T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 262
KARAR NO : 2018 / 296
KARAR TR : 28.5.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A. Sigorta A.Ş.
Vekilleri : Av. O.K., Av. R. S.
Davalı : Bağcılar BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. Y.Ç.
O L A Y : Davacıvekili dilekçesinde; müvekkili şirkete sigortalı 34 G...plakalı aracın, 07/10/2013 tarihinde Zübeyde Hanım Caddesi,Yunus Emre Köprüsü istikametinde Şenay SokakKavşağına geldiğinde, Bağcılar Belediyesi asfaltçalışması yol bakımı olduğundan,önünde bulunan rögar kapağını görmeyerekaracın alt kısımlarına çarpması neticesinde tektaraflı maddi hasarlı trafik kazası meydanageldiğini; yol yapım çalışması ilealakalı ilgili belediyeye ait yüklenici firmanın,çalışma yapılan yolda gerekli işaretlemeleriyapmaması nedeniyle Karayolları Trafik Kanununun 47/1-dkuralının ihlal edildiğini, bundan dolayı kaza vearaçta hasar meydana geldiğini; hasar nedeniylesigortalısına 08/11/2013 tarihinde 8.500TL hasar tazminatıödendiğini; Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin19. maddesi uyarınca; davalı idarenin trafik işaretlerini trafikgüvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmaklayükümlü olduğunu ifade ederek; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili tarafındanödenen 8.500 - TL tutarındaki hasar tazminatının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdantahsiline karar verilmesi istemiyle 9.10.2015 tarihinde adli yargıyerinde dava açmıştır.
Bakırköy 5.Asliye Hukuk Mahkemesince, 12.1.2016gün ve E:2015/471, K:2016/11 sayı ile Bakırköy 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.04.2015 tarih, E:2015/184, K:2015/304sayılı, 08.06.2015 tarihinde kesinleşen ilamı mevcutolduğundan, HMK 114/1-i maddesi uyarınca davanın davaşartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş; temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesince, 30.5.2016gün ve E:2016/4306 K: 2016/6551 sayı ile Mahkemece, davanın HMK114/1-b. maddesi gereğince yargı yolu caizolmadığından HMK 115/2. maddesi gereğince davaşartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken,yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmasınındoğru görülmediği gerekçesiyle hükmünbozulmasına karar verilmiştir.
BAKIRKÖY 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ;10.11.2016gün ve E:2016/441, K:2016/512 sayı ile “(…) Mahkememizdenverilen 12/01/2016 tarih ve 2015/471 esas 2016/11 sayılı kararıYargıtay 17. H.D'nin 30/05/2016 tarih ve 2016/4306 Esas 2016/6551 Kararsayılı ilamı ile bozulmuş 10/11/2016 tarihli celsede bozmailamına uyulmasına karar verildiğigörülmüştür.
İncelenen tüm dosya kapsamında; Kamu hizmetigörmekle yükümlü olan idareler, kamu hizmetisırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar, niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararlarıntazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdariYargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesihükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olup, davanın HMK 114/1-b. maddesigereğince yargı yolu caiz olmadığından HMK 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanınusulden reddine dair aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:
1-HMK 114/1-b maddesi gereğince yargı yolu caizolmadığından HMK 115/2 madde uyarınca dava şartıyokluğundan davanın reddine…” karar vermiş, bukarar istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle idariyargı yerinde dava açmıştır.
İstanbul 8. İdare Mahkemesince; 18/05/2017gün ve E:2017/938, K2017/1176 sayı ile davanın adli yargıyerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiylegörev yönünden reddine karar verilmiş; istinaf yolunabaşvurulması üzerine İstanbul Bölge İdareMahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince; 20.10.2017 günve E:2017/3229, K: 2017/2693 sayı ile adli yargı mercileriningörevsizlik kararı üzerine idari yargı yerlerindeaçılan davalarda, İdare Mahkemesince,uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevli olduğu sonucuna ulaşılmasıhalinde, mevzuat hükümleri gereğince görevli yargıyerinin belirlenmesi için ara kararı ile UyuşmazlıkMahkemesi'ne başvurulması ve Uyuşmazlık Mahkemesitarafından verilecek kararın sonucuna göre karar verilmesigerekirken, davanın yeniden görev yönünden reddedilmesindehukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle anılankararın kaldırılmasına, yeniden yargılamayapılması amacıyla dosyanın 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 5.fıkrası uyarınca mahkemesine gönderilmesine kararverilmiştir.
İSTANBUL 8.İDAREMAHKEMESİ;13.11.2017 gün ve E: 2017/2086 sayı ile“(…) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 2.maddesinde, bu Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hakve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve karayollarındauygulanacağı ifade edilmiş; aksine bir hüküm yoksa;Karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlarile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servisve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiğiiçin faydalanılan yerler ile, Erişme kontrollükarayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarınınkamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısınısağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmetigören araçların, karayolu araçlarına ayrılankısımlarında da, Bu Kanun hükümlerininuygulanacağı öngörülmüş, diğer yandanaynı Kanunun 3. maddesinde de "Geçiş yolu"nun;araçların bir mülke girip çıkması içinyapılmış olan yolun, karayolu üzerinde bulunankısmı olarak tanımlanmış, aynı Kanunun 7. vedevamı maddelerinde karayollarının yapım ve bakımdansorumlu olan idarenin can ve mal güvenliği yönünden gereklidüzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak vealdırmanın, görev, yetki ve sorumlulukları arasındasayılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun110. maddesinde "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.”hükmüne, 2918 sayılı Kanuna eklenen Geçici 21.maddede ise; "Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz.”hükmüne yer verilmiştir.
(…)Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarınabakıldığında, (…)2918 sayılı Yasanın 19.1.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesigözetildiğinde meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği”ne karar verilmiştir.(…)
Bakılan davanın, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun yukarıda belirtilen 7. maddesi iledavalı idareye verilmiş görev, yetki ve sorumluluklarıngereği gibi yerine getirilmediğinden bahisleaçıldığı ve sigortalı aracın karayoluüzerinde maddi hasara uğradığı hususları dikkatealındığında, bu doğrultuda 2918 sayılı Kanun'dandoğan sorumluluk davası kapsamında bulunduğu ve aynıKanun'un yukarıda metni yazılı 110. maddesi hükmüuyarınca ve kesin olan Uyuşmazlık Mahkemesi kararları dadikkate alındığında davada adli yargınıngörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin11.04.2016 günlü, E:2016/163, K:2016/110 sayılı kararıda aynı yöndedir.
Açıklanan nedenlerle; 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun uyarınca dava dosyasının, Bakırköy5.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2016/441 sayılı davadosyası temin edildikten sonra görevli yargı yerininbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine ve Uyuşmazlık Mahkemesi karar sonucuna kadardavanın bekletilmesine…” karar vermiş; Mahkemecebila tarihli üst yazıyla gönderilen dava dosyaları 4.4.2018tarihinde Mahkememiz kayıtlarına girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 28.5.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasındasigortalı aracın uğradığı hasar bedeliniödeyen sigorta şirketinin, zararının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasındaolduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”;Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacışirket tarafından sigortalı 34 G... plakalıaracın, 07/10/2013 tarihinde Zübeyde Hanım Caddesi, Yunus EmreKöprüsü istikametinde Şenay Sokak Kavşağınageldiğinde, Bağcılar Belediyesi asfaltçalışması yol bakımı olduğundan,önünde bulunan rögar kapağını görmeyerekaracın alt kısımlarına çarpması neticesinde tektaraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği; araçtaoluşan hasar nedeniyle sigortalısına 08/11/2013 tarihinde8.500TL ödendiği; Karayolları Trafik Kanununun 47/1-d,Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 19. maddesiuyarınca; davalı idarenin trafik işaretlerini trafikgüvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmaklayükümlü olduğu, davalı idareninçalışma yapılan yolda gerekli işaretlemeleri yapmaması nedeniyle kazanın oluşumunda ve aracın hasargörmesinde kusurlu bulunduğu iddia edilerek; ödenen 8.500 –TL.nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziile birlikte davalıdan rücuen tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridiüzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasınıgerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusukural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, İstanbul 8.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Bakırköy 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin, 10.11.2016 gün ve E:2016/441, K:2016/512 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 8.İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Bakırköy 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin, 10.11.2016 gün ve E:2016/441, K:2016/512sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 28.5.2018 gününde Üye TurgayTuncay VARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Suna TÜRE Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Turgay Tuncay Varlı KARŞIOY 03.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/670, K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 28.5.2018 ÜYE Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy