T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 331
KARAR NO : 2018 / 315
KARAR TR : 28.05.2018
ÖZET : Kalkınma Bankasında 38 yıl 5 ay 4 gün görev yaptıktan sonra emekli olan davacıya 30 yıl üzerinden emekli ikramiyesi ve maaşı bağlanması sebebiyle, bakiye 8 yıl 5 ay 4 günlük primin iadesi talebinin İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : M.T.
Vekili : Av. Ş.B.T.
Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı
Vekilleri : Av. Y.E.B.Av. H.H.Av. E.Y.
Davalı : Türkiye Kalkınma BankasıA.Ş
Vekili : Av. T.A.
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin davalılardan Türkiye Kalkınma Bankasında38 yıl 5 ay ve 4 gün çalışmasına rağmenemeklilik prim ve maaş hesaplamasında sayılmayan ancakmüvekkilinin maaşından tavan ücretten kesilen 8 yıl 5ay 4 günlük yatırılan primlerin tamamınınhesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ileşimdilik 1.500 TL’ nin müvekkilinin emeklisandığı iştirakçisi olduğu tarih olan15/01/2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasalfaizi ile birlikte tahsili istemiyle 07/02/2014 tarihinde adli yargıyerinde dava açmıştır.
ANKARA 3.İŞ MAHKEMESİ: 10/03/2015 gün E:2014/239, K:2015/352sayılı dosyasında "Uyuşmazlık emeklisandığına ilişkindir. 5521 SY da iş mahkemesiningörevine ilişkin uyuşmazlıklar ile dava konusunun ilgiliolmaması nedeniyle mahkememizin görevsizliği ve İdariYargının görevli olduğu" görüşüyle"HMK 114/1-B maddesine göre dava şartı olan yargı yolununcaiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine" kararvermiş, temyiz edilmeyen kararın 07/05/2015 tarihindekesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacıvekili 04/06/2015 tarihinde aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 1.İDARE MAHKEMESİ: 26/12/2017 gün, E:2015/1490 sayı ile"5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu'nun 1. maddesinde; bu Kanunun amacının, sosyalsigortalar ile genel sağlık sigortası bakımındankişisel güvence altına almak, bu sigortalardan yararlanacakkişileri ve sağlanacak haklan, bu haklardan yararlanma şartlanile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek, sosyalsigortaların ve genel sağlık sigortasınınişleyişi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek olduğubelirtilmiş, 51. maddesinde; isteğe bağlı sigortalılığınbaşlangıcı ve sona ermesiyle ilgili hükümlere, 52.maddesinde; isteğe bağlı sigorta primleri ve ödenmesineilişkin hükümlere yer verilmiş, 101. maddesinde ise;"Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür."hükmü düzenlenmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden, davacı tarafından;çalışma hayatının 30 yılına tekabüleden yıllara ait emekli maaşına ve emekli ikramiyesineyansıtılmayan primlerin ve emeklilik prim ve maaşhesaplamasında dikkate alınmayan 8 yıl 5 ay 4 günlükyatırılan primlerin tamamının hesaplanarak ödenmesinekarar verilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda,5510 sayılı Kanunun kapsamında davalı idareye ödenenprimlerin davacıya iade edilip edilmeyeceğinin 5510 sayılıKanun hükümleri uyarınca değerlendirilmesi mümkünolduğundan, fazladan ödenen primin yasal faiziyle birlikte iadesinekarar verilmesi istemiyle açılan davanın adli yargıyerince (İş Mahkemelerinde) görülüpçözümlenmesi gerekmektedir.
Açıklanannedenlerle, Mahkememizin görevsizliğine, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesi'nce karar verilinceye kadar ertelenmesine" karar vererek22.02.2018 tarih ve 2015/1490 E. sayılı üst yazı ileMahkememize müracaat etmiş, başvuru 07.05.2018 tarihindekayıt altına alınmıştır.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 28.05.2018 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının, ekindeki adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, KalkınmaBankasında 38 yıl 5 ay 4 gün görev yaptıktan sonraemekli olan davacıya 30 yıl üzerinden emekli ikramiyesi vemaaşı bağlanması sebebiyle, bakiye 8 yıl 5 ay 4günlük primin hesaplanarak yasal faizi ile birlikte iade edilmesiistemiyle açılmıştır.
4456sayılı Türkiye Kalkınma Bankası Anonim ŞirketininKuruluşu Hakkında Kanunun "Banka Personeli"başlıklı 15. maddesi;
Bankahizmetlerinin gerektirdiği görevler, 657 sayılı DevletMemurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmelipersonel hakkındaki hükümlerine tabi olmayansözleşmeli personel eli ile yürütülür...
...Bankapersoneli, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunuhükümlerine tabidir. Hizmet sürelerinin değerlendirilmesi,657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 5434 sayılıKanun hükümlerine göre yapılır.
Düzenlemesiniiçermektedir.
Davadilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, davacının 5434sayılı kanuna tabi banka personeli olarak çalışmaktaiken 15.08.2013 tarihinde Emekli Sandığı'ndan emekliolduğu, bu süreçte 38 yıl 5 ay 4 gün hizmetibulunmasına rağmen emekli ikramiyesi ve maaşıhesaplamasının 30 yıl üzerindengerçekleştirildiği, hatanın ve maddi kaybınıngiderilmesi talebinin reddedilmesi üzerine 8 yıl 5 ay 4 günlükprim ödemesinin yasal faizi ile iadesi için önce adliyargıda, görevsizlik kararı sonrası idari yargıda davaaçıldığı anlaşılmaktadır.
31.05.2006tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçici maddelerlekorunan haklar dışında, sosyal güvenlik ve sağlıkhizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beşfarklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hak vehükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılıKanun hükümlerine göre işlem yapılacağı hükümaltına alınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava Anayasa Mahkemesi’nin30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ilereddedilmiştir.
5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı red ile sonuçlandırmakla birlikte; sözkonusu kararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceiştirakçisi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir, Bu bakımdan5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra, primesasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortayaçıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…”
Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesikararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Kaldıki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki“…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır ” hükmü uyarınca AnayasaMahkemesi kararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır.
Bu durumda,5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği, dolayısıyla,2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-amaddesinde belirtilen idari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davalarıkapsamında bulunan, 5754 sayılı Kanun'unyürürlüğe girdiği tarihten önce emeklisandığı iştirakçisi iken emekliye ayrılan vekendisine 5434 sayılı Kanun uyarınca emekliaylığı bağlanan davacının 30 yıl üzeriprim ödemelerinin iade edilmesine ilişkin davasının idariyargı yerinde görüleceği sonucunavarılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanıngörüm ve çözümü idari yargı yeriningörevine girdiğinden, Ankara 1. İdare Mahkemesinin 26/12/2017gün ve 2015/1490 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 1.İdare Mahkemesinin 26/12/2017 gün ve 2015/1490 sayılıBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 28.05.2018 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Suna TÜRE Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Turgay Tuncay Varlı
Full & Egal Universal Law Academy