T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 166
KARAR NO : 2018 / 227
KARAR TR : 20.4.2018
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : G.I.
Vekilleri :Av. K. K.C.-Av. F.C.-Av. Ş.G.
Davalı :Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı
Vekili : Av. B.Ş.
O L A Y :Davacı vekili; müvekkilinin 07 CAK 15 plakalı aracın sahibiolduğunu; aracın 09.01.2015 tarihinde Varsak istikametine seyirhalinde iken yol yüzeyindeki buzlanma sebebiyle kendi etrafındadöndüğünü, 6269 sokak kavşağındabulunan dükkana çarparak durabildiğini, araç veişyerinin hasar gördüğünü; kaza mahallindedüzenlenen tutanakta, davalı belediyenin asli kusurlu,sürücünün ise kusursuz olduğunun belirtildiğini; kaza mahalline gelen ekiplerce yol yüzeyinin buzlu olduğu hususununtutanak altına alındığını, tuzlama ekiplerininyol yüzeyini tuzlayarak yolun trafiğeaçılmasını sağladığını, yoldabuzlanmanın olduğu defalarca belediyeye iletilmesinekarşın önlem alınmadığını;Antalya Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri DairesiBaşkanlığı’nın görev ve sorumluluklarıhakkında Yönetmeliğin 8. Maddesinde, Yapım İşleriŞube Müdürlüğü’nün görev vesorumlulukları arasında mevcut yolların bakım veonarım çalışmalarını yürütmenin debulunduğunu; ancak belediyenin bu görev vesorumluluğunu ihmal ettiğini, neticede kazaya sebep olduğunu, zararlarının tazmini ile yükümlübulunduğunu; Antalya Büyükşehir Belediyesi’nezararın giderilmesi için başvurulduğunu ancak ödemeyapılamayacağının bildirildiğini ifade ederek; fazlayailişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ve ileridearttırılmak kaydı ile şimdilik; 10.000,00 TLtazminatın davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasalfaizi ile birlikte alınmasına karar verilmesi istemiyle28.8.2015 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ANTALYA 4. ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ; 15.4.2016 gün ve E:2015/321, K:2016/217 sayıile “(…) Dava, trafik kazasından kaynaklanan ve hizmetkusuruna dayanılarak davalı belediye aleyhine açılan tazminatdavasıdır.
Davacı vekili, trafik kazasınayolda meydana gelen buzlanmanın neden olduğunu iddia etmiştir.Kamu hizmeti niteliğinde bulunan, araç ve yaya yollarınınbakım ve onarım işinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının idare hukuku kuralları esas alınarakbelirlenmesi gerektiğinden belirlenmesi ve davanın idareyekarşı tam yargı davası olarak açılmasıgerektiği anlaşıldığından ve yargı yolunun 6100Sayılı HMK.nun 114/1-b ve 115.maddelerinde düzenlenen veyargılamanın her aşamasında resen gözetilecek olandava şartı olduğundan davanın reddine kararverilmiştir.
HÜKÜM:
Davanın Yargı yolunedeniyle REDDİNE…” karar vermiş; temyiz edilmesiüzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesince, 22.11.2017 gün ve E:2016/13801,K:2017/10843 sayı ile onanan karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu defa, aynı istemle(ancak talep miktarını 30.000,00TLgöstererek) idari yargı yerinde dava açmıştır.
ANTALYA 1. İDARE MAHKEMESİ; 23.2.2018 gün veE:2018/145 sayı ile “(…) Dava, davacının sahibiolduğu aracın, davalı idarenin sorumluluğundaki yolda kazayapması sonucu oluşan zararın yasal faiziyle birliktedavalı idareden tazmini istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bukanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; 110. maddesinde ise,‘İşleteni veya sahibi devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dahil, bu kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir ” kuralınayer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının sahibiolduğu aracın seyir halinde iken, yol üzerindeki buzlanmanedeniyle kaza yaparak maddi hasara uğradığından bahisle,araçta meydana gelen zararın yasal faiziyle birlikte davalıidareden tazmini istemiyle önce Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde davaaçıldığı; anılan mahkemenin 15.04.2016 tarihli,E:2015/321, K:2016/217 sayılı kararıyla davanın idariyargının görev alanına girdiği gerekçesiyleusulden reddedildiği; kararın 22.11.2017’de kesinleştiği;bunun üzerine Mahkememizde bakılan davanınaçıldığı anlaşılmıştır.
Öte yandan; belediye aleyhine idari yargıdaaçılan başka bir tazminat talepli tam yargıdavasında, İdare Mahkemesi 2918 sayılı Kanun’un 110.maddesinin 1. fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerininAnayasaya aykırı olduğu kanısına varmış,İdare Mahkemesinin bu iki cümlenin iptali istemiyleyaptığı başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi 8.12.2011tarihli, E:2011/124, K:2011/160 sayı ve 8.11.2012 gün ve E:2012/l 18,K:2012/170 sayılı aynı içerikli iki kararında,“2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesininbirinci fıkrasında, bu Kanun’dan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkemeise idare mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir. Başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniylereddi gerekir. ” sonucuna varmıştır.
Bu durumda, 2918 sayılı Kanun’un 19.1.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin benzer bir konuda İdare Mahkemesi’nin davayabakmakla görevli bulunmadığı yolundaki kararlarıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı vekanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 24.12.2012 tarihli, E:2012/523,K:2012/422 sayılı; 24.10.2016 tarihli, E:2016/500, K:2016/507 (HukukBölümü) kararları dahil birçok kararı daaynı yöndedir.
Açıklanan nedenlerle; Mahkememizingörevine girmeyen ve ilgili adli yargı yerince de görevsizlikkararı verilen bu davada, görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesiuyarınca Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine,görevli mahkemenin belirlenmesine kadar davanın bekletilmesine…”karar vermiş; Mahkemece 27.2.2018 tarihli üst yazıylagönderilen dava dosyaları, 5.3.2018 tarihinde Mahkememiz kaydınagirmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN, Birgül KURT ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 20.4.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi zararındavalı idarece tazmini istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dava dosyalarınınincelenmesinden; davacının sahibi olduğu 07 CAK 15 plakalıaracın, sürücüsünün kontrolünde, 09.01.2015tarihinde Varsak istikametine seyir halinde iken yol yüzeyindeki buzlanmasebebiyle kendi etrafında döndüğü, bir dükkanaçarparak durabildiği, araç ve işyerinin hasargördüğü; davalı Belediyenin görev vesorumluluğunu ihmal etmesi sonucunda kazaya sebep olduğu, bunedenle oluşan zararların tazmini ile yükümlübulunduğu iddia edilerek; uğranılan maddi zararın tazminiistemiyle bakılan davaların açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığın çözümündeadli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlakbir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklıdeğildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlıolması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusu davalarınadli yargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemeninkamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.Öte yandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridiüzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisindehareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlararasında özel-kamu ayırımı yapılmasınıgerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusukural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Antalya 1.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile, Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.4.2016gün ve E:2015/321, K:2016/217 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Antalya 1.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Antalya4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.4.2016 gün ve E:2015/321, K:2016/217sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 20.4.2018 gününde Üye TurgayTuncay VARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Birgül KURT Üye Turgay Tuncay Varlı KARŞIOY 03.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/670, K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum. 20.4.2018 ÜYE Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy