T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 223
KARAR NO : 2018 / 260
KARAR TR : 20.04.2018
ÖZET : Davalı Belediyenin sorumluluk alanındaki yolda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar :1-T.P. 2-C.P. 3-K.P. 4-R.P.
5 - C.P. 6 - R.P.7 - M.P.
Vekilleri : Av. M.D.Av. M.S.S.
Davalı : Diyarbakır Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekilleri : Av. R.Y. Av. P. D. A.
O L A Y :Davacılar vekili 09/01/2017 havale tarihli dava dilekçesi ile;31/08/2016 tarihinde müvekkillerinin murisi olan M.P. ‘ın kendisevk ve idaresindeki 34 AFG... plakalı araç ile Diyarbakır-Viranşehirkarayolu, Halkapınar-Ardantepe mevkiinde seyir halinde iken içindebulunduğu aracın yol çalışması nedeniyle yolüzerinde bulunan mucur ve çukurlardan dolayı direksiyon hakimiyetinikaybettiğini ve aracın devrilmesi neticesinde meydana gelen trafikkazasında M.P. ‘ın vefat ettiğini, ölümlütrafik kazasından dolayı belediyenin kusurlu olduğunu, bunedenlerle fazlaya dair dava ve talep haklan saklı kalmak kaydıylaolay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 240.000,00TL manevi ve 7.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır.
ÇINARASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 28.09.2017 gün ve E:2017/25, K:2017/259sayı ile "2918 sayılı Yasanın hukuki sorumluluğailişkin sekizinci kısmında yer alan hükümler birliktedeğerlendirildiğinde; Devlet ve diğer kamukuruluşlarına ait motorlu araçlarınkarıştığı kazalar nedeniyle araç işleticisıfatıyla kamu idareleri ve kuruluşlarına karşıaçılacaklar da dâhil bütün araç sahibi veişleticilerine karşı açılan davalarıngörüm ve çözümü adli yargınıngörev alanına girmektedir. Fakat kamu idareleri vekuruluşlarının, trafik güvenliği ve düzeninisağlamak amacıyla gerek kendi kuruluş yasaları, gerekse2918 sayılı Karayolları kanuna göreyürüttükleri hizmetlerini, kamu hizmeti niteliğinitaşımaları ve 2918 sayılı yasada dagörevlendirilen kamu idare ve kuruluşlarınınsorumluluklarının ayrıca düzenlenmemiş olmasıkarşısında; trafik düzeni ve güvenliğihizmetlerinden kaynaklandığı öne sürülenzararların tazmini istemiyle, ilgili idarelere karşıaçılan davaların görüm veçözümü idari yargının görev alanınagirmektedir.
Sonuçolarak davalı Diyarbakır Büyükşehir BelediyeBaşkanlığının sorumluluğunda olduğu iddiaedilen yolda: yol yapım, işletme trafik güvenliğinisağlama şeklinde yürüttüğü kamu hizmetindenkaynaklanan hukuki sorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarınagöre belirlenmesi gerektiği; bu sebeple açılacak tamyargı davalarının da idari yargı yerindeçözümlenmesi gerekeceği" gerekçesiyle 6100sayılı HMK' nın 114/1-c ve 115/1 maddeleri uyarıncadavanın Usulden Reddine karar vermiş, aleyhine yasa yoluna gidilmeyenkararın 15/11/2017 tarihinde kesinleştiğianlaşılmıştır.
Davacılarvekili bu kez aynı taleple idari yargı yerinde davaaçmıştır.
DİYARBAKIR3. İDARE MAHKEMESİ: 28.02.2018 gün ve E:2018/187 sayıile "Dava dosyasının incelenmesinden; davacılar vekilitarafından ilk olarak Çınar Asliye Hukuk MahkemesininE:2017/25 sayısına kayden dava açıldığı,bu davada anılan Mahkemenin 28/09/2017 tarih ve K:2017/259sayılı kararıyla Mahkemenin görevsizliği nedeniyledavanın reddine ve idari yargının görevli olduğunakaran verildiği, anılan kararın taraflarca istinaf edilmemekle15/11/2017 tarihinde kesinleşmesi üzerine de bakılmakta olandavanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde;idari dava türleri; idari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylemve işlemlerden dolayı kişisel haklan doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları vetahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalarolarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 15/1-a maddesinde; idariyargının görev alanına girmeyip adli veya askeriyargının görev alanına giren davalarınreddedileceği hükme bağlanmıştır.
Öteyandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "KarayoluTrafik Güvenliği" başlıklı 13. maddesinde;"Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ilegörevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlüdür. Bu çalışmalarsırasında meydana getirilen tehlikeli durum ve engellerbütün sorumluluk, bunları yaratan kişilere ait olmaküzere zabıtaca kaldırılır, yapılan masraflarsorumlulara ödetilir." hükmüne, 110. maddesinde ise;"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne yerverilmiştir.
Bu durumda,bakılmakta olan davanın; davacılar murisinin, sevk veidaresindeki aracın, davalı idarenin yapımı,bakımı ve işletilmesi ile görevli ve sorumlu olduğuyol üzerinde seyir halinde iken, yol çalışmasısırasında yola saçılan mucur nedeniyle kontroldençıkarak devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında vefatetmesinden kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmini istemindenkaynaklandığı ve bu nedenle de işbuuyuşmazlığın 2918 sayılı Kanun’dandoğan bir sorumluluk davası niteliğinde olduğuanlaşılmakla, uyuşmazlığın görüm veçözümünde anılan Kanun'un yukarıdaaktarılan 110. maddesi uyarınca adli yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesinin 08/04/2013 tarih ve E:2013/339, K:2013/524sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle davanın adli yargının görev alanınagirdiği sonucuna varıldığından, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. Maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderilmesine, Çınar Asliye Hukuk Mahkemesi davadosyasının da Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmek üzereistenmesine, dosya incelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nce kararverilinceye kadar ertelenmesine" karar vererek her iki davadosyasını 16.03.2018 tarih ve 2018/187 E. Sayılı üstyazı ile Mahkememize göndermiş, başvuru 26.03.2018tarihinde kaydedilmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN, Birgül KURT ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 20.4.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının, ekindeki adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davadavalı Belediyenin sorumluluk alanında meydana gelen vedavacıların ortak murislerinin ölümü ilesonuçlanan kaza sebebiyle, davalı Belediyenin kusurlu olduğuileri sürülerek maddi ve manevi tazminat istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara veyerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesiniyapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihselgelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından da uyulmasızorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Diyarbakır 3.İdare Mahkemesinin Başvurusunun Kabulü ile ÇınarAsliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.09.2017 gün ve E:2017/25, K:2017/259sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır 3.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile ÇınarAsliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.09.2017 gün ve E:2017/25, K:2017/259sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 20.04.2018 gününde Üye TurgayTuncay VARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Birgül
KURT
Üye
Turgay Tuncay Varlı
KARŞIOY
03.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/670, K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 20.4.2018
ÜYE
Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy