T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2018 / 178 KARAR NO : 2018 / 279 KARAR TR : 28.5.2018 ÖZET : Avukat T.A.’nın Davacı şirketin marka vekilliğinden istifa etmesine karşın, marka başvurularının yayınına itiraz/kararına itiraz edilmesi sonucunda TPE Markalar Dairesi Başkanlığı ya da TPE YİDK tarafından verilmiş olan kararların bir kısmının tebligatının asile yapılmaması nedeniyle mağduriyet yaşandığından bahisle; dava dilekçesi içeriğinde liste halinde verilmiş olan markalara ilişkin TPE Markalar Dairesi Başkanlığı ve Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararlarının davacıya yeniden tebligata çıkartılmasına ve ilgili sürelerin eski duruma getirilmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, adli yargı yerinde görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : G.Uluslararası NakliyatServis ve Ticaret A.Ş. Vekili :Av. E. B. Y.(7.2.2018tarihli dilekçe ile vekillikten çekilmiştir) Davalı : Türk PatentEnstitüsü Başkanlığı Vekili : Av. Z. Ü. O L A Y : Davacı vekilidilekçesinde, müvekkili şirket ile Av. T.A. arasında01/02/2015 tarihinde bir vekalet sözleşmesiyapıldığını; bunu müteakip TPE nezdinde demüvekkilin iş ve işlemlerinin takip edilebilmesi maksadıile 24/03/2015 tarihinde Marka Vekili sıfatı ile yine aynıAvukatın yetkili kılındığını; birsüre dava ve TPE nezdindeki dosya takip ve itiraz dosyalama süreçlerinitakip eden Avukat/Marka Vekili Av. T.A. ile müvekkili firma, Ekim 2015itibari ile birlikte çalışmamaya karar verdiğini; mahkemeler nezdindeki tüm dosyalara, her bir dosya için ayrıvekillikten istifa dilekçesi sunan Av.T.A.’ın,yürütmekte olduğu marka vekilliği görevinden ise tekbir dilekçe ile istifa ettiğini; bununla birlikte, Av. T.A.'ınistifa ettiği tarihte, itiraz vekilliğiniyürüttüğü, 100'den fazla itiraz dosyasınınmevcut bulunduğunu; 08/10/2016 tarihli istifa dilekçesinimüteakip; müvekkili firmanın kendisine Av. T.A.aracılığı ile itiraz ettiği dosyalara ilişkinolarak tebliğler çıkartılmaya başlandığını;gerek Mahkemeler nezdinde yürütülen dosyalar gerekse TPEnezdinde itiraz dosyalanmış olan dosyalardan gelen tebliğlerinbirçoğunun sorunsuz bir biçimde müvekkili olan asileulaştığını; bununla birlikte, yapılankontrollerde; (dava dilekçesinde liste halinde verilmiş olan) markabaşvurularının yayınına itiraz/kararına itirazdosyalanması sonucunda TPE Markalar Dairesi Başkanlığıya da TPE YİDK tarafından verilmiş olan kararların birkısmının ise eski vekil Av. T.A.'a gönderilmeye devamettiğinin saptandığını; konu ile ilgili olaraköncelikle Av. T.A.'a bilgi sorulduğunu; daha sonra ise TPE ileyazışmalar başlatıldığını, Av. T.A.'atebligatlar yapılması sonucunda kendilerine hiçulaşmamış olan marka başvuru numaraları, ibareleri veeksik olan evrakların listesininçıkarıldığını; öncelikle adıgeçenavukat ile yapılan yazışmalar sonucunda; her ne kadar kendisineyapılmış olan tebligatların sehven (kapalı zarftafarklı müvekkil evrakları ile birlikte gönderilmesi nedeniile) alınmış olduğu görülse ve her ne kadar Av. T.A.müvekkiline kendisine gelen tebligatlar ile ilgili bilgilendirmeyapmamış ise de; Av. T.A.’ın, artık müvekkilşirket adına yetkili marka vekili olmadığınıbelirten bir yazı ile birlikte, her tebligatı ilgili dosyaya iade ettiğinive TPE'ye tebligatların asile yapılması gerektiğinibildirmiş olduğunu; kendisinden evrakların suretlerialınmakla birlikte, TPE nezdinde taraflarınca yazışmalar vemüzakereler başlatıldığını; anılankapsamda TPE'den bir uzman ile gerek yüz yüze gerek ise mail ilebirtakım yazışmalar yapılmasını müteakip; bazıcevaplar alındığını; diğer yandan, mailyazışmaları ile yetinilmediğini, usulen yapılan vetaraflarının sürelerini kaçırması nedeni ilemağduriyetine sebep olan TPE hatası için 27/06/2016 tarihindedilekçe ile bilgi sorulduğunu, taleplerde bulunulduğunu; dilekçeyekarşılık 20/10/2016 tarihinde tebliğ edilen MarkalarDairesi Başkanlığının yazılı cevabınınalındığını; bu yazı içeriğinde; esasenTPE'nin herhangi bir hatası ya da kusuru olmadığının,tüm bu tebligat yanlışlıklarının Av. T.A.'ınistifa prosedürünü hatalı yapması ve dahasonrasında da kendisine yapılan tebliğleri taraflarınabildirmemesi nedeni ile oluştuğunun belirtildiğini; süreçile ilgili olarak belirtilmesi gereken son hususun ise, her ne kadar markavekili tarafından istifa dilekçesi hatalı bir biçimdesunulmuş olsa da, daha sonra kendisine yapılan tebligatları iadeetme sürecinde Av. T.A.’ın tıpkı TPE'nin talepettiği biçimde her dosyaya teker teker evrak iadesi yaptığını;her ne kadar müvekkilini bilgilendirmemiş ise de TPE'ye iadeettiği her dosyaya ilişkin istifa dilekçesini de iade ekindesunduğunu; daha da detaylı bir anlatım ile tebliğevraklarını derhal TPE'ye -açıkça istifaettiğini ve tebligatların asile yapılması gerektiğini-bildiren bir yazı ile sunduğunu ve ilgili dosyanumaralarını da belirttiğini; davalı TPE’nin isesöz konusu hususta herhangi bir tebligat yapmadığını, dahasonra ise bunu cevabi yazıda "TPE nezdine Av. T.A.'ın halenyetkili vekil sayıldığı" şeklindeaçıkladığını; bu bağlamda, TPEüzerindeki kusurun ortadan kalkmadığı ve dolayısıile yapılan usulsüz tebligatlar uyarınca dolan sürelerin,müvekkili adına yeniden tebligat yapılarakbaşlatılması gerektiğini; şayet Av. T.A. vekilliktenistifa dilekçesini hatalı bir usul ile sunmuş ise, birkısımdosyaların tebligatlarının asileçıkartılmasının hangi gerekçe ilesağlanmış olduğunu; her ne kadar istifa dilekçesiusuli olarak hatalı sunulmuşsa da, ortada TPE'ye istifa niyetinin deaçıkça belirtildiği bir şekilde iade edilentebligatların mevcut olduğunu: anılan tebligatlar ile ilgiliolarak ne Av. T.A.'a ne de asile hangi gerekçe ile bilgilendirmeyapılmadığını ya da asile tebligatçıkartılmadığını; anlatılansüreç sonucunda; eski duruma geri getirme talep edilmesizorunluluğu doğduğunu, TPE tarafından 556sayılı KHK kapsamında yapılan söz konusu eylemlerleortaya çıkan müvekkil mağduriyetinin giderilmesinin talepedildiğini; HMK’nın Eski hale Getirme başlıklı95.maddesinde; “Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veyahâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde birişlemi yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir./ Süresindeyapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca,eski hâle getirme dışında, başka bir hukuki yoldanulaşılabiliyorsa, eski hâle getirme talebindebulunulamaz." denildiğini; somut olayda, elde olmayan ve hattamüvekkilinin haberinin dahi olmadığı sebepler ile 556sayılı KHK kapsamında belirtilmiş olan Yayınaİtirazın Yeniden İncelenmesi Talebi ve YİDK kararınakarşı iptal davası açılması içinbelirtilmiş olan 2 aylık sürelerin müvekkil içindolmuş olduğunu; sürecin müvekkilinin kendisindenkaynaklı olmaksızın yürüdüğünü, dolayısıile HMK 95.madde kapsamında. TPE nezdinde yapılmış olansöz konusu işlemlerin sürelerinin yeniden müvekkilinetebligat çıkartılarak yenilenmesi talebindebulunduklarını; HMK’nın Süre başlıklı96.maddesinde; “(1) Eski hâle getirme, işlemin süresindeyapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibareniki hafta içinde talep edilmelidir….” denildiğini; maddelerbir arada incelendiğinde; eski hale getirme talebinde bulunabilmenin ilkkoşulunun; ortada başkaca aynı sonuca ulaşılabilecekherhangi bir hukuki yol mevcut bulunmaması olduğunu, kendilerincesorunun TPE nezdinde çözülebilmesi için uzun vadeliyazışmalar yürütüldüğünü; nihaibağlamda yalnızca eski hale getirme talebi ile söz konusudurumun düzeltilebileceğinin 20.10.2016 tarihinde tebliğ olanevraktan anlaşıldığını; anılan halde, eskiduruma getirme talebinde bulunmalarını engelleyebilecek tümengeller ortadan kalktığından; 2 haftalık sürenin TPEtarafından yapılan tebligat ile başladığını,işbu davanın da süresi içinde açıldığını;öte yandan; davanın görevliMahkeme nezdinde ikame edildiğini; konudan ve tebligatı talepedilen tüm dosyaların marka dosyası olmasından daanlaşılabileceği üzere, TPE'nin eyleminin, 556sayılı Markaların Korunması Hakkında KanunHükmünde Kararname ile düzenlenmiş hususlar kapsamındakaldığını, eylemin 556 sayılı KHK kapsamındayapıldığını; ikinci olarak eldeki davanındavalısının da, kusuru bulunduğudüşünülen TPE olduğunu; ilaveten, eski hale getirmetaleplerinin, Mahkeme'ce kabul edilerek icrai hale getirilmeye elverişliolmasını sağlayacak olan karar sonucunda, söz konusuişlemleri yaparak müvekkil asile yeniden ilgili evraklarıtebliğe çıkartacak olan makamın da TPE olduğunu; kaldıki, Enstitünün müvekkile cevaben göndermiş olduğuyazı içeriğinde belirtildiği üzere,Enstitü'nün taleplerini reddetmesi şeklinde tezahür edenkararın dayanağı olarak “…Bilindiği üzere556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 35 inci maddesi veKHK’nın Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin36 ncı maddesi kapsamında Enstitüye yapılan yayınaitiraz taleplerinde her bir yayına itiraz için ayrı ayrıvekâletname veya vekâletname bilgisinin sunulmasıgerekmektedir….” verilen cevaptan daanlaşılabileceği üzere, TPE Markalar DairesiBaşkanlığı tarafından taleplerine yönelik olarakverilmiş olan söz konusu kararın dayanağı kabulettikleri düzenlemelerin de 556 Sayılı KHK'nın 35. maddesiile KHK'nın Uygulama Seklini Gösterir Yönetmeliğin 36. Maddesiolduğunu, dolayısı ile verilen kararın 556 sayılıKHK'tan temel bulduğunun tartışılmasına da hacetbulunmadığını; anılan kurallar kapsamında,556 sayılı KHK'nın Görevli ve Yetkili Mahkemebaşlıklı 71. Maddesinde; “(Değişik:22/6/2004 -5194/17 md.) Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülendavalarda, görevli mahkeme ihtisas mahkemeleridir. Bu mahkemeler tekhakimli olarak görev yaparlar. Asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerindenhangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendirileceği ve bumahkemelerin yargı çevresini, Adalet Bakanlığınınteklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulubelirler. Enstitünün bu Kanun Hükmünde Kararnamehükümlerine göre aldığı bütün kararlarakarşı açılacak davalarda ve Enstitününkararlarından zarar gören üçüncü kişilerinEnstitü aleyhine açacakları davalarda görevli ve yetkilimahkeme, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdenAnkara ihtisas mahkemeleridir." hükmünden hareketle, gerekTPE'nin taraf olması gerek ise yapılan işlemin KHKkapsamından doğan bir kararın müvekkilini mağdur etmesisebebi ile ikame ediliyor olması nedeni ile, görevli ve yetkiliMahkemenin de Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri olacağınıifade ederek; dilekçeleri içeriğinde liste halindeverilmiş olan markaların Markalar Dairesi ve YİDKkararlarının müvekkil asile yeniden tebligatçıkartılmasına; bu bağlamda kusur müvekkildenkaynaklanmadığından ilgili sürelerin eski durumagetirilmesine karar verilmesi istemiyle, 2/11/2016 tarihinde adli yargıyerinde dava açmıştır. ANKARA 3.FİKRİ VESINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ; 23.12.2016 gün ve E:2016/408,K:2016/453 sayı ile, “(…) 96/010993 sayılı “Goac Özdemir company uluslararası + şekil” ibareli marka ile2002/21178 sayılı “Go-logistics global operations localSolutions go+ şekil” ibareli markaların sahibi olan 66456 sahipnumaralı G.Uluslararası Nakliyat Servis ve TicaretA.Ş.’nin davalı TPE nezdinde işlemlerini takip etmekteolduğu ve görülen lüzum üzerine vekillikgörevinden istifa ettiği, vekillik görevindenistifasının kayda alınması ve bundan sonra yapılacaktüm tebligatların tarafına değil asılayapılmasını talep edildiği; söz konusu talebinMarkalar Dairesi Başkanlığı’nca incelenmesineticesinde, vekil azletme işlemi dilekçede belirtilen davacıfirmaya ait iki marka üzerinde gerçekleştiğini,davacı şirketin önceki vekili tarafından sunulan istifadilekçesi içeriğinde, vekil tarafındanyürütülmekte olan itiraz dosyalarından da azliniistediğine dair herhangi bir beyana rastlanmadığını,556 sayılı KHK’nın “İtiraz”başlıklı 35 ve 36.maddenin mevzuat hükümlerindengörüleceği üzere, Enstitüye yapılan yayınaitiraz taleplerinde her bir yayına itiraz için ayrı ayrıvekaletname veya vekaletname bilgisinin sunulması gerektiği, itirazişlemleri de yine, itiraz edilen dosya üzerinden, o dosyada yer alanbilgilere ve dosyaya sunulan evraklara dayalı olarak ilerlediği, bukapsamda, vekaletnameye ilişkin bilginin sunulduğu itirazdosyalarına, vekaletnamenin kapsam ve içeriğinde meydana gelendeğişikliklerin de ayrı ayrı bildirilmesi gerekliolduğu, dolayısıyla, Av.T.A.’ınyaptığı şekilde vekillik görevinden istifa ettiğiifade edilerek, vekillik görevinden istifasının kaydaalınması şeklinde genel bir dilekçe yeterli olmayıp,itirazlara ilişkin vekil istifa veya azletme işlemleriyapılırken, istifa/azil işlemi talep edilen itirazlarailişkin ilgili dosya numaralarının ve firmaunvanlarının tek tek belirtilmesi gerektiği, somutuyuşmazlığa konu olayda, itiraz dosyalarınavekaletnamelerin sunulduğu ancak, istifaların/azillerin marka vekiliveya asil tarafından bu dosyalara bildirilmediği, davacı vekiliher ne kadar, tebliğ işlemlerinin usulsüz olmasınınTPE’den kaynaklandığını iddia etmekte ise de ortadausulsüz bir tebligat mevcut olmayıp, davacınınbahsettiği tebligatlar usulüne uygun bir şekilde halen itirazdosyalarının vekili görünen Av.T.A.’ayapıldığı, tebligatların dosyalara sunulan bilgilereuygun olarak yapıldığı, bu sebeple, anılan tarihlerdedavacının marka vekili olarak dosyalarda adı geçen vevekaletnamesi mevcut olan Av. T.A.’a yapılan tebligatlarıngeçerli olup, bunların davacıya yeniden iletilmesimümkün olmadığını tespit edilmiştir. 556 sayılı KHK'nin 47ile 53.maddeleri arasında Enstitü Kararlarına İtiraz Yoludüzenlenmiştir. Bu hükümlerin uygulanabilmesi içinaynı sayılı kanunun 33-47 maddeleri arasındakibaşvurunun yapılması ve tescilin kabulü ve ilanınakadar olan tüm işlemlerin belirtilen usulde yapılmasıgereklidir. 5000 sayılı TPE Kuruluş ve Görevleri HakkındakiKanununda da açıklandığı üzere ihtisasmahkemelerinin görevlerinin başlayabilmesi için hem 556sayılı hem de 5000 sayılı kanunlarda belirtilen zorunlubaşvuru yollarının tamamlanarak bir YİDKkararının alınması şarttır. Markalar Dairesi'ningerçekleştirdiği yargılama konusu ret kararı kesindeğildir. Çünkü işlem anında yürürlüktebulunan 06.11.2003 gün ve 5000 sayılı Türk PatentEnstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’unYeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kenarbaşlığını taşıyan 10. maddesi uyarınca,“sınaî mülkiyet haklarının tescilişlemleri ile ilgili Enstitünün almış olduğukararlara karşı başvuru sahipleri veyaüçüncü kişiler tarafından yapılacakitirazların incelenmesi ve değerlendirilmesi işlemleri Yenidenİnceleme ve Değerlendirme Kurulunca yürütülür.Yeniden inceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararları Enstitününnihaî kararıdır. Bu kararlara karşı ilgili mahkemededava açılabilir.” hükmüne amirdir. Yani Markalar DairesiBaşkanlığı'nın marka tescil başvurusunun reddinedair kararın kaldırılması amacıyla davacıtarafından gerçekleşen itirazın reddine yönelikkararı üzerine, davacının Yeniden inceleme veDeğerlendirme Kurulu nezdinde anılan ret kararınakarşı itirazda bulunması ve YIDK tarafından verilecek kararüzerine mahkemede dava açması gerekmektedir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 17.10.2012 gün ve E.2011/10220, K.2012/16386sayılı kararı; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11.11.2008gün ve E.2007/9468, K.2008/12645 sayılı kararı). 556 sayılı (KHK) yasanın71.maddesinde "……Enstitünün bu KHKhükümlerine göre aldığı bütün kararlarakarşı açılacak davalarda ve Enstitününkararlarından zarar gören 3.kişilerin Enstitü aleyhineaçacakları davalarda görevli ve yetkili mahkeme, bu maddenin1.fıkrasında belirtilen mahkemelerden Ankara İhtisas Mahkemeleridir."hükmü ile de 5000 sayılı TPE kuruluş yasasında ve556 sayılı KHK 47 vd. maddelerinde açıklanankesinleşmiş YİDK kararlarına karşı mahkememizingörevli olduğu açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla yasalprosedür tamamlanmaksızın ve kurumun son kararınıntesisine olanak sağlayacak YİDK nezdinde itirazgerçekleştirmeksizin, mahkemelerimizin dava konusudışında idari bir işleme ilişkin olarak eski halegetirme talebinde bulunulduğu, davacının bu taleplerini idariyolla çözmesi gerektiği, kaldi ki TPE gelen yazıcevabına göre yapılan işlemlerin usule uygun olduğu ayrıcadava dilekçesinde HMK'nun ilgili maddeleri gereğince talep edileneski hale getirme müessesesinin mahkemeler nezdinde görülen davave işlerde uygulamasının zorunlu olduğu, TPE devam edenidari işlemler için HMK'nun eski hale getirmehükümlerinin uygulanmasının mümkünolmadığı, davacının dilekçedeki taleplerineilişkin itirazlarının idari işlemlere itirazniteliğinde bulunduğundan idari yargı yolundabakılması gerektiği gözetilerek mahkememizingörevsizliği ile dava dilekçesinin usulden reddine kararverilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: 1-MahkememizinGÖREVSİZLİĞİ nedeni ile, dava dilekçesininusulden REDDİNE, 2-Dosyanın yetkili vegörevli ANKARA NÖBETÇİ İDARE MAHKEME 'ne,taraflardan birinin talebi halinde kararın kesinleşmesinemüteakip GÖNDERİLMESİNE…” karar vermiş, bukarar istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. İdare mahkemesine hitabenyazılı bir dilekçe bulunmadan, davacı vekilinin talebiüzerine Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince dosyaNöbetçi İdare Mahkemesine gönderilmiş; Ankara 8.İdareMahkemesince; 7.11.2017 gün ve E:2017/3134, K:2017/3084 sayıile 2577 İdari Yargılama Usulü Kanununa göre idaridavaların Mahkeme başkanlığına hitabenyazılmış ve işlemlerin iptali veya tam yargıistemlerine yer verilerek hazırlanmış dilekçelerleaçılması gerektiğinden, MahkemeBaşkanlığına hitaben yazılmış bir davadilekçesi ile birlikte iptali istenilen işlemin tarih, sayı vetebliğ tarihi belirtilerek açılmadığıanlaşılan iş bu dava dilekçesinin mevcut haliyle 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesineuygun olmadığı gerekçesiyle; davadilekçesinin aynı Kanunun 15. maddesinin l/d bendi uyarınca bukararın bildirim tarihini izleyen günden itibaren (30) güniçinde belirtilen noksanlar tamamlanarak Ankara 8. İdareMahkemesi'nde yeniden dava açmakta serbest olmak üzere reddinekarar verilmiş; bunun üzerine davacı vekilince aynı istemleidari yargı yerinde dava açılmıştır. ANKARA 8.İDAREMAHKEMESİ; 31.1.2018 gün ve E:2018/159 sayı ile “(…)6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ileyürürlükten kaldırılan 556 sayılıMarkaların Korunması Hakkında Kanun HükmündeKararname'nin "İtiraz" başlıklı 35. maddesinde"Tescil başvurusu yapılmış markanın 7 nci ve 8inci madde hükümlerine göre tescil edilmemesi gerektiğineilişkin itirazlar ile başvurunun kötü niyetleyapıldığına ilişkin itirazlar ilgili kişilertarafından marka başvurusunun yayınından itibarenüç ay içerisinde yapılır. ... 8 inci maddenin sonfıkrası çerçevesinde yapılacak itiraz, ancakitiraz eden kişinin markasını bu süre içerisindekullanmaması halinde reddedilir. ... İtirazlar yazılı vegerekçeli olarak yapılır. Enstitü itiraz sahibinden,yönetmelikte öngörülen sürede yerine getirilmeküzere, ek belge, kanıt ve gerekçeler isteyebilir. ... Busüre içerisinde istenilen ek belge, kanıt ve gerekçelerEnstitüye verilmediği takdirde itiraz yapılmamışsayılır." hükmüne, "İtirazınincelenmesi" başlıklı 36. maddesinde "Enstitü,itirazları incelerken gerekli gördüğü süre vesıklıkta tarafların itiraz ve karşıgörüşlerini ilgili taraflara iletir ve yazılıgörüşlerini alır. ... Enstitü gerekligörürse tarafları uzlaşmak için biraraya getirir.... Enstitü, yapılan itirazı geçerli bulmazsa reddeder.İtiraz, başvuruda kullanılacağı belirtilen mallar veyahizmetlerden bir kısmıyla ilgili olarak geçerli bulunursa, bumallar veya hizmetlere ilişkin olarak kabuledilir."hükmüne, "Görevli ve yetkili mahkeme"başlıklı 71. maddesinde ise " Bu Kanun HükmündeKararnamede öngörülen davalarda, görevli mahkeme ihtisasmahkemeleridir. Bu mahkemeler tek hâkimli olarak görev yaparlar.Asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesiolarak görevlendirileceği ve bu mahkemelerin yargıçevresini, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimlerve Savcılar Yüksek Kurulu belirler. ... Enstitünün bu KanunHükmünde Kararname hükümlerine görealdığı bütün kararlara karşıaçılacak davalarda ve Enstitünün kararlarından zarargören üçüncü kişilerin Enstitü aleyhineaçacakları davalarda görevli ve yetkili mahkeme, bu maddeninbirinci fıkrasında belirtilen mahkemelerden Ankara ihtisasmahkemeleridir." hükmüne, 6769 sayılı SınaiMülkiyet Kanunu'nun 156. maddesinde "Bu Kanundaöngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınaihaklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bumahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlugörüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesiderecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülenyerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihlive 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ileBölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve YetkileriHakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. Fikri veSınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bumahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliyehukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesikurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına girendava ve işlere, o yerdeki asliye ceza mahkemesince bakılır.(...) Kurumun bu Kanun hükümlerine göre aldığıbütün kararlara karşı açılacak davalarda ve Kurumunkararlarından zarar gören üçüncü kişilerinKurum aleyhine açacakları davalarda görevli ve yetkilimahkeme, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir."hükmüne yer verilmiştir. 5000 Sayılı TürkPatent ve Marka Kurumu Kuruluş Ve Görevleri Hakkında Kanun'unişlem tarihinde yürürlükte olan 10. maddesinde "...Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesinin kararlarıEnstitünün nihai kararıdır. Bu kararlara karşı,ilgili mahkemede dava açılabilir." hükmü yeralmaktadır. 556 SayılıMarkaların Korunması Hakkında Kanun HükmündeKararnamenin Uygulamasına Dair Yönetmeliğin"İtirazın şekli ve zamanı"başlıklı 36. maddesinde "İtiraz, buYönetmeliğin 34 ve 35 inci maddelerinde belirtilen süreleriçerisinde ve itiraza ilişkin gerekçelerin debelirtildiği imzalı dilekçe ile Enstitüyeyapılır. ... Bu dilekçeye, itiraz ücretinin tam olaraködendiğine ilişkin belge ile vekil tarafından yapılanitirazlarda vekaletname eklenir." hükmü yer almıştır. Yukarıda yer alanhükümlere göre, Enstitünün yukarıda yer verilenKanun Hükmünde Kararname hükümlerine görealdığı bütün kararlara karşıaçılacak davalarda ve Enstitünün kararlarından zarargören üçüncü kişilerin Enstitü aleyhineaçacakları davalarda görevli ve yetkili mahkeme, bu maddeninbirinci fıkrasında belirtilen mahkemelerden Ankara İhtisasmahkemeleridir. Dava dosyasında mevcut bilgive belgelerin incelenmesi sonucunda; davacı şirket tarafından,Türk Patent Enstitüsü nezdinde işlemleri yürütenvekilinin vekillik görevinden istifa ettiği, vekillik görevindenistifasının kayda alınması ve bundan sonra yapılacaktüm tebligatların tarafına değil aslınayapılmasının talep edilmesine rağmen şirketinişlemlerine ilişkin bir kısım Markalar Dairesikararlarının ve Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulukararlarının istifa eden vekile yapılması sebebiyle hakkaybına uğrayacakları ileri sürülerek şirketnezdinde tesis edilen Markalar Dairesi kararlarının ve Yenidenİnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararlarının asile yenidentebligata çıkarılmasına ve itiraza ilişkinsürelerin eski hale getirilmesine karar verilmesi talebiyle yapılanbaşvurunun Türk Patent Enstitüsü Markalar DairesiBaşkanlığı'nca reddedilmesi üzerine bakılmaktaolan davanın açıldığıanlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, her nekadar adli yargı yerince, Enstitünün son kararınıntesisine olanak sağlayacak YİDK nezdinde itirazgerçekleştirilmeksizin idari işlemlere itiraz niteliğininbulunmasının idari yargı yolunu açacağı ilerisürülmekte ise de, yukarıda yer alan mevzuat uyarınca nihaikarar ayrımı yapılmaksızın 6769 sayılı SınaiMülkiyet Kanunu ve 556 sayılı Markaların KorunmasıHakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamındaEnstitünün aldığı tüm kararlara karşıihtisas mahkemelerinde dava açılabileceği, davacışirket tarafından yapılan başvurunun da itirazınsüre ve şekline yönelik ve davalı Enstitütarafından yukarıda yer verilen Kararname kapsamındayapılan işlemlere ilişkin olması dolayısıyla,uyuşmazlığın 556 sayılı Markaların KorunmasıHakkında Kanun Hükmünde Kararname ve bu Kararnameninuygulanmasına ilişkin Yönetmelik hükümlerikapsamında çözümlenmesi gerektiği, bu kapsamdadavaların görüm ve çözümünde adliyargı yerlerinde özel ihtisas mahkemelerinin yetkilikılındığı, açılan bu davanın da adliyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Bu durumda; tarafları,konusu ve sebebi aynı olan Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar HukukMahkemesi'nin E:2016/408 sayılı dosyasında görülendavada, anılan Mahkemenin 23.12.2016 tarih ve E:2016/408, K:2016/253sayılı kararıyla, davanın idari yargıdaçözümlenmesi gerektiğinden görevsizlik nedeniylereddedilerek dava dosyasının Mahkememize gönderildiği veE2017/3134 esasına kaydedildiği, bunun üzerine Mahkememizceverilen 07.11.2017 tarih ve E:2017/3134, K:2017/3084 sayılı karar iledilekçenin reddine karar verildiği, davanın aynı istemleyenilenmesi üzerine Mahkememizin E:2018/159 sayılıdosyasında açılan davada, adli yargı mahkemeleriningörevli olduğu kanısına varıldığından,görevli merciin belirtilmesi için dava dosyasınınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle,görüm ve çözümü idari yargınıngörevinde bulunmayan davada 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin iş bu dava dosyası ile Ankara 3. Fikri ve SınaiHaklar Hukuk Mahkemesi'nin E:2016/408 esasına kayıtlı davadosyasının Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine, dosyaincelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilene değinertelenmesine…” karar vermiş; Mahkemece 19.2.2018 tarihliüst yazıyla gönderilen dava dosyası 26.2.2018 tarihindekayıtlarımıza girmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 28.5.2018 günlü toplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülenşekilde başvurulduğu ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı şirketiniş ve işlemlerini yürüten Avukat T.A.’ındavacının marka vekilliğinden istifa etmesine karşın, markabaşvurularının yayınına itiraz/kararına itirazdosyalanması sonucunda TPE Markalar Dairesi Başkanlığıya da TPE YİDK tarafından verilmiş olan kararların birkısmının tebligatının asile yapılmamasınedeniyle mağduriyet yaşandığından bahisle; davadilekçesi içeriğinde liste halinde verilmiş olanmarkalara ilişkin TPE Markalar Dairesi Başkanlığı veYeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararlarınındavacıya yeniden tebligata çıkartılmasına ve ilgilisürelerin eski duruma getirilmesine karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. Davanın açıldığı tarihteyürürlükte olan ve 22/12/2016 tarihli ve 6769 sayılı SınaiMülkiyet Kanununun 191 inci maddesiyle yürürlüktenkaldırılan 556 sayılı Markaların KorunmasıHakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2/d maddesinde,"Marka Vekili"nin, bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilenhaklarla ilgili konularda, ilgili kişileri Enstitü nezdinde temsileden, danışmanlık yapan ve haklarının korunmasıiçin Enstitü nezdinde gerekli girişimlerde bulunan veişlemleri yürüten kişileri ifade edeceği şeklindetanımlanmış; aynı KHK’nın“İtiraz” başlıklı 35.maddesinde, “Tescilbaşvurusu yapılmış markanın 7 nci ve 8 inci maddehükümlerine göre tescil edilmemesi gerektiğine ilişkinitirazlar ile başvurunun kötü niyetle yapıldığınailişkin itirazlar ilgili kişiler tarafından markabaşvurusunun yayınından itibaren üç ayiçerisinde yapılır. 8 inci maddenin son fıkrasıçerçevesinde yapılacak itiraz, ancak itiraz edenkişinin markasını bu süre içerisindekullanmaması halinde reddedilir. İtirazlar yazılı ve gerekçeli olarakyapılır. Enstitü itiraz sahibinden, yönetmelikteöngörülen sürede yerine getirilmek üzere, ek belge,kanıt ve gerekçeler isteyebilir. Bu süre içerisinde istenilen ek belge,kanıt ve gerekçeler Enstitüye verilmediği takdirde itirazyapılmamış sayılır.” hükmüne;“İtirazın incelenmesi” başlıklı 36.maddesinde,“Enstitü, itirazları incelerken gerekligördüğü süre ve sıklıkta taraflarınitiraz ve karşı görüşlerini ilgili taraflara iletir veyazılı görüşlerini alır. Enstitü gerekli görürse taraflarıuzlaşmak için biraraya getirir. Enstitü, yapılan itirazı geçerlibulmazsa reddeder. İtiraz, başvuruda kullanılacağıbelirtilen mallar veya hizmetlerden bir kısmıyla ilgili olarakgeçerli bulunursa, bu mallar veya hizmetlere ilişkin olarak kabuledilir.” hükmüne; “Görevli ve yetkilimahkeme” başlıklı 71.maddesinde, “ (Değişik:22/6/2004– 5194/17 md.) Bu Kanun Hükmünde Kararnamedeöngörülen davalarda, görevli mahkeme ihtisasmahkemeleridir. Bu mahkemeler tek hâkimli olarak görev yaparlar.Asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesiolarak görevlendirileceği ve bu mahkemelerin yargıçevresini, Adalet Bakanlığının teklifi üzerineHâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler. Enstitününbu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine görealdığı bütün kararlara karşıaçılacak davalarda ve Enstitünün kararlarından zarargören üçüncü kişilerin Enstitü aleyhineaçacakları davalarda görevli ve yetkili mahkeme, bu maddeninbirinci fıkrasında belirtilen mahkemelerden Ankara ihtisasmahkemeleridir.” hükmüne yer verilmiş; benzerbiçimde, 22/12/2016 tarihli ve 6769 sayılı SınaiMülkiyet Kanununun, “Görevli ve yetkili mahkeme”başlıklı 156.maddesinde de, “ (1) Bu Kanundaöngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınaihaklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bumahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlugörüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesiderecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülenyerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihlive 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ileBölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve YetkileriHakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. Fikri vesınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bumahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliyehukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesikurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına girendava ve işlere, o yerdeki asliye ceza mahkemesince bakılır. (2)Kurumun bu Kanun hükümlerine göre aldığıbütün kararlara karşı açılacak davalarda veKurumun kararlarından zarar gören üçüncükişilerin Kurum aleyhine açacakları davalarda görevli veyetkili mahkeme, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir. (3)Sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından,üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukukdavalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veyahukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilinetkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir. (4)Davacının Türkiye’de yerleşim yeri bulunmamasıhâlinde yetkili mahkeme, davanın açıldığıtarihte sicilde kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu yerdekive eğer vekillik kaydı silinmişse Kurum merkezininbulunduğu yerdeki mahkemedir. (5)Üçüncü kişiler tarafından sınaimülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkilimahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir.Sınai mülkiyet hakkı başvurusu veya sınaimülkiyet hak sahibinin Türkiye’de yerleşim yeribulunmaması hâlinde, dördüncü fıkrahükmü uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, 5000Sayılı Türk Patent ve Marka Kurumu Kuruluş veGörevleri Hakkında Kanunun işlem tarihindeyürürlükte olan “Yeniden İnceleme veDeğerlendirme Kurulu” başlıklı 10.maddesinde, “Sınaî mülkiyet haklarının tescil işlemleri ileilgili Enstitünün almış olduğu kararlarakarşı başvuru sahipleri veya üçüncükişiler tarafından yapılacak itirazların incelenmesi vedeğerlendirilmesi işlemleri Yeniden İnceleme veDeğerlendirme Kurulunca yürütülür. Yeniden incelenmesi vedeğerlendirilmesi talep edilen konuda kararlar, EnstitüBaşkanı veya görevlendireceği BaşkanYardımcılarından biri başkanlığında,Başkanın Enstitü içinden seçeceği, yenidenincelenip değerlendirme yapılacak konuda uzman olan ve itiraz ileilgili olarak alınmış olan kararlarda görevli bulunmayan enaz iki uzman üyeden oluşan Kurul tarafından alınır. Yeniden İnceleme veDeğerlendirme Kurulunun kararları Enstitünün nihaikararıdır. Bu kararlara karşı ilgili mahkemede davaaçılabilir. Yeniden İnceleme veDeğerlendirme Kurulunun çalışma esasları veişleyişi Enstitü tarafından hazırlanıpBakanlığın onayı ile çıkarılacak yönetmeliklebelirlenir.” hükmü; “Markalar DairesiBaşkanlığı” başlıklı 13.maddesinde,“Markalar Dairesi Başkanlığı; a)Markaların tescil başvurularının ilgili mevzuathükümlerine göre kayıt, dosyalama, araştırma,inceleme, değerlendirme ve tescil işlemlerini yapar, b) Markaların ve markatescil başvurularının ilgili mevzuat hükümlerinegöre lisans, devir, sair değişikliklerle ilgili işlemleriniyapar, c) Markaların ilan, tasnifve sicil işlemlerini yapar, d) İlgili mevzuathükümlerine göre, belirli nitelikleri haiz işaret veibarelerin koruma altına alınması, markalarıntanınmışlık düzeyleri ile ilgili esaslarınbelirlenmesi ve uygulamaya konulması işlemlerini yapar, e) Coğrafi işaretlerleilgili işlemleri yürütür, f) Başkanlıkçaverilecek diğer işleri yapar.” hükmü yeralmıştır. Son olarak; 556 SayılıMarkaların Korunması Hakkında Kanun HükmündeKararnamenin Uygulamasına Dair Yönetmeliğin 1.maddesinde, Yönetmeliğinamacının, 556 sayılı Markaların KorunmasıHakkında Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen marka tescilbaşvurusunun yeri, zamanı ve başvuru evrakınındüzenlenmesi ile markalarla ilgili diğer işlemlerde uyulacakusul ve esasları belirlemek olduğu ifade edilmiş; Yönetmeliğin“İtirazın şekli ve zamanı”başlıklı 36.maddesinde, “İtiraz, buYönetmeliğin 34 ve 35 inci maddelerinde belirtilen süreleriçerisinde ve itiraza ilişkin gerekçelerin debelirtildiği imzalı dilekçe ileEnstitüye yapılır. Bu dilekçeye, itirazücretinin tam olarak ödendiğine ilişkin belge ile vekiltarafından yapılan itirazlarda vekaletname eklenir. İtirazlarda, belgelerintamamı itiraz anında verilmemiş ise, eksik belgeler itirazsüresi içerisinde tamamlanabilir. Karara itirazlarda, belgelereksiksiz olarak verilmiş ise iki aylık sürenin tamamlanmasıbeklenmeden incelemeye başlanabilir. Bu Yönetmeliğin 34 ve 35inci maddelerinde gösterilen süreler içerisinde, belirtilenbelgelerin tamamlanmaması hâlinde itiraz yapılmamışsayılır.” denilmiştir. Olayda, davacı G.UluslararasıNakliyat Servis ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından davalıTürk Patent Enstitüsü, Markalar DairesiBaşkanlığına verilen 27.06.2016 tarih ve 2016-GE-265023sayılı dilekçe ile, Avukat T.A.’ın, anılan firmanın iş ve işlemlerini yürütmekte iken08.10.2015 tarih ve 2015-GE-367261 kayıt numaralı dilekçe ilefirmanın marka vekilliğinden istifa ettiği, bundanböyle tebligatların doğrudan G.Uluslararası Nakliyat Servisve Ticaret A.Ş.’ye yapılması gerektiğinibildirdiği; buna rağmen davacı firmaya ait dosyalardanbazılarına ilişkin tebligatların ısrarla yetkisiz vekileyapıldığı, yetkisiz vekile olan evraklarınTPE’ye iade edildiği, TPE’nin iade olan evraklara ilişkinhiçbir işlem yapmadığı, ne Av. T.A.’a ne deasile hiçbir surette bilgilendirme yapılmadığındanevraklarda yer alan kararlara karşı olan işlem sürelerinindolduğu ifade edilerek, eksik evrakların asile tebliği ileitiraz edilen ve ayrıntılı listesi sunulan dosyalarkapsamındaki marka tescil işlemlerinin iptaline dair işlemlerinivedilikle tamamlanmasının talep edildiği; bu dilekçeyekarşılık, davalı Türk Patent EnstitüsüMarkalar Dairesi Başkanlığınca davacı firma vekilineverilen 14.10.2016 tarih ve 2016-OE- 467248 sayılı cevapyazısında; Av. T.A.’a iletilen tebligatlarıngeçerli olduğu ve bunların yeniden davacı şirketeiletilmesinin mümkün olmadığı, tebligatlar ilebaşlayan ve niteliği itibarıyla hakdüşürücü olan sürelerin şirket vekilineyeniden tebligat yapılarak uzatılmasının ve değiştirilmesininmümkün olmadığının bildirilmesi ve 20.10.2016tarihinde davacı şirket vekili Av. Esin BATAK tarafındantebliğ alınması üzerine; dava dilekçesiiçeriğinde liste halinde verilmiş olan markalara ilişkinTPE Markalar Dairesi Başkanlığı ve Yeniden İnceleme veDeğerlendirme Kurulu kararlarının davacıya yenidentebligata çıkartılmasına ve ilgili sürelerin eskiduruma getirilmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davalarınaçıldığı anlaşılmıştır. Somut olay ve konuya ilişkinmevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde; davacışirket tarafından tebligatı talep edilen tümdosyaların marka dosyası olduğu; marka vekilliğinibırakan avukata tebligat yapılması sonucunda davacışirkete ulaşmadığı iddia edilen listeyebakıldığında, marka başvurularındakinoksanlıkların Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu veMarkalar Dairesi Kararları ile yayına itirazın reddi ve tescilkararına ilişkin bulunduğu; dava konusu iş veişlemlerin 556 sayılı Markaların KorunmasıHakkında Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenmişhususlar kapsamında kaldığı; davacışirketin, eski hale getirme talebinin muhatabının da yinedavalı Enstitü olduğu; davacı şirketinbaşvurusunun reddine ilişkin cevap yazısında da dayanakolarak 556 sayılı KHK ve Uygulama Yönetmeliğininalındığı gözetildiğinde;uyuşmazlığın, 556 sayılı Markaların KorunmasıHakkında Kanun Hükmünde Kararname ile bu kararnameyiyürürlükten kaldıran 22/12/2016 tarihli ve 6769sayılı Sınai Mülkiyet Kanunundaki açıkdüzenleme kapsamında ihtisas mahkemesi olarak belirlenen ve adliyargı düzeninde yer alan, Fikri ve Sınai Haklar HukukMahkemesinde görülmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Ankara 8.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara 3.Fikri ve SınaiHaklar Hukuk Mahkemesinin, 23.12.2016 gün ve E:2016/408, K:2016/453sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O NU Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 8.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin,23.12.2016 gün ve E:2016/408, K:2016/453 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 28.5.2018 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Suna TÜRE Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Turgay Tuncay Varlı
Full & Egal Universal Law Academy