T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2018/255 KARAR NO : 2018/207 KARAR TR : 20.04.2018 ÖZET: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14. maddesine aykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarınca Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce verilen idari para cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerek-tiği hk. K A R A R Davacı :Dicle Üniversitesi Rektörlüğü Vekili :Av. Ş.K. Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekili : Av. E.E. O L A Y : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı, Diyarbakır Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü Sur Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünün 6.4.2017 gün ve…..-4.588.470 sayılı işlemi ile, DicleÜniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesine tedaviiçin gelen sigortalı Derya Turhan isimliçalışanın yaralanması ile sonuçlanan işkazasının, 6331 sayılı İşSağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14.maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen süredebildirilmediğinden bahisle, söz konusu Kanun’a aykırılıknedeniyle, aynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası(e) bendi uyarınca Dicle Üniversitesi Uygulama ve AraştırmaHastanesi adına 2.466,00 TL idari para cezası verildiğiadı geçen hastaneye bildirilmiş, yapılan itiraz aynıKurumun 3.7.2017 gün ve 9 sayılı komisyon kararı ilereddedilmiştir. Davacı vekili, idari paracezasının iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. DİYARBAKIR 3.İDARE MAHKEMESİ: 18.8.2017 gün ve E:2017/2445, K:2017/1667sayı ile, 6331 sayılı Kanun uyarınca verilen idari paracezasının iptal edilmesi istemiyle açılan davada, 6331 sayılı Kanun’da bu Kanun uyarınca verilen idari paracezalarına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemebulunmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102. maddesi hükümlerinin uygulanacağı,açıkça kanun yoluna yönelik olarak bir atıftabulunulmadığından, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun3 ve 27. maddeleri gereğince davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kesin olarak karar vermiştir. Davacı vekili, bu kezaynı istemle adli yargı yerine itirazda bulunmuştur. DİYARBAKIR 2. SULHCEZA HAKİMLİĞİ: 21.2.2018 gün veD.İş:2017/2963 sayı ile; Uyuşmazlık Mahkemesinin konuile ilgili kararları emsal alınarak, yapılan başvurukonusunda karar verme görevinin idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle başvurunun görev nedeniyle reddine kararvermiş, yapılan itiraz Diyarbakır 3. Sulh Ceza Hakimliğincekesin olarak reddedilmiştir. Davacı vekilinin 19.3.2018tarihinde Diyarbakır 2. Sulh Ceza Hakimliğine vermiş olduğudilekçesi ile, idari ve adli yargı yerlerince verilmiş olangörevsizlik kararları nedeniyle oluştuğunu ilerisürdüğü olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle UyuşmazlıkMahkemesine Başvurulmasını talep etmesi üzerine, davadosyası Diyarbakır 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 27.3.2018 tarih veE:2017/2963 sayılı üst yazısı ile Mahkememizegönderilmiş olup, 5.4.2018 tarihinde kaydagirmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN,Birgül KURT ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 20.04.2018 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü,E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında, “2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcınınya da şahsi davacının talebi ile başlayanyargılaması sonunda sanığın mahkumiyetine ya daberaatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleriarasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerindendolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği…” açıkça belirtilmiştir. Budurum göz önüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdari veadli yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece, 15. maddede belirtilenyönteme uygun olarak idari yargı dosyası da temin edilerekUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi . II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 6331sayılı Kanun’un 14. maddesine aykırılıknedeniyle aynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e)bendi uyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır. 6331sayılı İş Sağlığı veGüvenliği Kanunu’nun “İş kazası ve meslekhastalıklarının kayıt ve bildirimi”başlığı altında düzenlenen 14. maddesinde,“(1) İşveren; a)Bütün iş kazalarının ve meslekhastalıklarının kaydını tutar, gerekli incelemeleriyaparak bunlar ile ilgili raporları düzenler. b)İşyerinde meydana gelen ancak yaralanma veya ölüme nedenolmadığı halde işyeri ya da iş ekipmanınınzarara uğramasına yol açan veya çalışan,işyeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeliolan olayları inceleyerek bunlar ile ilgili raporları düzenler. (2)İşveren, aşağıdaki hallerde belirtilen süredeSosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunur: a) İşkazalarını kazadan sonraki üç iş günüiçinde. b)Sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimitarafından kendisine bildirilen meslek hastalıklarını,öğrendiği tarihten itibaren üç işgünü içinde. (3)İşyeri hekimi veya sağlık hizmeti sunucuları; meslekhastalığı ön tanısı koyduklarıvakaları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilensağlık hizmeti sunucularına sevk eder. (4)Sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal eden işkazalarını, yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularıise meslek hastalığı tanısı koyduklarıvakaları en geç on gün içinde Sosyal GüvenlikKurumuna bildirir. (5) Bu maddeninuygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, SağlıkBakanlığının uygun görüşü alınarakBakanlıkça belirlenir” denilmiş; “İdaripara cezaları ve uygulanması” başlığıaltında düzenlenen 26. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanunun; (……) e)14üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her biryükümlülük için ayrı ayrıbinbeşyüz Türk Lirası, ikinci fıkrasındabelirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işvereneikibin Türk Lirası, dördüncü fıkrasındabelirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyensağlık hizmeti sunucuları veya yetkilendirilen sağlıkhizmeti sunucularına ikibin Türk Lirası, (……) idari paracezası verilir.” denilmiş; aynı maddenin ikincifıkrasında, “(Değişik:4/4/2015-6645/4 md.) BuKanunda belirtilen idari para cezaları, 14 üncü maddedebelirtilen bildirim yükümlülüğünü yerinegetirmeyenlere uygulanacak idari para cezaları hariçgerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve İşKurumu il müdürünce verilir. 14 üncü maddedebelirtilen bildirim yükümlülüğünü yerinegetirmeyenler için uygulanan idari para cezaları hariçtahsil edilen idari para cezaları genel bütçeye gelir kaydedilir.14 üncü maddede belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlere uygulanacakidari para cezaları ise doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumuncaverilir. Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102 nci maddesi hükümleri uygulanır. Verilen diğeridari para cezaları tebliğinden itibaren otuz gün içindeödenir. İdari para cezaları tüzel kişiliğibulunmayan kamu kurum ve kuruluşları adına dadüzenlenebilir.” hükmü yer almış; 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun 102. maddesinde ise, “(.......) İdarîpara cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğtarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumunilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süreiçinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumcaitirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihindenitibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesinebaşvurabilirler. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde, idari para cezası kesinleşir. İdarîpara cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadanönce tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içindepeşin ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsiledilir. Peşin ödeme idari para cezasına karşı yargıyoluna başvurma hakkını etkilemez. (.......)”denilmiştir. Olayda, davanın, SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı Diyarbakır SosyalGüvenlik İl Müdürlüğü Sur SosyalGüvenlik Merkez Müdürlüğünün 6.4.2017 gün ve …..-4.588.470 sayılı işlemiile, Dicle Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesine tedaviiçin gelen sigortalı Derya Turhan isimliçalışanın yaralanması ile sonuçlananiş kazasının, 6331 sayılı İşSağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14.maddesinde belirtilen sürede Kuruma bildirilmediğinden bahisle,aynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendiuyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyleaçıldığı, 6331 sayılı Kanun’da idaripara cezası verilecek hususların düzenlendiği, bunakarşın idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, ancak bu Kanunuyarınca, daha açık bir ifadeyle, Kanunun 14üncü maddesinde belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlereuygulanacak idari para cezalarının doğrudan Sosyal GüvenlikKurumunca verileceği ve Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102 nci maddesi hükümlerininuygulanacağı anlaşılmıştır. Öteyandan, 30.3.2005 gün ve 25772 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğişik 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin1. fıkrasında ise “idari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir.” düzenlemeleri yeralmıştır. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer Kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının6331 sayılı İş Sağlığı veGüvenliği Kanunu uyarınca, Diyarbakır Sosyal Güvenlikİl Müdürlüğü Sur Sosyal GüvenlikMerkez Müdürlüğü tarafındanverildiği, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 6331sayılı Kanun’da bu Kanun uyarınca SosyalGüvenlik Kurumunca verilen idari para cezalarının tebliğ,itiraz ve tahsilinde 5510 sayılı Kanunun 102. maddesi hükümlerinin uygulanacağı, 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun 102. maddesinde ise, idari para cezalarınakarşı idari yargı yerine itiraz edileceğidüzenlenmiş olup, itiraz konusunda görevli mahkemeningösterildiği anlaşılmıştır. Bu durumda,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, Sosyal GüvenlikKurumunca verilen idari para cezasına karşı açılandavanın görüm ve çözümünde idariyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Diyarbakır 3. İdareMahkemesince verilen 18.8.2017gün ve E:2017/2445, K:2017/1667 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle, Diyarbakır 3. İdare Mahkemesince verilen18.8.2017gün ve E:2017/2445, K:2017/1667 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 20.04.2018gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Üye Üye Üye Nuri Şükrü Mehmet Alaittin Ali NECİPOĞLU BOZER AKSU ÖĞÜŞ Üye Üye Üye SüleymanHilmi Birgül Turgay Tuncay AYDIN KURT VARLI
Full & Egal Universal Law Academy