiştir. E.N.A. tarafındanda Raşit GÖKKAYA'dan 26/10/1957 tarih 2382 yevmiye no.su ile600/133920 hissenin satın alındığı; uygulama ile buparselde E.N.A.'a ait olan ve tapu kütüğünde sehven600/133920 olarak kayıtlı iken müfettiş raporuna göre600/803520 olarak düzeltilen hisseden (362 m2) 0,35 oranındadüzenleme ortaklık payı kesildikten sonra (127 m2) geriye kalan235 m2'si 418 m2 yüzölçümlü 36833 ada, 13 no.luparselde 235/418 hisse oranı ile verilmiş olduğu; 2037 ada 37nolu parselle ilgili hisseli satışlar sırasında hatayapılmasının Belediyeleriyle bir ilgisininbulunmadığı; ıslah imar planı uygulamasına esasalınan hisse miktarları konusunda tapu tesciline de yetkisi bulunan Karşıyaka2. Bölge Tapu Sicil Muhafızlığınınsayılı yazısı doğrultusunda işlemyapıldığı; ıslah imar planıuygulamalarının 2981/3290 sayılı yasanın 10/c maddesigereğince gerçekleştirildiği; gerçek payıntespiti ile birlikte imar uygulamasının hatalı yapılmadığı,davacıya hissesinin doğru verildiği ve davanın reddiningerektiği savunulduğu anlaşılmıştır. Buna göre,uyuşmazlığın, davacılarınuygulama öncesinde hak sahibi oldukları paya karşılıkıslah imar planı uygulaması sonucunda yapılan tahsisin 2981sayılı Yasaya uygun olup olmadığının ve buişlem nedeniyle zararlarının bulunupbulunmadığının tespitine ilişkin bulunduğu;hatalı düzenlendiği belirtilen tapu kayıtlarınındüzeltilmesinin de dava konusu yapılmadığıgözetildiğinde; uyuşmazlığın 2981sayılı Yasa uyarınca tesis edilen parselasyon işlemindenkaynaklandığı açıktır. Bu durumda, idarece kamu gücükullanılarak, resen ve tek yanlı biçimde tesis edilen uygulamaişlemlerinden kaynaklanan zararın tazminine ilişkin bulunandavanın, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında imar mevzuatı hükümleriçerçevesinde idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, DanıştayBaşsavcısı’nın başvurusunun kabulü ileİzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin, davalı vekilinin görevitirazının reddine ilişkin 13.6.2017 tarih ve E:2016/944sayılı kararının kaldırılması gerekmiştir. S ON U Ç : Davanın çözümünde İDARİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileİzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin, davalı vekilinin görevitirazının reddine ilişkin 13.6.2017 tarih ve E:2016/944sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 28.5.2018 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Suna TÜRE Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Turgay Tuncay Varlı
Full & Egal Universal Law Academy