T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/312
KARAR NO : 2018/288
KARAR TR : 28.05.2018
ÖZET: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5. maddesi uyarınca verilen idari para cezası ile sürücü belgesi geri alma tutanağına karşı yapılan itirazın, aynı Kanun’un 112. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :D.A.
Vekili : Av. İ.B., Av. A.M.
Davalı :İstanbul Valiliği
Vekili : Av. D.B.
O L A Y : İstanbul Valiliği TrafikDenetleme Şube Müdürlüğünce yapılan denetimsırasında, alkollü olarak araçkullandığından bahisle, davacı adına 24.7.2017gün ve II-767226 seri-sıra sayılı Trafik İdari ParaCezası Karar Tutanağı düzenlenerek, davacıya 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5. maddesiuyarınca 876,00 TL. idari para cezası verilmiş, aynı birimtarafından sürücü belgesi geri alma tutanağıdüzenlenmiştir. Davacı vekili, idari paracezası ile sürücü belgesi geri almatutanağının iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. Davalıİstanbul Valiliği vekili, süresi içinde görevitirazında bulunmuştur. İSTANBUL 1.İDARE MAHKEMESİ: 29.9.2017 gün ve E:2017/1154 sayı ile, 5326sayılı Yasa’nın 27/8. maddesine göre idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararın da verilmiş olmasınedeniyle, 2918 ve 5326 sayılı Kanunhükümleri göz önüne alındığında,bir idari işlem olan sürücü belgesinin gerialınmasına ilişkin işlemlerden doğanuyuşmazlıklarda görevli mahkemelerin idari yargımercii olduğu, bu nedenle davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görev itirazının reddine kararvermiştir. Davalıİstanbul Valiliği vekilinin, adli yargı yararına olumlugörev uyuşmazlığı çıkartılmasıyolunda süresi içinde verdiği dilekçesi üzerine,dava dosyası Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir. YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI; 11.4.2018 gün ve YY-2018/3786 sayıile, davaya konu sürücü belgesi geri almatutanağının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu,12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesindeyapılan değişiklik ile maddenin yeniden düzenlendiğive bu karara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği gibi idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye de yer verilmediğininanlaşıldığı, bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle,görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanunhükümleri dikkate alınacağından, sürücübelgesi geri alma tutanağına karşı açılan davanıngörüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27.maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varıldığıaçıklanarak ve Uyuşmazlık Mahkemesinin 6.6.2016 günve E:2016/310, K:2016/355, 26.9.2016 gün ve E:2016/400, K:2016/433sayılı emsal kararları nedeniyle, bu tür davalarıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğunu belirterek, 2247 sayılı Kanun’un 10ve 13. maddeleri gereğince olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş,dava dosyası, 4.5.2018 tarihinde Mahkememizce kaydaalınmıştır. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesi uyarınca DanıştayBaşsavcısının yazılı dü-şüncesialınmamıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 28.05.2018 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli cezamahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlara bırakılancezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlar hakkındayapılan itirazlar ya da açılan davalar ‘cezadavası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerindendolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği…” açıkça belirtilmiştir. Budurum göz önüne alındığında, olaybölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiğikuşkusuzdur. Davalı İstanbul Valiliği vekilinin anılanYasa’nın 10/2. maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddesinde belirtilen süre içindebaşvuruda bulunması üzerine, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nca, 10. maddesinde öngörülenbiçimde davada olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı ve usule ilişkinişlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi . II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 2918 sayılı Yasa’nın 48/5. maddesi uyarıncaverilen idari para cezası ile sürücü belgesi geri almatutanağının iptal edilmesi istemiyleaçılmıştır. 13.10.1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 48. maddesinin beşincifıkrasında(Değişik: 8/1/2003 - 4785/3 md),“Yönetmelik ile belirtilen miktarların üzerindealkollü araç kullandığı tespit edilensürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibarengeriye doğru beş yıl içinde; birinci defasındasürücü belgeleri altı ay süreyle geri alınırve haklarında 265 300 000 lira para cezası uygulanır.İkinci defasında sürücü belgeleri iki yılsüreyle geri alınır ve haklarında 332 600 000 lira paracezası uygulanır ve bu sürücüler SağlıkBakanlığınca, esas ve usulleri Sağlık veİçişleri Bakanlıklarıncaçıkarılacak yönetmelikte gösterilensürücü davranışlarını geliştirmeeğitimine tabi tutulurlar, eğitimi başarıylatamamlayanların belgeleri süresi sonunda iade edilir. Üçveya üçten fazlasında ise, sürücü belgeleribeş yıl süreyle geri alınır ve altı aydanaşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ile birlikte532 600 000 lira hafif para cezası uygulanır. Ayrıca,psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabitutulurlar. Bu değerlendirme ve muayene sonrasında uygun görülenlere,geri alma süresi sonunda sürücü belgeleri iade edilir.Psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesininyapılmasına dair esas ve usuller yönetmeliktegösterilir” denilmekte iken, maddenin beşincifıkrası,“Yapılan tespit sonucunda 0.50 promilinüzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespitedilen sürücüler hakkında, fiili bir suçoluştursa bile,700 Türk Lirası idari para cezası verilir vesürücü belgesi altı ay süreyle gerialınır.Hususi otomobil dışındaki araçlarıalkollü olarak kullanan sürücüler bakımındanpromil alt sınırı 0.21 olarak uygulanır.Alkollü olarakaraç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınankişiye,son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriyedoğru beş yıl içinde;ikinci defasında 877 TürkLirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleriiki yıl süreyle,üç veya üçten fazlasındaise,1.407 Türk Lirası idari para cezası verilir vesürücü belgeleri her seferinde beşer yıl süreylegeri alınır.Sürücü belgelerinin herhangi bir nedenlegeçici olarak geri alınmış olması halinde belirtilensüreler,geçici alma süresinin bitiminde başlar”şeklinde 24.5.2013 tarihli 6487 sayılı Kanun’un19.maddesiyle yeniden düzenlenmiş, maddeye aynı Kanunla; “Sürücü belgelerinin geçici geri almaişlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevlilertarafından yapılır ” denilmek suretiyle onikincifıkra eklenmiştir. Anılan Kanun’un, “Trafik zabıtasınıngörev ve yetki sınırı ile genel zabıtanın trafikhizmetlerini yürütmeye ilişkin yetkisi” başlığı altında düzenlenen 6. maddesinde ise,“Trafik zabıtası ve genel zabıtanın görev veyetki sınırı; a)Trafik zabıtası: Trafik zabıtası görevi sırasındakarşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genelzabıta görevi yapmakla da yetkilidir. Mülki idare amirlerince, emniyet ve asayişbakımından zorunlu görülen haller dışında,trafik zabıtasına genel zabıta görevi verilemez,araç, gereç ve özel teçhizatı trafik hizmetleridışında kullanılamaz. b)Genel Zabıta Trafik zabıtasının bulunmadığı veyayeterli olmadığı yerlerde polis; polisin ve trafikteşkilatının görev alanı dışında kalanyerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay, astsubay veuzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygunolarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymayagörevli ve yetkilidir”denilmektedir. Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılıYasa’nın 116. maddesi kapsamında araç tescilplakasına göre düzenlenenler dışında trafikzabıtasınca uygulanan idari para cezalarına karşıaçılan davaları; bu uygulamanın idari cezakapsamında bulunması; Yasada idari cezalarla ilgili davalardagörevli yargı yerini açıkça belli eden birhükme yer verilmemesi; 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılıKanun’un 20.maddesi ile yapılan değişiklikten öncekihali ile, bu Yasada gösterilen adli cezalara hükmetmeklegörevli mahkemeye işaret eden 112. maddeye de herhangi biratıfta bulunulmamış olması karşısında vegöreve ilişkin genel ilkelere göre idari yargınıngörev alanında görmüştür. 1.6.2005 tarihinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nunyürürlüğe girmesi üzerine UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nce, sözü edilen Kanun’undiğer kanunlarda düzenlenen idari yaptırımlar ile bunlarakarşı yapılacak itirazlara ilişkin görevhükümleri üzerindeki etkisinin incelenmesi sonucunda: diğerkanunlarda düzenlenen idari yaptırımın, dayanağıolan yasanın amacı dikkate alınarak; Kabahatler Kanunu’nun1., 2., 16. ve 19. maddelerinde belirtilen koşulları taşıması, 27. maddenin (1) numaralı bendinde belirtilen idariyaptırımlardan olması halinde, idari para cezaları vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin olanlarınakarşı 1.6.2005 tarihinden sonra yapılacak itirazlarda sulh cezamahkemelerinin genel görevli kılındığına ve bunedenle doğan görev uyuşmazlıklarında adli yargıyerinin görevli bulunduğuna karar verilmiştir. Daha sonra, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı KabahatlerKanununun 3 üncü maddesini değiştiren 6.12.2006günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “(1)Bu Kanunun; a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezasıveya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.” denilmiştir. Aynı Kanunun 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenensekizinci fıkrada ise; idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği kurala bağlanmış, bu maddeningerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndakidüzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren budüzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un Adli Kovuşturma veCezaların Uygulanması başlıklı DokuzuncuKısım’a dahil “Bu Kanundaki suçlarla ilgilidavalara bakacak mahkemeler ve yetkileri ” başlığıaltında düzenlenen 112. maddesinin ilk paragrafında;sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasıhariç olmak üzere bu Kanundaki hafif para cezasını veyabu kanundaki hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınmasıve iptali veya işyerlerinin kapatılması cezasınıgerektiren suçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunlarınbulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerindebakılacağı ifade edilmiş; böyleliklesürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin uygulamalar, trafik ve sulh cezamahkemelerinin görevi dışında tutulmuş iken; 12.7.2013tarihli 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle yapılandeğişiklik ile, maddenin başlığı, “Sürücübelgelerinin geri alınmasında ve iptalinde yetki”;şeklinde, madde ise, “Bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılangörevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarınınyetkilendirildiği haller hariç olmak üzere,sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulhceza mahkemeleri karar verir. Bu Kanunun 51 inci maddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikinci veüçüncü fıkralarında yazılı “100ceza puanını doldurmak” eylemi nedeniyle sürücübelgelerinin geri alınmasına yine bu Kanunun 6 ncı maddesindesayılan görevliler yetkilidir. Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınması veya iptaline dair verilen kesinleşmiş mahkemekararı örnekleri, sürücülerin sicillerineişlenmek üzere mahkemelerce ilgili trafik birimlerinegönderilir. Bu Kanuna göre görülen davalar, diğer kanunlaragöre görülen davalarla birleştirilemez. ……. ” denilerek yeniden düzenlenmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklıtutulan hükümler” başlığınıtaşıyan 19. maddesinde ise, “(1) Diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için; a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, b) İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması, d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veyaseyrüseferden alıkonulması, gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgilikanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır” denilmiştir. Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin karar, 2918 sayılı Kanun’un12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ileyapılan değişiklikten önceki 112. maddesi ve 5326sayılı Kanun uyarınca incelendiğinde, 2918 sayılıKanun’un, bu Kanun’daki suçlarla ilgili davalara bakacakmahkemeler ve yetkilerinin düzenlendiği 112. maddesi uyarınca,sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin davaların sulh ceza mahkemeleriningörevine dahil edilmediği ve 5326 sayılı Kanun’un 19.maddesinde, diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için ehliyetin gerialınmasına ilişkin hükümlerin geçici istisnalariçinde sayıldığı dikkatealındığında; sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınmasına ilişkin davalara bakma görevinin idare mahkemesine ait olduğu kuşkusuzdur. Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce,idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlıklarının çözümünde, idaripara cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da, idariyargı yerinde görüleceği sonucuna varılarak, idariyargı yerince verilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. Somut olayda, idari para cezasına konu işlem kapsamındaaynı kişi ile ilgili olarak sürücü belgesi geri almatutanağı da düzenlendiği ve idari yargı yerinde davakonusu edildiği anlaşılmış ise de; 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde, “diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için, ….. ehliyetin geri alınması,…….gibi yaptırımlara ilişkin hükümler,ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgilikanununda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilenistisnalar içinde sayılan yaptırımlardan biri olan“ehliyetin geri alınması”na ilişkinhükmün, 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un20.maddesiyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun112. maddesinde yapılan değişiklik ile yukarıdabelirtilen şekilde yeniden düzenlendiği ve bu kararakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği gözetildiğinde, oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının çözümünde,sürücü belgesi geri alma tutanağının iptaliistemiyle idari yargı yerinde açılan davanın biröneminin bulunmadığı, davanın adli yargı yerindegörüleceği açıktır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallaragöre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz halegelmiş ise, (davanın açıldığı andagörevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen)mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeniyasadaki görev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış,bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ilegörevsiz mahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise,mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanunagöre görevli hale geldiği için) davaya bakmaya devametmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen trafikpara cezası ve sürücü belgesi geri almatutanağının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu,12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesindeyapılan değişiklik ile maddenin yeniden düzenlendiğive bu karara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği gibi idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye de yer verilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezası ve sürücübelgesi geri alma tutanağına karşı açılandavanın görüm ve çözümünde, anılanKanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile davalı vekilinin görev itirazınınreddine ilişkin, İstanbul 1. İdare Mahkemesince verilen 29.9.2017gün ve E:2017/1154 sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile davalı vekilinin görev itirazının reddineilişkin, İstanbul 1. İdare Mahkemesince verilen 29.9.2017gün ve E:2017/1154 sayılı GÖREVLİLİK KARARININKALDIRILMASINA, 28.05.2018 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Nuri Şükrü Mehmet Suna NECİPOĞLU BOZER AKSU TÜRE Üye Üye Üye Alaittin Ali SüleymanHilmi Turgay Tuncay ÖĞÜŞ AYDIN VARLI
Full & Egal Universal Law Academy