T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 279
KARAR NO : 2018 / 316
KARAR TR : 28.05.2018
ÖZET : 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 12. Maddesinin 11. Fıkrasının (n) bendi uyarınca makam tazminatının ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Ş.D.
Vekili : Av. A.D.
Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekili : Av. P.C.T.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilidavacının 01.10.1983 - 03.04.1984 tarihleri arasında BaklanBelediye Başkanlığı görevinde bulunduğundanbahisle makam, görev ve temsil tazminatı ödenmesi istemiyledavalı idareye yaptığı başvurunun reddine dair01.02.2013 tarih ve 12359492/50.244.230 sayılı işlemin iptaliistemiyle 12/03/2013 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 15.İDARE MAHKEMESİ: 29.03.2013 gün ve E:2013/363 K:2013/370sayılı kararı ile “5510 sayılı Sosyal Sigortalarve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 101. maddesinde; "BuKanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür" kuralına, aynıKanunun geçici 4. maddesinin 11. fıkrasında da; "BuKanunun yürüdük tarihinden önce, seçimlerneticesinde belediye başkanı olarak görev yapmış olup,bu Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılıKanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ek 63.maddesine güre makam tazminatı ve buna bağlı olarak temsilveya görev tazminatı ödenenler hariç olmak Üzere,sosyal güvenlik kanunlarına göre emeklilik veyayaşlılık aylığı almakta olanlardan; 5434sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan 39. maddesine göre aylık bağlanmasışartlarını haiz olanlara, bu Kanunun yürürlüktarihinden itibaren, bu kişilerden bu Kanunun yürürlüktarihi itibarıyla 5434 sayılı Kanunun bu Kanunlayürürlükten kaldırılan 39. maddesine göreaylık bağlanması şartlarını haiz olmayanlara isebu şartları haiz oldukları tarihten itibaren 5434sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan ek 68. maddesinde belirtilen şartlar da dikkatealınarak, emsali belediye başkanının almakta olduğumakam tazminatı ve buna bağlı olarak temsil veya görevtazminatı tutarı, almakta oldukları emeklilik veyayaşlılık aylıklarına ilâve edilmek suretiyleödenir. Bu Kanunun yürürlük tarihinden önceseçimler neticesinde belediye başkanı olarak görevyapmış olup, bu Kânuna göre sigortalı ikenyaşlılık aylığı bağlananlardan; 5434sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan 39. maddesine göre aylık bağlanmasışartlarını haiz olanlara bu Kanunun geçici 2. vegeçici 4. maddeleri hükümleri de dikkate alınarak bufıkrada belirtilen şartlar dahilinde söz konusu tazminatlaraylıklarına ilave edilmek suretiyle ödenir. Bu Kanununyürürlük tarihinden önce seçimler neticesindebelediye başkanı olarak görev yapmış olanlardanölenlerin bu Kanunun 32. maddesinde belirtilen şartlara sahip olmalarıhalinde 5434 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan ek 68. maddesinde belirtilen şartlar da dikkatealınarak, hak sahiplerine bu Kanunun 34, geçici 1, geçici 2.ve geçici 4. maddeleri hükümlerine göre söz konusutazminatlar bu Kanunun yürürlük tarihinden önceölenler için bu Kanunun yürürlük tarihindenitibaren, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra ölenleriçin ise ölüm tarihinden itibaren ölüm aylıklarınaeklenmek suretiyle ödenir Bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce seçimler neticesinde belediyebaşkanı olarak görev yapmış olanlardan; malullükaylığı almakta olanlar ile malûllükaylığına hak kazanacaklar 5434 sayılı Kanunun buKanunla yürürlükten kaldırılan 39. maddesindebelirtilen aylık bağlamaya ilişkin şartlar dikkatealınmaksızın yukarıda belirtilen tazminat haklarındanyararlandırılır. Bu fıkraya göre tazminattutarları ödendikçe Hazineden tahsil edilir."kuralına yer verilmiştir.
Yukarıdayer verilen mevzuat hükümlerinin ve dosyanın incelenmesinden,davacı tarafından, kendisinin 01.10.1983-03.04.1984 tarihleriarasında Baklan Belediye Başkanlığı görevindebulunduğundan bahisle makam, görev ve temsil tazminatıödenmesi istemiyle davalı idareye başvurduğu, Sosyal GüvenlikKurumunun 01.02.2013 tarih ve 12359492/50.244.230 sayılı dava konusuişlemi ile davacının söz konusu başvurusununreddedildiği, davacının başvurusundan önce, 1.10.2008tarihi itibarıyla 5434 sayılı Kanun'un ilgilikurallarının yürürlükten kalktığı veanılan tarihten itibaren 5510 Sayılı Kanun'un ilgili maddesininyürürlüğe girdiği görülmektedir
Bu durumda,5510 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesinde belediyebaşkanlarına makam ve görev tazminatlarınınödenebilmesi için; 5434 sayılı Kanun'un 39. ve Ek 68.maddelerine atıf yapıldığı görülmeklebirlikte, uyuşmazlığın idareye başvuru ve işlemtarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 4.maddesi uyarınca çözülmesi gerektiği, 5434 sayılıKanun'un 1.10.2008 tarihi itibarıyla yürürlükten kalkanmaddelerinin doğrudan davacıya uygulanma olanağıbulunmadığı ve anılan Kanun'un 101. maddesinde de bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğininkurala bağlandığı göz önünealındığında; 5510 sayılı Kanun'unuygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlığıngörüm ve çözüm yerinin adli yargı olduğusonucuna varılmıştır.
Nitekimbenzer bir davada Danıştay 11. Dairesince verilen 27.06.2012 günve E:2010/1466, K.2012/4976 sayılı karar da bu yöndedir”şeklindeki gerekçe ile davanın 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1 -a. maddesiuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş, verilenkarar taraflarca temyiz edilmeksizin 30/05/2014 tarihindekesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle 11/12/2017 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır.
DENİZLİ4. İŞ MAHKEMESİ: 22.12.2017 gün ve E:2017/520, K: 2017/360sayılı dosyasında "5510 sayılı Sosyal Sigortalarve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 01.10.2008 tarihindeyürürlüğe girmiş olup Yasa'nın 101. maddesinegöre bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülmektedir. 5510sayılı Yasa'nın "5434 sayılı Kanunaİlişkin Geçiş Hükümleri"başlıklı Geçici 4.maddesinin 4.fıkrasınagöre "Bu Kanunda aksine bir hükümbulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamınaalınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenönce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarakçalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yenidençalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimlerihakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılır." 5510 sayılı Kanunun 101nci maddesinde yer alan “...bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.”bölümünün iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K:2011/169 sayılı kararıyla iptal isteminin reddine kararvermiştir. Anayasa'nın 153/son maddesine göre Anayasa Mahkemesikararları Resmi Gazetede yayımlanır ve yasama, yürütmeve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçekve tüzelkişileri bağlar. Anayasa Mahkemesi kararlan ile ilgilidoktrindeki ağırlıklı görüş; AnayasaMahkemesi kararlarının gerekçesinin debağlayıcı olduğu yönündedir. 17.4.2008 günlü5754 sayılı “Sosyal Sigortalar Ve Genel SağlıkSigortası Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ileAnayasa Mahkemesi’nin 15.12.2006 günlü, E.2006/111, K.2006/112sayılı iptal kararı doğrultusunda 5510 sayılı Kanundadüzenlemeler yapılmış ve anılan Kanun’a eklenenGeçici 1 inci ve Geçici 4 üncü maddelerle 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiğitarih itibariyle bu Kanun’un 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar ilebunların dul ve yetimleri hakkında, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri dedâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göreişlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır.
5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434sayılı Kanun hükümlerine tâbi olacaklar vebunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarise 5510 sayılı Kanun’un 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tâbi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır.
5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dulve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edeceğinden bunlara ilişkin ihtilaflarda idariyargının görevli olmaya devam edecektir.
Öteyandan Uyuşmazlık Mahkemesinin 4.9.2012 tarihli 2012/64-83 Esas veKarar sayılı kararında 5510 sayılı Yasanınyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğehak kazanacaklar yönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilenişlem ve yapacağı muamelelerin “idari işlem” ve“idari eylem” niteliğini korumaya devam edeceği, dolayısıyla,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-amaddesinde belirtilen idari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davalarıkapsamında bulunan, emekli kamu personeli olan davacı tarafındanaçılan davanın, görüm veçözümünün idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmaktadır.
Celp vetetkik edilen dosyalar, gelen müzekkere cevapları, taraflarıniddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre; somutolayda, uyuşmazlığın, davacının 5434 SayılıKanun kapsamında talep ettiği makam ve görev tazminatıistemine ilişkin olduğu ve 5434 Sayılı Kanunhükümlerine göre çözülmesi gerektiğianlaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevalanına girdiği gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolununcaiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddiningerektiği" görüşüyle Görevsizlik kararıvermiş, aleyhine istinaf yoluna başvurulmayan kararın 15/02/2018tarihi itibarıyla kesinleştiğianlaşılmıştır.
Oluşanolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiiçin davacı vekili 12/02/2018 tarihli dilekçeylemüracaat etmiş, her iki dava dosyası Denizli 4. İşMahkemesinin 16/04/2018 gün 2017/520 Esas sayılı üstyazısı ile Mahkememize gönderilmiş, başvuru 20/04/2018tarihinde kayıt altına alınmıştır.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 28.05.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli ve idari yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Denizliİli, Baklan İlçesinde 01.10.1983 il 03.04.1984 tarihleriarasında Belediye Başkanı olarak görev yapandavacının, 5434 sayılı Emekli SandığıKanunu’nun 12. Maddesinin 11. Fıkrasının (n) bendiuyarınca makam tazminatının ödenmesi istemiyleyaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemininiptali ile tazminat alacağına ödenmesi istemiyleaçılmıştır.
Konuyailişkin mevzuat hükümlerine bakıldığında;
5434sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun (5510 sayılı kanunun 106. maddesi ile mülga edilen) Ek68.maddesinde; “(Değişik madde: 24/11/1994 - 4049/7 md.)
(Değişikfıkra: 23/02/1995 - KHK - 547/13 md.) Makam tazminatı ile YüksekHakimlik ve temsil veya görev tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde bulunanlardan, 10/10/1984 tarihli ve 3056 sayılı Kanunun36 ncı maddesine göre istihdam edilenlere, Başbakanlıkta damakam tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde en az 6 ayçalışmış olmaları kaydıyla butazminatlardan yüksek olanı esas alınarak ödemeyapılır. (Ek cümle: 04/07/2001 - 631 S.KHK/1. md.) Makam veyayüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerdetoplam en az iki yıl bulunmadan veya bu görevlerde hiçbulunmadan emekliye ayrılanlara ise, en az altı ay süreylebulundukları en üst görevleri için belirlenen görevtazminatı veya hizmet yılları itibarıyla belirlenengörev tazminatından yüksek olanı ödenir. Bu halde deiki yıllık süreyi doldurma şartı aranır. (Ekcümle: 12/02/2000 - 4505/3 md.) Ancak bu tazminatların ölenlerindul ve yetimlerine ödenmesinde iki yıl görev şartıaranmaz…
…(Ekfıkra:07/12/2004 - 5272 S.K./86.mad) Sandıkça emekliaylığı bağlanan büyükşehir belediyebaşkanlarına 7000, il belediye başkanlarına 6000,ilçe belediye başkanlarına 3000, diğer belediyebaşkanlarına 1500 gösterge rakamı üzerinden, buMaddede belirtilen usul ve esaslar dâhilinde makam tazminatı, bunabağlı olarak temsil veya görev tazminatı ödenir.Bu tazminatlar ilgililere ödendikçe iki ay içindefaturası karşılığında Hazineden tahsil olunur.Birinci fıkrada öngörülen iki yıllık süreninhesabında iştirakçi olup olmadıklarınabakılmaksızın belediye başkanı olarak geçensürelerin tamamı dikkate alınır.
(Ekfıkra: (12/02/2000 - 4505/3 md.) Temsil ve görev tazminatları;yönetim ve denetim kurulu üyelikleri dahil olmak üzere kamukesiminde her ne suretle olursa olsun aylık veya ücret alıpalmadıklarına bakılmaksızın görev alanlara budurumları devam ettiği sürece ödenmez. Tazminattanyararlanırken, yararlanma şartlarını kaybedenler engeç bir ay içinde durumu Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı Genel Müdürlüğüne bildirirler.Bu durumun ortaya çıktığı tarihi takip edenaybaşından itibaren tazminat ödenmesine son verilir.Zamanında bildirimde bulunmayanlara ödenen tazminat kanuni faizi ilebirlikte geri alınır…
…Butazminatlar, ölenlerin 5434 sayılı Kanunun 67 nci maddesindebelirtilen aylığa müstahak dul ve yetimlerine 68 incimaddesindeki oranlar üzerinden ödenir.
Buödemeler, T.C. Emekli Sandığınca ödenmesinimüteakip iki ay içinde Genel Bütçeye giren kurumlardanayrılanlar için Hazineden, diğerleri için sonkurumlarından faturası karşılığında tahsiledilir.(...) denilmiş; 1.1.2007 tarihinde; maddenin “Bu tazminatlar,ölenlerin 5434 sayılı Kanunun 67 nci maddesinde belirtilenaylığa müstahak dul ve yetimlerine 68 inci maddesindeki oranlarüzerinden hesaplanır.” şeklindeki beşinci fıkrametni ile “Bu ödemeler, T.C. Emekli Sandığıncaödenmesini müteakip iki ay içinde Genel Bütçeyegiren kurumlardan ayrılanlar için Hazineden, diğerleriiçin son kurumlarından faturasıkarşılığında tahsil edilir.” şeklindeki sonfıkra metni yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğertaraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun “5434 sayılı Kanuna ilişkingeçiş hükümleri” başlıklıGeçici 4. maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 8/6/1949tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harpmalullüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlarile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesinegöre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olanşartları haiz oldukları müddetçe bunlarınödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasındafiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul veyetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğerödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindekişartları haiz oldukları müddetçe devamedilir.” hükmüne, aynı maddenin beşincifıkrasında ise; “ Bu madde kapsamına girenlerinaylıklarının bağlanması, artırılması,azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptanödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğerödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında buKanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri dedahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkatealınır. (Ek cümle: 16/06/2010-5797 S.K/10. md.) Ancak, PolisAkademisinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin yetimaylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizinödenmeye devam edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
31.5.2006tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılıKanun hükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754 sayılıKanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyle açılan davaAnayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58sayılı kararı ile reddedilmiştir.
5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı retle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyet gösterenve yaptığı, tesis ettiği işlem ve muameleler idariişlem sayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumununvarlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dulve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir… Bubakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idari işlemve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…”
Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesikararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Kaldı ki;T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır.
Bu durumda,5510 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Yasanınyürürlüğe girdiği tarihten önce, EmekliSandığı iştirakçisi olan davacının, Ekim1980-Mart 1984 tarihleri arasında Belediye Başkanı olarakgörevlendirilmesinden dolayı, makam tazminatındanyararlandırılması istemiyle yaptığıbaşvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksunkalınan tazminat tutarının yasal faiziyle birlikteödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığıdavanın; 5434 sayılı Kanun hükümleri dikkatealınarak çözüme kavuşturulacağıgözetildiğinde; idari yargı yerinde görüleceğisonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerledavanın görüm ve çözümü idari yargıyerinin görevine girdiğinden, Ankara 15. İdare Mahkemesinin29.03.2013 gün ve E:2013/363 K:2013/370 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara15. İdare Mahkemesinin 29.03.2013 gün ve E:2013/363 K:2013/370sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 28.05.2018gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Turgay Tuncay Varlı
Full & Egal Universal Law Academy