T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/226
KARAR NO : 2018/274
KARAR TR: 20.04.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : AnadoluAnonim Türk Sigorta Şirketi
Vekili : Av. H.L.P.
Davalı : 1-BayrampaşaBelediye Başkanlığı
Vekili : Av. T.H.
2- İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. A.K.
O L A Y: Davacıvekilidavadilekçesindeözetle;müvekkilinin 16.05.2013 tarihinde İstanbul İli, Bayrampaşaİlçesi, Yenidoğan Mahallesi, Ulubatlı Sokak altgeçidinde seyir halindeyken, 34 ZK... plakalı aracınyağmursuyu mazgallarına çarpması sonucuhasarlandığından bahisle, 5.814,00-TL'lik hasar bedelinindavalı idarenin olayda hizmet kusuru olduğu ilerisürülerek, idareye başvuru tarihi olan 22.4.2014 tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyleidariyargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 8. İDARE MAHKEMESİ: 11.3.2015 günve E:2014/1310, K:2015/584 sayı ile,2918 sayılı Yasanın110. maddesi uyarınca, Karayolları Trafik Kanunundan doğansorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmüş olup, dava konusu tazminata sebep olanhasarın da, karayolunda meydana geldiğianlaşıldığından, bu davanın adli yargıdagörülmesi gerektiği sonucuna varıldığıgerekçesiyle, davanın 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun 15/1-a maddesi hükmüuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş, bukarara karşı davacı vekili ile davalı İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı vekilitarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
İstanbul Bölge İdare MahkemesiDördüncü Kurul: 9.9.2015 gün ve E:2015/14761,K:2015/15513 sayı ile, itiraz konusu idare mahkemesi kararında yasadasayılan bozma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığındanve itiraz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar da sözkonusu kararın bozulmasını sağlayacak niteliktegörülmediğinden itirazların reddine, kararınonanmasına karar vermiş, davacı vekili tarafından karardüzeltme isteminde bulunulmuştur.
İstanbul Bölge İdare MahkemesiDördüncü Kurul: 2.3.2016 gün ve E:2016/117, K:2016/896sayı ile, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 54. maddesinde yazılı sebeplerden birininvarlığı ile mümkün olduğu, karar düzeltmedilekçesinde ileri sürülen sebepler bunlardan hiçbirineuymadığından yerinde bulunmayan istemin reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerindedava açmıştır.
İSTANBUL 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 30.3.2017gün ve E:2016/160, K:2017/133 sayı ile, uyuşmazlıkkonusunun hizmet kusuruna dayanan rücuen tazminat istemine ilişkinolduğu, davalı taraf kamu kurumu olduğuna göreYargıtay kararlarında da belirtildiği gibi idariyargının görevli olduğuanlaşıldığından, dava şartı eksikliğinedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş, bu kararakarşı davacı vekili tarafından istinaf istemindebulunulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi:14.12.2017 gün ve E:2017/2685, K:2017/1110 sayı ile, dosyadakideliller ve İlk Derece Mahkemesi'nin kararının gerekçesibirlikte değerlendirildiğinde, davacı vekilinin İstinafbaşvuru dilekçesinde ileri sürdüğü iddia veitirazların yerinde olmadığı, hizmet kusurundan kaynaklanandavaların idari yargı görev alanına girdiği,dolasıyla da İlk Derece Mahkemesi kararın usul ve yasaya uygunolduğu, İlk Derece Mahkemesi kararınınkesinleşmesinden sonra, 2247 Sayılı UyuşmazlıkMahkemesi'nin Kuruluş Ve İşleyişi HakkındakiKanunu'nun 15.maddesi gereğince, tarafların başvurmalarıhalinde dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesigerektiği kanısına varıldığı, bubağlamda H.M.K.'nm 353/1-b-l maddesi gereğince, davacı vekilininİstinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili idari ve adli yargı yerlerince verilmişolan görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğunu ilerisürdüğü olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle Yusufeli AsliyeHukuk Mahkemesine vermiş olduğu 29.1.2018 tarihli dilekçesiyleUyuşmazlıkMahkemesine Başvurulmasını talep etmiş olmakla,İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.3.2018 tarih ve E:2016/160sayılı üst yazısı ile Mahkememizegönderilmiş olup, 21.3.2018 tarihinde kayda girmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN,Birgül KURT ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 20.04.2018 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa'nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, adli ve idariyargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygunolarak davacının istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacı şirkete sigortalı aracın seyir halindeiken yağmursuyu mazgalına çarpmasından dolayıaraçta hasar meydana geldiği ve söz konusu hasarın tazminiisteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava dosyasında mevcut bilgi vebelgelerin incelenmesi sonucunda; Şirkete sigortalıvasıtanın geçirdiği trafik kazası neticesindehasarlandığı, bahis konusu olay neticesinde vasıtada maddihasarın meydana geldiği; tespit edilen hasar bedelinin sigortalıvasıta sahibine ödendiği, olayın meydana gelişindedavalı idarenin yol kusurunun tespit edildiği, meydana gelen hasarnedeniyle sigortalısına tazminat ödeyen şirketin kusurnispetine göre faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyledavanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıdagerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul 1. Asliye HukukMahkemesince verilen 30.3.2017 gün ve E:2016/160, K:2017/133sayılı görevsizlik kararınınkaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen30.3.2017 gün veE:2016/160, K:2017/133 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 20.04.2018 gününde Üye Turgay TuncayVARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Nuri Şükrü Mehmet Alaittin Ali
NECİPOĞLU BOZER AKSU ÖĞÜŞ
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Birgül Turgay Tuncay
AYDINKURT VARLI
KARŞI OY
3.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.9.2015 gün veE:2015/670, K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 20.04.2018
ÜYE
TurgayTuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy