T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 188
KARAR NO : 2018 / 258
KARAR TR : 20.04.2018
ÖZET : Davalının sorumluluk alanındaki yolda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Emniyet Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. B.S.
Davalı : Şahinbey Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. H.İ.K.
O L A Y : Davacı vekili; Gaziantep İl EmniyetMüdürlüğüne ait 27 A ... plakalı resmiaracın 08/12/2015 tarihinde maddi hasarlı ve yaralamalı trafikkazasına karıştığını, Gaziantep 6. AsliyeHukuk Mahkemesinin 2015/63 Değişik İş sayılıdosyası ile hasar ve kusur tespiti yapıldığını,kazada kusurlu davalı olduğundan zararın ödenmesiiçin ihtar çekildiğini, ancak herhangi bir ödemeyapılmadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haksaklı kalmak kaydıyla 25.000,00 TL nin temerrüt tarihi olan29/02/2016 den itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdantahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
GAZİANTEP5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:18.04.2017 gün ve E:2016/262,K:2017/224 sayı ile "davaya konu kazanın 08/12/2015 tarihindeKahvelipınar mahallesinde 8 nolu sokak üzerinde davalıBelediyenin kentsel dönüşüm alanı olarakbelirlediği ve çalışma yaptığı alandahiçbir uyarıcı ikaz ya da levha bulundurmamasından ve 5metre yüksekliğinde oluşturduğu toprakyığınına davacının sevk ve idaresindeki 27 A ...plakalı resmi araçla çarparak takla atması neticesindemeydana gelen trafik kazası olması, bu haliyle kazaya sebep olandurumun belediyenin hizmet kusurundan kaynaklandığı vegörevli yargı yerinin idari yargı olduğudeğerlendirilmiştir. Her ne kadar benzer durum içindavacı taraf Uyuşmazlık Mahkemesinin adli yargıyıilgilendiren bir uyuşmazlık olduğuna dairiçtihadını sunmuş ise de daha güncel Yargıtayiçtihatlarından benzer uyuşmazlıklarda yargı yerininidari olduğu hususu yine vurgulanmıştır. NitekimYargıtay 17.Hukuk Dairesinin 04/05/2016 tarih ve 2016 / 6453 E 2016 / 5479K sayılı içtihadında özetle''...Davacı vekili,müvekkili nezdinde sigortalı……plaka sayılıaracın 24/11/2013 tarihinde kaldırım taşlarınıngelişi güzel yolda bırakılması ve önlemalınmaması nedeniyle kaza yaptığını vehasarlandığını, kaza sonucunda düzenlenen trafikkazası tespit tutanağında kazanın oluşumunda yolun bakımve onarımından sorumlu kuruluşun yol bakımçalışmasında gerekli önlemleri alamamasınedeniyle kusurlu olduğunun belirtildiğini, davalıların %100 kusurlu olduğunu, müvekkil şirketin hasar ile ilgili olaraksigortalısına 4.402,00 TL tazminat ödediğini ve TTK md.1301 göre sigortalısının kanuni haklarına halefolduğunu, bu nedenle davalılara rücu hakkıdoğduğunu, rücu hakkına binaen ödenen tazminatıntahsili için ... İcra Müdürlüğü'nün2014/20070 esas sayılı dosyasından icra takibinebaşlatıldığını, davalıların haksızitirazı nedeniyle takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle4.402,00 TL alacağın faiz ve diğer tüm ferileriyle birlikteödeme tarihi olan 04/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasalfaizi ile tahsiline, haksız itiraz nedeniyle alacağın %20'sioranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline kararverilmesini talep etmiştir. Davalılara dava dilekçesitebliğe çıkartılmamıştır. Mahkemece,iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; idare aleyhineaçılan hizmet kusurundan kaynaklanan davaların idariyargı yerinde ikame edilmesi gerektiği gerekçesiyle davadilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş;hüküm, davacı vekili ve Karayolları GenelMüdürlüğü vekili tarafından temyizedilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararınıngerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yönbulunmamasına ve özellikle, idarenin görevinde olan kamuhizmetini yürüttüğü esnada kişilere verdiğizararın ödetilmesine yönelik bulunan uyuşmazlık konusudavanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının belirlenmesinin idare hukuku kurallarıesas alınarak 2577 sayılı İYUK 2/1 -b maddesindesayılan tam yargı davasında çözülmesinde idariyargı yerlerinin görevli bulunmasına göre, davacıvekilinin ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekilininyerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyleusul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına..." yineYargıtay 17.Hukuk Dairesinin aynı tarihli 2016 / 1021 E 2016 / 5457 Ksayılı içtihadında özetle"...Davacıyakasko sigortalı aracın, yol üzerindeki su birikintisinin nedenolduğu tek taraflı kaza sonucu hasarlandığıiddiasıyla Karayolları Genel Müdürlüğüaleyhine açılan davada mahkemece, 6102 sayılı TTK'nin 3.maddesi gereğince, 1472. maddeye dayalı olarak açılandavaya yine aynı Kanun'un 5. maddesi dikkate alınarak bakma görevininasliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlikkararı verilmiş ise de, ... kamu tüzel kişisi olup, kamuhizmeti görmekle yükümlü bulunmaları nedeniyle kamuhizmetleri sırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayıoluşan sorumlulukları özel hukuk hükümlerine tabideğildir. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafındankendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılmasısırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmetkusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıylaanılan idarelere karşı hizmet kusurlarına dayalıolarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun' un 2.maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerekmektedir. O halde mahkemece, hizmet kusurunadayanılarak davalı ... aleyhine açılan bu davanınHMK 114/1-b.maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığındanHMK 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usuldenreddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekildekarar verilmesi yerinde görülmemiştir. (HGK nin 04.11.2015 tarih2015/17-86, 87, 137, 1869, 225 - 2015/2364, 2365, 2368, 2369, 2370)..."yine bir başka talep ve kazaya sebebiyet veren durumla dosyamız ilebenzeşen olayda Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 27/01/2016 tarih ve 2016/ 239 E - 2016 / 1007 K sayılı içtihadındaözetle"...Dava trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli vemanevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, yolun sağtarafında bulunan ağaçlar ve çiçeklerdendolayı yolun tam olarak görülmesinin engellenmişolduğunu belirterek davalının yolda bulunan ağaç veçiçeklerin bakımını yapmaması nedeni ilemeydana gelen kaza sonucu aracının hasargördüğünü ve eş ve çocuğununyaralanması nedeni ile de manevi zarara uğradıklarıiddiasıyla Elazığ Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı aleyhine dava açmış olup,davada hizmet kusuruna dayanmıştır. Kamu hizmeti görmekleyükümlü olan belediyeler, kamu hizmeti sırasındaverdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabideğildirler. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafındankendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılmasısırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmetkusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıylahizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun' un 2. maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir. Budurumda davanın HMK 114/1 -b maddesi gereğince yargı yolu caizolmadığından HMK 115/2.maddesi gereğince davaşartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesigerekirken..." demek suretiyle görev hususunda idari yargıişaret edilmekle " şeklindeki gerekçeyle davanın HMK114/1-b bendi ve HMK.nun 115/2 maddeler gereğince Usulden Reddine dairverdiği karar, istinaf başvurusunun Gaziantep Bölge AdliyeMahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 18/12/2017 gün E:2017/1170, K:2017/1461sayılı red kararı üzerine kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez benzer taleple idari yargı yerinde davaaçmıştır.
GAZİANTEP1. İDARE MAHKEMESİ: 21.02.2018 gün ve E:2018/147sayılı ve özetle "2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu'nun 1.maddesinde; Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde; bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun,"Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde de trafikiçin kamunun yararlanmasına açık olan arazişeridi, köprüler ve alanlar karayolu olaraktanımlanmıştır.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19/01/2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; geçici 21. maddesinde ise“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz hükümleri yer almaktadır.
Davadosyasının incelenmesinden; Şahinbey Devriye EkiplerAmirliği hizmetinde kullanılan 27A... plakalı aracın08/12/2015 tarihinde Gaziantep İli, Şahinbey İlçesi,Kahvelipınar Mahallesi, 8 Nolu Sokakta seyir halinde iken yolda gerekliişaretlemeler ve uyarıcı levhalar bulunmaması nedeniylemeydana gelen tek taraflı ve maddi hasarlı trafik kazasıneticesinde oluştuğu ileri sürülen 25.000,00-TL kamuzararının olayda hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülendavalı idareden, temerrüt tarihi olan 29.02.2016 tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiylebakılmakta olan davanın açıldığıgörülmektedir.
2918sayılı Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye HukukMahkemesi'nce yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “... Anayasa Mahkemesi’nin dahaönceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihselgelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kollan arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir...” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158. maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir.
Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110. maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158. maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu anlaşılmakta olup; karayolunda meydana gelen kazadaidarenin kusurlu olduğundan bahisle açılan işbudavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 25/09/2017tarih ve E: 2017/467, K: 2017/527 sayılı kararı da buyöndedir" şeklindeki gerekçeli kararıyla 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine ve dosya incelemesininbu konuda Uyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceye kadarertelenmesine karar vererek 14/03/2018 gün, 2018/147 sayılıüst yazı ile Mahkememize müracaat etmiş, evrak 19/03/2018tarihi itibarıyla kaydedilmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN, Birgül KURT ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 20.4.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının,ekindeki adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davadavalı Belediyenin sorumluluk alanında meydana gelen maddihasarlı kazada, davalı Belediyenin kusurlu olduğu ilerisürülerek hasar bedelinin tazmini istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca,başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevli olduğu;meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Gaziantep 1. İdareMahkemesinin Başvurusunun Kabulü ile Gaziantep 5. Asliye HukukMahkemesi’nin 18.04.2017 gün ve E:2016/262, K:2017/224sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Gaziantep 1. İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Gaziantep 5. Asliye HukukMahkemesi’nin 18.04.2017 gün ve E:2016/262, K:2017/224sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 20.4.2018 gününde Üye TurgayTuncay VARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Birgül
KURT
Üye
Turgay Tuncay Varlı
KARŞIOY
03.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/670, K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyorum.20.4.2018
ÜYE
TurgayTuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy