T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 237
KARAR NO : 2018 / 290
KARAR TR : 28.5.2018
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M.K.
Vekilleri :Av. C.K.-Av. İ.H.- Av. Ü. U.
Davalı :Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı
Vekilleri : Av.H.E. K., Av. A. C.
O L A Y :Davacılar M.K., E.K., R.K. ve E.K.’ın vekili;05.02.2014 tarihinde Mersin, Güvenler Mahallesinde meydana gelen, L.Sigorta A.Ş tarafından sigortalı 33 T... plakalı, Y.T.idaresindeki araç ile 33 F... plakalı K.K.’a ait ve İ.K.idaresindeki aracın karışmış olduğu kazaneticesinde, kaldırımda yaya olarak bekleyen E.K.’ınyaşamını yitirdiğini; Ceza Dosyasına gönderilenAnkara Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 11.07.2014tarihli raporunda; “Yol yapım çalışmasıyapılan bu yerde yol çalışması nedeniyle inşaatkamyonlarının geçmesi için orta refüjtaşlarını sökerek gayrinizami olarak oluşturulanbirkaç kez açılıp kapatılan orta refüjboşluğunu (geçit) inşaat bitiminde kapatmayıp eskihaline getirmeyen üstelik kavşak yaklaşımında vekavşakta yeterince trafik işaret ve levhası koymayıp,trafik seyir ve güvenliğini bozacak tarzda açıkbırakan kurum veya kuruluş yetkilisi tali kusurludur... “denildiğini; İdarenin (Büyükşehir Belediyesi) talikusurlu görüldüğünden kusurlu tarafınmüvekkillerine tazminat ödemesi gerektiğini; hiçbirkusuru olmamasına rağmen kaldırımda yaşamınıfeci şekilde can vererek kaybeden E.K.’ın eşi M.K. ileoğulları E.K., R.K. ve E.K.’ın hayatınınderinden sarsıldığını, müvekkillerinin bukazanın izlerini ömür boyu taşıyacaklarını;Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanlığınaidari başvuruda bulunulmasına karşın, kendilerine yasalsüre içerisinde cevap verilmediğini ifade ederek; destektenyoksun kalan M.K. için fazlaya dair hakları saklı kalmakkaydı ile 100- TL maddi, her davacı için ayrı ayrı5.000-TL’şer olmak üzere toplam 20.000 TL manevitazminatın yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi istemiyle16.1.2015 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
MERSİN1.İDARE MAHKEMESİ; 27.3.2015 gün ve E:2015/73, K:2015/362sayı ile “(…) 2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hakve yükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarındada bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz"denilmiştir.
(…) 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, (…) anılan kuralı Anayasayaaykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: (…) (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır, denilmektedir. AnayasaMahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısiyle 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda;2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 01.04.2014 tarih ve E:2014/280, K:2014/325sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle, davanın 2577 sayılı idari Yargılama UsulüYasası'nın 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine…” karar vermiş, bu karar itirazedilmeksizin kesinleşmiştir.
DavacılarM.K., E.K., R.K. ve E.K.’ınvekili 12.06.2015 tarihli dilekçe ile ve aynı istemle bu kez adliyargı yerinde dava açmıştır.
{Adliyargı yerinde, aynı olay nedeniyle, farklı tarihlerde,farklı mahkemelerde davalar açılmıştır. Açıldıktansonra, birleştirme ve tefrik kararları verilen dosyalarincelendiğinde; davacılar Muzaffer, Erkan, Ramazan ve Eroltarafından davalılar L. Sigorta A.Ş. ve Y.T. hakkında maddive manevi tazminat talebi ile Asliye Ticaret Mahkemesinde davaaçıldığı, maddi tazminatın davalılardantahsilinin istenildiği, manevi tazminatın da davalıYeşim'den istenildiği, 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/76 esassayılı dosyası ile iş bu Y.T. hakkındaki talepleringörevsizliğine karar verildiği ve Mersin 5.Asliye HukukMahkemesinin 2014/205 esas sayısına kaydedildiği, bu dosyada taraflarınMuzaffer, Erkan, Erol ve Ramazan; davalısının Y.T., davanındavalıdan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu; Mersin1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/42 esas sayılı dosyası iledavacılar Muzaffer, Erkan, Ramazan ve Erol tarafından davalılarİhsan ve Kamile hakkında manevi tazminat talebi davasıaçıldığı, bu davanın Mersin 5.Asliye HukukMahkemesinin 2014/205 esas sayılı dava dosyası ilebirleştirildiği; Mersin 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/419 esassayılı dosyası ile davacılar Muzaffer, Erkan, Erol veRamazan tarafından Mersin Büyükşehir Belediyesi aleyhinemaddi ve manevi tazminat davası açıldığı,davacı Muzaffer için maddi tazminat, davacılarınhepsi için de manevi tazminat talep edildiği; Mersin 5.AsliyeHukuk Mahkemesinin 2014/205 sayılı dosyasının madditazminat yönünden tefrik edilerek, Mersin 5.Asliye Hukuk MahkemesininE:2016/80 sayılı dosya numarasına kaydınınyapıldığı, manevi tazminat talepleri hakkındaise 2014/205 esas sayılı dosya üzerinden karar verildiği;sonuçta, Mersin 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/80 esassayılı dosyasında davacısının M.K. olduğu,davalı Yeşim hakkında şimdilik 1.000,00 TL'lik manevitazminatta bulunulduğu yine 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/419 esassayılı dosyasından kalan (tefrikden sonra eldeki dosyada kalan)davacısının M.K. olduğu, davanın destekten yoksunkalma tazminatı olduğu, dava değerinin şimdilik 100,00 TLolduğu ve de davalısının Mersin BüyükşehirBelediyesi olduğu; davacı vekilinin 05/04/2016 tarihlidilekçesinde tensipte yer alan bir kısım davalılarındüzeltilmesini Mahkemesinden istediği, davalının ise sadeceMersin Büyükşehir Belediyesi olarak belirtilmesini talepettiği talep hakkında gerekli düzeltmenin yapılmasına05/04/2016 tarihinde karar verildiğianlaşılmıştır.}
MERSİN5.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; Davacısının M.K., Davalınınise Mersin Büyükşehir Belediyesi olduğu davada; 3.10.2017gün ve E: 2016/80, K:2017/344 sayı ile “(…) Tümdosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava Ölümve Cismani Zarar sebebiyle Açılan Tazminat talebineilişkindir. Davacı taraf davalı belediyenin hizmet kusurunadayanmıştır. Davalının hizmet kusuru nedeni ile deadli yargıda tazminat davası açılamayacağı,uyuşmazlık konusu hakkında idari yargının görevliolması nedeni ile yargı yolunun caiz olmaması nedeni ileaşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir(Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/10061 E., 2016/9433 K.,sayılı içtihadı da bu yöndedir)
Hüküm:Gerekçesi Yukarıda AçıklandığıÜzere;
1-Yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle davanın reddine…” kararvermiş; istinaf yoluna başvurulması üzerine AdanaBölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesince, 20.2.2018 gün veE:2018/194, K:2018/199 sayı ile istinaf başvurusu kesin olarakreddedilen görevsizlik kararı kesinleşmiştir.
Davacıvekilinin talebi üzerine Asliye Hukuk Mahkemesince 16.3.2018 tarihliüst yazıyla gönderilen dava dosyası 26.3.2018 tarihindeMahkememiz kayıtlarına girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 28.5.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Yasa’nın14. maddesine göre olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için davanın “tarafları, konusuve sebebinin aynı” olması koşulununöngörülmüş bulunması karşısında,adli ve idari yargı yerleri arasında davacı M.K.yönünden olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu; adli yargı dosyasının 15. maddedebelirtilen yönteme aykırı olarak, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası temin edilmedenUyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğu görülmekteise de; adli yargı dava dosyasının Mahkemesindenistenildiği ve sonuçta usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında kaldırımda yayaolarak bekleyen yakınını kaybeden davacının uğradığımaddi ve manevi zararın davalı idarece tazmini istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dava dosyalarınınincelenmesinden; 05.02.2014 tarihinde Mersin İli Güvenevler Mahallesindeiki aracın karışmış olduğu trafik kazasıneticesinde kaldırımda yaya olarak bekleyen davacınıneşi E.K.'ın yaşamını yitirmesinde hizmet kusuruolduğundan bahisle, uğranılan maddi ve manevi zararındavalı İdareden tazmini istemiyle bakılan davalarınaçıldığı anlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihselgelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Mersin 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 3.10.2017 gün ve E:2016/80,K:2017/344 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Mersin 5.Asliye HukukMahkemesinin 3.10.2017 gün ve E:2016/80, K:2017/344 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,28.5.2018 gününde Üye Turgay Tuncay VARLI’nınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Suna TÜRE Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Turgay Tuncay Varlı KARŞIOY 03.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/670, K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 28.5.2018 ÜYE Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy