T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/120
KARAR NO : 2018/244
KARAR TR: 20.04.2018
ÖZET: Davacının Haymana Ticaret Borsası’nda 4857 sayılı İş Kanunu'na tâbi sözleşmeli Genel Sekreter olarak görev yaptığı, kullandırılmayan ve ücreti ödenmeyen yıllık ücretli izin alacağının, eksik ödenen ikramiye alacağının ve işlemiş faizlerinin, eksik ödenen özel hizmet tazminatı alacağının ve faizinin ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali ile söz konusu alacakların ödenmesine karar verilmesiistemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : H.O.K.
Vekili : Av. M.K. (vekaletten çekilmiştir)
Davalı : Haymana Ticaret Borsası Başkanlığı
Vekili : Av. E.A.
O L A Y: Davacıvekilidavadilekçesindeözetle;müvekkilinin davalı idare bünyesinde Genel Sekreter olarakçalıştığı 1.7.1987 – 1.8.2011 tarihleriarasında kullandırılmayan ve ücreti ödenmeyen 10.010,44-TLyıllık ücretli izin alacağının ve 132,63-TLişlemiş faizinin, eksik ödenen 65.522,88-TL ikramiyealacağının ve 868,17-TL işlemiş faizinin, eksiködenen 30.749,41-TL özel hizmet tazminatıalacağının ve 26.275,00-TL faizinin ödenmesi istemiyle23.9.2011 tarihli idari başvurunun zımnen reddine ilişkindavalı idare işleminin iptali ve söz konusu alacaklarınödenmesine karar verilmesi talebiyle idariyargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 13. İDARE MAHKEMESİ: 8.12.2011 günve E:2011/2309, K:2011/1681 sayı ile, uyuşmazlığın,4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olarak görev yapandavacının, yıllık ücretli izinalacağının ve işlemiş faizinin, eksik ödenenikramiye alacağının ve işlemiş faizinin, eksiködenen özel hizmet tazminatı alacağının vefaizinin ödenmesi isteminin reddinden kaynaklandığıanlaşıldığından, Yasanın yukarıda belirtilenhükümleri karşısında, davanın görüm veçözümünde idari yargı yerinin değil, adliyargı yerinin görevli bulunduğu sonucunavarıldığı gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara 10. İş Mahkemesi: 2.7.2013 gün veE:2012/162, K:2013/800 sayı ile, yapılan yargılama sonucunda;Davacı H.O.K.'ın 1.7.1987 tarihinde Haymana Ticaret Borsasındaçalışmaya başladığı, genel sekreteryardımcısı olarak çalıştığı, 1.8.2011tarihinde emekli olarak ayrıldığı, 5590 sayılıkanun gereği 657 sayılı kanuna tabi olduğu, TOBB sicilyönetmeliği hükümlerine göre özlükhaklarının belirlendiği anlaşılmakladavacının talepleri gözönüne alınarak dosya hesapyönünden bilirkişiye tevdi edilmiş, gerekçeli vedenetime elverişli şekilde düzenlenen 18.10.2012 tarihli raporve 28.1.2013 tarihli ek rapor mahkemelerince usul ve yasaya uygun bulunarakdavacının izin ücreti talebi yönünden 4857sayılı kanun hükümlerinin davacıya uygulanmasımümkün olmadığından gerek 657 sayılı kanunhükümleri ve gerekse TOBB iç yönetmeliğinin17.maddesi hükmü gereğince 2 yıl içindekullanılmayan izinlerin düşeceği belirtildiğinden izinücretine ilişkin talebinin reddi cihetine gidildiği, 2006 ve2011 yılı borsa yönetim kurulu kararının incelenmesisonucunda, borsada çalışan personele ikramiye ödenmesineilişkin herhangi bir karar alınmadığıgörüldüğünden ikramiyeye ilişkin talebinin reddicihetine gidildiği, ayrıca 2006 ve 2011 yıllarına aityönetim kurulu kararlarında özel hizmet tazminatı konusundave ödeme oranı hakkında herhangi bir kararbulunmadığından özel hizmet tazminatına ilişkintalebinin de reddi cihetine gidildiği gerekçesiyle davanınreddine karar vermiş, bu karar davacı vekili tarafından temyizedilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi: 24.12.2014 gün veE:2013/26896, K:2014/36767 sayı ile, davacının davalıticaret borsasında genel sekreter yardımcısı olarakçalıştığı; 5174 sayılı TürkiyeOdalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 73/jmaddesinde, “Oda, borsa, Birlik ve bunların kurduğuteşekküllerde istihdam edilenler bu Kanunda yer alanhükümler dışında 4857 sayılı İşKanununa tâbidir.” denildiği; Aynı Kanun’ungeçici 12. maddesinde ise “Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihte oda, borsa, Birlik vebunların kurduğu teşekküllerde istihdam edilmekteolanların, mevcut statülerine göre istihdam edilmelerine devamolunur.” hükmünün yer aldığı; diğertaraftan personel yönetmeliğinde, personelin memurlarsözleşmeli ve geçici personelden oluştuğu ifadeedildikten sonra özlük hakları, disiplin ve uygulanacakhükümler bakımından 657 sayılıDevletMemurları Kanunu'na atıfta bulunulduğu, davacının 5174sayılı Kanun’un geçici 12. maddesi kapsamında yeraldığı, bu sebeple 5174 sayılı Kanun öncesiyürürlükte bulunan 5590 sayılı Kanun ve bu Kanunadayanılarak çıkarılan yönetmelikler uyarıncadavacının statü hukukuna tabi bir kişi olduğu; buitibarla uyuşmazlığı çözme görevinin idariyargıya ait olduğu; Mahkemenin görevli olduğunu kabulederek işin esasına girmesinin ise hatalı olduğu,kararın bu sebeple bozulması gerektiği gerekçesiyletemyiz olunan kararın bozulmasına karar vermiştir.
ANKARA 10. İŞ MAHKEMESİ: 5.5.2015 gün veE:2015/412, K:2015/535 sayı ile, yargıtay bozma ilamıdoğrultusunda yapılan yargılama sonucunda; Davacı H.O.K.’ın1.7.1987 tarihinde Haymana Ticaret Borsasında çalışmayabağladığı, genel sekreter yardımcısı olarakçalıştığı, 1.8.2011 tarihinde emekli olarak ayrıldığı,5590 sayılı Kanun ve bu kanuna dayanılarakçıkarılan yönetmelikler uyarınca statü hukukunatabi olduğu, uyuşmazlığın idari yargıdagörülmesi gerektiğinden mahkemelerinin görevsizliğinekarar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı bu kezfazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydı ile şimdilik 750,00-TL yıllık izinalacağının, özel hizmet tazminatıalacağının ve ikramiye alacağının emekliliktarihi olan 1.8.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıidareden tahsili istemiyle tekrar idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara 11. İdare Mahkemesi: 11.10.2017 gün veE:2016/4944, K:2017/3117 sayı ile, bakılmakta olan davada Ankara 13.İdare Mahkemesinin 08.12.2011 tarih ve E:2011/2309, K:2011/1681sayılı görevsizlik kararıyla, Ankara 10. İşMahkemesinin 05.05.2015 tarih ve E:2015/412, K:2015/535 sayılı görevsizlikkararının tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davayailişkin olduğu, bu iki görevsizlik kararı nedeniyle olumsuzgörev uyuşmazlığı söz konusu olduğu ve davanıntaraflarının bu uyuşmazlığın giderilmesiiçin son görevsizlik kararını veren mahkemeyebaşvurmaları gerektiğinin anlaşıldığı;bu durumda; Ankara 13. İdare Mahkemesinin görevsizlik kararınedeniyle dosya önüne giden Ankara 10. İş Mahkemesinin songörevsizlik kararı üzerine davacının, 2247sayılı Kanunun 14. ve 15.maddeleri uyarınca olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi için songörevsizlik kararını veren Ankara 10. İş Mahkemesinebaşvurması gerekirken bu usul izlenmeyerek Mahkemeleri esasınakaydolan bu davanın açıldığıgörüldüğünden, dosya esas kaydınınkapatılmasına, 2247 sayılı Kanunun 14. ve 15.maddeleriuyarınca olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi için Ankara 10. İş Mahkemesinebaşvurması gerektiğinin davacıya bildirilmesine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı idari ve adli yargı yerlerince verilmiş olangörevsizlik kararları nedeniyle oluştuğu önesürülen olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi istemiyle Ankara 10. İş Mahkemesine vermişolduğu 24.10.2017 tarihli dilekçesiyle UyuşmazlıkMahkemesine Başvurulmasını talep etmiş olmakla, Ankara 10.İş Mahkemesinin 15.1.2018 tarih ve E:2015/412 sayılıüst yazısı ile Mahkememize gönderilmiş olup, 19.1.2018tarihinde kayda girmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN,Birgül KURT ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 20.04.2018 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa'nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, adli ve idariyargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygunolarak davacının istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiğive usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 1.7.1987-1.8.2011 tarihleri arasında davalı idaredeGenel Sekreter olarak 4857 sayılı İş Kanunu’na tabiolarak görev yapan davacı tarafından, kullandırılmayanve ücreti ödenmeyen 10.010,44-TL yıllık ücretli izinalacağının ve 132,63-TL işlemiş faizinin, eksiködenen 65.522,88-TL ikramiye alacağının ve 868,17-TLişlemiş faizinin, eksik ödenen 30.749,41-TL özel hizmettazminatı alacağının ve 26.275,00- TL faizininödenmesi istemiyle yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiylereddine ilişkin işlemin iptali ile söz konusu alacaklarınödenmesine karar verilmesiistemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun “İdari dava türleri ve idari yargıyetkisinin sınırı” başlıklı 2.maddesinde;“1. (Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari davatürleri şunlardır:
a) (İptal: Ana.Mah.nin 21/9/1995 tarih ve E:1995/27, K:1995/47sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000 - 4577/5md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâledilenler tarafından açılan iptal davaları,
b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları,
c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukukauygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevininkanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesinikısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veyaidarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararıveremezler.
3. Cumhurbaşkanının doğrudan doğruyayaptığı işlemler idari yargı denetimidışındadır.” hükmüne;
25/10/2017 tarih ve30221 sayılı Resmî Gazetedeyayımlanan, 3., 11. ve 12. maddeleri 1/1/2018 tarihinde, diğerhükümleri yayımı tarihinde yürürlüğegiren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun “Görev”başlıklı 5. maddesinde;“(1) İş mahkemeleri;
a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılıKanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılıİş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı TürkBorçlar Kanununun İkinci Kısmının AltıncıBölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına,
b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılıKanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındakiuyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal GüvenlikKurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş vesosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,
c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevliolduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava veişlere bakar.”hükmüne;
4857 sayılı İş Kanunu'nun“Sözleşmenin sona ermesinde izin ücreti”başlıklı 59.maddesinde; “ İşsözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halindeişçinin hak kazanıp da kullanmadığıyıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmeninsona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya haksahiplerine ödenir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımıiş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar.
İşveren tarafından iş sözleşmesininfeshedilmesi halinde 17 nci maddede belirtilen bildirim süresiyle, 27 ncimadde gereğince işçiye verilmesi zorunlu yeni iş aramaizinleri yıllık ücretli izin süreleri ile içiçe giremez. ” hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan, 1/6/2004 tarih ve 25479 sayılı ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren5174sayılı “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalarve Borsalar Kanunu”nun “Borsalar” başlıklı 28.maddesinde; “Ticaret borsaları, bu Kanunda yazılı esaslarçerçevesinde borsaya dahil maddelerin alım satımıve borsada oluşan fiyatlarının tespit, tescil veilânı işleriyle meşgul olmak üzere kurulan kamutüzel kişiliğine sahip kurumlardır.
Kambiyo ve kıymetli madenlerle ilgili borsalar bu Kanunkapsamı dışındadır.” hükmüne;“Oda, borsa ve Birlik personeli” başlıklı 73.maddesinde “Oda, borsa, Birlik ve bunların kurduğuteşekküllerde istihdam edilenler bu Kanunda yer alan hükümlerdışında 4857 sayılı İş Kanununatâbidir.” hükmüne; Geçici 3. maddesinde “BuKanunda öngörülen yönetmelikler, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ayiçinde yürürlüğe konulur. Bu yönetmelikleryürürlüğe konuluncaya kadar bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihte yürürlükte bulunan tüzük veyönetmeliklerin, bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerininuygulanmasına devam edilir.” hükmüne; Geçici 12.maddesinde “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihteoda, borsa, Birlik ve bunların kurduğu teşekküllerde istihdamedilmekte olanların, mevcut statülerine göre istihdamedilmelerine devam olunur.” hükmüne yer verilmiş;aynı Kanunun 103.maddesiyle,8.3.1950 tarihli ve 5590sayılı “Ticaret ve Sanayi Odaları”, “TicaretOdaları”, “Sanayi Odaları”, “Deniz TicaretOdaları”, “Ticaret Borsaları” ve“Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve TicaretBorsaları Birliği” Kanunu yürürlüktenkaldırılmıştır.
Buna göre; İdarî yargı yerlerindeaçılabilen İdarî davaların, bir tarafınıidarenin teşkil ettiği ve bunların kamu hukukuna tâbihukukî uyuşmazlıkları kapsadığı; bunakarşın İş Kanunu'na tâbi işsözleşmelerinin feshinden dolayı işveren ileişçi arasında ortaya çıkan özel hukukatâbi hukukî uyuşmazlıkların çözümyerinin iş mahkemeleri olduğu açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davanın1.7.1987-1.8.2011 tarihleri arasında davalı idarede Genel Sekreterolarak 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olarakgörev yapan davacı tarafından, kullandırılmayan ve ücretiödenmeyen 10.010,44-TL yıllık ücretli izinalacağının ve 132,63-TL işlemiş faizinin, eksiködenen 65.522,88-TL ikramiye alacağının ve 868,17-TLişlemiş faizinin, eksik ödenen 30.749,41-TL özel hizmettazminatı alacağının ve 26.275,00-TL faizinin ödenmesiistemiyle yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddineilişkin işlemin iptali ile söz konusu alacaklarınödenmesine karar verilmesi istemiyle açıldığıanlaşılmıştır.
Bakılan davada, davacının Haymana TicaretBorsası’nda 4857 sayılı İş Kanunu'na tâbisözleşmeli personel olarak görev yaptığı veuyuşmazlığın davacının parasalhaklarınailişkin olduğuanlaşıldığından, yukarıda yer verilen Yasaldüzenlemeler uyarınca davanın görüm veçözümünde İş Mahkemesi (AdliYargı)'nın görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Ankara 10. İş Mahkemesinceverilen 5.5.2015 gün ve E:2015/412, K:2015/535 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 10.İş Mahkemesince verilen5.5.2015 gün ve E:2015/412, K:2015/535sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,20.04.2018 gününde OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Nuri Şükrü Mehmet Alaittin Ali
NECİPOĞLU BOZER AKSU ÖĞÜŞ
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Birgül Turgay Tuncay
AYDINKURT VARLI
KARŞIOY
5590 sayılı “Ticaret ve Sanayi Odaları”,“Ticaret Odaları”, “Sanayi Odaları”,”Deniz Ticaret Odaları” “Ticaret Borsaları” ve“Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz, Ticaret Odaları ve Ticaret BorsalarıBirliği” Kanunu, 18.5.2004 tarihli ve 5174 sayılıTürkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu ileyürürlükten kaldırılmış ve 5174sayılı Kanunu’nun 28. maddesinde Ticaret borsaları, buKanunda yazılı esaslar çerçevesinde borsaya dahilmaddelerin alım satımı ve borsada oluşanfiyatlarının tespit, tescil ve ilânı işleriyle meşgulolmak üzere kurulan kamu tüzel kişiliğine sahipkurumlardır hükmüne yer verilmiş, 73. maddesinde ise; oda,borsa, birlik ve bunların kurduğu teşekküllerde istihdamedilenlerin bu Kanunda yer alan hükümler dışında, 4857sayılı İş Kanununa tabi olacakları hükmebağlanmış; geçici 12. maddesinde de, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihte oda, borsa, birlik vebunların kurduğu teşekküllerde istihdam edilmekteolanların mevcut statülerine göre istihdam edilmelerine devamolunacağı düzenlenmiştir.
5590 sayılı Yasaya dayanılarak hazırlanan ve5.8.1983 tarihli ve 18126 sayılı R.G'de yayımlanan, 5174sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra dayürürlükte olan Ticaret ve Sanayi Odaları, TicaretOdaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları, TicaretBorsaları ve Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları veTicaret Borsaları Birliği Personel Yönetmeliğinin 1.maddesinde, "Bu Yönetmelik 5590 sayılı Kanunun 2567sayılı Kanunla değiştirilen 86 . maddesi gereğinceodalar, borsalar ve Birlik memur, sözleşmeli ve geçici personeliile hizmetlilerin özlük hakları ve ayrılma tazminatıile ilgili esasları düzenlemek amacıylahazırlanmıştır." düzenlenmesiyapılmış, 3. maddesinin (b) bendinde ise"sözleşmeli personel": "(Değişik: 30/4/1990- 90/377 K.) Asli ve sürekli görevlerde kadrolu memur ve hizmetlipersonel dışında, sözleşme ile istihdam edilenpersoneldir." şeklinde tanımlanarak, sözleşmelipersonelin, kamu personeli statüsünde olduğu kabuledilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; ticaret borsasında genel sekreterolarak görev yapmış olan davacının,sözleşmeli personel olarak istihdam edildiği ve 1.7.1987 ila1.8.2011 tarihleri arasında izin, ikramiye,el hizmet tazminatı vefaizi alacağının verilmesi istemiyle davaaçtığı anlaşılmıştır.
Kuruluş amaçları, kamu yararı; faaliyetkonuları ise kamu hizmeti olup, özel hukuk tüzel kişilerinenazaran üstün ve ayrıcalıklı kamu gücünesahip olan ve tek taraflı işlemlerle, yeni hukuki durumyarattıkları için personeli de kamu hukukuna tabi olan oda,borsa ve birliklerin kamu hizmeti görmek amacıyla 5590sayılı Yasanın yürürlükte olduğudönemde personeliyle yaptıkları sözleşmeler idarisözleşme niteliğinde olduğundan, bu sözleşmelerinfeshine ilişkin uyuşmazlıkların görüm veçözüm yerinin de idari yargı yeri olduğununkabulü gerekir.
Bu durumda, davacının iş akdinin feshine ilişkinişlemin, yargısal denetiminin idari yargı yerlerindeyapılması gerektiği sonucunaulaşıldığından, davanın çözümündeadli yargı yerinin görevli olduğu yolunda verilen kararakatılmıyorum.
Üye
Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy