T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 231
KARAR NO : 2018 / 256
KARAR TR : 20.04.2018
ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka bir kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :E.E.
Vekili : Av. A.T.
Davalı :Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekili : Av. M.E.
OLAY :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketinin özelleştirilmesisonrası başka bir kuruma nakil olan davacının, 02.10.2012tarihli maaş nakil ilmühaberine aldığı ikramiyeninyansıtılmadığı ve aylık ücretinin eksikyazıldığından bahisle sözkonusu eksik ve hatalımaaş nakil bildiriminin düzeltilmesi istemiyle yaptığıbaşvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksunkaldığı parasal hakkın bilirkişi marifetiylehesaplanarak yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
ANKARA 7.İDARE MAHKEMESİ: 03.07.2014 gün ve E:2014/681, K:2014/760sayılı kararı ile “406 sayılı Kanunun 1.maddesinin 7. fıkrasında, "Türk Telekom, bu kanun veözel kanun hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu kanunhükümleri saklı kalmak üzere kamu iktisaditeşebbüsleri de dâhil, sermayesinin yansından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz." hükmüne yerverilerek Türk Telekom’a özgü farklı bir statüoluşturulmuştur.
AynıKanunun 4673 sayılı Yasayla değişik Ek 22. maddesinde de;Türk Telekomdaki kamu payı % 50'nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenim görme şartlarının aranacağı,bunların dışında kalan personelin iş mevzuatıuyarınca istihdam edileceği ve iş mevzuatına göreistihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartların YönetimKurulu tarafından tayin olunacağı hükmebağlanmıştır.
Ayrıca,Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin özelleştirmekapsamında iken %55 oranındaki hissesinin blok olaraksatışı suretiyle özelleştirilmesi için01.07.2005 tarihinde yapılan ihale sonucunda 2005/9146 sayılıBakanlar Kurulu Karan doğrultusunda, şirketin %55 oranındakihissesi satılarak 14.11.2005 tarihinde Oger firmasınadevredildiği, şirketin kamusal niteliğinin ortadan kalktığıgörülmektedir.
Davadosyasının incelenmesinden; Türk Telekomünikasyon AnonimŞirketinde görev yapmakta iken 4046 sayılı Kanunuyarınca başka bir kurum emrine naklen atanan davacının,02.10.2012 tarihli maaş nakil ilmühaberine ikramiyenin yansıtılmadığıve aylık ücretinin eksik yazıldığından bahislesözkonusu eksik ve hatalı maaş nakil bildiriminindüzeltilmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnenreddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığıparasal hakkın yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılandavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Bu durumda;iptali istenilen işlemin tesis edildiği tarihte davalı mevkiindekamu kuruluşu niteliği taşımayan TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketinin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevlibulunduğu sonucuna varılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nin (Hukuk Bölümü) 02/06/2014tarihli ve E:2014/672, K:2014/709 sayılı karan da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle; davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine” karar vermiş, aleyhine kanunyoluna başvurulmayan karar 23/02/2015 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 31.İŞ MAHKEMESİ: 19.03.2018 gün ve E:2016/291 sayılıkararı ile “Hukuk Genel Kurulunun benzer talepli aynıdavalıya karşı açılan davada"……Direnme hükmü, davalı vekili tarafındantemyiz edilmiştir. İşin esasına geçilmesindenönce, 2247 Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veGörevleri Hakkındaki Kanun'un 20. maddesi gereğince işlemyapılmasına gerek olup olmadığı ön sorun olaraktartışılmış olup, bekletici sorunyapılmasına gerek olmadığı hükmün temyizincelemesinin yapılabileceği oyçokluğuyla kabul edilerekön sorun aşılmıştır. İşin esasıngelince; uyuşmazlık, 5473 sayılı Kanun'a dayalı olarakdenge tazminatından kaynaklanan fark ücret alacağınailişkin davalarda adli yargı mahkemelerinin görevli olupolmadığı noktasında toplanmaktadır. Bilindiğiüzere, Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi, 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu'nun, 18.06.1994 günlüResmi Gazete'de yayımlanan 4000 sayılı Kanun'ladeğiştirilen 1. maddesi uyarınca, Posta işletmesi GenelMüdürlüğünce yürütülentelekomünikasyon hizmetlerinin sermayesinin tamamı kamu kesimine aitolacak bir anonim /şirket şeklindeyapılandırılması suretiyle kurulmuş ve 233 ile 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere tabi bir kamu iktisadikuruluşu statüsü verilmiştir. |9.01.2000 günlüResmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren veTelekom AŞ'nin özelleştirilmesi amacıylayapısının yeniden düzenlenmesine yönelik kurallargetiren 4502 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile, 406sayılı Kanun’un 1. maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada,Telekom'un, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonimşirket olduğu, Kamu İktisadi Teşebbüslerininkuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ile ilgili mevzuatınTelekom'a uygulanmayacağı kuralına yer verilmiş;anılan kural, 23.05.2001 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 4673 sayılı Kanun’un 1maddesi ile değiştirilmiş ve Telekom’un, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olduğu,bu Kanun hükümleri saklı kalmak üzere, kamuİktisâdi teşebbüsleri de dahil, sermayesininyarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş veortaklıklarına uygulanan mevzuatın Telekom'auygulanmayacağı belirtilmiştir. Ayrıca Türk TelekomAŞ, 4502 sayılı Kanun’un Geçici 3.maddesi ile 233sayılı KHK'nin ekindeki "B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)" bölümünde yer alan kuruluşlarlistesinden çıkarılmıştır. 4502 ve 4673sayılı Kanun’lar ile yapısı yeniden düzenlenenTürk Telekom’da çalışan personelin hukukistatüsü de, 406 sayılı Kanun’a 4502 sayılıKanun ile eklenen Ek 22.madde ile yeniden düzenlenmiş ve anılanmaddede Türk Telekom'daki kamu payı %50'nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklar dışında kalan personelin işmevzuatı uyarınca istihdam edileceği, iş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarınYönetim Kurulu tarafından tayin olunacağı kurallarınayer verilmiş, ayrıca, aynı Kanun’un Geçici4.maddesinde, 4502 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği tarihte Türk Telekom'da 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veyasözleşmeli personel statüsünde çalışmaktaolanlardan isteyenlerin iş mevzuatına tabi personelstatüsüne geçirileceği, iş mevzuatınatâbi personel statüsüne geçmek istemeyenlerin mevcutstatü, sosyal ve özlük haklarıyla istihdamlarına devamolunacağı kurala bağlanarak, iş mevzuatına geçmekistemeyenlerin mevcut statü, sosyal ve özlük haklankorunmuştur. Hisselerin fiilen devredildiği ve TelekomünikasyonHizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi'nin imzalandığı 14.11.2005 tarihindensonra, hisselerinin yüzde elliden fazlası özel hukuk tüzelkişisine geçen Türk Telekom kamu kuruluşu niteliğinikaybetmiştir. Ancak, 406 sayılı Kanun’un Ek 29.maddesinin, 5398 sayılı Kanun'un 14.maddesi ile değişikbirinci fıkrasında, özelleştirme tarihi itibarıylaTürk Telekom'da çalışmakta olan personelinhaklarının korunması amacıyla, hukuki statülerini vekamu kurumlarına nakil olanaklarını belirleyen bazıözel düzenlemelere yer verilmiştir. Buna göre TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekom'da, Ek 22.maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 399 sayılıKHK'ye tâbi olarak kadrolu veya sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ve kapsam dışı personel,kamu görevlerinden yüz seksen gün aylıksız izinlisayılacaktır. Aynı maddeye göre, bu personel belirtilensüre içinde Türk Telekom'da çalışmaya devamedecek malî ve özlük hakları Türk Telekomtarafından karşılanacak, belirtilen süre içindenakle tâbi personelden Türk Telekom tarafından hizmetineihtiyaç duyulmayanlar tespit edildikleri tarihten, kendi isteği ilenakil talep edenler ise talep tarihinden itibaren en geç doksan güniçinde nakil için Türk Telekom tarafından DevletPersonel Başkanlığına bildirileceklerdir.
Anılanyasal düzenlemeler karşısında Telekom AŞ. ninözelleştirilmesi sonucunda, işlevsel görevlerde bulunan veikamesi kısa sürede imkânsız personelin isteklerinebağlı olarak makul bir süre kamu görevlerindenaylıksız izinli sayılarak özel hukuk tüzelkişisinde çalışmalarına olanaksağlandığı anlaşılmaktadır. Buna göre,söz konusu personelin, aylıksız izinli olarak geçensürede kamu personeli statüleri devam etmektedir. Diğer yandan,İmtiyaz Sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmekhakkını elde eden davalı şirkete, devir sonrasındayetişmiş personel yetersizliği nedeniyle boğabilecekaksaklıkların önüne geçilebilmesi için, 406sayılı Kanun hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukurumlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklenmiştir. Bu görevlerkapsamında 406 sayılı Kanun hükümleri uyarıncadavalı şirket tarafından, hak sahibi personelinin DevletPersonel Başkanlığı'na bildirilmesi, bildirim ile beraberpersonelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasalhaklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerbulunmaktadır. Sayılan işlemler, idare hukuku alanındahukuki sonuçlar doğurmakta ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlemekte esas alınmaktadır. Belirtilen nitelikleriyle, sözkonusu işlemlerin kamu personeli hakkında ve idare hukukualanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğindeoldukları anlaşılmaktadır. Öte yandan, davalışirketin belirtilen statüsü ve özel yasahükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere sahip olması nedeniyle herhangi birözel hukuk tüzel kişisinden farklı bir hukuki statüiçinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenlediğer özel hukuk tüzel kişilerinden farklı birilişkisi bulunan tüzel kişilerin bazı işlemleri, nitelikleriesas alınmak suretiyle de idari işlem niteliğindedir. O halde,imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Kanun hükümleri ile kamu kurum 1 arına nakilhakkı bulunan, diğer bir ifade ile kapsam dışı nakletabi personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevler yüklenendavalı şirketin, belirtilen görevleri kapsamında tesisettiği işlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu ve buişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargınıngörevinde bulunduğu kabul edilmelidir. Somut uyuşmazlıktaözelleştirmeden önce statü hukuku hükümlerinetabi davacı niteliğindeki personel, özelleştirmesonrası belirli bir süreliğine davalı ile özel hukukhükümlerine tabi olarak iş sözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında’" olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Kanunhükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi; bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi; personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemleryaptırıldığı görülmektedir. Buişlemlerin idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurduğu ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdakistatülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açık olup, idari işlemlerleilgili uyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil,idari yargı yerinde çözümlenmesi ve 5473 sayılıKanun'dan kaynaklanan ek ödeme alacağının tahsiliistemiyle, anılan İdareye karşı açılandavalarda, idari yargı yerinin görevli olduğu kabul edilmelidir.Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.12.2012 gün ve 2012/9-1518E. 2012/1388 K. sayılı kararı ile Danıştay İdariDava Daireleri Kurulu'nun 07.04.2011 gün 2011/55 E. 2011/205 K.sayılı kararında da; iş sözleşmesi ileçalışılan dönemde, davalı şirketeücret konusunda “artış oranının, kamudaki memurmaaş artış oranında" olacağıyönünde yükümlülük getirildiği gibi, 406sayılı Kanun hükümleri uyarınca, hak sahibi personeliDevlet Personel Başkanlığına bildirmesi; bildirim ileberaber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi;personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemleryaptırıldığı görülmektedir. Buişlemlerin idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurduğu ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdakistatülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açık olup, idari işlemlerleilgili uyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil,idâri yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği ve5473 sayılı Kanun'dan kaynaklanarak ödemealacağının tahsili istemiyle, anılan İdareyekarşı açılan davalarda, idari yargı görevliolduğu kabul edilmiştir.
Hukuk GenelKurulundaki görüşmeler sırasında, iptali istenilenişlemin tesis edildiği tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz edilemeyeceğinden; uyuşmazlığın, özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu görüşü dile getirilmiş ise de,yukarıda açıklanan nedenlerle bu görüşçoğunluk tarafından benimsenmemiştir. Bu durumdamahkemece; somut uyuşmazlıkta idari yargı mahkemeleriningörevli olduğunun kabulü ile bu doğrultuda karar verilmesigerekirken, yanılgılı değerlendirme ile önceki karardadirenilmesi doğru değildir. O halde, bozma kararındaaçıklanan ve Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen nedenlerleÖzel Daire bozma kararma uyulması gerekirken, önceki karardadirenilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnmekararı bozulmalıdır..." ( 2013/22-1938 Esas 2015/1494Karar) şeklinde içtihadı mevcut olup somut olayda da buiçtihatta yazılı gerekçelerle idari yargınıngörevli bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Ankara 17.İdare Mahkemesi'nin 2014/681 esas ve 2014/760 karar sayılıdosyası dosyamız arasına alınmıştır.
2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi Kuruluş veİşleyişi Hakkındaki Kanunun 19. Maddesi uyarınca;"Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler.
Yargımerciince, önceki görevsizlik kararma ilişkin dava dosyasıda temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir."hükmü düzenlenmiştir.
Somut olaydadava daha önce idare mahkemesinde açıldığındanve verilen karar kesinleştiğinden, 2247 sayılı Kanunun 19.Maddesi uyarınca Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasıve eldeki davada da Uyuşmazlık Mahkemesince verilecek kararınbekletici mesele yapılması gerektiği kanaati hasıl olduğundanidare mahkemesi dosyası da dosya arasında gönderilmek suretiylegörevli yargı yerinin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesi'ne başvurulmasına, eldeki davanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye değin ertelenmesine" karar vererek19/03/2018 gün ve 2016/291 esas sayılı üst yazı ileher iki dava dosyasını Mahkememize göndermiş, başvuru28/03/2018 tarihinde kayıt altına alınmıştır.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN, Birgül KURT ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 20.04.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İşMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, dava dosyasının ekindeidari yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davalı şirkette görev yapmakta iken, özelleştirmesonrasında Kamu Kurumu emrine atanan davacı tarafından; atamasırasında düzenlenen maaş nakil ilmühaberinde yerverilmeyen eksik ödemeye karşılık gelen toplammiktarın hesaplanarak yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyleaçılmıştır.
Telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar“tekel” olarak yürütmekle görevli kılınanve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan TürkTelekom’un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, ancakkuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgüstatüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’ninaltına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Ancak,özelleştirme kapsamında bulunan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’deki tamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i,14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile OgerTelekomünikasyon Anonim Şirketine satılmıştır.
Olayda, hissedevir (14.11.2005) tarihinde davalı şirket nezdindeçalışmakta iken 406 sayılı Yasa'nın Ek-29.maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilen vesonrasında kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından;maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi ve parasal haklarıngiderilmesi istemiyle dava açılmıştır.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde:
a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları,
b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir.
Bunagöre, maaş nakil bildirimi düzenleme ve dava tarihlerindedavalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon A.Ş.' nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari davadan söz etmekimkânı bulunmadığından; uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen nedenlerle, Ankara 31.İş Mahkemesinin 19.03.2018 gün ve E:2016/291 sayılıbaşvurusunun reddi gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 31. İş Mahkemesinin 19.03.2018 gün veE:2016/291 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 20.4.2018gününde Üye Birgül KURT’ un KARŞI OYU VEOY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Birgül
KURT
Üye
Turgay Tuncay Varlı
KARŞIOY
TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi; 406 sayılı Telgraf veTelefon Kanunu’nun, 18/06/1994 günlü, 21964 sayılıResmi Gazete'de yayımlanan 4000 sayılı Yasa’yladeğiştirilen 1. maddesi uyarınca, Posta İşletmesiGenel Müdürlüğünce yürütülentelekomünikasyon hizmetlerinin sermayesinin tamamı kamu kesimine aitolacak bir anonim şirket şeklinde yapılandırılmasısuretiyle kurulmuş ve 233 ile 399 sayılı KanunHükmünde Kararnamelere tabi bir kamu iktisadi kuruluşustatüsü verilmişken; özelleştirilmesi amacıyla4502 ve 4673 sayılı Yasa’lar ile yapısı yenidendüzenlenmiş, 233 sayılı KHK’nin ekindeki“B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nde çalışan personelinhukuki statüsü ise, 406 sayılı Yasa’ya, 4502sayılı Yasa ile eklenen Ek 22.madde ile yenidendüzenlenmiş; aynı Yasa’nın Geçici 4.maddesinde, 4502 sayılı Yasa’nınyürürlüğe girdiği tarihte TürkTelekomünikasyon A.Ş’de 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmelipersonel statüsünde çalışmakta olanlardanisteyenlerin iş mevzuatına tabi personel statüsünegeçirileceği, iş mevzuatına tâbi personelstatüsüne geçmek istemeyenlerin mevcut statü, sosyal veözlük haklarıyla istihdamlarına devam olunacağıkurala bağlanarak, iş mevzuatına geçmek istemeyenlerinmevcut statü, sosyal ve özlük hakları korunmuştur.
Hisselerin fiilendevredildiği ve Telekomünikasyon Kurumu ile imzalanan“Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin İmtiyaz Sözleşmesi” ninimzalandığı 14/11/2005 tarihinden sonra, hisselerinin yüzdeelliden fazlası özel hukuk tüzel kişisine geçenTürk Telekomünikasyon A.Ş. kamu kuruluşu niteliğinikaybetmiştir.
Ancak, 406sayılı Yasa'nın Ek 29. maddesinin, 5398 sayılıKanun’un 14. maddesi ile değişik birinci fıkrasında;özelleştirme tarihi itibarıyla Türk TelekomünikasyonA.Ş. de çalışmakta olan personelin haklarınınkorunması amacıyla, hukuki statülerini ve kamu kurumlarınanakil olanaklarını belirlenerek; Türk TelekomünikasyonA.Ş.’nin özelleştirilmesi sonucunda, işlevselgörevlerde bulunan ve ikamesi kısa sürede imkansızpersonelin isteklerine bağlı olarak makul bir süre kamugörevlerinden aylıksız izinli sayılmasına veaylıksız izin süresinin bitiminden itibaren beş yılsüre ile nakil hakları korunarak özel hukuk tüzelkişisinde çalışmalarına olanaksağlanmıştır.
Diğer yandan,İmtiyaz Sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmekhakkını elde eden Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ne,devir sonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyledoğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesiiçin, bünyesinde belli süre ile çalışmayadevam eden söz konusu personelin kamu kurumlarına naklenatanmasının sağlanması amacıyla, 406 sayılıYasa hükümleri uyarınca; hak sahibi personelinin Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilmesi, bildirim ile beraber personelinnakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasal haklara esas olmaküzere memur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelinilişiğinin kesilmesi gibi görevler yüklenmiştir.
Sayılangörevler kapsamında yapılan bu işlemler, idare hukukualanında hukuki sonuçlar doğurmakta ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasalhaklarını belirlenmesine esas oluşturmaktadır.
Bu durumda; 406sayılı Yasa hükümleri ile kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin belirtilengörevleri kapsamında tesis ettiği işlemin, idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemden kaynaklananuyuşmazlığa konu davanın görüm veçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna varıldığından, davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu yolunda verilen karara katılmıyorum. 20.4.2018
ÜYE
Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy