T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2018/311 KARAR NO : 2018/306 KARAR TR : 28.05.2018 ÖZET: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14. maddesine aykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarınca Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce verilen idari para cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerek-tiği hk. K A R A R Davacı : M.Tarım ve Gıda Sanayi A.Ş. Vekili :Av. F. S.O. Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekili : Av. A.F. E. O L A Y : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Kocaeli Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü Kartepe Sosyal Güvenlik Merkezinin2.8.2016 (10.474.178) gün ve 72609713/202-47371.41/2 sayılıişlemi ile, davacı şirket tarafından devralınan B.E.Mantar Üretim Tarımsal İşletmesi isimli işyerindemeydana gelen ve K.M. isimli çalışanın yaralanmasıile sonuçlanan iş kazasının, 6331 sayılıİş Sağlığı ve GüvenliğiKanunu’nun 14. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilensürede bildirilmediğinden bahisle, söz konusu Kanun’aaykırılık nedeniyle, aynı Kanun’un 26. maddesininbirinci fıkrası (e) bendi uyarınca adına 5.206,00 TL idaripara cezası verildiği bildirilen B.E. Mantar ÜretimTarımsal İşletmesinin itirazı aynı Kurumun17.8.2016 gün ve 13 sayılı komisyon kararı ilereddedilmiştir. Davacı vekili, idari paracezasının iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. Kocaeli 1. İdareMahkemesinin 20.4.2017 gün ve E:2016/1357, K:2017/753 sayılıkararı ile idari para cezasının B.E. Mantar ÜretimTarımsal İşletmesi adına düzenlendiği, bu durumdadavacı yönünden hukuki bir sonuçdoğurmasının söz konusu olamayacağı, davacışirket tarafından kendi adına açılan davadaehliyetinin bulunmadığı belirtilerek, davanın ehliyetyönünden reddine karar verilmesi üzerine, davacıtarafından yapılan istinaf başvurusunun, İstanbulBölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesinin 12.9.2017gün ve E:2017/1412, K:2017/1519 sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddi gerekirken davanınehliyetsizlik nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetbulunmadığı gerekçesiyle kabulüne, mahkemekararının kaldırılmasına karar verilmiştir. KOCAELİ 1. İDAREMAHKEMESİ: 16.10.2017 gün ve E:2017/1434, K:2017/1534 sayı ile,6331 sayılı Kanun’da bu Kanun uyarınca verilen idari paracezalarına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemebulunmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanun’un 102. maddesi hükümlerinin uygulanacağı,açıkça kanun yoluna yönelik olarak bir atıftabulunulmadığı açıklanarak, 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 3 ve 27. maddeleri gereğince davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusuİstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesinin10.1.2018 gün ve E:2018/68, K:2018/37 sayılı kararıile kesin olarak reddedilmiştir. Davacı vekili, bu kezaynı istemle adli yargı yerine itirazda bulunmuştur. Kocaeli 2. Sulh CezaHakimliği 1.3.2018 gün ve D.İş:2017/6390 sayılı kararı ile, başvurunun esasınıinceleyerek, 6331 sayılı Kanun’un 14. maddesinin ihlaledildiği, idari para cezası tutanağının hukukenyerinde olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine kararvermiş, verilen karara davacı tarafından itiraz edilmiştir. KOCAELİ 3. SULH CEZAHAKİMLİĞİ: 30.3.2018 gün ve D.İş:2018/1351sayı ile, 6331 sayılı Yasa’da, Sosyal Güvenlik Kurumutarafından verilen para cezalarına karşı açılandavalarda 5510 sayılı Yasa’nın 102. maddesineatıf yapıldığı ve 5510 sayılı Yasa uyarınca yapılan başvuru konusunda karar vermegörevinin idari yargı yerine ait olduğunun açıkçadüzenlendiği gerekçesiyle itirazın kabulüne veKocaeli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 1.3.2018 gün ve D.İş:2017/6390sayılı kararının kaldırılmasına, 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğundan, aynı Yasa’nın 15. maddesi uyarıncamünhasıran taraflardan birinin istemi halinde öncesindegörevsizlik kararını veren Kocaeli 1. İdareMahkemesinin E:2017/1434, K:2017/1534 sayılı davadosyası da temin edilerek Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesi ve görevli yargı merciinin tespiti içingereğini yapmak üzere dosyanın Kocaeli 2. Sulh CezaHakimliğine iadesine karar vermiştir. Davacı vekilinin 9.4.2018tarihinde Kocaeli 2. Sulh Ceza Hakimliğine vermiş olduğudilekçesi ile, idari ve adli yargı yerlerince verilmiş olangörevsizlik kararları nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğüolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiistemiyle Uyuşmazlık Mahkemesine Başvurulmasını talepetmesi üzerine, dava dosyası aynı mahkemenin 13.4.2018 tarih veE:2017/6390 sayılı üst yazısı ile Mahkememizegönderilmiş olup, 26.4.2018 tarihinde kaydagirmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 28.05.2018 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık MahkemesiGenel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılıİlke Kararında, “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanununbütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanununuygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının‘hukuk uyuşmazlığı’ sayılmasıgerektiği sonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Olay kısmındabelirtildiği üzere tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş birgörevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelendavayı inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğu seçeneklerile verdiği karar bakımından bir değerlendirmeyapılması gerekmektedir. 1-2247 sayılıYasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulun-duğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir. 2- 2247 sayılıYasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayanveya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlikkararı veren merciin görevli olduğu kanısınavarırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindekiişin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinedeğin erteler ” hükmüne göre ise, adli yargıyeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlik kararıveren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli birkarar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daihtiva etmesi gerekir. Yasakoyucu, 14. maddeye görehukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması halinde her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır. Olayda, adliyargı yerince görevsizlik kararı verilmeden, başvurukonusunda karar verme görevinin idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görevli merciin belirtilmesi için davacıvekilinin istemi üzerine dava dosyasının UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği anlaşılmış, buhaliyle, her ne kadar 2247 sayılı Yasa’daöngörülen yönteme uymamakta ise de, yapılanbaşvurunun 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesikapsamında olduğunun kabulü ile UyuşmazlıkMahkemesinin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerek UyuşmazlıkMahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi . II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 6331sayılı Kanun’un 14. maddesine aykırılıknedeniyle aynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e)bendi uyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır. 6331sayılı İş Sağlığı veGüvenliği Kanunu’nun “İş kazası ve meslekhastalıklarının kayıt ve bildirimi”başlığı altında düzenlenen 14. maddesinde,“(1) İşveren; a)Bütün iş kazalarının ve meslekhastalıklarının kaydını tutar, gerekli incelemeleriyaparak bunlar ile ilgili raporları düzenler. b)İşyerinde meydana gelen ancak yaralanma veya ölüme nedenolmadığı halde işyeri ya da iş ekipmanınınzarara uğramasına yol açan veya çalışan,işyeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeliolan olayları inceleyerek bunlar ile ilgili raporları düzenler. (2)İşveren, aşağıdaki hallerde belirtilen süredeSosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunur: a) İşkazalarını kazadan sonraki üç iş günüiçinde. b)Sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimitarafından kendisine bildirilen meslek hastalıklarını,öğrendiği tarihten itibaren üç işgünü içinde. (3)İşyeri hekimi veya sağlık hizmeti sunucuları; meslekhastalığı ön tanısı koyduklarıvakaları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilensağlık hizmeti sunucularına sevk eder. (4)Sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal eden işkazalarını, yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularıise meslek hastalığı tanısı koyduklarıvakaları en geç on gün içinde Sosyal GüvenlikKurumuna bildirir. (5) Bu maddeninuygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, SağlıkBakanlığının uygun görüşü alınarakBakanlıkça belirlenir” denilmiş; “İdaripara cezaları ve uygulanması” başlığıaltında düzenlenen 26. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanunun; (……) e)14üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her biryükümlülük için ayrı ayrıbinbeşyüz Türk Lirası, ikinci fıkrasındabelirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işvereneikibin Türk Lirası, dördüncü fıkrasındabelirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyensağlık hizmeti sunucuları veya yetkilendirilen sağlıkhizmeti sunucularına ikibin Türk Lirası, (……) idari paracezası verilir.” denilmiş; aynı maddenin ikincifıkrasında, “(Değişik:4/4/2015-6645/4 md.) BuKanunda belirtilen idari para cezaları, 14 üncü maddedebelirtilen bildirim yükümlülüğünü yerinegetirmeyenlere uygulanacak idari para cezaları hariçgerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve İşKurumu il müdürünce verilir. 14 üncü maddedebelirtilen bildirim yükümlülüğünü yerinegetirmeyenler için uygulanan idari para cezaları hariçtahsil edilen idari para cezaları genel bütçeye gelirkaydedilir. 14 üncü maddede belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlereuygulanacak idari para cezaları ise doğrudan Sosyal GüvenlikKurumunca verilir. Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102 nci maddesi hükümleri uygulanır. Verilen diğeridari para cezaları tebliğinden itibaren otuz gün içindeödenir. İdari para cezaları tüzel kişiliğibulunmayan kamu kurum ve kuruluşları adına da düzenlenebilir.”hükmü yer almış; 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun 102. maddesinde ise, “(.......) İdarîpara cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğtarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumunilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süreiçinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumcaitirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihindenitibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesinebaşvurabilirler. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde, idari para cezasıkesinleşir. İdarîpara cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yolunabaşvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren onbeşgün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtteüçü tahsil edilir. Peşin ödeme idari paracezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkınıetkilemez. (.......)” denilmiştir. Olayda, davanın, SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı Kocaeli SosyalGüvenlik İl Müdürlüğü Kartepe SosyalGüvenlik Merkezinin 2.8.2016 (10.474.178) gün ve72609713/202-47371.41/2 sayılı işlemi ile, davacıya aitişyerinde meydana gelen ve K.M. isimliçalışanın yaralanması ilesonuçlanan iş kazasının, 6331 sayılıİş Sağlığı ve GüvenliğiKanunu’nun 14. maddesinde belirtilen sürede Kurumabildirilmediğinden bahisle, aynı Kanun’un 26. maddesininbirinci fıkrası (e) bendi uyarınca Kocaeli SosyalGüvenlik İl Müdürlüğü Kartepe SosyalGüvenlik Merkezi tarafından davacışirket adına, 6331 sayılı Kanun uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyleaçıldığı, 6331 sayılı Kanun’da idaripara cezası verilecek hususların düzenlendiği, bunakarşın idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, ancak bu Kanunuyarınca, daha açık bir ifadeyle, Kanunun 14üncü maddesinde belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlereuygulanacak idari para cezalarının doğrudan Sosyal GüvenlikKurumunca verileceği ve Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102 nci maddesi hükümlerininuygulanacağı anlaşılmıştır. Öteyandan, 30.3.2005 gün ve 25772 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyle değişik 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin1. fıkrasında ise “idari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararıkesinleşir.” düzenlemeleri yer almıştır. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer Kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceğiaçıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının6331 sayılı İş Sağlığı veGüvenliği Kanunu uyarınca, Kocaeli Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü Kartepe Sosyal Güvenlik Merkezi tarafındanverildiği, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 6331sayılı Kanun’da bu Kanun uyarınca SosyalGüvenlik Kurumunca verilen idari para cezalarının tebliğ,itiraz ve tahsilinde 5510 sayılı Kanunun 102. maddesi hükümlerinin uygulanacağı, 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun 102. maddesinde ise, idari para cezalarınakarşı idari yargı yerine itiraz edileceğidüzenlenmiş olup, itiraz konusunda görevli mahkemeningösterildiği anlaşılmıştır. Budurumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, Sosyal GüvenlikKurumunca verilen idari para cezasına karşı açılandavanın görüm ve çözümünde idariyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Kocaeli 3. Sulh CezaHakimliğince yapılan başvurunun 2247 sayılıKanun’un 19. maddesi kapsamında kabulü ile, Kocaeli 1. İdareMahkemesince verilen 16.10.2017gün ve E:2017/1434, K:2017/1534 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S ON U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle, Kocaeli 3. Sulh CezaHakimliğince yapılan başvurunun 2247 sayılıKanun’un 19. maddesi kapsamında kabulü ile, Kocaeli 1.İdare Mahkemesince verilen 16.10.2017 gün ve E:2017/1434,K:2017/1534 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 28.05.2018gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Üye Üye Üye Nuri Şükrü Mehmet Suna NECİPOĞLU BOZER AKSU TÜRE Üye Üye Üye Alaittin Ali SüleymanHilmi Turgay Tuncay ÖĞÜŞ AYDIN VARLI
Full & Egal Universal Law Academy