T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 148
KARAR NO : 2018 / 215
KARAR TR : 20.4.2018
ÖZET : Davalı Kurum tarafından gerçekleştirilen karayolunun yapım çalışmaları sırasında, davacıya ait taşınmazların bir bölümüne çok miktarda moloz ve toprak atığı döküldüğünden bahisle; taşınmazlara vaki el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme tazminatı ödenmesi istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi hk.
K A R A R
Davacı : M.K.
Vekili : Av. S.O.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekilleri : Av.N.Y., Av. M.F., Av.S.A.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin Ankara ili, Balailçesi, Beynam mahallesi, 238 ada 1 ila 15 parseller ile aynı yerde244 ada 1 ila 10 parseller olmak üzere toplam 25 adettaşınmazın maliki olduğunu; davalı Kurumtarafından gerçekleştirilen Ankara-Bala karayolunun yapımçalışmaları esnasında, müvekkiline aittaşınmazların bir bölümüne çok miktardamoloz ve toprak atığıdöküldüğünü; bu işlemlersırasında müvekkiline herhangi bir bilgi verilmediği gibi,hiçbir şekilde rızasının daalınmadığını; müvekkiline aittaşınmazlar bitişik durumda olduğu vesınırları ayrıca belirli olmadığından,taşınmazlardan hangilerine moloz döküldüğühususunun Mahkeme’ce yapılacak keşif ve bilirkişiincelemesi neticesinde ortaya çıkacağını; yılınbelirli bir bölümünü yurtdışındageçiren müvekkilinin, Türkiye’ye dönüptaşınmazların durumunu gördükten sonra, davalıidare ile şifahen görüşmeler yaptığınıancak herhangi bir olumlu sonuç alamadığını; müvekkilinin başvurusu üzerine Bala Belediyesinin,taşınmazların üzerinde yaklaşık 20.000 m3 moloz ve atık olduğunu, bu molozların dökülebilmesiaçısından Belediye’ye herhangi bir başvuruyapılmadığını belirtmiş olduğunu; davalı tarafça gerçekleştirilen el atmanın, hukukaaykırı haksız bir el atma olduğunu, el atma nedeniylemüvekkilinin arsa vasfındaki taşınmazlarındanyararlanamadığını; taşınmazlarüzerindeki atıkların müvekkili tarafındankaldırılması ve eski hale getirme ihtimali debulunmadığını; Yargıtay içtihatlarında,kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi talebininyanı sıra eski hale getirme tazminatının da talep edilmesidurumunda, 2942 sayılı Kanun’un geçici 6. maddesigereğince öncelikle idareye uzlaşmak için başvurudabulunma zorunluluğu bulunduğu belirtildiğinden, davaaçılmadan önce davalı idareye uzlaşmabaşvurusunda bulunulduğunu, ancak İdarenin, 06.08.2014tarih ve 134896 sayılı cevap yazısı ile söz konusu elatmanın kurumlarının bilgisi dışındaolduğunu, bu işlemin taşeron firmanın sorumluluğundabulunduğunu belirterek uzlaşma taleplerini reddettiğini; davalıidarenin, kendi sorumluluğunda bulunan yol yapımçalışmalarını ihale ile taşeron firmalaravermiş olmasının, yol yapımı sırasında 3. kişilereverilen zararların sorumluluğundan kurtulmasını sağlamayacağını;iş taşerona da verilmiş olsa, davalı idarenin kontrolyükümlülüğü ve gerekligördüğü eksiklik ve aksaklıkları taşeronaderhal tamamlattırma hak ve yetkisi bulunmasına karşın,gerekli kontrollerin yapılmaması nedeniyle haksız el atmadansorumlu olduğunu ifade ederek; davalı tarafça müvekkilineait taşınmazlara vaki el atmanın önlenmesine, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik1.000,00.TL eski hale getirme tazminatının davalı taraftantahsiline karar verilmesi istemiyle 18.9.2014 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır.
BALAASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 25.2.2016 gün ve E:2014/116, K:2016/17sayı ile “(…) Mahallinde 11/05/2015 tarihinde keşif icraedilmiş, 18/01/2016 tarihli bilirkişi ek raporunda davaya konu 238 ve244 parsel sayılı taşınmazlar için kazı,yükleme ve nakliye maliyetlerinin toplam 53.308,41-TL olduğunubildirilmiştir.
Dava, hizmetkusuruna dayanmakta olup, tam yargı davası niteliğindedir.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun (İYUK)"İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı" başlıklı 2. maddesinde idari davatürleri sayılmıştır. Bu hükme göre, idaridavalar; idari işlemler hakkında açılan iptaldavaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları ve kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalardır.
Mahkememizceyapılan yargılama toplanan tüm deliller bir bütünolarak değerlendirildiğinde; davacınıntaşınmazına, davalının hizmet kusuruna dayalıolarak vermiş olduğu zararının tazmini içinaçılan eldeki davanın bir tam yargı davasıolması nedeniyle davada idari yargı mercileri görevliolduğundan davanın yargı yolu bakımından reddine kararvermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:(Gerekçesiyukarıda açıklandığı üzere;)
1-DavanınHukuk Muhakemeleri Kanunun 114/ 1-b maddesi gereğince yargı yolununcaiz olmaması sebebiyle REDDİNE…” karar vermiş, bukarar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle (ancak talep miktarını 53.308,41-TL.göstererek) idari yargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA4.İDARE MAHKEMESİ;20.12.2017 gün ve E:2016/1944 sayı ile“(…) 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 14'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasında,dilekçelerin, a) Görev ve yetki, b) İdari mercitecavüzü, c) Ehliyet, d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesigereken bir işlem olup olmadığı, e) Süreaşımı, f) Husumet, g) 3 ve 5. maddelere uygun olupolmadıkları, yönlerinden sırasıyla inceleneceği;6'ncı fıkrasında, bu hususların ilk incelemeden sonratespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. maddehükmünün uygulanacağı kurala bağlanmış;15’inci maddesinin 1'inci fıkrasının (a) bendinde de adlive askeri yargının görevli olduğu konulardaaçılan davaların reddine karar verileceğihükmüne yer verilmiştir.
İdarieylem; idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir olayı,bir tutumu; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka birdeyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayansalt maddi tasarrufları anlatır. Kamulaştırmasız elatma ise; idarenin, yasalara uygun bir kamulaştırma işlemiyapmadan kişinin malına el koyması ve o mal üzerindekişinin gereği gibi tasarruf yapma imkanınıönlemesidir. Dolayısıyla, KamulaştırmaKanunu’nda öngörülen usul ve yöntemlere uygun idarinitelikte uygulama işlemleri yapılmaksızın, kişininmülkiyetinde bulunan taşınmaza fiilen elatılmasının, "haksız fiil" niteliğindeolduğu açıktır.
Öteyandan; İdarenin yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu planve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları,su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız el atıldığıveya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmişbulunmaktadır.
Nitekim,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11.2.1959günlü, E:1958/17, K:1959/15 sayılı kararının III.bölümünde, “İstimlaksiz el atma halinde ammeteşekkülü İstimlak Kanunu’na uygun hareket etmedenferdin malını elinden almış olması sebebiyle kanunsuzbir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan dava MedeniKanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzünönlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararıntazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesiiçindedir.” görüşüne yer verilmiştir.
Diğeryandan, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesinde; "Adli,idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler.
Yargımerciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin davadosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ilebirlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir." hükmü getirilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden, Ankara İli, Bala İlçesi,Beynam Mahallesinde bulunan ve davacının maliki olduğu bazıtaşınmazlara Ankara-Bala karayolunun yapımçalışmaları esnasında meydana gelen moloz ve toprak atıklarınındöküldüğü, taşınmazlarda meydana gelenzararın tazmini için Bala Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2014/116esasına kayıtlı davanınaçıldığı, anılan Mahkemenin 25.02.2016 tarih ve2016/17 sayılı kararı ile uyuşmazlığın idaremahkemelerince çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine karar verilmesi üzerinebakılan işbu davanın açıldığıgörülmektedir.
Olayda,özel mülkiyete konu taşınmazakamulaştırmasız el atıldığıgörülmekte olup, bu eylemin haksız fiil teşkil ettiği,haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazmini istemiylegörülecek davaların adli yargı mahkemeleri olduğundan,uyuşmazlığa konu edilen davanın görüm veçözümünde Adli Yargı Mahkemeleri görevlibulunmaktadır.
Ancak,uyuşmazlıkla ilgili Bala Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.02.2016gün ve E.2014/116, K:2016/17 sayılı görevsizlikkararının kesinleşmiş olduğuanlaşıldığından; görevli yargı yerininbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvuruzorunluluğu doğmuştur.
Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için davadosyasının, Bala Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2014/116 esassayılı dava dosyasıyla birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine, bu konuda verilecek karara değin davanınincelenmesinin ertelenmesine…” karar vermiş; Mahkemece7.2.2018 tarihli üst yazıyla gönderilen dava dosyaları,12.2.2018 tarihinde Mahkememiz kayıtlarına girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN,Birgül KURT ve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 20.4.2018 günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı Kurumtarafından gerçekleştirilen karayolunun yapımçalışmaları sırasında davacıya aittaşınmazların bir bölümüne çok miktardamoloz ve toprak atığı döküldüğündenbahisle; taşınmazlara vaki el atmanın önlenmesi veeski hale getirme tazminatı ödenmesi istemiyleaçılmıştır.
13.07.2010tarih 6001 sayılı Karayolları GenelMüdürlüğü’nün Teşkilat veGörevleri Hakkındaki Kanun’un, “Amaç veKapsam” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanununamacı; karayolları ağının kalkınma planları,ulaştırma ana planı, stratejik plan ve programlarçerçevesinde ilgili diğer kurum ve kuruluşlarlaişbirliği içinde ulusal düzeyde geliştirilerekyaygınlaştırılmasını; karayolları vekarayollarıyla ilgili altyapı, diğer yatırımlar vehizmetlerin, ekonomik ve sosyal gelişmenin gereklerine uygun, diğerulaşım sistemleri ile uyumlu, güvenli ve çevreyeduyarlı bir şekilde yapılması ve/veyayaptırılması ve Karayolları GenelMüdürlüğünün çalışma usul veesasları ile teşkilat ve görevlerine ilişkinhükümleri düzenlemektir.” hükmüne; “Görev ve Yetkiler” başlıklı 4. maddesinde;“…c) Görev alanına giren karayoluağlarının yapımı, bakımı, onarımıve diğer hususlar hakkında teknik nitelik ve şartlarıtespit etmek veya ettirmek ve gerekli şartnamelerihazırlamak(…)
g)Karayollarının yapım, bakım ve onarımı ileemniyetle işlemesi için gerekli olan garaj ve atölyeleri,makine ve malzeme ambarları ile depolarını, servis veakaryakıt tesislerini, laboratuvarlarını, deneme istasyonlarını,dinlenme yerlerini, bakım ve trafik emniyetini sağlamaya yönelikbina ve lojmanları, alıcı-verici telsiz istasyonları ilegerekli haberleşme şebekelerini, GenelMüdürlüğün görevlerini daha verimli şekildeyerine getirmesine yönelik eğitim tesisleri ile sosyal tesisleri vediğer bütün yan tesisleri hazırlayacağı ve hazırlatacağıplan ve projelere göre yapmak, yaptırmak, donatmak, işletmekveya işlettirmek, bakım ve onarımını yapmak veyayaptırmak, kiralamak(…)” hükümlerine yer verilmiştir.
İdareninyürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetineilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydanagetirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibitesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız el atıldığıveya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği, yerleşikyargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Nitekimyukarıda belirtilen genel kabul doğrultusundaki Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 11.2.1959günlü, E:1958/17, K:1959/15 sayılı kararının,III. Bölümünde, “İstimlâksiz el atma halindeamme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygun hareketetmeden ferdin malını elinden almış olması sebebiylekanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan davaMedeni Kanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzünönlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararıntazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesiiçindedir.
Bundanbaşka, bir amme teşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılanişlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması halide idari karara aykırı bir hareket bulunması itibariyle yineidari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan buiddia ile açılmış bir dava haksız fiilden doğanbir davadan ibaret olacaktır.
Bu bentteanılan davalar, içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur” denilmektedir.
Davadosyasında bulunan ve Bala Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan 10.9.2015günlü Bilirkişi Raporunda; dava konusu edilen yerin BeynamMahallesi meskun alanına 1,2 km mesafede ve Beynam’ın doğuistikametinde, Bala İlçe Merkezine 24 km mesafede ve Bâlâ’nın batı istikametinde olduğu; 244 no.luadanın Ankara-Bala Karayolu’na 500 m. mesafede, 238 nolu adanın ise 600 m. mesafede ve her iki adanın da karayolunun kuzey istikametindeolduğu; 238 ve 244 nolu imar adalarının arasında zemindemevcut olmayan ancak imar planında bulunan 12 m. genişliğinde bir imar yolu bulunduğu; ölçümler neticesinde; 238nolu adanın 1, 9, 10, 11, 12, 13, 14 ve 15 nolu parsellerine malzemedökülmek suretiyle bir el atmanın olmadığı, bunakarşılık 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 nolu parsellerine malzemedökülmüş olduğunun tespit edildiği; 238 nolu adada el atılan alanlar dahilinde yapılankübaj hesabı neticesinde toplam olarak 2980,32 m3 hacmindeki malzemenin dökülmüş olduğunun tespit edildiği; 244nolu adanın 8 nolu parseline malzeme dökülmek suretiyle bir elatmanın olmadığı, buna karşılık 1, 2, 3, 4,5, 6, 7, 9 ve 10 nolu parsellerine malzeme dökülmüşolduğu; 244 nolu adada el atılan alanlar dahilinde yapılankübaj hesabı neticesinde toplam olarak 3900,08 m3 hacmindeki malzemenin dökülmüş olduğunun tespit edildiğibelirtilmiş; yine Mahkemeye sunulan Bilirkişi Ek Raporunda; Bala Belediyesinde yapılan ve 20.000 m3 miktarında dolgu hacmine ulaşılan çalışmanın kimler tarafından venasıl bir çalışmaylayapıldığının bilinemediği; Bala Belediyesininelde etmiş olduğu 20.000 m3 lük dolgu hacmi ile kendilerincesaptanan 238 ve 244 nolu adaların dolgu alanına isabet edenparsellerindeki dolgu miktarları arasındaki farkın neredenkaynaklandığını tespit etmenin mümkünbulunmadığı, ancak bir düşünce olarakdavacıya ait olan 238 ve 244 adalara değil de malzemedökülü durumdaki dolgu alanının tamamınadönük olarak ve yaklaşık bir hesaplamayapılmış olabileceği, oluşan farkın da buradankaynaklanabileceği belirtilmiştir.
Karayoluyapımı sırasında mülkiyeti davacıya aittaşınmazlara, davalı idare tarafından, plan ve projekapsamı haricinde, hafriyat dökülmek suretiyletaşınmazların yapısının bozulduğuiddiasıyla; el atmanın önlenmesi ve taşınmazlarıneski hale getirilmesi suretiyle, meydana gelen zararın tazminisöz konusu olduğundan, davanın haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılacağı kuşkusuzdur.
Belirtilenduruma ve davanın niteliğine göre, idarenin ayni bir hakkamüdahalesinin hukuka uygunluğunun yargısal denetimi işinesasını teşkil etmekte olup, açılan dava ile biridari tasarrufun iptalinin ya da böyle bir tasarruf nedeniyleuğranılan zararın tazmininin istenilmemiş bulunmasıkarşısında, haksız fiilden doğan zararlarıntazmini davasının, özel hukuk hükümlerine göregörüm ve çözümünde adli yargı yerigörevli bulunmaktadır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu, dolayısıyla, Ankara 4.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Bala Asliye Hukuk Mahkemesinin25.2.2016 gün ve E:2014/116, K:2016/17 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara4.İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Bala Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.2.2016 gün veE:2014/116, K:2016/17 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 20.4.2018 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Birgül KURT Üye Turgay Tuncay Varlı
Full & Egal Universal Law Academy