T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 202
KARAR NO : 2018 / 280
KARAR TR : 28.5.2018
ÖZET : Davalı Üniversitede 2547 sayılı Kanun kapsamında “yabancı uyruklu uzman” olarak çalışmak üzere, iki yıllık süre için, anılan Kanun ve 14.10.1983 tarih ve 83/7148 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca düzenlenen Tip Sözleşme(Yabancı Uyruklu Öğretim Elemanları İçin) imzalayan davacının; süresin-den önce sözleşmenin sonlandırıldığından bahisle kendisine kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, bakiye ücretler ve iş sözleşmesinden kaynaklı ücrete ek olarak ödenmesi gereken harcırah alacağı ödenmesi istemiyle açtığı davanın, 2577 sayılı Kanunun 2/1-c. maddesi kapsamında İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :M.A.
Vekilleri :Av. Ö.B., Av. M. B.
Davalı :Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü
Vekili : Av. F.S.
O L A Y :Davacıvekili dilekçesinde; Hindistan uyruklu müvekkili ile davalıRektörlük arasında 01/05/2015 tarihinde, ÜniversiteninBalçova Kampüsünde kanser ve benzeri diğerhastalıkların araştırılması amacıyla GMP(Good Manufacturing) ünitesinin kurulması ve bu konudadanışmanlık hizmetlerinin yerine getirilmesi amacıyla, ikiyıl süreli bir iş akti tanzim edilerekkarşılıklı olarak imza altına alındığını;müvekkiline ayrıca, Davalı Üniversite tarafından TCYüksek Öğretim Kurulu 3378 numaralıçalışma izni alındığını; sözkonusu iş akdinde, yabancı uyruklu sözleşmeli personeleüniversite tarafından lojman veya çevre rayicine görekiralanacak ikametgah tahsis edileceği ve görevlendirme süresibir yıldan fazla süre ile planlanması durumunda ise,üniversite tarafından kendi ve eşi için ülkesindengeliş ve ülkesine gidiş yol masraflarınınkarşılanacağının belirtildiğini; müvekkilininiş akti başlangıç tarihinden itibaren işamacıyla Türkiye'de bulunduğu 14 ay boyunca üniversiteninBalçova kampüsünde kanser ve benzer diğerhastalıkların araştırılması amacıyla,davalı tarafından GMP (Good Manufacturing) ünitesininkurulması için üniversite kampüsünde bir yeroluşturulmadığını; iş akdininbaşladığı 01/05/2015 tarihinden itibaren 14 ay boyunca ise,sözleşmede imza altına alındığı üzere,davalı tarafından müvekkiline bir Iojman ya da kiralanacak birikametgah tahsis edilmediği gibi, müvekkilininkiraladığı evin kira bedellerinin de bizzat kendisitarafından karşılandığını; bu şartlardadaha fazla çalışamayan ve hiçbir işyaptırılmayan müvekkilinin, 10/09/2016 tarihinde ülkesinegeri dönmek zorunda kaldığını; müvekkilinin,davalı üniversite bünyesindeki işin yapılması vedanışmanlık hizmetinin verilmesi amacıyla GüneyAmerika'daki yüksek maaşla çalıştığıişini bırakarak Türkiye'ye taşındığını, ancak, müvekkilinin Türkiye’de kaldığı süreboyunca davalının iş aktine aykırıdavranışları, işin esaslı vasıfları veşartları hakkında müvekkiline yanlış bilgivermesi sebebiyle, müvekkilinin gerek maddi ve gerekse maddi zararlarınındoğduğunu, müvekkilinin, 14 aylık kira bedelini bizzatödemek zorunda kaldığını, eşi ve kendisininülkesine dönmek için yol masrafı yaptığını,müvekkilinin boşta olmasına rağmen kendisineyıllık izinlerinin kullandırılmadığınıve daha önemlisi, haklı fesih sebebiyle bakiye sekiz aylıkücretinin ise kendisine ödenmediğini; bunların yanındaayrıca bir maddi ve manevi tazminat alacağı hakkı bulunduğununda yasa gereği açık olduğunu; somut olayda,işçinin iş görme borcunu ifaya hazır olmasınarağmen, işçinin çalıştırılmamasınınsöz konusu olduğunu, müvekkilinin, tam 14 ay boyuncaişe başlatılmadığını; TürkBorçlar Kanunu’nun 408. maddesine göre, işverenin,iş görme ediminin yerine getirilmesini engellerse veya edimi kabuldetemerrüde düşerse, işçiye ücretiniödemekle yükümlü bulunduğunu; süresi belirlisözleşmesi, süre bitmeden işveren tarafındanfeshedilen işçinin ise, geriye kalan sözleşmesüresine ilişkin ücretlerini tazminat olarak isteyebileceğini, işçi en az bir yıllık kıdeme sahipsekıdem tazminatı da alabileceğini; davacının sonücretinin aylık 7.431,17- TL(brüt)’ olduğunu;kendisine iş akdi gereği ücrete ek ödenmesi gerekenharcırah olarak ayrıca aylık ev kirası, ve ülkesinegeliş-gidiş uçak bileti yol ücretlerinin de verilmesigerekirken hiçbirinin ödenmediğini ifade ederek; fazlayailişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıile;a-)Kıdem tazminatı olarak 700,00-TL, b-)Yıllık izinücreti olarak 100,00-TL,c-)Bakiye ücretleri olarak 500,00-TLtazminat, d-) İş sözleşmesinden kaynaklı ücreteek olarak ödenmesi gereken harcırah alacağı olarak 200-TL, olmaküzere toplam 1,500,00-TL’nin davalıdan tahsili ile kıdemtazminatına fesih tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziuygulanmasına, diğer alacaklar için fesih tarihinden itibarenyasal faiz uygulanmasına karar verilmesi istemiyle 14.3.2017tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
İZMİR13.İŞ MAHKEMESİ; 9.11.2017 gün ve E:2017/180, K:2017/416sayı ile “(…) Somut uyuşmazlıkta;01/05/2015-30/04/2017 tarihlerini kapsayan ve davacı ile davalıÜniversite Rektörlüğü arasında düzenlenenTİP SÖZLEŞMEYE göre, davacının, verilen hizmeti2547 sayılı Yasa, 2914 sayılı Yasa ve ilgili mevzuatagöre yerine getireceği düzenlenmiştir.Rektörlüğün 29/04/2015 tarih ve 10706 sayılıyazısına göre davacının, yabancı uyruklusözleşmeli öğretim elemanı olarak TİPSÖZLEŞME ile 01/05/2015-30/04/2017 tarihleri arasındaçalıştırılmasının YÖK tarafındanuygun görüldüğü ve çalışmayabaşlatılması istenilmiş olup, davacı, 01/05/2015tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmayabaşlamış, 09/09/2016 tarihinde ise sözleşmeyifeshetmiştir. Davacı, ödenmeyen kıdem tazminatı,yıllık izin ücreti ve bakiye süre ücretialacaklarının davalı Üniversiteden tahsiliniistemiştir. Davalı Üniversite Devlet Üniversitesiniteliğinde olup davacının işe alınması veçalıştırılması önceden yasa ile belirlenenstatü hukuku kurallarına göre gerçekleşmiştir.Bu durumda davacının iş sözleşmesi ileçalıştığı ve uyuşmazlığa bakmagörevinin iş mahkemesinde olduğudüşünülemeyeceğinden idari yargı kolunungörevli olması nedeniyle aşağıdaki şekildehüküm kurmak gerekmiştir.
1-Davanın, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine…”karar vermiş, bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İZMİR2.İDARE MAHKEMESİ; 20.12.2017 gün ve E:2017/2056, K:2017/2124sayı ile “(…) 506 Sayılı Sosyal SigortalarKanunu'nun 2. maddesinde "Bir hizmet akdine dayanarak bir veyabirkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar..." denilmiş, aynı Yasanın"Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri"Başlıklı 134. Maddesinde, "Bu kanunun uygulanmasındandoğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür"hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasahükümleri 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kollarıbakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendiadına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olaraktanımlanmış; 79. Madde ile başlayan DördüncüKısmında, primlere ilişkin hükümlere yerverilmiş; 101. Maddesinde "Bu kanunda aksine hüküm bulunmayanhallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür" denilmiştir.
Öteyandan, 4857 sayılı iş Kanunun 1. Maddesinde, Kanununamacının, işverenler ile bir iş sözleşmesinedayanarak çalıştırılan işçilerinçalışma şartları ve çalışmaortamına ilişkin hak ve sorumluluklarım düzenlemekolduğu belirtilmiş; aynı zamanda, bakılan davanın dakonusunu oluşturan "İş Sözleşmesi, Türlerive Feshi" hususuna Kanunun 8. Maddesi ve devamında, kıdemtazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklananayükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanunundeğişik maddelerinde yer verilmiştir.
Diğertaraftan; 5512 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1.Maddesinde, "İş Kanununa göre işçi sayılankimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve Efıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlarhariç) işveren veya işveren vekilleri arasında işakdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hakiddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarınınçözülmesi ile görevli olarak lüzum görülenyerlerde iş mahkemeleri kurulur.
Bumahkemeler:
A)(Mülga: 18/10/2012-6356/81 md.)
B)İşçi Sigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerinekaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğanitiraz ve davalara da bakarlar.
İşmahkemesi kurulmamış olan yerlerdeki bu davalara o yerdegörevlendirilecek mahkeme tarafından, temsilci üyeleralınmaksızın, bu kanundaki esas ve usullere görebakılır.
Fiili vehukuki imkansızlıklar dolayısıyla iş mahkemesinintoplu olarak görevini yapamadığı hallerde deyukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.
(Ekfıkra: 02/07/2012-6352/39 md.) Birden fazla iş mahkemesi bulunanyerlerde, sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan davalarıngörüleceği iş mahkemeleri, Hakimler ve SavcılarYüksek Kurulu tarafından belirlenebilir." denilmiştir.
Davadilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, davacının DokuzEylül Üniversitesi ile iki yıl süreli 01/05/2015 tarihindeiş akdi imzaladığı ve bu kapsamda davalı idarebünyesinde çalışmaya başladığı,sözleşme kapsamında belirlenen şartlarınsağlanamamış olması nedeniyle davacının10/09/2016 tarihinde sözleşmeyi feshederek, ülkesi Hindistanadönmesi üzerine anılan iş akdi nedeniyle doğankıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, bakiye ücretalacağı ve iş sözleşmesinden kaynaklı ücreteek olarak ödenmesi gereken harcırah alacağının fesihtarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tarafına ödenmesiistemiyle bakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Bu durumda,davalı idare ile, iş akdi uyarınca çalışandavacının talep ettiği iş sonu- kıdemtazminatının, yıllık izin ücretinin, bakiye ücretalacağının ve iş sözleşmesinden kaynaklıücrete ek olarak ödenmesi gereken harcırahalacağının İş Kanunundan kaynaklanan haklardanolduğu görüldüğündenuyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi 01.04.2014 gün ve E-2014/437 K-2014/472sayılı kararı da bu yöndedir
Açıklanannedenlerle davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine…”karar vermiş, bu kararistinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş;davacı vekilinin talebi üzerine Mahkemece 12.3.2018 tarihindegönderilen dava dosyaları 19.3.2018 tarihindekayıtlarımıza girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 28.5.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari yargı dosyasının 15. maddede belirtilenyönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren mahkemece, ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, DokuzEylül Üniversitesi, İzmir Biyotıp ve Genom Uygulama veAraştırma Merkezi (İBG)nde, 2547 sayılı Kanunkapsamında “yabancı uyruklu uzman” olarakçalışmak üzere, iki yıllık süreiçin, anılan Kanun ve 14.10.1983 tarih ve 83/7148sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca düzenlenen TipSözleşme(Yabancı Uyruklu Öğretim Elemanlarıİçin) imzalayan davacının; süresinden öncesözleşmenin sonlandırıldığından bahislekendisine kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti,bakiye ücretler ve iş sözleşmesinden kaynaklıücrete ek olarak ödenmesi gereken harcırah alacağıolmak üzere toplam 1,500,00-TL.nin ödenmesi istemiyleaçılmıştır.
2547sayılı Yüksek Öğretim Kanunu’nun “YabancıUyruklu Öğretim Elemanları”başlıklı 34. maddesinde “Yabancı uyrukluöğretim elemanları:
Madde 34 -Yükseköğretim kurumlarında, sözleşme ilegörevlendirilecek yabancı uyruklu öğretim elemanları,ilgili fakülte, enstitü veya yüksekokul yönetim kurulununönerisi ve üniversite yönetim kurulunun uygungörüşü üzerine rektör tarafındanatanırlar. Bunlar, öğretim görevleri bakımından,bu kanunda aylıklı öğretim elemanları içinkonulmuş olan hükümlere tabidirler.
(Değişik:17/8/1983 - 2880/17 md.) Yabancı uyruklu öğretimelemanlarının bu şekilde atanmaları veyagörevlendirilmeleri, 657 sayılı Devlet Memurları KanunununBakanlar Kurulu kararını gerektiren hükümlerine tabiolmadan, Yükseköğretim Kurulunca verilecek ön izni müteakipÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığındanalınacak çalışma izni neticesinde ilgiliüniversitesi ile sözleşmesi yapılır.
28/7/2016tarihli ve 6735 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle, bu fıkrada yeralan “Yükseköğretim Kurulunca İçişleriBakanlığına bildirilir ve iki ay içinde alınacakolumlu görüş neticesinde” ibaresi “YükseköğretimKurulunca verilecek ön izni müteakip Çalışma veSosyal Güvenlik Bakanlığından alınacakçalışma izni neticesinde” şeklindedeğiştirilmiştir.” ”hükmüne;
2914sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu’nun “Yabancı öğretim elemanlarına ödenecekücretler” başlıklı 16.maddesinde; “2547sayılı Yükseköğretim Kanununun 34 üncümaddesine göre sözleşmeli olarakçalıştırılacak yabancı uyrukluöğretim elemanlarına ödenecek ücret, BakanlarKurulunca belirlenecek esaslar dahilinde Yükseköğretim Kuruluncatespit edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Davacı ile davalı idare arasında imzalananTip Sözleşme(Yabancı Uyruklu Öğretim Elemanlarıİçin)’de, Hizmet borçlusununyükümlülükleri dikkate alınarak maddelerdüzenlenmiş, 1.maddede, hizmet borçlusunun busözleşme ile 2547 sayılı YükseköğretimKanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu veyürürlükte bulunan diğer yükseköğretimmevzuatında düzenlenen hükümlere göre göreviniyerine getirmeyi taahhüt edeceği; 2.maddede, bu sözleşmenin01.05.2015 - 30.04.2017 tarihleri arasında geçerli olduğu; 4. maddede, izin süresinin emsali kadroluöğretim elemanları kadar olduğu; 5. maddede,gerektiğinde diğer yüksek öğretim kurumlarındaRektörün teklifi ile Yükseköğretim KuruluBaşkanı tarafından doğrudangörevlendirilebileceği; 8.maddede ise, bu sözleşmedeyer almayan hususlar hakkında 14.10.1983 tarih ve 83/7148 sayılıBakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde işlemyapılacağı hususlarına yer verilmiştir.
Tip Sözleşmenin göndermeyaptığı 83/7148 sayılı Bakanlar KuruluKararının 1.maddesinde ise; 2914 SayılıYükseköğretim Personel Kanununun 16’ ncı maddesihükmüne dayanılarak hazırlanan bu kararınamacının, bu kapsama giren sözleşmeli yabancı uyrukluöğretim elemanlarının sözleşmeli çalışmaesaslarını, ödenebilecek sözleşme ücretlerininüst sınırlarını ve benzeri diğer hususlarıdüzenlemek olduğu ifade edilmiş, diğer maddelerde de, TipSözleşmede de bulunan paralel düzenlemeler yeralmıştır.
Davadosyasının incelenmesinden; yabancı uyruklu olandavacının, 29.09.2014 tarihinde davalı Üniversiteye aitİzmir Biyotıp ve Genom Uygulama ve Araştırma Merkezi(İBG)’nde çalışmak için başvurduğu;kendisine, Üniversite bünyesinde “yabancı uyrukluuzman” olarak çalışabileceğinin bildirildiği;davacının, başvuru için gerekli belgeleri imzalıolarak kuruma gönderdiği, Üniversite/İBG Merkezinin,15.01.2015 tarihli Yönetim Kurulu Toplantısında alınankarar doğrultusunda 19.01.2015 tarihinde Rektörlüğeve Sağlık Bilimleri Enstitüsüne (SBE) başvurudabulunarak davacının 2547 sayılı Kanun kapsamında“yabancı uyruklu uzman” unvanı ileçalışması için YÖK’e önerilmesiniteklif ettiği; SBE Müdürlüğü veRektörlüğün talepleri sonrasında davacının01.05.2015 — 30.04.2017 tarihleri arasında 2 yıl süre ileçalışmasının YÖK tarafından onaylandığı; onay ekinde de “Yabancı Uyruklu ÖğretimElemanları İçin Tip Sözleşme’’nin gönderildiği; bu sözleşmenin aslı ve İngilizce çevirisinindavacıya gönderildiği, imzalamasının istenildiği;resmi sürecin tamamlanması sonrasında Türkiye’yegelen davacının, 28 Temmuz 2015 tarihinde görevine başladığı;sözleşmede belirtilen süreyi tamamlanmadan görevindenayrılması üzerine; “olay” kısmındabelirtilen ifadelerle, süresinden önce sözleşmeninsonlandırıldığından bahisle kendisine kıdemtazminatı, yıllık izin ücreti, bakiye ücretlerve iş sözleşmesinden kaynaklı ücrete ek olaraködenmesi gereken harcırah alacağı olmak üzere toplam1,500,00-TL.nin ödenmesi istemiyle davaaçtığı; davalı idare tarafından verilencevap dilekçelerinde ise; 2914 ve 2547 sayılıYasalar, 1983/7148 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı vedavacıyla imzalanan tip sözleşmede; aylıksözleşme ücreti ile parasal haklar dışındaikramiye, ihbar-kıdem-iş sonu tazminatı ve benzeri bedellerinödenebileceği yönünde bir düzenlemenin yer almadığı;iş mevzuatı hükümlerine tabi olmayan, işçisayılmayan davacının talep ettiği alacaklarıalamayacağının açık olduğu ifade edilerek,davanın reddi gerektiğinin savunulduğuanlaşılmıştır.
Olaydadavacının, 2547 sayılı Yasa’nın 34., 2914sayılı Yasa’nın 16. maddesi ile 14.10.1983tarih ve 83/7148 sayılı Bakanlar Kurulu Kararınagöre düzenlenen sözleşme ileçalıştırıldığı, atama tasarrufu ilegöreve başladıktan sonra taraflarca sözleşmedüzenlendiği, sözleşme koşullarının tamamenhizmet borçlusunun(davacının)yükümlülüklerini belirlemeye yönelik vebüyük ölçüde emsali kadrolu öğretimelemanlarına paralel hükümler içerdiğianlaşılmakta olup, anılan yasal düzenlemelere göreişçi sayılmadığı ve kamu hizmetiyürütmekte olduğu; öte yandan, idare hukuku esaslarınagöre düzenlenen hizmet sözleşmesinin de idarisözleşme niteliği taşıdığıanlaşılmaktadır.
İdarenin,kamu görevlisi sayılan personeli ile arasındaki ilişki,idare hukuku ilkelerine dayanan ve idare hukuku ilkeleriyle düzenlenen birkamu hukuku ilişkisidir. Her ne kadar, hizmet sözleşmesinin 3.maddesi ile, davacı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu’na tâbikılınmış ise de, personelin bağlıolacağı sosyal güvenlik kurumunu belirleyen bu hüküm,tek başına, taraflar arasındaki kamu hukuku ilişkisinideğiştiremez ve ortadan kaldıramaz.
Bu durumagöre, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun 2/1-c. maddesinde belirtilen idari sözleşmedendolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkkapsamındaki davanın görüm veçözümünde idari yargı yeri görevlibulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle İzmir2.İdare Mahkemesinin; 20.12.2017 gün ve E:2017/2056, K:2017/2124sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İzmir2.İdare Mahkemesinin; 20.12.2017 gün ve E:2017/2056, K:2017/2124sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,28.5.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Turgay Tuncay Varlı
Full & Egal Universal Law Academy