T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 143
KARAR NO : 2018 / 223
KARAR TR : 20.4.2018
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Y.D.
Vekilleri :Av. M.D. & Av. E.A.
Av. H.K. & Av. M.O.B.
Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. G.Ç.Ü.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin,sevk ve idaresindeki 33 DRB... plaka sayılı motosikleti ile06.08.2016 tarihinde Mersinden Erdemli istikametinde, Arpaçbahşiş mevkiine geldiğinde; sağ şeritte venormal hızla seyir halinde iken, trafik ışıklarınıyaklaşık 100 metre geçtiği sırada asfaltüzerine (yere) dökülmüş mazot veya başkacayağlı sıvı nedeniyle, aracın kontrolünükaybettiğini, motosikletin tekerleklerinin asfalta tutunamaması(kayması) suretiyle gidiş istikametine doğru sol yantarafına devrildiğini; kaza nedeniyle, taklaattığını, sürüklenerekyaralandığını, koruma önlemlerine rağmen, ciddimanada sürüklenme nedeniyle yaralanmalarının olduğunu;kazanın meydana gelmesinde davacı/müvekkiline atfedilebilecekherhangi bir kusur ve ihmal bulunmadığını; kazasonrasında kendisine yardıma gelen esnaf ve vatandaşların,söz konusu mazot veya yağlı sıvının asfalt yoladökülmesi nedeniyle, 04.08.2016 tarihinden bu kaza anına kadarbir çok kaza olduğunu, kaza gününden iki günöncesinden beri asfalt zeminde mazot veya yağlısıvının dökülü bulunduğunu söylediklerini, bu durumun ilgili kuruma bildirilmiş olmasına rağmen, gerekliuyarı ve önlemlerin hatta herhangi bir önlemalınmadığının öğrenildiğini; kazanedeniyle; müvekkilinin motosikletinde ciddi boyutta maddi hasar meydanageldiğini, yapım maliyetinin ulaşacağı değeritibari ile tamir edilemez, kullanılamaz hale gelmişbulunduğundan; motosiklete total-pert işlemi uygulamak zorunda kaldığını;müvekkiline kaza sonrasında iş yapamaz olduğuna dair raporverildiğinden, bir süre çalışma imkanının olmadığını;ayrıca kaza nedeniyle büyük manevi üzüntüyaşadığını; kazanın meydana gelişşekli, davalı idarenin karayolunda gerekli tedbirleri (kendisinebildirim yapılmış olmasına rağmen 2 gün gibi birsüre geçmiş olmasına rağmen) almamışolması, uyarı levhası koymaması, dökülen mazotuveya yağlı sıvıyı temizlememesi daha önemlisitoplamda 3 günlük bir süre içinde müvekkili gibibirçok araç ve kişinin irili ufaklı kazayapmış olduğu da dikkate alındığında,davalı idarenin asli kusurlu olduğuna şüphe bulunmadığını;2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 7/a maddesinde;karayollarında mal ve can güvenliği yönünden gerekliişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmakgörevlerinin, açıkça davalı İdareye verildiğiniifade ederek; kaza nedeniyle, müvekkiline ait aracın (motosikletin)total pert (kullanılamaz, başka bir anlatım ile tamir bedeli iledeğer düşümü sonrasında aracın tamirinindaha fazla zarara neden olacak olması dikkate alınarak) bedelindenkaynaklanan 39.000-TL maddi tazminatın; kaza nedeniyle ortayaçıkan yaralanmalardan kaynaklı olarak, istirahatlıolduğu dönemde çalışmaması nedeniyle,işgücü kaybından kaynaklanan 500-TL maddi tazminatın; yine bu kaza nedeniyle; müvekkilinin manevi olarak duyduğuüzüntü, acı ve ıstırabın bir nebze olsungiderilmesi maksadıyla 40.000 TL manevi tazminatın, kaza tarihindengeçerli olmak üzere yasal faizi ile birlikte davalıİdareden tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
MERSİN2.İDARE MAHKEMESİ; 13.10.2016 gün ve E:2016/1245, K:2016/1394sayı ile “(..) 2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri almak ve aldırmanın, Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.
2918sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarındada bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” hükümleri yer almaktadır.
(…)Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, 06.08.2016 tarihinde D.400karayolu üzerinde, Mersin - Erdemli istikameti,Arpaçbahşiş mevkiinde, davacının sevk ve idaresindeki33DRB... plakalı motosiklet ile meydana gelen trafik kazasında,idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerekuğranılan 500,00 TL iş gücü kaybından kaynaklananzarar ile 39.000,00 TL motosikletin bedelinden kaynaklanan zarar olmaküzere toplamda 39.500,00TL maddi, 40.000,00 TL manevi zararın tazminiistemiyle bakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvurulan üzerine konuyu inceleyenAnayasa Mahkemesi, (…) anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir(…)(Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı karan;R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin karan esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda;2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsigeçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle; davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine…” karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargıyerinde dava açmıştır.
Mersin3.Asliye Hukuk Mahkemesi: 25.5.2017 gün ve E:2017/50, K:2017/380 sayıile “(…) Dava, bakım ve sorumluluğu davalıBelediyeye ait olan yolda, meydana geldiği belirtilen tek taraflıtrafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeni ile,39.000 TL maddi tazminat ile 500 TL işgücü kaybındankaynaklanan tazminat ile 40.000 TL manevi tazminatın ödenmesiistemine ilişkindir.
Davacı,davasını davalının hizmet kusurunadayandırmaktadır.
İdareninişlem eylemlerinden doğan zarara ilişkinuyuşmazlıkların 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu hükümleri uyarınca, idari yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğinden 6100 sayılı HMK'nun114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine kararverilmesi gerektiği sonucuna varılmış veaşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere;
Davanınidari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğindenyargı yolunun caiz olmaması nedeni ile 6100 sayılı HMK'nun114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın USULDENREDDİNE…” karar vermiş, bu karara karşıtaraflar istinaf yoluna başvurmuştur.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ DÖRDÜNCÜ HUKUKDAİRESİ: 27.11.2017 gün veE:2017/948, K:2017/1130 sayı ile “(…) Davanın maddidayanağı, davalı idarenin karayolunun bakımınıyapmayarak ve işaret ve levha koymayarak kazaya ve hasara sebebiyetvermesidir. Karayolları Genel Müdürlüğü 2918sayılı KTK'nın 10 ve izleyen maddeleri ilekarayollarının emniyetle kullanılmasını sağlamaklagörevli ve yetkili kılınmıştır. KTK, bu konudasadece Karayolları Genel Müdürlüğüne değil,Emniyet Genel Müdürlüğü, Milli EğitimBakanlığı, Sağlık Bakanlığı,Belediyeler ve başka bazı kamu kurum ve kuruluşlarına daödevler yüklemiştir. Karayolları GenelMüdürlüğüne yüklenen bu ödevler,onların üstlendiği kamu hizmeti görmek ödevininiçindedir. Karayolları Genel Müdürlüğüneyüklenen kamu hizmetinin dayanağının 2918 sayılıKanun olmasının yapılan işin kamu hizmeti olmaniteliğiyle bir ilgisi bulunmamaktadır. Karayolununbakımını yapma, trafik işaretleri ve levhaları koymaödevinin 2918 Sayılı KTK ile verilmesi, bu hizmetin hiçişlememesinden, geç işlemesinden ya da kötü işlemesindenkaynaklanan davaların, 2918 sayılı Kanundaki motorluaraçların verdiği zararlardan kaynaklanan davalardaolduğu gibi adli yargı yerlerinde görülmesini gerektirmez.2918 sayılı Kanunun 6099 sayılı Kanunla değişik110.maddesiyle de böyle bir sonuca ulaşılamaz. Çünküanılan düzenlemede, işleteni veya sahibi devlet ve diğerkamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu kanundan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğinedeğinilmiştir. Yani 2918 sayılı Kanundan kaynaklanansorumluluk davaları, devlete ve kamu kuruluşlarına ait olmasıya da olmamasıyla bağlı kalınmaksızın motorluaraçların neden olduğu zararlara ilişkin davalardanibarettir. Karayolları Genel Müdürlüğünün,karayolunun bakımım yapmamasından ve trafik işareti velevhası koymamasından kaynaklanan davalar, bu türden sorumlulukdavalarından değildir. 2918 sayılı Kanunda, karayolununbakımının yapılmaması, trafik işareti velevhası konulmaması ya da Karayolları GenelMüdürlüğüne yüklenen sair ödevlerin yerinegetirilmemesi sebebiyle açılacak davaların hangi yargıkolunda görüleceği de düzenlenmemiştir.Uyuşmazlık, Karayolları GenelMüdürlüğünün kamu hizmetindenkaynaklandığına göre T.C. Anayasasının 125 veİYUK'un 2.maddesine göre bu davaların idari yargı yerindegörülmesi gerekir. Bu ilkeler Yargıtay tarafından dabenimsenmektedir. (Yargıtay HGK 2014/17-731, 2015/2366 E.K.; 17.HD.2016/19938-12176 E.K.; Yargıtay 4.HD. 2011/2037, 2012/5078 EK.) Yargıyolunun caiz olması dava şartlarındandır. (HMK 114/b).Açıklanan bu duruma göre, ilk derece mahkemesince yargıyerinin caiz olmaması ve dava şartı yokluğu nedeniyledavanın usulden reddine karar verilmiş olmasında herhangi birisabetsizlik yoktur. Dolayısıyla davacı vekilinin istinafbaşvurusu haklı ve yerinde olmayıp reddi gerekir.
Davalıİdarenin lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hakkındakiistinafına gelince; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir.(HMK323/1-ğ) Yargılama giderlerine mahkemece resen hükmedilir.(HMK 332/1)Yargı yolunun caiz olmamasına ilişkin davaşartı yokluğundan verilen kararlar nihai kararlardan olup mahkemeceHMK 332/1 madde uyarınca resen yargılama giderlerinedolayısıyla yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinehükmedilmesi iktiza eder. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesi uyarınca görevsizlik, yetkisizlik veya dava önşartı yokluğu nedeniyle verilen usulden ret kararlarındamaktu vekalet ücretini geçmemek üzere nispi vekaletücretine hükmedilir. Anılan bu kural uyarınca davalıyararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirkenyazılı şekilde karar verilmiş olması doğrudeğildir. Ancak bu husus yeniden yargılama sebebi olmayıp HMK353/1-b,2 madde ve bendinin tanıdığı yasal olanakçerçevesinde istinaf mahkemelerince düzeltilebilecek biryanlışlıktır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
I-1)Davacınınistinaf talebinin REDDİNE,
2-Davacıtarafça başvuru sırasında yatırılan harçyeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yerolmadığına,
II-Davacıtarafça yapılan istinaf başvuru giderlerinin üzerlerindebırakılmasına,
Davalıİdarenin istinaf talebinin KABULÜNE, Mersin 3. Asliye HukukMahkemesi'nin 25/05/2017 tarih ve 2017/50-E, 2017/380-K. sayılıkararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA vehükmün aşağıdaki şekilde YENİDEN TESİSİNE,
III-1Davanın idari yargı yerinde çözümlenmesigerektiğinden yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile 6100sayılı HMK 'nun 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca davanınUSULDEN REDDİNE,
(…)
2-Kararıntebliği, kullanılmayan avansın iadesi, kararınkesinleştirilmesi vs. gibi işlemlerin ilk derece mahkemesince yerinegetirilmesine,
Dosyaüzerinden yapılan inceleme ve müzakere sonucunda 27/11/2017tarihinde HMK 362/1-c maddesi uyarınca kesin olarak…” kararvermiştir.
Davacıvekilinin talebi üzerine Mersin 3.Asliye Hukuk Mahkemesince, 8.2.2018tarihli üst yazıyla gönderilen dava dosyası, 22.2.2018tarihinde Mahkememiz kayıtlarına girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN, Birgül KURT ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 20.4.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının; davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece 15. maddede belirtilenhükmün aksine, önceki görevsizlik kararına ilişkindava dosyası temin edilmeden gönderildiği görülmekteise de davaya ilişkin bilgi ve belgelerin adli yargı dosyasındabulunması nedeniyle, Mahkememizce, idari yargıkararının kesinleşme durumunu gösteren onaylı birörneğinin Mahkemesinden istenilmesiyle yetinildiği vesonuçta usule ilişkin başka bir noksanlık dabulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, motosiklet sürücüsüdavacının, karayolunda meydana gelen trafik kazası sonucu uğradığımaddi ve manevi zararının tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; Kanunun 3. maddesinde; “Motosiklet”“(Değişik: 12/7/2013-6495/13 md.) Azami tasarımhızı 45 km/saatten ve/veya silindir kapasitesi 50santimetreküpten fazla olan sepetli veya sepetsiz iki veya üçtekerlekli motorlu taşıtlar ve net motor gücü 15kilovatı, net ağırlığı 400 kilogramı,yük taşımacılığında kullanılanlariçin ise net ağırlığı 550 kilogramıaşmayan dört tekerlekli motorlu taşıtlardır. Elektrikile çalışanların netağırlıklarının hesaplanmasında bataryaağırlıkları dikkate alınmaz. Bunlardan karoseriyük taşıyabilecek şekilde sandıklı veya özelbiçimde yapılmış olan ve yolcutaşımalarında kullanılmayan üç tekerleklimotosikletlere yük motosikleti (triportör) denir.”şeklinde tanımlanmış; aynı Kanunun “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğukarayollarında can ve mal güvenliği yönünden gereklidüzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak vealdırmak,
b) Tüm karayollarındaki işaretlemestandartlarını tespit etmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c) (Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d) Trafik ve araç tekniğine aitgörüş bildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendirenkonulardaki projeleri incelemek ve onaylamak,
e) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında, İçişleri Bakanlığınınuygun görüşü alınmak suretiyle, yönetmeliktebelirlenen hız sınırlarının üstünde veyaaltında hız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafik kazalarının oluş nedenlerinegöre verileri hazırlamak ve karayollarında, gerekliönleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak,
g) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren kavşak,durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeritesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasıncatespit edilen trafik kaza analizi sonucu, altyapı ve yolun fizikiyapısı ile işaretlemeye dayalı kaza sebepleri gözönünde bulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veyaaldırmak,
i) (Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j) (Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerineaykırı hareket edenler hakkında suç veya cezatutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerindebelirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemekve gerekli işlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek,
k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmaktır.
(Son fıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16md.)” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dava dosyalarının incelenmesinden; davacının,kendi sevk ve idaresindeki 33 DRB... plakalı motosiklet ile06.08.2016 tarihinde, D.400 karayolu üzerinde, Mersin - Erdemliistikameti, Arpaçbahşiş mevkiinde seyir halinde iken, asfaltüzerine (yere) dökülmüş mazot veya başkacayağlı sıvı nedeniyle, aracın kontrolünükaybettiği, motosikletin tekerleklerinin asfalta tutunamaması(kayması) suretiyle gidiş istikametine doğru sol yantarafına devrildiği, takla attığı,davacının sürüklenerek yaralandığı; meydanagelen trafik kazasında, idarenin hizmet kusuru bulunduğu ilerisürülerek uğranılan 500,00 TL iş gücükaybından kaynaklanan zarar ile 39.000,00 TL motosikletin bedelindenkaynaklanan zarar olmak üzere toplamda 39.500,00TL maddi, 40.000,00 TLmanevi zararın, kaza tarihi olan 06.08.2016 tarihinden itibarenişleyecek olan yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyledavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’daadli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır.” denilmektedir. AnayasaMahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümünde adliyargı yeri görevli olduğundan Antalya Bölge AdliyeMahkemesi Dördüncü Hukuk Dairesinin 27.11.2017 gün veE:2017/948, K:2017/1130 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Antalya BölgeAdliye Mahkemesi Dördüncü Hukuk Dairesinin 27.11.2017 günve E:2017/948, K:2017/1130 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 20.4.2018gününde Üye Turgay Tuncay VARLI’nın KARŞI OYU veOY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Birgül
KURT
Üye
Turgay Tuncay Varlı
KARŞI OY
3.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/580 K:2015/592 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum. 20.4.2018
ÜYE
Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy