T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 250
KARAR NO : 2018 / 257
KARAR TR : 20.04.2018
ÖZET : İcra ve İflas Kanunu’nun değişik 67. maddesine göre açılan itirazın iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.Sigorta A.Ş.
Vekilleri : Av. D. B. Av. Ö.Y.B.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekilleri : Av. Y.P. Av. Z.D.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21 FE... plakasayılı aracın 01/12/2013 günü Toplu Konutlar 1.caddeyi takiben Silvan yolundan Seyrantepe yoluna dönerken AbdullahKırar sevk ve idaresindeki müvekkili şirket tarafındansigortalı 21 KK... plakalı araç ile çarpışmaksuretiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,kazanın Karayolları Trafik Kanunun 19.maddesinin b bendindebelirtilen işaretlemenin eksik yapılmasından kaynaklandığınıbu nedenle davalı idarenin asli kusurlu olduğunu, meydana gelen kazanedeniyle müvekkili şirket tarafından sigortalısına17/01/2014 tarihinde 18.057,26 TL ödeme yapıldığınımüvekkili şirkete ödenen 4.514,00 TLdüşüldükten sonra kalan 13.543,00 TL içinDiyarbakır 2. İcra Müdürlüğünün2014/5640 esas sayılı dosyasından takipbaşlatıldığını, davalının takibe itirazettiğini, itirazın usul ve yasaya aykırı olduğunubelirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ederek 19.09.2014tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
DİYARBAKIR4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 11.11.2015 gün ve E:2014/1409,K:2015/553 sayılı kararıyla “Tüm dosya kapsamıbirlikte değerlendirildiğinde, davalının idari bir kurumolan Karayolları Genel Müdürlüğü olduğu,Yargıtay 17. HD’sinin 2014/3384 esas, 2015/9902 karar veYargıtay 4. HD’sinin 2015/8806 esas, 2015/9478 kararsayılı ilamları ile kamu hizmeti görmekleyükümlü olan davalı Karayolları Genel Müdürlüğü,kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özelhukuk hükümlerine tabi olmadığı, olayın idarikarar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğundan,zararın ödetilmesi isteklerinin 11.02.1959 günlü ve 17/15sayılı Yargıtay İçtihadı BirleştirmeKararının 2. bendi hükmünce tam yargıdavasının konusunu oluşturacağı, bu davaların ise2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2.maddesihükmü uyarınca, idare aleyhine idari yargı yerinde tamyargı davası olarak açılması gerektiği”gerekçesiyle Dava Dilekçesinin Görev Yönünden Reddinekarar vermiş, temyiz edilen karar Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin19/09/2017 tarih, E:2017/3566, K:2017/7893 sayılı ilamıylaonanarak kesinleşmiştir.
Davacıvekili, bu kez aynı istemle 08.03.2018 tarihinde idari yargı yerindedava açmıştır.
DİYARBAKIR1. İDARE MAHKEMESİ: 15.03.2018 gün ve E:2018/255sayılı kararı ile “2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 110. maddesinde, “İşleteni veya sahibi Devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir." Hükmüne yer verilmiştir. Davadosyasının incelenmesinde davacı şirketinsigortalamış olduğu 21 KK... plakalı aracın,01/12/2013 tarihinde yaptığı kaza sonucunda maddi hasarauğraması nedeniyle, davalı idarenin sorumlu olduğundanbahisle Diyarbakır 2. İcraMüdürlüğü'nün E:2014/5640 sayılıdosyasıyla icra takibi başlatıldığı, davalıidare tarafından borca ve icra takibine itiraz edildiği, davacışirket tarafından itirazın iptali istemiyle açılandavada, Diyarbakır 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 11/11/2015 tarih veE:2014/1409, K:2015/553 sayılı kararı ile idariyargının görevli olduğundan bahisle görevsizlikkararı verildiği, bu kararın temyizi sonucunda Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 19/09/2017 tarih ve E:2017/3566, K:2017/7893 sayılıkararı ile mahkeme kararının düzeltilerek onanmasınakarar verildiği, daha sonra karar düzeltme isteminin de reddedilerekmahkemenin görevsizlik kararının 06/03/2018 tarihindekesinleştiği, bunun üzerine Diyarbakır 2. İcraMüdürlüğü'nün E:2014/5640 sayılı dosyasıylayapılan icra takibine davalı idarenin yapmış olduğuitirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istemiyle08/03/2018 tarihinde bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. Öncelikle,2577 sayılı Yasa'nın yukarıda yer verilen 2. maddesindeidari dava türlerinin; idari işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar olduğu belirtilmişolup; idari yargıda, itirazın iptali biçiminde bir dava yoluöngörülmediğinden icra takibine yapılan itirazıniptali ile takibin devamına karar verilmesi istemiyle açılandavada Mahkememizin görevli bulunmadığıaçıktır. 18/06/2012gün ve 28327 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi kararlarınabakıldığında, resmi bir aracın yolda bulunanrögar kapağına çarpması nedeniyle hasarauğraması sonucu açılan dava sonucundaçıkarılan görev uyuşmazlığı sonucuMahkemenin, 04/06/2012 gün ve E:2012/101, K:2012/133 sayılıkararı ile " 2918 sayılı Yasanın 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğindemeydana gelen zararın tazmini istemiyle açılandavanın adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiğine karar verilmiştir. Diğertaraftan, 2918 sayılı Kanunun 110. maddesinin 1.fıkrasının iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurularını inceleyen Anayasa Mahkemesi, 26/12/2013 tarih veE:2013/68, K:2013/165 sayılı kararı ile; “... AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir. Ancak, idariyargının denetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir, itiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2., 125. ve 155. maddelerine aykırı değildir...”gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir. Anayasa’nın158. maddesinin son fıkrasında; “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158. maddesiuyarınca tüm yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar durumundadır. Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile UyuşmazlıkMahkemesi'nin ve Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda yer verilenkararları gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; olayda, davacı şirketin sigortalamışolduğu 21 KK... plakalı aracın, 01/12/2013 tarihindeyaptığı kaza sonucunda oluşan zararın tazminineyönelik olarak başlatılan icra takibine yapılanitirazın iptali istemiyle açılan bu davanın da adliyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmaktadır. Açıklanannedenlerle; 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesiuyarınca Diyarbakır 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2014/1409 sayılıdava dosyası da temin edilerek görevli yargı yerininbelirlenmesi için dava dosyasının UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderilmesine, uyuşmazlığınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilmesine kadarertelenmesine” karar vererek 03.04.2018 tarih ve 2018/255 esassayılı üst yazısı ile görevuyuşmazlığının giderilmesi için Mahkememizebaşvurmuş, müracaat 06/04/2018 tarihinde kayıt altınaalınmıştır. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN, Birgül KURT ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 20.04.2018günlü toplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargıdosyasının ekinde adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafikkazası sonucu oluşan hasar sebebiyle davacı tarafından sigortalıyaödenen bedelin tahsili amacıyla Diyarbakır 2. İcraMüdürlüğünün 2014/5640 esas sayılıdosyasında icra takibi başlatıldığı,davalının ödeme emrine itiraz etmesi üzerine icra takibinindurdurulduğu belirtilerek, davalı idarenin yapmışolduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesiistemiyle açılmıştır. 2004sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun“İlamsız takip” başlıklıÜçüncü Bap, 42-49. maddelerinde takip yöntemlerigösterilmiş; değişik 58. maddesinde, takip talebinin icradairesine yazı ile veya sözlü olarak veya elektronik ortamdayapılacağına işaret edilmiş, değişik 60.maddesine göre, takip talebi üzerine icra müdürünceödeme emri düzenleneceği ve 62-65. maddelerde itiraza ilişkinhükümlere yer verilmiş olup, değişik 66. maddede,süresi içinde yapılan itirazın takibidurduracağı kurala bağlanmıştır. İtiraznedeniyle takibin durması üzerine alacaklıya, itirazıniptali için Yasada iki yola başvurma olanağıtanınmış olup, bunlardan birincisi, 67. maddeye göremahkemeye başvurmak, ikincisi ise 68, ek 68/a ve ek 68/b maddelerinegöre tetkik merciinden itirazın kaldırılmasınıistemektir. İncelenenuyuşmazlıkta alacaklı konumundaki davacı tarafından,değişik 67. maddeye göre mahkemeye başvurmak suretiyleitirazın iptali davası açılmıştır. Sözkonusu 67. Madde (Değişik: 18/2/1965 - 538/37 md.),“(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takiptalebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihindenitibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genelhükümler dairesinde alacağınınvarlığını ispat suretiyle itirazın iptalini davaedebilir. (Değişik:9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazınınhaksızlığına karar verilirse borçlu, takibindehaksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı,diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna,davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, redveya hükmolunan meblağın yüzde kırkındanaşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtirazeden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkındatazminat hükmolunması kötü niyetin sübutunabağlıdır. Birincifıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçirenalacaklının umumi hükümler dairesindealacağını dava etmek hakkı saklıdır”hükümlerini taşımaktadır. AnılanYasanın değişik 1. maddesinin birinci fıkrasında,“Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icradairesi bulunur” denilmekte olup, yukarıda hükmüyazılı 67. maddede sözü edilen “mahkeme” ileicra dairesinin bulunduğu yargı çevresi bakımındanbağlı olduğu asliye mahkemesinin anlaşılması vetakip hukukuna özgü bulunan itirazın iptali davasınınasliye mahkemesinde görülmesi gerektiğiaçıktır. Öteyandan, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari YargıYetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinde,idari dava türleri: a)İdari işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları, c)Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarhariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesiiçin yapılan her türlü idari sözleşmelerdendolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar olarak sayılmıştır. Bu durumagöre, İcra ve İflas Kanunu’nun değişik 67.maddesine göre açılan itirazın iptali davasınıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerledavanın görüm ve çözümü adli yargıyerinin görevine girdiğinden Diyarbakır 1. İdareMahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile Diyarbakır 4. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 11.11.2015 gün ve E:2014/1409, K:2015/553sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır 1.İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileDiyarbakır 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 11.11.2015 gün veE:2014/1409, K:2015/553 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 20.04.2018 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Birgül KURT Üye Turgay Tuncay Varlı
Full & Egal Universal Law Academy