T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 254
KARAR NO : 2018 / 272
KARAR TR : 20.04.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece rücuen giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : E. Sigorta A.Ş.
Vekili :Av. Naci Emre
Davalı : Kocaeli Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. İlknur Kahraman Akbulut
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinezdinde 22469650 sayılı kasko sigorta poliçesi ilesigortalı bulunan 41 UH... plaka sayılı vasıtanın11/01/2014 tarihinde Fevzi Çakmak Caddesi üzerinde Gebzeistikametinden Şifa Mahallesi yönüne seyrettiği sıradaŞekerpınar Sitesi civarına geldiğinde, bulunduğuşeridin kapatıldığını fark edemeyerek yolunadevam ettiği sırada, yolun kapalı olması nedeniyle buşeridi kullanan 41 D... plakalı araç ile kafa kafayaçarpması sonucu her iki aracın dahasarlandığını, meydana gelen kaza ile ilgili olarakaracın hasar ekspertizinin müvekkili sigorta şirketince10.000,00TL olarak tespit edildiğini, kaza nedeniyle oluşan işbuhasar bedelinin ödendiğini, davalı idarenin meydana gelenişbu hasardan hizmet kusurundan dolayı %25 kusurlu ve sorumluolduğunu, fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla,müvekkili tarafından hasarın giderilmesi için ödenen2.500,00TL'nin ödeme tarihi olan 26/02/2014 tarihinden itibarenişletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle31/07/2015 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
KOCAELİ3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 21/03/2017 gün E:2015/320,K:2017/80 sayılı " İdare aleyhinde her türlüeylem ve işlemleri veya hizmet kusurundan dolayı açılacakdavalara bakmaya İdare Mahkemeleri görevli olduğundan(Yargıtay 17. H.D.'nin 09/12/2013 gün ve 2013/17422-17378 E.K.sayılı kararı), Mahkememiz idarenin kusur durumunu inceleyerekbir karar vermeye görevli olmadığından, davalı idarealeyhinde açılan davanın yargı yolu nedeniyle reddi"gerektiği görüşüyle "dava dilekçesininyargı yolu yönünden usulden reddine" karar vermiş,davacı vekilinin istinaf başvurusu İstanbul Bölge AdliyeMahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 07/12/2017 gün, E:2017/2648, K:2017/1043kararı ile reddedilmiş olmakla kararın kesinleştiğianlaşılmıştır.
Davacıvekili 06/02/2018 havale tarihli dilekçe ile ve aynı taleple bu kezidari yargı yerinde dava açmıştır.
KOCAELİ2. İDARE MAHKEMESİ: 27/02/2018 gün, E:2018/147 sayı ile" 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 10. maddesindeBelediyelerin görev ve sorumlulukları şu şekildesıralanmıştır; "1. Yapım ve bakımındansorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmak, 2. Gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmak, 3.Karayolu yapısında ve üzerinde yapılacakçalışmalarda gerekli tedbirleri almak, aldırmak vedenetlemek, 4. Karayolunda trafik için tehlike teşkil edenengelleri gece veya gündüze göre kolayca görülebilecekşekilde işaretlemek veya ortadan kaldırmak, 5. Yol yapısıveya işaretleme yetersizliği yüzünden trafikkazalarının vuku bulduğu yerlerde, yetkililerce teklif edilentedbirleri almak, 6. Çocuklar için trafik eğitim tesisleriyapmak veya yapılmasını sağlamak, 7. Bu Kanun ve bu Kanunagöre çıkarılan yönetmeliklerle verilen diğergörevleri yapmak." Aynı Kanunun 110. maddesinde;"işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir hükmü bulunmaktadır.
Dava,davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kazanedeniyle oluştuğu öne sürülen zararındavalı Belediyeden rücuen tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesinin karayollarında, can vemal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmış olup, 2247 SayılıYasanın 19. maddesi uyarınca görevli mahkemenin belirlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına"karar vererek her iki dava dosyasını 30.03.2018 tarih ve 2018/147 E.Sayılı üst yazı ile Mahkememize göndermiş,başvuru 09.04.2018 tarihinde kaydedilmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN, Birgül KURT ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 20.04.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME:
Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının, ekindeki adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen maddihasarlı kaza nedeniyle davacı şirket tarafından evvelceödenen hasar bedelinin olayda kusurlu olduğu ileri sürülendavalı Belediyeden kusuru oranında rücuan tahsili istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetiminebağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Kocaeli 2. İdareMahkemesinin Başvurusunun Kabulü ile Kocaeli 3. Asliye HukukMahkemesi’nin 21/03/2017 gün E:2015/320, K:2017/80 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle Kocaeli 2. İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Kocaeli 3. Asliye HukukMahkemesi’nin 21/03/2017 gün E:2015/320, K:2017/80 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,20.04.2018 gününde Üye Turgay Tuncay VARLI’nınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Birgül
KURT
Üye
Turgay Tuncay Varlı
KARŞIOY
03.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/670, K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 20.04.2018
ÜYE
TurgayTuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy