T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 187
KARAR NO : 2018 / 255
KARAR TR : 20.04.2018
ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka bir kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :R.Ş.
Vekili : Av. Z. K. A.
Davalı :Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekili : Av. K. S.
OL A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilininçalıştığı davalı kurumunözelleştirme kapsamına alındığını,davalı ile nakil hakkı saklı tutarak çalışmayadevam edecek tüm personel için 2. Tip iş sözleşmesiimzalandığını, 04/01/2010 tarihinde davalı kurumcanakil için Devlet Personel Başkanlığına bildirilenmüvekkilinin Muğla Orman Bölge MüdürlüğüMuğla Orman İşletme Müdürlüğü emrinenakil olduğunu, düzenlenen maaş nakil ilmühaberinde ektediye ve ikramiye alacağının da yer almasıgerektiğinin tespitine, bunun Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilmesine, 6100 sayılıyasanın 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olaraksonradan artırılmak üzere, ayrıca müvekkilinin yenikurumuna göreve başladığı 10/05/2010 tarihindenitibaren bu yana birikmiş ikramiye ve ek tediye alacaklarınınşimdilik 5000,00 TL sinin davalıdan tahsili istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
ANKARA23. İŞ MAHKEMESİ: 25.03.2016 gün ve E:2016/776 K:2016/119 sayılıkararı ile “Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E:2013/22-2094K:2015/1327 sayılı 13.05.2015 günlü ilamında“.... Uyuşmazlık, 5473 sayılı Kanuna dayalıolarak denge tazminatından kaynaklanan fark ücret alacağınailişkin davalarda adli yargı mahkemelerinin görevli olupolmadığı noktasında toplanmaktadır. Bilindiğiüzere, Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi, 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun, 18.06.1994 günlü ResmiGazete'de yayımlanan 4000 sayılı Kanunla değiştirilen1.maddesi uyarınca, Posta işletmesi GenelMüdürlüğünce yürütülentelekomünikasyon hizmetlerinin sermayesinin tamamı kamu kesimine aitolacak bir anonim şirket şeklindeyapılandırılması suretiyle kurulmuş ve 233 ile 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere tabi bir kamu iktisadikuruluşu statüsü verilmiştir
29.01.2000günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegiren ve Telekom AŞ'nin özelleştirilmesi amacıylayapısının yeniden düzenlenmesine yönelik kurallargetiren 4502 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile, 406sayılı Kanun’un 1. maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada,Telekom'un, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonimşirket olduğu, Kamu İktisadi Teşebbüslerininkuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ile ilgili mevzuatınTelekom’a uygulanmayacağı kuralına yer verilmiş;anılan kural, 23.05.2001 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 4673 sayılı Kanun’un 1maddesi ile değiştirilmiş ve Telekom'un, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olduğu, bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu İktisâditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuatın Telekom'a uygulanmayacağı belirtilmiştir.
AyrıcaTürk Telekom AŞ, 4502 sayılı Kanun’un Geçici3. maddesi ile 233 sayılı KHK’nin ekindeki "B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)" bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
4502ve 4673 sayılı Kanunlar ile yapısı yeniden düzenlenenTürk Telekom’da çalışan personelin hukukistatüsü de, 406 sayılı Kanun’a 4502 sayılıKanun ile eklenen Ek 22. madde ile yeniden düzenlenmiş ve anılanmaddede Türk Telekom’daki kamu payı % 50'nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklar dışında kalan personelin işmevzuatı uyarınca istihdam edileceği, iş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarınYönetim Kurulu tarafından tayin olunacağı kurallarınayer verilmiş, ayrıca, aynı Kanun’un Geçici 4.maddesinde, 4502 sayılı Kanun’un yürürlüğegirdiği tarihte Türk Telekom'da 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmelipersonel statüsünde çalışmakta olanlardanisteyenlerin iş mevzuatına tabi personel statüsünegeçirileceği, iş mevzuatına tâbi personel statüsünegeçmek istemeyenlerin mevcut statü, sosyal ve özlükhaklarıyla istihdamlarına devam olunacağı kuralabağlanarak, iş mevzuatına geçmek istemeyenlerin mevcutstatü, sosyal ve özlük hakları korunmuştur.
Hisselerinfiilen devredildiği ve Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi'nin imzalandığı 14.11.2005 tarihindensonra, hisselerinin yüzde elliden fazlası özel hukuk tüzelkişisine geçen Türk Telekom kamu kuruluşu niteliğinikaybetmiştir.
Ancak,406 sayılı Kanun’un Ek 29. maddesinin, 5398 sayılıKanun'un 14. maddesi ile değişik birinci fıkrasında,özelleştirme tarihi itibarıyla Türk Telekom'daçalışmakta olan personelin haklarının korunmasıamacıyla, hukuki statülerini ve kamu kurumlarına nakilolanaklarını belirleyen bazı özel düzenlemelere yerverilmiştir. Buna göre Türk Telekom hisselerinin devri sonucukamu payının yüzde ellinin altına düşmesidurumunda; Türk Telekom'da, Ek 22. maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 399 sayılı KHK'ye tâbiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüz seksen gün aylıksız izinlisayılacaktır. Aynı maddeye göre, bu personel belirtilensüre içinde Türk Telekom'da çalışmaya devamedecek malî ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanacak, belirtilen süre içinde nakle tâbipersonelden Türk Telekom tarafından hizmetine ihtiyaçduyulmayanlar tespit edildikleri tarihten, kendi isteği ile nakil talepedenler ise talep tarihinden itibaren en geç doksan güniçinde nakil için Türk Telekom tarafından DevletPersonel Başkanlığına bildirileceklerdir.
Anılanyasal düzenlemeler karşısında Telekom AŞ.'ninözelleştirilmesi sonucunda, işlevsel görevlerde bulunan veikamesi kısa sürede imkânsız personelin isteklerinebağlı olarak makul bir süre kamu görevlerindenaylıksız izinli sayılarak özel hukuk tüzelkişisinde çalışmalarına olanaksağlandığı anlaşılmaktadır.
Bunagöre, söz konusu personelin, aylıksız izinli olarakgeçen sürede kamu personeli statüleri devam etmektedir.
Diğeryandan, İmtiyaz Sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmek hakkını elde eden davalı şirkete, devirsonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyledoğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesiiçin, 406 sayılı Kanun hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukurumlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklenmiştir.
Bugörevler kapsamında 406 sayılı Kanun hükümleriuyarınca davalı şirket tarafından, hak sahibi personelininDevlet Personel Başkanlığı'na bildirilmesi, bildirim ileberaber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerbulunmaktadır.
Sayılanişlemler, idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurmakta ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdakistatülerini, özlük ve parasal haklarını belirlemekteesas alınmaktadır.
Belirtilennitelikleriyle, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında veidare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları anlaşılmaktadır.
Öteyandan, davalı şirketin belirtilen statüsü ve özelyasa hükümleri gereğince bazı kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere sahip olmasınedeniyle herhangi bir özel hukuk tüzel kişisinden farklıbir hukuki statü içinde bulunduğuanlaşılmaktadır. Bu nedenle diğer özel hukuktüzel kişilerinden farklı bir ilişkisi bulunan tüzelkişilerin bazı işlemleri, nitelikleri esas alınmak suretiylede idari işlem niteliğindedir.
Ohalde, imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Kanun hükümleri ile kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan, diğer bir ifade ile kapsam dışı nakletabi personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevler yüklenendavalı şirketin, belirtilen görevleri kapsamında tesisettiği işlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu ve buişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idariyargının görevinde bulunduğu kabul edilmelidir.
Somutuyuşmazlıkta özelleştirmeden önce statü hukukuhükümlerine tabi davacı niteliğindeki personel,özelleştirme sonrası belirli bir süreliğine davalıile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının iş sözleşmesiile çalıştığı dönemde, davalışirkete davacının ücreti konusunda “artışoranının, kamudaki memur maaş artışoranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Kanunhükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi; bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi; personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemleryaptırıldığı görülmektedir. Buişlemlerin idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurduğu ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdakistatülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alajımda tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açık olup, idari işlemlerleilgili uyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil,idari yargı yerinde çözümlenmesi ve 5473 sayılıKanundan kaynaklanan ek ödeme alacağının tahsili istemiyle,anılan İdareye karşı açılan davalarda, idari yargıyerinin görevli olduğu kabul edilmelidir.
Nitekim,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.12.2012 gün ye/ 2012/9-1518E., 2012/1388 K. sayılı kararı ile Danıştay İdariDava Daireleri Kurulu'nun 07.04.2011 gün 2011/55 E. 2011/205 K.sayılı kararında da; iş sözleşmesi ile çalışılandönemde, davalı şirkete ücret konusunda“artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi, 406 sayılıKanun hükümleri uyarınca, hak sahibi personeli Devlet PersonelBaşkanlığına bildirmesi; bildirim ile beraber personelinnakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasal haklara esasolmak üzere memur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi;personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemleryaptırıldığı görülmektedir. Buişlemlerin idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurduğu ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdaki statülerini,özlük ve parasal haklarını belirlediği, sözkonusu işlemlerin kamu personeli hakkında ve idare hukukualanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğindeoldukları açık olup, idari işlemlerle ilgiliuyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil, idariyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği ve 5473sayılı Kanun’dan kaynaklanan ek ödemealacağının tahsili istemiyle, anılan İdareyekarşı açılan davalarda, idari yargı yeriningörevli olduğu kabul edilmiştir.
HukukGenel Kurulu’ndaki görüşmeler sırasında, iptaliistenilen işlemin tesis edildiği tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz edilemeyeceğinden; uyuşmazlığın, özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu görüşü dile getirilmiş ise de,yukarıda açıklanan nedenlerle bu görüşçoğunluk tarafından benimsenmemiştir.
Budurumda mahkemece; somut uyuşmazlıkta idari yargı mahkemeleriningörevli olduğunun kabulü ile bu doğrultuda karar verilmesigerekirken, yanlış değerlendirme ile önceki karardadirenilmesi usul ve yasaya aykırıdır....” denmişolup, dava konusu işlemlerin idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerinin, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğindeolduğu açıktır. İdare işlemleri ile ilgiliuyuşmazlıkların ise adli yargı yerinde değil idariyargı yerinde çözülmesi gerekir” şeklindekigerekçe ile “yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle HMK114/1-b, 115/2. maddeleri gereğince açılan davanınUsulden Reddine” kararı vermiş, verilen karar taraflarca temyizedilmeksizin 14/11/2016 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
MUĞLA2. İDARE MAHKEMESİ:13.12.2017 gün ve E:2017/1608, K: 2017/2235sayılı kararı ile “Dosyanın incelenmesinden,davacının Türk Telekom A.Ş.'den Muğla Ormanİşletme Müdürlüğüne naklisırasında maaş nakil ilmühaberinde yer almasıgerekirken yer verilmeyen ek tediye ve ikramiyelerden dolayıuğradığı zararın tarafına ödenmesi istemiyleaçılan davada Ankara 23.İş Mahkemesi'nin 25/03/2016 tarihve E:2016/776, K:2016/119 sayılı kararıylauyuşmazlığın çözümünde idariyargının görevli olduğu gerekçesiyle reddine kararverildiği, görevsizlik kararının ardından davadilekçesi ve eklerinin davacı tarafından yapılangönderme isteği ile Mahkememiz kayıtlarına girdiğifakat, dava dilekçesi 2577 sayılı Kanunun 3.maddesine uygundüzenlenmediğinden 03/02/2017 tarih ve E:2017/156, K:2017/206sayılı karar ile dilekçenin reddine karar verildiği,dilekçe ret kararı üzerine davacı tarafındanTürk Telekom A.Ş'ye aynı istemle başvuruyapıldığı, başvurunun cevap verilmeyerek zımnenreddedilmesi sonucunda ise bakılmakta olan davanınaçıldığı, 14/11/2005 tarihinde Türk Telekom A.Ş'ninhisselerinin devredilerek kamu hissesi payının %50'nin altınadüştüğü ve bu tarihten sonra da Kamu İktisadiKuruluşları arasında yer almadığı, kamu kurumuniteliğini haiz olmadığı anlaşılmaktadır.
Olayda,davacı tarafından ilgili Kanun hükümlerincedüzenlenmesi istenen nakil ilmühaberinin mevcut kamu kurumundaçalışmaktayken de hak kazanacağı parasal ve malihakları da ilgilendireceği açık olmakla beraber, nakililmühaberinin dava açma tarihi itibariyle kamu kurumuniteliğini haiz olmayan bir ticari işletme tarafından düzenlenmesigerektiğinin görüldüğü, bu ticari işletmeniniradesinin Kanun hükümleri doğrultusunda oluşturulmasıgerektiği açıksa da mevzuatın uygulanmasızorunluluğunun sadece kamu kurumları için değil,özel şahıslar için de şart olduğu,davacının mevzuattan doğan parasal haklarının ilgiliKanun hükümlerince düzenlenmesinin Türk TelekomA.Ş'nin yetkisi dâhilinde bulunduğunun açıkolduğu, kurumun kamu kurumu niteliğinin devamına ilişkinherhangi istisnai mevzuat hükmüne yer verilmediği hususlarıgöz önüne alındığında, dava açmatarihi itibarıyla kamu kurumu niteliği taşımayan birkurumun iradesinin değerlendirilebileceği yargı merci idariyargı yerleri olmayıp, uyuşmazlığın adliyargı yerlerinde çözümlenmesi gerektiğindenMahkememizin bu uyuşmazlığın esası hakkındagörevsiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanannedenlerle; (görevli yargı yerinde ayrı ve müstakil birdava açılmakta serbest olmak üzere) 2577 sayılıKanun'un 15/1 -a maddesi uyarınca davanın görevyönünden reddine” karar vermiş, aleyhine istinaf yolunabaşvurulmayan kararın 05/02/2018 tarihi itibarıylakesinleştiği anlaşılmıştır.
Oluşanolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiiçin davacı vekili 05/02/2018 tarihli dilekçeylemüracaat etmiş, her iki dava dosyası Muğla 2. İdareMahkemesinin 08/03/2018 gün E:2017/1608, K: 2017/2235 sayılıüst yazısı ile Mahkememize gönderilmiş, başvuru19/03/2018 tarihinde kayıt altına alınmıştır.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN, Birgül KURT ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 20.04.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli ve idari yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davalı şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrine atanan davacıtarafından; maaş nakil ilmühaberinde yer verilmediğiniileri sürülen ek tediye ve ikramiyekarşılığı olmak üzere 10/05/2010 tarihindenitibaren bu yana birikmiş ikramiye ve ek tediye alacaklarınınşimdilik 5000,00 TL sinin davalıdan yasal faiziyle birlikte tazminiistemiyle açılmıştır.
Telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar“tekel” olarak yürütmekle görevli kılınanve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan TürkTelekom’un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, ancakkuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgüstatüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’ninaltına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Ancak,özelleştirme kapsamında bulunan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’deki tamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i,14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile OgerTelekomünikasyon Anonim Şirketine satılmıştır.
Olayda,hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı şirket nezdindeçalışmakta iken 406 sayılı Yasa'nın Ek-29.maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilen vesonrasında kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından;maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi ve parasal haklarıngiderilmesi istemiyle dava açılmıştır.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde:
a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları,
b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları,
c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir.
Bunagöre, maaş nakil bildirimi düzenleme ve dava tarihlerindedavalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon A.Ş.' nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari davadan söz etmek imkânıbulunmadığından; uyuşmazlığın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerledavanın görüm ve çözümü adli yargıyerinin görevine girdiğinden, Ankara 23. İş Mahkemesinceverilen 25.03.2016 gün ve E:2016/776 K:2016/119 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 23. İş Mahkemesince verilen 25.03.2016gün ve E:2016/776 K:2016/119 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 20.04.2018 gününde Üye Birgül KURT’ unKARŞI OYU VE OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Birgül
KURT
Üye
Turgay Tuncay Varlı
KARŞIOY
TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi; 406 sayılı Telgraf veTelefon Kanunu’nun, 18/06/1994 günlü, 21964 sayılıResmi Gazete'de yayımlanan 4000 sayılı Yasa’yladeğiştirilen 1. maddesi uyarınca, Posta İşletmesiGenel Müdürlüğünce yürütülentelekomünikasyon hizmetlerinin sermayesinin tamamı kamu kesimine aitolacak bir anonim şirket şeklindeyapılandırılması suretiyle kurulmuş ve 233 ile 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere tabi bir kamu iktisadikuruluşu statüsü verilmişken; özelleştirilmesiamacıyla 4502 ve 4673 sayılı Yasa’lar ile yapısıyeniden düzenlenmiş, 233 sayılı KHK’nin ekindeki“B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nde çalışan personelinhukuki statüsü ise, 406 sayılı Yasa’ya, 4502sayılı Yasa ile eklenen Ek 22.madde ile yenidendüzenlenmiş; aynı Yasa’nın Geçici 4.maddesinde, 4502 sayılı Yasa’nınyürürlüğe girdiği tarihte Türk TelekomünikasyonA.Ş’de 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyetabi olarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışmakta olanlardan isteyenlerin iş mevzuatınatabi personel statüsüne geçirileceği, işmevzuatına tâbi personel statüsüne geçmekistemeyenlerin mevcut statü, sosyal ve özlük haklarıylaistihdamlarına devam olunacağı kurala bağlanarak, iş mevzuatınageçmek istemeyenlerin mevcut statü, sosyal ve özlükhakları korunmuştur.
Hisselerin fiilendevredildiği ve Telekomünikasyon Kurumu ile imzalanan“Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin İmtiyaz Sözleşmesi” ninimzalandığı 14/11/2005 tarihinden sonra, hisselerinin yüzdeelliden fazlası özel hukuk tüzel kişisine geçenTürk Telekomünikasyon A.Ş. kamu kuruluşu niteliğinikaybetmiştir.
Ancak, 406sayılı Yasa'nın Ek 29. maddesinin, 5398 sayılıKanun’un 14. maddesi ile değişik birinci fıkrasında;özelleştirme tarihi itibarıyla Türk TelekomünikasyonA.Ş. de çalışmakta olan personelin haklarınınkorunması amacıyla, hukuki statülerini ve kamu kurumlarınanakil olanaklarını belirlenerek; Türk TelekomünikasyonA.Ş.’nin özelleştirilmesi sonucunda, işlevselgörevlerde bulunan ve ikamesi kısa sürede imkansızpersonelin isteklerine bağlı olarak makul bir süre kamugörevlerinden aylıksız izinli sayılmasına veaylıksız izin süresinin bitiminden itibaren beş yılsüre ile nakil hakları korunarak özel hukuk tüzelkişisinde çalışmalarına olanaksağlanmıştır.
Diğer yandan,İmtiyaz Sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmekhakkını elde eden Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ne,devir sonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyle doğabilecekaksaklıkların önüne geçilebilmesi için,bünyesinde belli süre ile çalışmaya devam edensöz konusu personelin kamu kurumlarına naklen atanmasınınsağlanması amacıyla, 406 sayılı Yasa hükümleriuyarınca; hak sahibi personelinin Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilmesi, bildirim ile beraber personelinnakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasal haklara esasolmak üzere memur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi,personelin ilişiğinin kesilmesi gibi görevler yüklenmiştir.
Sayılangörevler kapsamında yapılan bu işlemler, idare hukukualanında hukuki sonuçlar doğurmakta ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasalhaklarını belirlenmesine esas oluşturmaktadır.
Bu durumda; 406sayılı Yasa hükümleri ile kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin belirtilengörevleri kapsamında tesis ettiği işlemin, idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemden kaynaklananuyuşmazlığa konu davanın görüm veçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna varıldığından, davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu yolunda verilen karara katılmıyorum. 20.04.2018
ÜYE
Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy